öncel ile cümle
öncel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Mac OS 9.0.4 öncelikle USB ve FireWire desteği ile ilgili hata düzeltmelerin bir koleksiyonu oldu.Mac OS 9.0.4 era un set di risoluzione di bug principalmente collegati al supporto USB e FireWire.
Afrika yaban kedisi öncelikle fare, sıçan ve diğer küçük memelileri yer.Il gatto selvatico africano si nutre principalmente di topi, ratti e altri piccoli mammiferi.
Önceleri Esaias Van de Velde'nin öğrencisi oldu.Era stato attribuito in passato a Esaias van de Velde.
Fakat belirli hayati olaylar diğer anılara oranla daha net ve öncelikli anılar olabilirler.Tuttavia, alcuni eventi della vita possono causare ricordi precedenti e più vividi rispetto ad altri.
Öncelikle meyve, etli kabuğundan ayrılır.Quando i frutti maturano lascia la sua sede.
Kalıcı bir köprü yapılması fikri önemli bir öncelik olarak daha 1923 tarihinde önerilmişti.L'idea di un ponte fisso attraverso il canale fu proposta come opera prioritaria già nel 1923.
Pers kuvvetleri öncelikle 200 civarında triremeye dayanıyordu.La forza persiana era basata principalmente su 200 triremi.
Polonya'ya saldırma niyetindeki Hitler'in öncelikle Çekoslovakya'yı bertaraf etmesi gerekiyordu.Hitler, che puntava alla guerra con la Polonia, necessitava di eliminare prima la Cecoslovacchia.
Öncelikle nerede yanılgıya düştüğünü gösterdi, sonra kendi açıklamalarını aktardı.Gli indicava in primo luogo in che cosa si ingannava, quindi gli forniva la propria spiegazione.
Önceliklerimizde onların istekleri ön sırada yer alacaktır.Metteremo al primo posto i loro interessi.
Rusya Federasyonu'nun emir ve madalyaları eşliğinde giyildiğinde, ikincisi önceliklidir.Se indossato insieme ad altri titoli della Federazione Russa, questi ultimi hanno la precedenza.
Hall, sirkadiyen ritimlerin mekanizmasını incelemek için öncelikle Drosophila ile çalıştı.Hall ha lavorato con la Drosophila principalmente per studiare il meccanismo dei ritmi circadiani.
Öncelikle rüzgar dalgaların oluşmasında başlıca bir faktördür.Il vento è il principale fattore nella creazione di onde di tempesta.
Uçağın öncelikli rolü yakın hava desteğidir.Il suo impiego principale è il Close Air Support.
Ross Adası, Antarktika'ya çok önceleri yapılan bilimsel keşiflerin çıkış üssü konumundaydı.L'isola di Ross è stata la base per molte delle prime spedizioni fatte in Antartide.
Apple Developer (önceler Apple Developer Connection veya ADC) Apple'in geliştirici ağıdır.Apple Developer Connection (ADC) è il network di sviluppatori gestito da Apple.
Türkçede önceleri bodostama şeklinde kullanılan sözcük zamanla bodoslama hâlini almıştır.In Italia si è preferito, per un certo periodo di tempo, il termine spezzatura.
Öncelikli unvanıysa, Amerikan yapısal dilbilimcisidir ve Sapir-Whorf Hipotezi'nin kurucularından biridir.Fu grande luminare della linguistica strutturale americana e teorizzatore dell'Ipotesi di Sapir-Whorf.
Ben de önceleri tereddüt ediyordum, ama şimdi kendi işim var.Lo so, ho dubitato di te, ma solo per un momento...
Daha önceleri Gaga, Kanye West ile beraber bir turneye katılacağını belirtti.Prima che venisse pubblicato l'EP, Gaga annunciò che sarebbe andata in tour con Kanye West.
Öncelikle tiyatroda çalıştı.Lavorò soprattutto in teatro.
Sürgünlere sarmal olarak dizilmiş olan tomurcuklar önceleri gözükmez.Dove ci sono le prede non mancano ovviamente i predatori.
Daha önceleri gerektiğinde bir arkadaşımız onlarla görüşmeler yapar ve açıklama yapılırdı.Laggiù qualcuno avrebbe dovuto dar loro spiegazioni.
İtdalaşına girildiğinde öncelikle hedefin arkasına geçilmeye çalışılır.Appena avverte il pericolo attacca per primo.
Psikiyatristler, öncelikle doktordur.Il vero proprietario è uno psichiatra, il dott.
Flynn önceleri The B-52's grubu ve Gavin DeGraw'la da çalışmıştır. ^ "Maroon5 FAQ".Flynn ha suonato la batteria per The B-52 e Gavin DeGraw.
Daha önceleri üzüm bağları da varmış.In precedenza vi erano solo campi coltivati.
Kiev'de Babi Yar katliamı'nda Blobel, öncelikle sorumluydu.Blobel fu il principale responsabile del massacro di Babi Yar, presso Kiev.
Mukaddime çevirilerinde öncelikle Arapça metnin esas alınması düşünülür."Stanno solo cercando di tagliare la testa ad un prominente leader Arabo.
Ringerike önceleri küçük bir krallıkmış.La regione di Ringerike probabilmente costituiva una volta un piccolo regno.
Biz bu emirdeki Rab isminden dersimizi alarak, öncelikle kendimizde tecelli eden ilâhî terbiyeyi okuruz.Sia fatta la volontà del Signore, io predicherò con quella diligentia che potrò: Nostro Signore me guidi».
Önceleri Kenya Dağı'na verilen bu isim daha sonraları ülkenin tamamı için kullanılmıştır.Il nome della provincia più importante, Olanda, fu dato in quel momento a tutto il Paese.
İlk öncelikli olarak adet düzensizliği sorunu çözülür.Come minimo il principio di relatività speciale dovrebbe essere abbandonato.
Yıldız Savaşları'nın öncelidir.No, meglio Guerre Stellari.
Bu nedenle yapıt önceleri Monaco'nun sanıldı.I primi provvedimenti vennero presi già da Monaco.
Oyun öncelikle Metro 2034 olarak duyuruldu.Precedentemente annunciato come Metro 2034, il gioco è un sequel di Metro 2033.
Gelibolu harekât alanına, ikinci öncelik verilmektedir.Una seconda leva di spinta è disponibile.
Meroitik yazı öncelikle alfabetik olduğundan Mısır hiyerogliflerinden tamamen farklı kuralları vardır.Essendo sostanzialmente alfabetico, il meroitico si basava su un principio diverso dai geroglifici egizi.
Önceleri 1993 yılında Türkiye'de FidoNet tarzı mesajlaşma ağı olarak yaygınlaşmıştır.Intanto; nel 1988, viene avviata a Cassino la linea di assemblaggio della Fiat Tipo.
Önceleri Protestandı, sonra ateist oldu.In seguito, però, divenne ateo.
Niang, öncelikle Fransa'nın genç millî takımlarında mücadele etmiştir.Ntcham ha fatto la trafila delle nazionali giovanili francesi.
Bunun yerine, veri paketleri önce sıralanır ve daha sonra öncelik sırasına göre dışarı gönderilir.Invece, i pacchetti di dati vengono prima messi in coda e poi inviati in ordine di priorità.
Önceleri serbest olarak çalıştı.Xellos lavora inizialmente per lui.
Öncelikle grubun, hainin kim olduğuna karar vermesi gerekmektedir.Rosen dice di sapere chi è il traditore.
Öncelikle S-22 olarak numaralandırılmış, 1965'te S-340 olarak yeniden numaralandırılmıştır.La S-22 venne introdotta nel 1961, mentre la S-33 fu lanciata nel 1962 insieme alla S-55.
Topu kullanmak için öncelikle pencere olan yüzü aşağıda tutulmalıdır.Per usare la palla, occorre tenerla con la finestra inizialmente rivolta verso il basso.
Öncelikli besinleri otlar ve çiçekli bitkilerin sürgünleridir.I terpeni sono fra i responsabili del profumo di piante e fiori.
Pumalar önceleri tüm Kuzey ve Güney Amerika'da dağılmışlardı.Il puma era precedentemente diffuso in tutta l'America del Nord e del Sud.
34 ifadesini hesaplamak için, öncelikle, 34 = 81 ifadesini hesaplarız.Per avere dati più precisi, come già detto, bisogna arrivare al 1388.
Bu çalışmalar öncelikle ailesel türlere yönelmiştir.In ordine di importanza a questo rapporto primario seguono quelli con gli altri familiari.
Stad önceleri Stadio Comunale adıyla anılmaktaydı.La stazione fu originariamente chiamata City.
Önceleri, önemli bir ürün olan "kendir" yetiştiriciliği, son yıllarda son derece azalmıştır.Tuttavia, l'uso di tali utensili "naturali" è fortemente diminuito durante l'ultimo decennio.
Albüm öncelikli olarak Bush yönetiminin Terörizmle Savaş'ı idare etmesinin eleştirileri üzerinde yoğunlaştı.La serie è un'aperta critica all'amministrazione Bush e alla Guerra al Terrorismo.
Albümde Aşkına Da Sana Da isimli şarkının sözü ve müziği Nazan Öncel imzası taşır.Sopra di ognuna compare, a tratti, una scritta con il nome della Musa e il motto che la contraddistingue.
LDPE, öncelikle sıkmak uygulamaları için kullanılır.L'avorio è usato principalmente per i tappeti da preghiera.
Erginleri, öncelikle Afrika mandasında asalaktır.I loro resti si rinvengono principalmente nel subcontinente indiano.
Öncelikle iki karmaşık sayının eşitliğini verelim.Ora scegliamo una delle due equazioni di partenza.
Önceleri erkeklerce yapılan sepetçilik 1970 lerden beri daha çok kadınlarca yapılmaktadır.Dagli anni 1990 l'uso è prevalentemente femminile.
Bu öncelikle elleri yıkamak ve maske takmak yoluyla başarılabilir.Queste precauzioni comprendono in primo luogo il lavaggio delle mani e l'uso di mascherine protettive.
Evlâda âit olan bu kavram, çocuğun – önceleri oğlun – ebeveynine karşı göstereceği saygıya işâret eder.La fase del no, nella quale il bambino prova il piacere di opporsi ai genitori.