öncel ile cümle

öncel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Polonya'ya saldırma niyetindeki Hitler'in öncelikle Çekoslovakya'yı bertaraf etmesi gerekiyordu.Hitler, empeñado en la guerra contra Polonia, Checoslovaquia, necesarias para eliminar en primer lugar.
Önceleri Nycticorax cinsinde sınıflandırılmaktaydı.Anteriormente se clasificaban en el género Nycticorax.
Onun önceliği istilayı olabildiğince kısa sürede tamamlamaktı.Israel esperaba completar el cerco lo más rápidamente posible.
Albüm öncelikli olarak Bush yönetiminin Terörizmle Savaş'ı idare etmesinin eleştirileri üzerinde yoğunlaştı.Turner fue muy crítico con George Bush sobre el manejo de la invasión de Irak.
Öncelikle etiketleme uygulamalarında kullanılır.Lo primero, honrar los principios de etiqueta.
Önceleri bu iki şehirde de ikamet eden Saîd b.Dicha tabla determinará los 2 descensos a Primera B de ambas categorías.
Erginleri, öncelikle evcil ve yabani domuzlarda, sığırda asalaktır.Afecta principalmente a cerdo doméstico y salvaje y osos.
Önceleri çocuklar için yazmıştı.Previamente, dirigió a All Boys.
Öncelikli eğilimi kadın tarihinin yeniden oluşturulmasıdır.Fabrica de la Memoria | Recuperación de la Historia de las Mujeres.
Harbiye, 1908 yılına kadar geçen süre içinde öncelikle piyade ve süvari subaylarını yetiştirmiştir.La Academia entrenaba principalmente artillería y oficiales de caballería hasta 1908.
YouTube, önceleri PayPal'da çalışanı olan Steve Chen, Chad Hurley ve Jawed Karim tarafından kurulmuştur.Trabajó como empleado en PayPal, donde conoció a Chad Hurley y Jawed Karim.
Bölge önceleri sadece Rieden olarak anılırdı.La región pronto fue conocida sencillamente como Raetia.
Öncelikli (Priority) Aynı gün içinde.Mismo título, pendant del anterior.
Vizigot soylularının birçoğu Müslüman oldu ve yeni toplumdaki öncelikli pozisyonlarını korudular.Varios vampiros ficticios han surgido de su ocultamiento y han ganado nuevas posiciones sociales.
Erginleri, öncelikle kara gergedan (Diceros bicornis) üzerinde asalaktır.Entre sus descendientes destacan; 1.
En Son Kullanılan (İngilizce: Least Recently Used): Öncelikle son zamanlarda en az kullanılan parçaları atar.El algoritmo Least Recently Used (LRU) descarta primero los elementos menos usados recientemente.
Önceleri bağımız bir belediye iken, 1946'da Helsinki'ye bağlanmıştır.Antes fue una comunidad independiente, se hizo parte de Helsinki en 1946.
Kalite öncelik taşır (Jidoka).La Vanguardia (La Vanguardia).
Bu tür durumlarda öncelikle cerrahi olarak bu fiziksel problemlerin giderilmesi gerekir.Se deben descartar primero estos trastornos mentales.
Özellikle önceleri adı Sosyalist Parti olan İşçi Partisi tarafından parti marşı olarak kabul edilmiştir.Fue fundado con el nombre de Partido Obrero.
Öncelikle akışkanın sürekli olduğu kabul edilir.Se hace la suposición de que la frecuencia es constante.
Daha önceleri adı Nettion crecca olarak bilinirdi.Antes de ello, se la conocía como Sitio La Crespa.
Daha önceleri, tarihi olayları anlatmak için modeller, aktörler gibi kullanılıyordu.Se utilizaba originalmente para describir hechos y procesos históricos.
13-19 yaş arasına gençlere öncelik vermektedir.Enseña a jóvenes de 13 a 18 años.
Öncelikle köleliği tüm şatafatlı sembollerinden arındırır.En su interior custodia dos impresionantes Crucifijos.
Önceleri davul çalmayı istiyordu ancak fikir değiştirip eski bir akustik gitar aldı.Al principio quería tocar la guitarra pero rápidamente cambió de idea y se dedicó enteramente a la batería.
Bu hastaneler öncelikle yanmış ve yanık hastalıkları olan çocuklara hizmet verir.Lo curioso del caso es que las chicas son quemadas vivas...
Stäubli müşterilerini, öncelikle ortağı olarak kabul eder.Remunerar a sus empleados como si fueran sus socios incentivos.
Öncelikle olay yeri güvenliği sağlanmalıdır.Ante todo, se debe tener en mente la seguridad de la pareja.
Önceleri konuşmasız iken sonradan konuşma da eklendi.Tiene prioridad en el turno de recibir la palabra, aquel que todavía no ha hablado.
Dul ve yetimlere sadaka dağıtımında öncelik verilir.A las viudas o huérfanos de viejos empleados se les otorgaba una pensión a través de limosna.
İlk önceleri bir insandır.La primera inspiración es uno mismo.
Öncelikli besinleri otlar ve çiçekli bitkilerin sürgünleridir.Siendo mucha la demanda de plantas y de flores cortadas.
Yemekte öncelik sırası her zaman erkeklerdedir.El guía en el baile es siempre el hombre.
Öncelikle enerjisini iç savaşın neden olduğu olumsuzlukların tamirine verdi.Primero, existía descontento con la política real por la financiación de las guerras.
Biz bu emirdeki Rab isminden dersimizi alarak, öncelikle kendimizde tecelli eden ilâhî terbiyeyi okuruz.Y al honrarle a él, honramos lo mejor de nosotros mismos.
Daha önceleri ortalama 160 cm olarak ölçülen göl derinliği, 1993’te 100 cm olarak tespit edilmiştir.La profundidad máxima en 1993-94 fue descrita como «de unos 30 cm de profundidad».
Öncelikli amacı Dünya üzerindeki fakirlikle savaşmaktır.El Banco tiene como su principal objetivo la lucha contra la pobreza.
Bir eksende bir dönüş başlatılması öncelikle X ekseninin dönüş yapması gerekir.La gran diferencia es que aquí la entrada x se fija primero.
Önceliklerimizde onların istekleri ön sırada yer alacaktır.Entre sus principales fiestas, destacaremos.
Başlangıç bölümü öncelikle eğlence dünyasının beğenisine sunuldu.Ante todo quiero agradecer el cariño de la afición.
Cevaplardan sonra kuşlar yola düşmek isterler öncelikle Hüdhüd onlara açıklayıcı bir konuşma yapar.Los sátiros se dispusieron a encontrar el ganado, siguiendo sus huellas.
Sayıları, önceleri kırk iken daha sonra 117'ye kadar yükselmişti.Sus números fueron un poco mejor, aunque se ponchó 171 veces.
F-16 Eğitim Filosu ("Öncel") burada üslenmiştir.«Space station Expedition 16 crew approved» (en inglés).
Öncelikle orijinal ve taze bir sesi vardı.Cuenta con canciones originales y clásicos.
Derginin fiyatı önceleri 60 para iken, daha sonradan 1 kuruşa yükseltildi.El emperador rehusó esta oferta, pero a costa de aumentarlo una mitad más.
Önceleri, ailesi bu kararına karşı çıktı.Sus padres al principio se opusieron a la unión.
Gruplama Parantezler işleçlerin(operatör) alan ve önceliklerini tanımlamak için kullanılır.Los paréntesis pueden usarse para definir el ámbito y precedencia de los demás operadores.
Uçuş için öncelikli olan malzemelerdendir.Son componentes básicos de los planes de vuelo de los aviones.
Önceleri Faroe Adaları, Malta ve Gozo'da da üremekteydiler Güney Asya'da ılıman bölgede bulunurlar.En este periodo se discute si las islas de Gozo y Malta llegaron a estar en algún momento no pobladas.
Abasıyanık'ın daha önceleri de film çekmek istediği biliniyordu.Pope siempre supo que quería hacer películas.
Eğer senin fikrin makulsa onlar sana öncelik verecekler.Se la tua idea è ragionevole ti daranno la priorità.
Şirketimizin ilk önceliği, müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılamaktır.La prima priorità della nostra azienza è quella di soddisfare i bisogni dei nostri clienti.
Daha önceleri Falco atriceps ya da Falco shaheen olarak da bilinirdi.Era noto in precedenza come Falco atriceps o Falco shahin.
Önceleri genellikle perconfusus olarak adlandırılmıştır.Precedentemente veniva spesso chiamato perconfusus.
Afrika altın kedisi tırmanabilir ama öncelikle yerde avlanır.I gatti dorati africani sono in grado di arrampicarsi, ma cacciano prevalentemente sul terreno.
Fakat öncelikli hedef Berlin'i almaktı.Ma l'obiettivo prioritario era la cattura di Berlino.
Oxenryd, önceleri Ekonomi öğrencisi ve Florbol oyuncuuluğu yapmıştır.La Oxenryd è una ex studentessa di economia e giocatrice di floorball.
Huygens’in saati önceleri günde bir dakikadan az hata veriyordu.I primi orologi a pendolo di Huygens avevano un errore di circa 10 secondi al giorno.
Epinefrin (adrenalin) anafilaksi için öncelikli tedavi yöntemidir.La somministrazione di adrenalina è il trattamento primario per l'anafilassi.

İlgili Sayfalar