öncel ile cümle

öncel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Öncelikle yaşlıların yaşam koşullarını iyileştirme hedefi takip edilmektedir.Celem działania jest poprawa jakości życia osób starszych.
Din eğitimi alan yazar önceleri rahip olmayı düşünüyordu.Wybierając drogę życia zakonnego, początkowo chciał zostać księdzem.
Daha önceleri bütün ganimet gaziler arasında dağıtılırdı.To w nim na początku przechowywano wszystkie zbiory.
Önceleri, bir kanunla kapatılmaları yasaklanmıştır.W związku z tym prawnie zabronione jest atakowanie ich.
Önceleri Anna Karina ismini kullanmıştır.Początkowo nosił imię Miss Penny.
Basit yön tuşları ile karakteri öncelikle WC'den dışarı çıkarıp arabadaki haritayı almak gerekmektedir.Próbki należy zebrać rano przed kąpielą i skorzystaniem z toalety.
Öncelikli olarak moleküler gaz ile 200 yıl önce oluşmaya başlamıştır.Po raz pierwszy ektomikoryza pojawiała się około 200 mln lat temu.
Öncelikle siyasi düzeni yeniden kurmaya girişti.Zaapelował o bezzwłoczne przywrócenie porządku demokratycznego.
Öncelikle tiyatroda çalıştı.Występował przede wszystkim w teatrze.
Öncelikle Qc1,c2,t formülü kurarız.Cechy C1, C2, ...
Film çekimleri öncelikli olarak Portland Oregon'da yapıldı.Zdjęcia do obrazu powstawały w Portland w stanie Oregon.
Tarımdan kasıt öncelik olarak çay üretimidir.Region słynny przede wszystkim z produkcji czarnej herbaty.
Önceleri alt liglerde mücadele etti.Początkowo walczył w wadze lekkiej.
Alfabe kitabı öncelikle küçük çocuklar için tasarlanmış bir kitaptır.Ciekawe Dlaczego – seria książek przeznaczona głównie dla dzieci.
Ancak öncelikle çözülmeyi bekleyen bir gizem vardır: Siyah Gondolcu'nun kim olduğu.Dla początkujących nadaje się też szlak nad Czarny Staw Gąsienicowy.
Önceleri onu övüyordu, daha sonra ise onu da yermeye başladı.Był z niego dumny i zadzierał je do góry.
Öncelikle hastalığın sebebinin kötü kokulu hava olduğu düşünüldü.Panowało wówczas bowiem powszechne przekonanie, że za chorobę odpowiada „złe powietrze”.
Korunma için öncelikle hayvan hastalığı ortadan kaldırılmalıdır.W przypadku zaobserwowania objawów choroby należy jak najwcześniej rozpocząć ochronę chemiczna.
Erben öncelikle bir halk şiiri koleksiyoncusu olarak bilinir.Pessoa znany jest przede wszystkim jako poeta.
Önceleri meşhur Venedik Cumhuriyeti'nin beşiği, daha sonra göç yığınlarının toprağı şimdilerdeyse Veneto.Początkowo przydomek Fauna, potem samodzielne bóstwo.
Bu tip etik hükümleri oluşturmak her türlü normdan önceliklidir.Zdaniem Kanta wszelkie normy moralne można wywieść z imperatywu kategorycznego.
Daha önceleri köyün adı Kismen-Melivor olarak bilinmektedir.Początkowo miejscowość została nazwana Wola za Młynem.
Köy, önceleri yayla olarak kullanılmıştır.W związku z tym faktem, miejscowość początkowo rozwijała się głównie jako węzeł transportowy.
Cermen kabileleri önceleri hayvancılık daha sonra tarımla geçindiler.Początkowo zawody miały się odbyć w Wiśle później w Ptaszkowej.
Daha önceleri Çevre Mühendisleri İMO büyesinde faaliyet gösteriyorlardı.Początkowo formacja przeprowadzała próby w garażu.
Hiçbir şeye öncelik tanıma.Dopóki nie poznamy całości.
Aşağıdaki tablo yaygın olarak kullanılan mantık işleçleri arasındaki öncelik sırasını göstermektedir.Tabela poniżej ukazuje najczęściej wykorzystywany grafik postępowania.
Önceleri What's Up! isimli bir erkek grubunun üyesiydi.Był jednym z czołowych członków tzw. grupy pułkowników.
Hadrianus öncelikle Roma'ya gitmedi.Hadrianus åkte först inte till Rom.
Kalıcı bir köprü yapılması fikri önemli bir öncelik olarak daha 1923 tarihinde önerilmişti.Idén med en fast förbindelse över kanalen var en viktig fråga redan 1923.
Öncelikle tiyatroda çalıştı.Hon arbetade huvudsakligen inom teatern.
Afganistan'da kadın haklarını savunmaya öncelik verdi.Dess uppgift är att stärka kvinnors rätt i Afghanistan.
Epinefrin (adrenalin) anafilaksi için öncelikli tedavi yöntemidir.Adrenalin är den primära behandlingen av anafylaxi.
Önceleri İttihatçılar ile çalışmış, sonradan onlara muhalefet edince sürgüne gönderilmiştir.Efter den första suran (Al-Alaq) mottagits, följde en period av tystnad då inga vidare budskap uppenbarades.
Toyota, önceleri Koromo (挙母市) adıyla bilinmekte olup 1951 yılında şehir statüsü almıştır.Toyota hette förr Koromo och fick stadsrättigheter 1 mars 1951.
Önceleri sivri tepeli olan sikkeler sonradan daha düz yapılmağa başlandı.En från början nedkörd statsapparat effektiviserades efterhand.
Firmanın üretimi öncelikle sivil kullanım amacı taşımaktadır.Föreningens syfte ska huvudsakligen vara att främja allmännyttiga ändamål.
Uçuş için öncelikli olan malzemelerdendir.En förläggning med huvudsyfte på transportflyget.
Power Rangerslar onu öncelikle casus sanmışlardır.De första esperantisterna var till övervägande del intellektuella.
Evlenecek kişinin bildiği varsa öncelikle o eve gidilir.Han säger att i så fall måste de i alla fall gifta sig först.
Önceleri adı 23 Yaş Altı Kupası'ydı.Specialprogrammet hette Plus - de 23 första åren.
Öncelikle çocuğa destek gerekir.Umgänget är i första hand till för barnet.
Kast sistemindeki sınıflandırma öncelikle evlilik ve iş bölümüyle ilgilidir.Andra typer av marknadsföring fokuserar i första hand på varumärke och räckvidd.
Yemekte öncelik sırası her zaman erkeklerdedir.Det är viktigt att alltid hålla tiden för varje måltid.
Öncelikle piyano ile icra edilir.Trakterade främst piano.
Önceleri tütün ekimi çok yaygın olarak yapılmaktaydı.Från början tilläts rökning överallt.
Film çekimleri öncelikli olarak Portland Oregon'da yapıldı.Filmen spelades huvudsakligen in i Billingsfors.
Sürgünler önceleri tüylü sonradan dökülür.Protogyni:pistillerna mognar först.
Bu üç tür önceleri tek bir tür olarak sınıflandırılmaktaydı.De sistnämnda fyra arterna räknades tidigare som en enda art.
Patates ve pancar üretimi öncelikli tarım ürünüdür.Jordbruket, som domineras av bananproduktion, är den viktigaste försörjningen.
Onun da öncelikle doğa olaylarıyla ilgilendiğini görüyoruz.Han fick tidigt ett intresse för naturföreteelser.
Öncelikli faaliyetleri internet pornografisidir.Den första har inslag av pornografi.
Stadyum daha önceleri Leeds City takımının iç saha maçlarına ev sahipliği yapmaktaydı.Klubben utvecklade dessutom dess första klubbmärke baserat på staden Leeds vapen.
Öncelikle gelişmekte olan ülkelere ve Doğu Asya'ya yönelik idi.Företaget handlade företrädesvis med Östasien.
Finlandiya, önceleri uzun süre İsveç Krallığı'nın bir parçası oldu.Live Nation Sweden dominerar sedan länge den svenska marknaden.
Bu tablolardan biri olan Fırtına, önceleri bir mazara resmi olarak sınıflandırıldı.Vad som egentligen hände med prinsarna i Towern har blivit ett av historiens mysterier.
Petroglyph Games, öncelikli olarak RTS oyun geliştirmedeki gücü ve tecrübesiyle tanınır.Petroglyph är främst kända för sin stora kunskap inom Realtidsstrategi-spel utveckling.
Öncelikle bu alan çizgileri pozitif yükten başlar ve negatif yükte biter.Fältlinjer startar på en positiv laddning och terminerar på en negativ.
Önceleri çok daha yaygın olan bu faaliyet günümüzde gitgide azalmaktadır.Den processen, som till en början var mycket snabb, fortsätter än idag.
Bölge önceleri sadece Rieden olarak anılırdı.Kommunen hette ursprungligen endast Illiers.

İlgili Sayfalar