öncel ile cümle

öncel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Öncelikli amacı Dünya üzerindeki fakirlikle savaşmaktır.Hlavní poslání je omezit korupci ve světě.
Üniversite önceleri lise mezunlarının en başarılılarının üçte birini kabul ediyordu.Jejich služby využívala více než jedna třetina žáků prvního stupně základních škol.
Öncelikle tiyatroda çalıştı.Nejprve hrál v divadle.
İlk önceleri bir insandır.Důležitá je první osoba.
Önceleri çalışıyordu.Pracuje bez předpětí.
Video oyunları, öncelikle oyuncunun oyundaki deneyimi için tasarlanır.Zabývejme se nejdříve strategiemi prvního hráče.
Ross Adası, Antarktika'ya çok önceleri yapılan bilimsel keşiflerin çıkış üssü konumundaydı.Rossův ostrov sloužil mnohokrát jako základna pro expedice do Antarktidy.
Mübarek Hân, önceleri nâib olarak hüküm sürdü.Stal se tak prvním spravedlivým, jenž byl blahořečen.
Uygulayıcı öncelikle yetkin bir rûhânî öğretmen ya da guru tarafından kabul edilmelidir.Nezkušení musí být zásadně jištěni zkušeným vůdcem nebo instruktorem.
Avcı uçakları öncelikle hava üstünlüğü kazanmak için silahlanmışlardır.Letoun byl primárně určen pro vybojování vzdušné nadvlády.
Fakat öncelikli hedef Berlin'i almaktı.Jeho prvním cílem byla Paříž.
Öncelikle, savaş öncesi tecrübelerinden faydalandı.Zde získával první válečné zkušenosti.
Öncelikle problemle ilgili ölçüm yapılır ve sayısal veriler toplanır.Cílem je zjistit v čem spočívá problém a shromáždit potřebná data.
Ancak bu gelişme öncelikle ekonomik ilişkilerde sağlandı.Tento vývoj byl dán hlavně společenskou situací.
Önceleri, eski Vika Mahallesi’nden ayrılan bu mahalle; yaklaşık olarak 3000 kişiye ev sahipliği yapmaktadır.Tato farnost se již dříve odpoutala od staré farnosti Viky a má zhruba 3 000 obyvatel.
Dolayısıyla etkili bir koruma birincil öncelikliliktir.Jediným spolehlivým způsobem ochrany je prevence.
Önceleri yetenekli bir ressamdır.Byl velice nadaným malířem.
Kalite öncelik taşır (Jidoka).Introdukce (předehra).
Önceleri Peru Kral Vekilliği'ne bağlı olan bölge 1717'de Yeni Granada Kral Vekilliği topraklarına katılmıştır.Zprvu bylo pod správou místokrálovství Peru, od roku 1717 spadalo pod místokrálovství Nová Granada.
Babası, önceleri berberlik yapmış, daha sonra ise başarılı bir kemancı olmuştu.Jeho barvy byly původně modrobílé, později zelenobílé (tak je tomu dodnes).
Önceleri yapı ve eski harabelerin tarihlenmesi başarılamamıştı.Nikdy se ale nepodařilo dosáhnout kvality a reputace bývalého produktu.
Erginleri, öncelikle Chaco marasında (Dolichotis salinicola) asalaktır.V zoo je chována vzácněji než mara stepní (Dolichotis patagonum).
Önceleri dar amaçlı olan bu eylemler kısa zamanda bağımsızlık taleplerine dönüştü.Protest proti tomuto rozhodnutí se rychle přetransformoval v požadování nezávislosti.
Mobil Web öncelikle sayfalarda hafif yazı olarak kullanıldı.Vůz byl k dostání pouze v otevřené verzi.
Daha önceleri Falco atriceps ya da Falco shaheen olarak da bilinirdi.Již předtím účinkoval i pro Falcon Group či Titan Media.
Firmanın üretimi öncelikle sivil kullanım amacı taşımaktadır.Uplatnění této koncentrační zásady lze nalézt především v civilním procesu.
Savaş gemisi, öncelikli olarak deniz savaşlarında kullanılmak üzere yapılan bir gemi türüdür.Jedná se o loď, primárně určenou k boji.
Servqual ölçeğindeki doğrulamama yerine, sadece başarının önceliği fikrini desteklemişlerdir.Mohou svůj postoj v diskuzi obhajovat pouze z principu, spíše než by jim šlo o dosažení pravdy.
Öncelikle Avrupa'daki koyunları izlediler.Do těchto zemí byly ovce přivezeny z Evropy.
Burada yapılacak iş, risklerin öncelik sırasına konmasıdır.Preventivní funkce spočívá ve snaze předcházet rizikovým situacím.
Bu öncelikle elleri yıkamak ve maske takmak yoluyla başarılabilir.To zahrnuje zejména mytí rukou a nošení obličejových roušek či masek.
Buna göre içerik birinci önceliğe sahiptir, daha sonra form gelmektedir.Zprvu má široký konvexní tvar, ale posléze se zploští.
Eşanlamlılıkta geçen öncelik ilkesi burada da geçerlidir.Obvyklé pravidlo dokud se vám to líbí je dodržováno i zde.
Eski Farsça, önceleri çivi yazısıyla yazılmış daha sonra da Pehlevi Alfabesi ile yazılmaya başlanmıştır.A bývá původní verze a poté jsou písmena přiřazována abecedně.
Önceleri deneysel kısa filmler çekti.Nejprve natočil několik krátkometrážních filmů.
Tedavi öncelikle bu soruna yol açan kaynağın ortadan kaldırılması ile olur.V rámci léčby je v prvé řadě nezbytné včasné vysazení léku, který reakci způsobil.
Daha önceleri, insanların görsel uyaranları çok iyi bir şekilde içsel temsili yapabildiği söylenirdi.O to více je pak nutno obdivovat lidové zedníky, že to dokázali pouhým odpozorováním vkusně napodobit.
Öncelikle üzeri kızarana kadar fırında pişirilir.Na pečivo se sype před jeho pečením.
Önceleri iki tekerli motor yarışlarında yer aldı.Zpočátku se vůz dodával ve dvou motorizacích.
Yıldız Savaşları'nın öncelidir.Je to fanda Hvězdných válek.
Edebiyat dili, önceleri Şapsığ lehçesi idi.Původně byla židovská učenost ústní.
Önceleri ise bu konuda kesin bir yargısı olmadığını söylüyordu.Zpočátku tvrdí, že je jejím předmětem spravedlivé.
Öncelikle çocuğa destek gerekir.Musíme umět být dítěti oporou.
Genç sürgünler önceleri tüylü, sonra çıplaktır.Axily zprvu plné vlásků, později nahé.
Önceleri Anna Karina ismini kullanmıştır.Jako příklad definuje princip Anny Kareniny.
Önceleri yerli idareciler ile imparatorun araları iyi idi.Mezi adoptivními císaři panoval jako druhý v pořadí.
Ada ülkesi ilk önceleri sadece kırmızı renkten oluşan bir bayrak kullanmaktaydı.Norská vlajka byla první, která použila tři barvy.
Kolomb'un öncelikli hedefi Hristiyanlığı yaymak olmuştu.Sám Kolumbus viděl svůj úspěch hlavně v šíření křesťanství.
Kalite öncelik taşır (Jidoka).El însă devine amar la maturitate (începând în vârfuri).
Öncelikle etiketleme uygulamalarında kullanılır.Este folosit în principal pentru aplicații de etichetare.
Epinefrin (adrenalin) anafilaksi için öncelikli tedavi yöntemidir.Epinefrina (adrenalina) este tratamentul primar al anafilaxiei.
Steinhaus önceleri Macaristan'a kaçmayı düşünse de Lwów'da kalmaya karar verdi.Steinhaus a luat în calcul posibilitatea de a fugi în Ungaria, dar în final s-a hotărât să rămână la Lwów.
İlk önceleri bir insandır.Primul este cel de ființă.
Öncelikli tedavi yöntemi epinefrin enjekte edilmesidir ve enjeksiyon bazen başka ilaçlarla birleştirilebilir.Ca tratament primar, se prescriu injecții cu epinefrină, uneori în combinație cu alte medicamente.
Heterokromi öncelikle genetik ya da edinilen olarak sınıflandırılır.Heterocromia este clasificată în principal prin debutul acesteia: este fie de natură genetică fie dobândită.
Öncelik: 8 bitlik değer alır.Jur că voi învinge 8.
Claire ve Christian'ın arası önceleri çok iyidir.Relația dintre Ellen și Andy a fost perfectă în primul an.
Rusya Federasyonu mevcudiyetinde veya emirlerinde veya madalyalarıyla giyilirse, önceliği vardır.Dacă sunt purtate în prezența Ordinelor sau medaliilor Federației Ruse, cele din urmă au prioritate.
Nüfusun %12.2' sini oluşturan 5 yaşından büyük 34 milyon kişi evinde öncelikle İspanyolca konuşmaktadır.34 de milioane sau 12,2% a populației cu vârsta mai mare de cinci ani folosesc spaniola în uzul familial.
YouTube, önceleri PayPal'da çalışanı olan Steve Chen, Chad Hurley ve Jawed Karim tarafından kurulmuştur.YouTube a fost fondat de Chad Hurley, Steve Chen și Jawed Karim, toți trei fiind angajați ai PayPal.

İlgili Sayfalar