Ana içeriğe geç
Sözlük

öncül ile cümle

öncül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Yeni bir mobilya anlayışına öncülük etti.И в итоге он предложил новую мебель.
Köylülerin güvenini kazanarak buraların temizlenmesine, okullar ve hastaneler kurulmasına öncülük etti.Ещё до отмены крепостного права он освободил своих крестьян, в имении построил школы и больницу.
1959'da Türk Anneler Derneği'ni kuruluşuna öncülük etti.В 1959 была образована турецкая Национальная лига.
Bu şirket ile Amerika'da da demir yolu öncülerinden biri oldu.Эта железная дорога стала одной из первых в Северной Америке.
İletken polimerlerin çoğu, monosiklik öncüllerin oksidatif eşleşmesiyle hazırlanır.Большинство проводящих полимеров изготовляются путём окисления связи моноциклического предшественника.
Snoop Dogg'un öncülüğünde Goldie Loc ve Kam ile birlikte The Warzone grubunu kurdu.Goldie Loc также пригласил Warzone с MC Eiht и Kam.
Ben ekoloji ve çocuklara yardım için öncülük ediyorum.Тара занимается благотворительностью и помощью детям.
Karl Popper konjektür teriminin bilim felsefesinde yaygın kullanımına öncülük etmiştir.Карл Поппер в философии науки дополнил позитивистский принцип верифицируемости принципом фальсифицируемости.
1959'da Türk Anneler Derneği'ni kuruluşuna öncülük etti.وفي عام 1959 فقد تولت إدارة جمعية الأمهات التركية.
Russell 1900'lerin başında İngilizlerin “idealizme karşı isyanı”na öncülük etmiştir.قاد راسل الثورة البريطانية "ضد المثالية" في أوائل القرن العشرين.
Ona, "Kalk, bize öncülük edecek bir ilah yap" dediler.قالوا: فأعطنا عهدا وموثقا ألا تفعل فأعطاهم فخلوا سبيله.
Bu durumun nedeni protestoların öncülerinin yozlaşma üzerine yoğunlaşmalarıydı, ki bu iki grubu birleştirdi.حدث هذا لإن قادة المظاهرات ركزوا على الفساد مما وحد المجموعتين.
Damyanah, 924'te, Kibirreoton Theması'nda Bizans kalesi olan Strobilos'a bir saldırıya öncülük ederken öldü.توفي داميان في 924م بينما كان يقود هجوم ضد القلعة البيزنطية ستروبيلوس.
1995'te AB'nin genişlemesi Kuzeyli Yeşil Solu İttifakı'nın kurulmasına öncülük etti.في عام 1995، أدى اتساع الاتحاد الأوروبي إلى تأسيس مجموعة أحزاب اليسار الأخضر النوردي.
Türk resim tarihinde D Grubu ve Yeniler Grubu adlarıyla anılan sanat topluluklarının öncülerinden oldu.فكان من رواد المجموعات الفنيه المسماه بأسماءالمجموعه دى ومجموعة المجددين.
Rusya Federasyonu Merkez Bankası'nın öncülü kabul edilir.وهو يعد سلف البنك المركزي للاتحاد الروسي.
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim."تقطنها قبيلة آيت موسى وعلي وهي من قبائل الصحراء.
Bu kusurlu öncül evrenin sonsuz, hareketsiz ve homojen olmamasıydı.كان هذا هو الدليل المباشر الأول على أن الكون يتمدد وليس ثابتًا.
Türk edebiyatı'nda 1990'larda yerini alan kadın edebiyatının öncülerindendir.تعد واحدة من رواد الأدب النسائي الذي يحتل مكانة في عام 1990 في الأدب التركي.
Bezm-î Âlem Valide Sultan birçok mimari eserlerin yapılmasına öncülük etmiştir.عبر الغناء:- له عدد كبير من القصائدالمغناة منها: 1-المرمر(انتى)- لحن السنى الضوى وأداء ثنائى العاصمة.
Ben ekoloji ve çocuklara yardım için öncülük ediyorum.3_الإرشاد التطوري للأطفال والتربوي للأولياء.
Yemen’de siyasi krizi çözmeye amaçlayan BM öncülüğündeki görüşmelere başlanmıştır.المبادرة الخليجية لحل الأزمة اليمنية.
"Çekilme belirleyicileri: Çekingen kişilik bozukluğu Olası öncüleri".وسيرتكبون الأخطاء مرة تلو أخري"، مُثيرًا سمعة رديئة.
Joseph von Fraunhofer ve Angelo Secchi yıldız tayfölçümünün öncüleridir.يعد جوزيف فون فراونهوفر وأنجيلو سيكي رواد علم المطيافية النجمية.
1818 yılında Fransız-Kanadalı öncülerden Solomon Juneau bu alana yerleşmiştir.في عام 1818 قام الفرنسي سولومون جونيو بالاستقرار في المدينة.
Çok yönlü bir kültür adamı olan Abidin Dino, çağdaş Türk resminin öncülerindendir.إن أبيدين دينو الذي كان رجل ثقافه متعددة الجهات هو من رواد الرسم التركي المعاصر.
Bu ittifakı izleyen yıllarda Portekiz Dünya’nın keşfi için öncülük yapmış ve Keşif Çağı‘nı başlatmıştır.وفي العقود التالية، قادت البرتغال استكشاف العالم وبدأ عصر الاستكشاف.
Bu dönemde Girit Adası ikili ilişkilerin bozulmasında öncül rol üstlenip şiddetli mücadelelere neden olmuştur.وهكذا، بدأت صفحة جديدة في العلاقات بين القوتين العظميين آنذاك.
Bu ittifakı izleyen yıllarda Portekiz Dünya’nın keşfi için öncülük yapmış ve Keşif Çağı ‘nı başlatmıştır.في العقود التالية، قادت البرتغال استكشاف العالم وبدأ عصر الاستكشاف.
Sahte anı, ilk olarak psikoloji öncülerinden Pierre Janet ve Sigmund Freud tarafından araştırıldı.هذه الظاهرة نوقشت في البداية من قبل بيير جانيت و سيغموند فرويد.
Hans Peter Luhn, bilgi erişim öncülerinden biri ifade basma ve kavramı kullanarak uygulamaktadır.ويرجع الفضل لهانس بيتر لوهن (من الرواد في استرجاع المعلومات) في استعمال هذا المصطلح والمفهوم في التطوير.
Bu tekniklerin öncüleri nanoteknolojik dönemin önünü çekmişlerdir.No entanto, todas essas técnicas precedem as técnicas da era da nanotecnologia.
Burgdorf, 1 Ekim'de öncülünün ölümünden sonra resmi olarak daire başkanı oldu.Burgdorf se tornou oficialmente chefe de seu departamento quando seu antecessor morreu em 1 de outubro.
Ruh Biliminin Öncüleri.Os avanços da ciência da alma.
Mauricius'un öncülü ve kayınpederi II. Tiberius hazineyi boşalttı.O predecessor de Maurício e seu sogro, Tibério II, esvaziou o tesouro imperial.
Moğolistan'da 1990 Demokratik Devrimi sırasında gençlik hareketinin öncülerinden biriydi.Durante a Revolução Democrática da Mongólia em 1990, ele foi um dos pioneiros do movimento de juventude.
Teorinin öncüleri Robert O. Keohane ve Joseph S. Nye olarak kabul edilir.Destacam-se desta escola teórica Robert Keohane e Joseph Nye.
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim."Porém salienta-se (Sifra, Wa-yiḳra, i) que quinze vezes na Torá é dito que "o Senhor falou a Moisés e Aarão."
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Ele me guia por sendas direitas por amor do seu nome.
Atom saati icadının öncülüğüyle bu mevcut zamanın ölçümde en güvenilir kaynak oldu .Antes da invenção relógio atômico, esta era a maneira mais precisa para medir o tempo.
Grab, OS X'ın öncülerinden NextStep ve OpenStep'te de mevcuttur.Primeiro apresentado no NeXT, NEXTSTEP e OPENSTEP.
Yılda 220 dolayında performans sahnelenmesine öncülük eder.Anualmente, ela executa cento e vinte performances.
Motorola, 1990'ların ortalarında StarTAC ile cep telefonu sektörüne öncülük etmiştir.Foi pioneiro em telefones flip com o StarTAC, em meados da década de 1990.
Restorasyon çalışmaları Britanyalı mimar David Chipperfield’in öncülüğünde 2003 tarihinde başladı.A reconstrução foi supervisionada pelo arquiteto inglês David Chipperfield.
Bu olay onun, Avrupa'da daha fazla seyahet etmesine öncülük etmiştir.A terceira razão era que ela tomou a decisão de passar mais tempo na Austrália.
1995'te AB'nin genişlemesi Kuzeyli Yeşil Solu İttifakı'nın kurulmasına öncülük etti.Em 1995, o alargamento da União Europeia levou à criação dos grupos de partidos da Esquerda Nórdica.
Anayasanın öncülü 1918 Sovyet Rusya Anayasası'dır.Ela substituiu a Constituição russa de 1918.
Türkiye’nin hemen hemen her yerinde her çevreden kimi sosyalist öncüleri bir araya getirirler.Eu sou contra as políticas do Hamas em quase todos os aspectos.
Avusturya Özgürlük Partisi'nin öncülüdür.O Foro Liberal é uma separação do Partido da Liberdade da Áustria.
Glu Mobile dünya çapındaki cep telefonu oyunları dağıtımına öncülük eden bir şirkettir.Glu Mobile é uma públicadora de jogos para telefones móveis com presença mundial.
Caligula'nın dinle ilgili politikalardaki uygulamaları öncüllerinden sert biçimde ayrılır.A política religiosa de Calígula rompia totalmente com a dos seus predecessores.
Juan Pablo Bonet (1560-1620), sağırların eğitiminde öncülük etmiş İspanyol din adamı ve eğitimci.Juan Pablo Bonet (1573–1633) foi um padre espanhol, educador e pioneiro na educação de surdos.
Üç filmin her biri aynı öncül üzerine kuruludur.Três filmes cobrem o mesmo período.
Öncülleri gibi, adını Çin kültüründe Ay tanrıçası olan Chang'e'den almıştır.Assim como suas antecessores, a sonda recebeu o nome da deusa da Lua chinesa Chang'e.
Ondan sonraki araştırmaları, nükleer enerji üretimi için öncülük oldu.Anos mais tarde, essa descoberta abriria caminho para tecnologia nuclear.
1949 yılında Sovyetler Birliği'nin öncülüğünde kurulan COMECON örgütüne katıldı.Em 1949, a Polónia aderiu ao COMECON dominado pela União Soviética.
Viyana Kongresi’nin (1815) toplanmasına öncülük etti.O posto diplomático de embaixador ficou fixado no Congresso de Viena (1815).
Öncüleri arasında Armstrong, Ella Fitzgerald ve Billie Holiday sayılabilir.Alguns especialistas a situam ao lado de Ella Fitzgerald, Sarah Vaughan e Billie Holiday.
Yine Yaşar Üniversitesi'nin kurulmasına öncülük etmiştir.Finalmente, diante da insistência da comissão, prometeu a criação desta instituição de ensino superior.
Bölgeye insani yardım yapılmasına öncülük etti.Pessoas da região começaram a auxilia-lo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod