öncel ile cümle
öncel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Vernon sert fakat teşvik edici bir insandı ve eğitimini bir öncelik haline getirdi.Vernon Winfrey est strict, mais encourageant et fait de son éducation une priorité.
Kalıcı bir köprü yapılması fikri önemli bir öncelik olarak daha 1923 tarihinde önerilmişti.L'idée d'un pont permanent au-dessus du canal a été proposée dès 1923.
Öncelikli alanları Yürütme Kurulu belirler.Création des Zones de sécurité prioritaire.
Flash ASAP (As Soon As Possible - Mümkün Olduğunca Çabuk) En büyük öncelik.ASAP, asap as soon as possible (« dès que possible »).
Steinhaus önceleri Macaristan'a kaçmayı düşünse de Lwów'da kalmaya karar verdi.Steinhaus envisage un temps de fuir en Hongrie mais décide finalement de rester à Lwów.
Postanler şube denetimi altındadır ve öncelikle posta hizmetleri sağlamaktadır.Ils sont sous la supervision des branches et fournissent principalement des services postaux.
Bu çalışmalar öncelikle ailesel türlere yönelmiştir.Ce service est destiné avant tout à la famille.
Öncelikle, bizim merkezi bir çizgiye böylesine yakınlaşmamız zor görünmektedir.Premièrement, nous ne pourrons probablement jamais nous approcher assez près d’une telle ligne centrale.
Öncelik yol kurallarındadır.Sur les premières pistes.
Öncelikle etiketleme uygulamalarında kullanılır.La principale est l'utilisation d'étiquettes en PVC.
Arıza düzeltiminin önceliğinin azaltılması.Réduction de priorité de la correction de pannes.
Ringerike önceleri küçük bir krallıkmış.La région de Ringerike pourrait avoir été autrefois un petit royaume.
Fakat öncelinden sadece detaylarda farkları bulunuyordu.Elles n’ont depuis varié que sur des points de détail.
Remp öncelikle British Petroleum (BP) ile ilişkiye geçer.De plus elle annonce un partenariat avec la société British Petroleum (BP).
Öncelikli (Priority) Aynı gün içinde.Les six (premières) victimes sont identifiées le jour même.
Araştıma öncelikle hayvanlar üzerinde yapılmalıdır.Les premières expérimentations ont lieu sur des animaux.
Önceleri onu övüyordu, daha sonra ise onu da yermeye başladı.Il l'exila d'abord, et ordonna même ensuite qu'on le mît à mort.
Öncelikle tüm yarış modlarında birincilik 100, ikincilik 75, üçüncülük 50 puan vermektedir.Chaque week-end de compétition se compose de deux courses, la première de 75 km, la deuxième de 100 km.
Eşanlamlılıkta geçen öncelik ilkesi burada da geçerlidir.La même remarque que pour le paragraphe précédent s'applique également ici.
Öncelikle Wenck'in öncülerinin bulunduğu yer neresi?.Primo position de l'avant-garde de Wenck.
Dominikenler, Kiliseye öncelik prensibine dayanan tarikattır.Les Dominicains sont définitivement chargés de l'Inquisition.
Fawzia önceleri doktor olmayı istemiştir ama politik bilimi araştırmayı seçmiş ve Unicef’in üyesi olmuştur.Elle souhaite d'abord devenir médecin, puis étudie les sciences politiques et devient membre de l'UNICEF.
Daha önceleri yerleşim olarak bir araziyi kaplıyordu.Elle avait d'avance prévu un refuge.
Alfabe kitabı öncelikle küçük çocuklar için tasarlanmış bir kitaptır.Un livre d'alphabétisation s'adresse principalement aux enfants en bas âge.
Ağır sanayiye de öncelik verildi.La priorité est donnée à l’industrie lourde.
Flynn önceleri The B-52's grubu ve Gavin DeGraw'la da çalışmıştır. ^ "Maroon5 FAQ".Matt était avant batteur pour The B-52's et Gavin DeGraw.
Önceleri tüm enerji üretimi talep merkezleri yakınında yapılmaktaydı.Sa production devait donc se faire à proximité des sites de lancement.
Yazılarında birkaç dil kullandı, fakat öncelikli olarak Latince, Fransızca ve Almanca dillerinde yazdı.Il comprenait plusieurs langues mais ne parlait que latin et français,.
Daha önceleri bu deyim sözlüklerde bile geçmiyordu.Il faut d'abord retenir qu'en ces temps-là, il n'y avait pas d'orthographe.
Önceleri serbest olarak çalıştı.Au début, il travaille de façon anonyme.
ZTE öncelikli olarak kendi adına ürün satmaktadır.Chaque producteur vend ses produits au premier venu.
Afganistan'da kadın haklarını savunmaya öncelik verdi.La défense des droits des femmes est ancienne en France.
Bilinen ilk sakinleri Kimmerler olduğundan önceleri Kimmari olarak bilinmektedir.Les premiers que l’on peut identifier avec certitude sont trois frères.
Bu akımda ressamlar nesne ile rengi ayırmayı ve önceliği renklerin ifadesine vrmeyi arzulamışlardır.Les peintres désirent séparer la couleur et l'objet, donnant la priorité à l'expression des couleurs.
Anabilgisayarlar önceleri bilimsel araştırma amacıyla kullanılmıştır.Les premiers satellites sont utilisés pour des études scientifiques.
Öncelikle yerel konuşma dilidir.Sont en cause premièrement les langues voisines.
Hélia önceleri smaçör olarak oynuyordu.Molière jouait toujours lui-même le rôle de Sganarelle.
Bir sezonluk kombine satın almak için öncelikle kulübe üyeliğin bulunması gereklidir.Au départ, il s’agit d’acheter le droit d’occupation d’un appartement.
Kimilerine göre bu eser, maniyerizmi öncelemektedir.Il s'agit des prémices du maniérisme.
2012'den bu yana Avidan gruptan ayrı olarak solo kariyerine öncelik vermektedir.Il se consacre essentiellement depuis 2014 à carrière solo.
İkili iş hayatına öncelikle posta ile kahve satışı yaparak başladı.Deux types de cartes postales sont d'abord mis en vente dans les bureaux de poste.
Daha önceleri bu görevi Zorlu Töre de üstlenmiştir.Le projet semblait a priori difficile à réaliser.
Erginleri öncelikle kaplumbağalarda aslaktır.Les cultures l'emportent largement sur les prairies.
Önceliklerimizde onların istekleri ön sırada yer alacaktır.Ce dernier va dans un premier temps satisfaire leurs revendications.
Hüküm öncelikle Roma İmparatoru tarafından onaylanmalıydı.Il fallait d'abord obtenir l'approbation de Rome.
Anıt sözcüğü öncelikle geçmiş zamanları anımsatan bir yapıtı akla getirir.Tous les événements décrits précédemment semblent n'être qu'un vieux souvenir.
Yay önceleri tek parça halinde, ahşaptan yapılırdı.Mais, à l'origine, la crosse de hockey était constituée d’un seul morceau de bois.
Mahkeme öncelikle m.Tribunal de première instance.
Fıkıhta önceleri Şafiî mezhebine mensup iken, sonradan mutlak müctehidlik mertebesine ulaşmıştır.S'ensuit une étape vallonnée dans sa première moitié, puis une étape de plaine.
Öncelikle Negros ve Panay adalarında görülmüştür.Elle se rencontre à Panay et à Negros.
Eser önceleri Hans Holbein ve Perugino' ya atfedilmekteydi.Le tableau a été attribué auparavant à Hans Holbein le Jeune et au Pérugin.
Öncelikli konakçıları yabani etçillerdir.Les principaux consommateurs sont des fourmis.
Ağ üzerindeki uygulamaları önceliklendirerek zaman kaybını azaltmayı hedefleyen bir ağ servisi.Augmenter l’efficacité du réseau en anticipant les interruptions de services.
Önceleri astronomlar, Plüton'un X Gezegeni olduğunu varsaymıştır.Certains astronomes contestent le statut de planète pour Pluton.
Çikolata önceleri yenilmekten ziyade içilmiştir.Le chocolat était d'abord servi en boisson avant d'être mangé.
Önceleri oraya gitmek istemez.D'abord il ne s'y intéresse pas.
Daha önceleri mho olarak da adlandırılmıştır.Elle s'est d'abord appelée Mehrjān.
Henüz konusu öncelikli olarak kelime ve imajlarla oynamaktı.Ses premiers mots auraient été papier et stylo.
Onun da öncelikle doğa olaylarıyla ilgilendiğini görüyoruz.Il commence alors à s'intéresser à l'histoire naturelle.
Öncelikle yaşı en büyük olan çocuk hakem olarak seçilir.En cas d'égalité c'est le plus âgé qui est élu.