önceden ile cümle
önceden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Büyük soylu aileler arasında önceden beri bir anlaşmazlık bulunmaktaydı.Mezi těmito společnými předky byl velký spor.
Tanrı, önceden hazırlık yaparak, Âdem'le Havva'yı Aden Bahçesi'ne yerleştirdi.Bůh Stvořitel varuje Adama a Evu před stromem poznání.
Önceden adı Helena'dır.Do té doby bylo její jméno Lucina.
Daha önceden bu gün Bağımsızlık Günü olarak kutlanıyordu.Tento den je dnes oslavován jako Den nezávislosti Chile.
Daha önceden Viyana şehri Görsel Sanatlar ödülü verilmişti.Ještě předtím však dobyl svým uměním Vídeň.
Demirden, bronzdan ya da bakırdan yapılmış kaplar, önceden kullanılan kil kapların yerini almaya başladı.Kotlíky vyrobené z železa, bronzu nebo mědi se začaly používat místo keramických díky jednoduchosti použití.
Daha önceden de tanınan bu genç kadının ölümü birkaç hafta boyunca ülke çapında ilgi gördü.Moartea acestei fete binecunoscute a intrat timp de câteva săptămâni în atenția națională.
Önceden İthillien'de adamlarıyla gözcülük yapmaktaydı.Odinioară era locuit de oameni liberi (moșneni).
Astrafobik kişi gelebilecek fırtınaları önceden bilebilmek için haberleri dört gözle takip eder.O persoană astrafobie va fi atentă la știrile privind furtunile care se apropie.
Eyalet düzeni bu devirde belki daha önceden başlamıştır.Formarea statului a început în această perioadă, poate chiar mai devreme.
Seri, önceden Johnny Test 'i yapmış olan Scott Fellows tarafından yapılmıştır.Serialul este creat de Scott Fellows, care a produs mai înainte și Johnny Test.
Daha önceden ülke günümüzde halen Güney Kore'de kullanılan benzer birçok düzeyli bir sistemi kullanmaktaydı.În trecut, țara a utilizat un sistem similar cu cel folosit în continuare în Coreea de Sud.
Timberlake, Madonna'nın önceden hazırladığı kayıtların miktarından etkilendi.Timberlake s-a declarat impresionat de cantitatea de material deja înregistrat de către solistă.
Önceden yüklenen uygulamalar bölgeye / pazara göre değişir. ^ SitesiAplicațiile pre-încărcate variază în funcție de regiune / piață.
Daha önceden bu gün Bağımsızlık Günü olarak kutlanıyordu.Această dată este sărbătorită actualmente ca Ziua Independenței.
Her iki ekip de daha önceden Dünya Kupası'nı kazanmamışlardı.Cele două echipe nu s-au întâlnit niciodată înainte de meciul de la Cupa Mondială.
Gösteri öncesinde üç maç gerçekleştirilirken, maçlardan sadece biri daha önceden açıklanmıştı.Din motive necunoscute, acest meci a avut loc doar o singură dată.
Bana kalsaydı en az bir yıl önceden yapardım.Avea mai puțin de un an de trăit.
Jawbreaker başlıklı bir puzzle (bulmaca) oyunu önceden yüklenmiş programlar arasında yer aldı.Jawbreaker este un joc puzzle care este printre programele preinstalate.
Önceden yazılmış olan qed editörünün takipçisi, standart UNIX editörü ed'i geliştirdi.Editorul de texte ed a fost editorul standard pentru sistemul de operare Unix.
Bu sürümde, daha önceden yayımlanmış olan tüm içerik yer almaktaydı.Aceasta includea toate videoclipurile publicate până în acel moment.
Finidi daha önceden Real Madrid ile görüşmeler yapsa da bunlardan bir sonuç çıkmamıştır.Real Madrid în schimb, nu a avut nevoie de prea multe invitații.
Bu uygulama tüm yeni Macintosh sistemlerine önceden kurulmuştur.Acesta este acum mausul care este distribuit cu toate calculatoarele Macintosh.
Biz tamamının önceden ayrıcabir metamorfizma geçirmiş oldukları düşüncesindeyiz.Evident, aceste minerale primordiale au fost – la rândul lor – metamictice.
Bu iki kaşif, önceden birçok gezide beraber bulunmuşlardı.De altfel cei doi frați aveau să întreprindă multe călătorii împreună.
İzmir'de de daha önceden kullanılan kentkart 1 Haziran 2015 tarihinden itibaren kullanımdan kaldırılmıştır.Imaginile IKONOS au fost disponibile începând cu data de 1 ianuarie 2000.
Gerçekten de adada daha önceden bulunmuştur.Insula a fost locuită încă din antichitate.
Ağabeyim filmi önceden görmüştü, yemekte bize öyle bir anlattı ki, ben de görmek için felaket sabırsızlandım.Și el, și mama mea m-au înțeles foarte bine atunci când, foarte de timpuriu, am optat pentru Arte.
Aynı gün albüm iTunes'da önceden sipariş etmek olarak mevcut haline geldi.În aceeași zi single-ul a devenit disponibil pe iTunes.
Ya da daha önceden algılanmıştır, birincil olarak ya da dolaylı yoldan (bir başkasının betimlemesiyle).Ezek lehetnek a szó végén (suffixum), a szó elején (prefixum), vagy a szó belsejében (infixum) is.
Cadde önceden Savunma Caddesi olarak bilindi.Az utcát korábban Testőr utcának hívták.
Önceden Kuzey Amerika’nın tamamında, tundradan kuzey Meksika‘ya kadar yaygın olarak bulunurdu.Korábban Észak-Amerika tundrás részétől Észak-Mexikóig elterjedt volt.
Daha önceden de alternatif rock grubu Honey Is Cool'un gitarist ve vokalistliğini yapmıştır.Ezt megelőzően a Honey Is Cool elnevezésű alternatívrock-zenekar énekese és gitárosa volt.
Önceden ona yapılmış olan elbiseyi getirerek giydirirler.Korábban ruhát is készítettek belőle.
Öğrencilerin daha önceden İspanyolca bilmeleri zorunlu değildir.A lány azelőtt sohasem tanult spanyolul.
Bu nedenle, önceden fr.jayasoft.ivy adıyla anılan paketler org.apache.ivy adını almışlardır.A csomag név előtagok az fr.jayasoft.ivy formából org.apache.ivy előtaggá változtak.
Önceden belirlenen sayıya ulaşan oyuncu maçı kazanır.Az előre meghatározott számú szettet nyerő játékos nyeri a mérkőzést.
Bu uygulama tüm yeni Macintosh sistemlerine önceden kurulmuştur.Az iLife csomagot minden új Macintosh számítógépen előre telepítette a gyártó.
Önceden çok çapkın biriydi.Régebben túlsúlyos volt.
O daha önceden altyapıyı hazırlamıştı.Ugyan korábban is dolgozott fel slágereket pl.
Hapishaneyi tanımak için bir gün önceden hapishaneye gider.Jogaival nagyon is tisztában léve vonul be másnap a börtönbe.
Daha önceden bu gün Bağımsızlık Günü olarak kutlanıyordu.Élesden a függetlenségi pártgyűlést tartott e napon.
Genellikle bunlar önceden hazırlanmış ve üretilen telefonlardır.Általában már előkészített vagy előre szerkesztett zenei műsorral érkeznek.
Köy, önceden çok kalabalıktı ama şimdi fazla kimse kalmamıştır.Régen rengetegen voltak, de mára csupán egyetlen család maradt.
Önceden Şafii mezhebi'nde idi.Az ellenség már Monasztirban volt ekkor.
Microsoft Office 2013 önceden yüklenmiş olarak gönderilir.A Microsoft Office 2013 előretelepítve érkezik az RT rendszerekhez.
Önceden çok çatışmış olmalarına rağmen, birbirlerini anlamaya çalışırlar.Bár sokat harcoltak egymással, mégis kölcsönös tiszteletben tartották egymást.
Hamur bir gün önceden, ekşitmek için mayalanır ve bırakılır.Másnap felmelegítjük és leszűrjük.
Amacı çok önceden Mussolini için kendi yazmış olduğu övgü sloganını silmektir.Magáról kijelentette, hogy ő már Mussolini előtt fasiszta eszméket vallott.
Asteroit önceden tahmîn edildiği gibi geldi.Az űrhajós személye már korábban eldőlt.
(Bilim insanları sarıhummaya bir virüsün yol açtığını önceden kanıtlamışlardı.)(Az elsőt a tudósok ekkorra már igazolták, ami a sárgaláz volt.)
Askerler otel binasını önceden işgal etmiş halde onları bekliyordu.A tisztek az éjszaka hátralevő részében felügyelet alatt tartották a szállodát.
Kod kopyalayan deneyimsiz programcılar, önceden yazılmış olan kodları tam olarak anlamayabilirler.Ez azonban nem tartotta vissza a programozókat az előre-inkompatibilis kód írásától.
Daha önceden kabul edilmeyen grupların daha sonraları siteye kabul edildikleri görülmüştür.A nyitvatartási időben is csak előre bejelentett csoportokat fogadnak.
(Muayyenlik) Belirlilik ilkesi Ayni haklar yalnızca önceden belirli nesneler üzerinde kurulabilirler.A különleges testület létrehozására csak előre meghatározott egyedi ügyre vonatkozóan kerülhetett sor.
Bu daha önceden Finlandiyalı bir grubun ABD'de kazandığı ilk ve tek altın sertifikadır.A HIM az első és máig egyetlen olyan finn együttes, aminek sikerült aranylemez-státust elérnie az USA-ban.
Gelecekte kimlerin şaman/kam olacağını önceden bilir.Kijelentette, hogy a jövőben is lesznek Karmapák.
Bana kalsaydı en az bir yıl önceden yapardım.Kevesebb, mint 1 évig él.
Fransa zaten önceden Rusya ile ittifak kurmuştur.Franciaország ezáltal meglehetősen el volt szigetelve.
Kassandra: Troya'nın yok olmasına önceden sebep olacağını gördü.Az álmot Kasszandra fejtette meg: azt jelentette, hogy Parisz fogja Trója vesztét okozni.