öncel ile cümle
öncel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Şehristan önceleri Bafk şehristanı'na bağlıydı.Staden hörde ursprungligen till Kaufman County.
Önceleri yabanıl tahıl devşiren bir üretim biçimi sürdüren bu topluluklar tarıma geçişi sağladılar.Vid åtminstone ett tillfälle har ett blandat par producerat fertil avkomma.
Ana madde: Türk mutfağı Türk mutfağı, öncelikle Osmanlı'nın mutfağını miras almaktadır.Huvudartikel: Lankesiska köket Det lankesiska köket består först och främst av kokt eller ångat ris.
Geniş Cephe, öncelikle ilerlemeci politik partilerden oluşur.De ledande medlemmarna består huvudsakligen av tidigare medlemmar av Framstegspartiet.
Köyde, daha önceleri ilköğretim okulu vardı.Där fanns sen tidigare en småskola.
Havaalanının ismi daha önceleri Lod havaalanıydı.Fartygets namn var ursprungligen bara ett projektnamn.
Pumalar önceleri tüm Kuzey ve Güney Amerika'da dağılmışlardı.Dessa djur levde ursprungligen bara i Nord- och Sydamerika.
Önceliği saptayın.Se huvudartikeln.
Erginleri, öncelikle tapirde asalaktır.Avgående gods är främst gods i container.
Bu alandaki ilk üç bit iletişim öncelikleri yanımlanması içindir.Notera: En 13-polig föregångare till denna kontakt finns.
Genel dil bilimi alanı öncelikle temel araştırmalarla uğraşır.Dessa är statligt oberoende och inriktar sig främst på grundforskning.
Genç sürgünler önceleri tüylü, sonra çıplaktır.Вони спочатку волохаті, пізніше голі.
Önceleri oraya gitmek istemez.Там його спочатку не прийняли.
Öncelikli hedefim çalışmak.Головне — працювати.
Fakat belirli hayati olaylar diğer anılara oranla daha net ve öncelikli anılar olabilirler.Однак певні події у житті спричиняють більш яскраві та ранні спогади.
Reichsführer unvanı öncelikle Joseph Berchtold tarafından 1926 yılında oluşturuldu.Посада рейхсфюрера була створена в 1926 році Йозефом Берхтольдом.
Önceleri Hristiyanlar ve Müslümanlar beraber yaşıyordu.Деякий час християни й мусульмани молилися там разом.
Önceleri serbest olarak çalıştı.Спочатку займався вільною боротьбою.
Burada daha önceleri 1906 yılında açılmış olan Je t’aime barı bulunuyordu.Раніше, в 1908 році тут відкрилась кав'ярня «Штука» (пол.
Bölge sakinleri tapınağın varlığını çok öncelerden beri biliyordu.Місцеві жителі та мандрівники знали про існування святилища вже давно.
Çavdar öncelikle doğuda, merkezi ve kuzey Avrupa'da yetişir.Жито вирощується переважно в Центральній, Східній та Північній Європі.
"Daha önceleri neredeydiniz?" - Dünden bugüne Kıbrıs müzakereleri.Λεπερός — «у кого була знята шкірка», а потім й скорочено до дав.-гр.
Kamera arkasına geçişi öncelikle televizyon filmleri için olmuştur (1973).Предтечею цієї програми стала передача «За листами телеглядачів» (1973).
Mide iltihabı öncelikle çocukları ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayanları etkilemektedir.Найчастіше гастроентерит вражає дітей та мешканців країн, що розвиваються.
Yemekte öncelik sırası her zaman erkeklerdedir.Крім того, завжди снідала разом з чоловіками.
Çok önceleri yaşanan su sorunu çözülmüş durumdadır.Унікальним способом була вирішена проблема з водою.
Azerbaycan hükûmeti, seçkin turizm için öncelikli olarak Azerbaycan'ın geliştirilmesi gerektiğini belirledi.Проте, було зрозуміло, що для того, щоб бути успішним, громадянам потрібно володіти азербайджанською мовою.
Eskiler tarafından, daha önceleri aktığı söylenir.Розповідають, що раніше їх добували цікавим способом.
Öncelikli plan, her ne kadar gerçekleşmediyse de, şarkılarla bir turnenin yapılmasıydı.Якою б важкою не була робота, вона завжди завершувалася народною піснею.
Birliğin öncelikli amacı yarışlardaki güvenlik standartlarının artırılmasıydı.Тоді, як і сьогодні, основним завданням організації було підвищення стандартів безпеки під час змагань.
Ancak, mevcut sinek kuşlarının ataları Avrupa'da, günümüz Güney Rusya'sında daha önceleri yaşamış olabilir.Залишки диких популяцій північного оленя в Європі можливо ще мешкають на півдні Норвегії.
Zamanda yolculuk hikâyelerinin öncellerini 18. ve 19. yüzyıllarda görebiliriz.Початки вільного обміну виробничою інформацією можна знайти у 18 і 19 століттях.
Önceleri yağlı boyayla çalıştı.Спочатку він займався викопними рибами.
Daha önceleri ise tamamen bu kütüphaneye özgü bir sistem kullanılıyordu.Усе працює за принципом звичайнісінької бібліотеки.
Önceleri, ayakkabı çekecekleri hayvan boynuzundan yapılmaktaydı.З тваринної шкіри виготовляли взуття.
Önceleri Esaias Van de Velde'nin öğrencisi oldu.Спочатку був учнем Адріана ван Остаде.
Paketi teslim ederken bu önceliklerin kullanılmasıyla öncelikli paketler diğerlerinden önce gönderilir.Але, як тільки всі пакети прибудуть, з них збирається первинне повідомлення.
Derginin fiyatı önceleri 60 para iken, daha sonradan 1 kuruşa yükseltildi.На Комарів було записано спочатку 60, а потім ще 20 гривень.
Ancak o zaman RPZ kalan noktalar için öncelik tanır.Ця доля не оминула і цехи колишнього РМЗ.
Anabilgisayarlar önceleri bilimsel araştırma amacıyla kullanılmıştır.Перші супутники використовувались лише з науковою метою.
Dominikenler, Kiliseye öncelik prensibine dayanan tarikattır.Далеко не всі мормони розуміли, за яким принципом передаються повноваження у Церкві.
Stadyumda önceleri seyirciler maçları ayakta izlerdi.У початкових версіях гри існували посольства.
Önceleri Faroe Adaları, Malta ve Gozo'da da üremekteydiler Güney Asya'da ılıman bölgede bulunurlar.Більшу частину території островів Мальта і Гозо займають населені пункти.
"Gazlı bez" ilk önceleri ipekten üretiliyordu ve giysi yapımında kullanılıyordu.Газ була спочатку зроблена з шовку і використовувалась для одягу.
Daha önceleri Susığırlık olarak bilinen Gürsu, 1931 yılında şimdiki ismini almıştır.Вулиця отримала свою сучасну назву не пізніше 1931 року.
Mahkeme öncelikle m.Перше судове засідання.
Önceleri sadece küçük bir grpken sayıları gittikçe artmış ve önem kazanmıştı.На кінцевій стадії оплавлення кількість рідких перемичок зростає і збільшується їх провідність.
Yıldız Savaşları'nın öncelidir.Історія Зоряні війни.
Önceleri Katolik kilisesiyken reform sonrası Protestan kilisesi olmuştur.Після Католицької церкви відбулася протестантська Реформація.
Öğrencilere öncelikle bunlar benimsetilir.Перше за все це були студенти.
Bu durumda, özün biçime önceliği esastır.Як для своєї групи, його оперення примітивне.
Vernon sert fakat teşvik edici bir insandı ve eğitimini bir öncelik haline getirdi.Vernon byl přísný, ale povzbuzující a její vzdělání pro něj bylo prioritou.
Fakat belirli hayati olaylar diğer anılara oranla daha net ve öncelikli anılar olabilirler.Nicméně, jisté životní události mohou mít za následek jasnější a dřívější vzpomínky.
Önceli gpcode Truva atından aykırı olarak, WinLock şifreleme kullanmıyordu.Na rozdíl od předchozího červa Gpcode, WinLock nepoužíval šifrování.
Albüm öncelikli olarak Bush yönetiminin Terörizmle Savaş'ı idare etmesinin eleştirileri üzerinde yoğunlaştı.Album se primárně zaměřovalo na kritiku Bushových administrativních manipulací při válce proti terorismu.
Bu yayımlar öncelikle pul toplayıcılarına satış amacıyladır.Tiskovina je primárně určena pro členy ŽOP.
Erben öncelikle bir halk şiiri koleksiyoncusu olarak bilinir.Erben je znám především jako sběratel lidové poezie.
Daha önceleri kafasında olan bir hikâye olduğu için senaryonun yazıya dökülmesi sadece bir hafta sürdü.A nakonec nám trvalo jeden týden, než jsme to napsali.
Alüminyum florür (AlF3) öncelikle alüminyum üretiminde kullanılan bir inorganik bileşiktir.Fluorid hlinitý (chemický vzorec AlF3) je anorganická sloučenina primárně používaná ve výrobě hliníku.
Mide iltihabı öncelikle çocukları ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayanları etkilemektedir.Gastroenteritida postihuje především děti a osoby žijící v rozvojových zemích.