Köyde daha önceden çok kömüş bulunmaktaydı.Dessutom var också mantlarna gröna tidigare.
Bunun için sadece bu dizinin, en azından bir kısmının önceden biliniyor olması gerekmektedir.Publiken, åtminstone en del av den, förutsätts även vara införstådd med detta.
Bu olay önceden tahmin edilmişti.Ämnet var givet på förhand.
Daha önceden kullanılan pasaportların geçerlilik süresi yetişkinler için 10 yıl, çocuklar için beş yıldı.Det första verksamhetsåret besiktades bara bilar som var fem år gamla eller äldre.
Saldırıdan saatler önce, saldırgan Youtube'da bir video yayınlayarak saldırıyı önceden belirtmişti.Man vet att han har laddat upp filmer på Youtube en dag före skottlossningen.
Ancak birinin kız olduğunu önceden bilirsek, bu olasılık 1/3 olarak değişir.Eftersom vi vet att minst det ena barnet är en flicka, kan vi stryka möjlighet 1.
Fakat Andrei daha önceden hazırladığı düzenek sayesinde oradan kurtulmayı başarmıştır.Van Dam har hittills lyckats bra var han än har kört.
Önceden bölgesel jüriler kazananı belirlerken, daha sonra halk oylaması kazananı belirlemiştir.Precis som tidigare var det elva regionala jurydistrikt som röstade fram vinnaren.
Bunun için Haliç'te önceden Bizans tersanesi olan yerde yapılması uygun görüldü.Ortnamnet antas ha kunnat vara Jarlabo tidigare.
2011'in sonunda, Swype 100 milyondan fazla cihaza önceden yüklendi.Sedan slutet av 2010 uppgår det tecknade kapitalet till över tio miljarder euro.
Önceden olduğu gibi Mazda 626’nın ismi Mazda6 Atenza olarak değiştirildi.Mazda 626 var en mellanklassedan som 2002 ersattes av Mazda Mazda6.
Önceden iktidarı destekleyen Sol Parti'nin hükümetle olan arası bu yasa sebebiyle açıldı.Vänsterpartiet stod utanför avtalet men valde ändå att stötta regeringsbildningen.
Örneğin önceden bulunan iki örneklemeden birine bir özdeş ikiz ve diğerine öbür ikiz tahsis edilmiştir.На першому — два приміщення, а на другому (до якого ведуть сходи) — одне приміщення.
Fakat performans önceden kaydedildi çünkü Bieber ödül törenine katılamadı.Виступ був попередньо записаний, оскільки Бібер не міг бути присутнім на церемонії.
(Daha önceden Timur ve Akkoyunlular).До них, перш за все, відносяться розтрата (розкрадання) та хабарі.
178) 179th Reserve Panzer tümeni (önceden Tümeni Nr.178-ма резервна танкова дивізія (Третій Рейх) (нім.
Gezinti yapmak için önceden yer ayırttıkları bir gemiye giderler.До відправлення пароплава їм треба було десь жити.
Déjà vu, "önceden görülmüş" anlamına gelen Fransızca bir ifadedir.Дежавю — французький вислів, який означає «десь бачив».
Önceden belirlenmiş bir koşul bozulana kadar devam eder.Повторюємо попередній крок, поки є що видаляти.
Filmde ayrıca birçok önceden ima etme tekniği kullanılır.У фільмі також використовуються численні технології передбачення.
Ancak bu ülkeler önceden de olduğu gibi finale direkt çıkacaktır.Але ці процесори, як і раніше, будуть доступні.
Önceden olduğu gibi Mazda 626’nın ismi Mazda6 Atenza olarak değiştirildi.У 2002 році на зміну Mazda 626 приходить Mazda6.
Önceden Glaktus'un yardımcısıydı.Раніше належав пану Гольдштейну.
Anı daha önceden yaşamışlık hâlidir.Останнє стало видно ще раніше.
Her iki takım da daha önceden Super Bowl XLII'de yine mücadele etmişlerdi.В 1/4 знову потрібно було боротися з тим самим каталонським клубом.
Bu olay önceden tahmin edilmişti.Цей результат був прогнозований.
Köyün bulunduğu yer önceden yerleşim yeri değildi.Село знаходилося не на тому місці, де тепер.
Bana kalsaydı en az bir yıl önceden yapardım.Протримався він там недовго, трохи більше року.
Köy, önceden çok kalabalıktı ama şimdi fazla kimse kalmamıştır.Раніше в селі було багато корів, але зараз їх дуже мало.
Dışarı çıkan her şey daha önceden içeri girmiş olmalıdır.Це все були попередні заходи.
Bazen olacak şeyleri önceden bilirler.Майбутні події часто передбачаються.
Önceden hazırlanan meşe dalı odunlar ocakta yakılır.Спеціалізовані пожежні сокири досі уживаються у пожежогасінні.
Gösteri öncesinde üç maç gerçekleştirilirken, maçlardan sadece biri daha önceden açıklanmıştı.Щоправда, у день початку зйомок, з'явився тільки один протестувальник.
Karakterini önceden tanımlanmış dizedir.Раніше визнавався окремим видом.
Piyemonte önceden Sicilya'da bulunan Sardunya Krallığı'nın bir parçasıydı.Була бідною служницею з Шамоні (в той час — частина Королівства Сардинія).
Her oyun önceden belirlenen raund kadar sürer.Кожна дія додається до раніше отриманого результату.
Tom burada değil. O önceden gitti.Тома тут немає. Він вже пішов.
Gerçekten de adada daha önceden bulunmuştur.Dříve hnízdil také na severním ostrově.
Ama o önceden Dünya Bankası'nın başkan yardımcısı ve başekonomisti olarak anlaşmıştı.Zastával funkci viceprezidenta a hlavního ekonoma Světové banky.
Önceden siyasi kararlar siyasi liderlerce alınıyordu.Všechna klíčová hospodářská rozhodnutí byla přijata politickým vedením.
Köy önceden çok kalabalıktı fakat, son dört-beş senede bayağı azalma görülmüştür.To nebylo nic jednoduchého, neboť se jednalo o národy ještě před čtyřmi pěti lety nepřátelské.
Bununla beraber, adanın Lucaya (önceden Kolombiyalı olan) dilindeki adı “Bahama” idi.Aka (také Mo-Aka, Yaka, Ba-Yaga a jiné) mluví jazykem Bantu.
Dışarı çıkan her şey daha önceden içeri girmiş olmalıdır.Tam snad měl být dříve vstup do dolu.
Daha önceden süpürgecilik de yaygın olarak kullanılan geçim kaynaklarından biriydi.Polibek byl vždy jednou z nejpoužívanějších forem pozdravu.
Bu görüşe göre, önceden varolan bir dünya üzerinde yaratılış olmuştur.Na najatém pozemku v Dolech (Modřanské rokly) byla neprodleně svépomocí zahájena výstavba hřiště nového.
Önceden Pro League'de mücadele etmiştir.V minulosti podpořila iniciativu ProAlt.
Daha önceden ise kültür ve eğlence aktiviteleri için kullanıldı.Kromě toho byla využívána i pro různé kulturní a zábavní akce.
Ailesi çok önceden Avustralya'ya gelerek Byron Bay, New South Wales'da yerleşmiştir.Spolu s manželem nyní vlastní restauraci v Byron Bay v Novém Jižním Walesu.
Ergenlik çağına geldiğinde John saldırgan ve önceden kestirilmez karakterli bir çocuk olarak tanınıyordu.Bezprostředně po narození vypadal Alexej jako zdravý, silný chlapec.
Bana kalsaydı en az bir yıl önceden yapardım.V jednom případě to bylo dokonce více než jeden rok.
Önceden iki kahve vardı şimdi bir tane var.Původně měla dvě obtížnosti, nyní pouze jednu.
8. Film üzerine ne kaydettiğinizi önceden bilmek zorunda değilsiniz.Nemusíte vědět předem, co zachytíte na film. Nemusíte to vědět ani potom.
Hapishaneyi tanımak için bir gün önceden hapishaneye gider.Nezapomeňte, proč jde do vězení.
Vlad çok önceden gelmiştir ve onları yakalar.Armstrong Němce dojel a okamžitě mu nastoupil.
Daha önceden hizmete giren 370 MiG-25P de kademeli olarak bu standarda yükseltilmiştir.370 původních MiGů-25P bylo přestavěno na tento standard a označeno MiG-25PDS.
Önceden çaldığı gruplar; Feeling B ve Die Firma'dır.Dříve působil v kapelách Feeling B a Die Firma.
Aynı adlı belediyenin içerisinde bulunmaktadır Yerfi köyünde iki bin yıl önceden yerleşim yerleri olup.Kdyby tomu tak skutečně bylo, měli bychom na území Prahy rázem město dva tisíce let staré.
Önceden Öykü'ye aşıkıydı, ama sonra Burcu'ya aşık oldu.Původně byl zlý jako Angel, ale poté se zamiloval do Buffy.
Geleneksel görüş, bunların daha çok önceden diğer tüm kuş türlerinden ayrıldığı yönündedir.Probouzí se obvykle dříve než ostatní druhy supů.
Harry Shearer tarafından seslendirilmektedir, önceden Christopher Collins tarafından seslendirilmekteydi.Hlas mu propůjčil Christopher Collins, kterého později vystřídal Harry Shearer.