öncül ile cümle

öncül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Protestocuların öncülerinden biri din adamı Trần Đình Lai, katolik rahip şunları söyledi;El reverendo Trần Đình Lai, uno de los sacerdotes católicos que lideran la protesta, dijo:
Rachel Carson -- Modern çevreciliğin öncülerinden-- tamda bu olay hakkında bizi 1962 de uyarmıştı.Rachel Carson -- a madrinha do ambientalismo moderno -- avisou-nos sobre isto mesmo, já em 1962.
Rachel Carson -- Modern çevreciliğin öncülerinden-- tamda bu olay hakkında bizi 1962 de uyarmıştı.Rachel Carson - die Patin des modernen Umweltschutzes - warnte uns bereits 1962 gerade davor.
Rachel Carson -- Modern çevreciliğin öncülerinden-- tamda bu olay hakkında bizi 1962 de uyarmıştı.Rachel Carson -- krstná mama moderného enviromentalizmu -- nás varovala presne pred týmto v roku 1962.
Rachel Carson -- Modern çevreciliğin öncülerinden-- tamda bu olay hakkında bizi 1962 de uyarmıştı.Rachel Carson -- matka chrzestna współczesnej ekologii -- ostrzegała nas właśnie przed tym już w 1962 roku.
Rachel Carson -- Modern çevreciliğin öncülerinden-- tamda bu olay hakkında bizi 1962 de uyarmıştı.Rachel Carson -- mẹ đỡ đầu của thuyết môi trường học hiện đại -- đã cảnh báo chúng ta về điều này từ năm 1962.
Rachel Carson -- Modern çevreciliğin öncülerinden-- tamda bu olay hakkında bizi 1962 de uyarmıştı.Rachel Carson -- pakar lingkungan hidup modern -- mengingatkan kita tentang semua ini di tahun 1962.
Rachel Carson -- Modern çevreciliğin öncülerinden-- tamda bu olay hakkında bizi 1962 de uyarmıştı.Рейчъл Карсън - кръстницата на съвременните природозащитници - ни предупреди именно за това през 1962.
Rodrigo, 1994 yılında, CDI adında bir girişime öncülük etti.1994, Rodrigo a commencé quelque chose appelé CDI, qui prenait des ordinateurs donnés par des compagnies,
Rodrigo, 1994 yılında, CDI adında bir girişime öncülük etti.1994, Rodrigo inizia qualcosa chiamata CDI, per cui prende computer donati da imprese,
Rodrigo, 1994 yılında, CDI adında bir girişime öncülük etti.Em 1994, o Rodrigo começou uma coisa chamada CDI.
Rodrigo, 1994 yılında, CDI adında bir girişime öncülük etti.În 1994, Rodrigo a început ceva numit CDI, care colecta computere donate de corporaţii,
Rodrigo, 1994 yılında, CDI adında bir girişime öncülük etti.V roku 1994 Rodrigo rozbehol niečo, čo sa nazývalo CDI.
Roma imparatorluğuna öncülük eden고대 리디아 사람들의 DNA와
Roma imparatorluğuna öncülük eden Eturyalılar ile Lidyalılar aynı DNA'yı taşıyorlar.Римської імперії, мають таку ж ДНК, що й стародавні лідійці.
Roma imparatorluğuna öncülük edenשהובילו את האימפריה הרומאית,
Roma imparatorluğuna öncülük edenالذين قادوا الإمبراطورية الرومانية،
Roma imparatorluğuna öncülük eden明らかになったのです
Rüzgar türbinleri ve rüzgar enerjisi üretiminde ülkeye öncülük ediyoruz."Noi vom fi în fruntea țării în producția de turbine eoliene și energie eoliană."
Rüzgar türbinleri ve rüzgar enerjisi üretiminde ülkeye öncülük ediyoruz."Vamos liderar a nação na produção "de turbinas eólicas e de energia eólica.
Rüzgar türbinleri ve rüzgar enerjisi üretiminde ülkeye öncülük ediyoruz."Wij gaan de natie leiden in de productie van windturbines en windenergie."
Rüzgar türbinleri ve rüzgar enerjisi üretiminde ülkeye öncülük ediyoruz."אנו ננהיג את האומה בייצור טורבינות רוח ואנרגיית רוח."
Rüzgar türbinleri ve rüzgar enerjisi üretiminde ülkeye öncülük ediyoruz.سنقوم بقيادة البلاد بانتاج توربينات الرياح وطاقة الرياح.
Rüzgar türbinleri ve rüzgar enerjisi üretiminde ülkeye öncülük ediyoruz.風力タービン製造や 風力発電の分野で リーダーになるというかもしれません サンベルトにある州では
Sadece onlara öncülük etti. Rastafarianları Bob Marley icat etmedi.Bob Marley heeft de Rastafari niet uitgevonden.
Sadece onlara öncülük etti. Rastafarianları Bob Marley icat etmedi.Bob Marley não inventou os rastafarianos.
Sadece onlara öncülük etti. Rastafarianları Bob Marley icat etmedi.Bob Marley n'a pas inventé les rastafaris.
Sadece onlara öncülük etti. Rastafarianları Bob Marley icat etmedi.Bob Marley nem fedezte fel a Rastafarizmust.
Sadece onlara öncülük etti. Rastafarianları Bob Marley icat etmedi.Bob Marley no creó a los rastas.
Sadece onlara öncülük etti. Rastafarianları Bob Marley icat etmedi.Bob Marley nu a inventat rastafarienii.
Sadece onlara öncülük etti. Rastafarianları Bob Marley icat etmedi.Bob Marley uppfann inte Rastafaris.
Sadece onlara öncülük etti. Rastafarianları Bob Marley icat etmedi.Боб Марли не измисли Растафарианите
Sadece onlara öncülük etti.Απλώς τους οδήγησε.
Sadece onlara öncülük etti.בוב מארלי לא המציא את הרסטאפרים.
Sağlık Öncüleri gönüllüsü olarak çalışıyor.보스톤 의료센터 대기실에서 일했죠.
Sağlık Öncüleri gönüllüsü olarak çalışıyor.Mia dice:
Sağlık Öncüleri gönüllüsü olarak çalışıyor.Mia sagt:
Sağlık Öncüleri gönüllüsü olarak çalışıyor."Quando i miei compagni di classe scrivono una ricetta, pensano che sia finita lì.
Sağlık Öncüleri gönüllüsü olarak çalışıyor.Миа каза:
Sağlık Öncüleri gönüllüsü olarak çalışıyor.בחדר ההמתנה במרכז הרפואי בוסטון,
Sağlık Öncüleri gönüllüsü olarak çalışıyor.في غرفة الانتظار في عيادة مركز بوسطن الطبي.
Sağlık Öncüleri gönüllüsü olarak çalışıyor.ミアは言います 「私のクラスメートが処方すると
Sağlık Öncüleri'nden başka bir alt uzman desteği gibi yararlanan hastalara reçete olarak yazabilir.<헬스 리드>나 다른 보조 기관에 위탁해서 말이죠.
Sağlık Öncüleri'nden başka bir alt uzman desteği gibi yararlanan hastalara reçete olarak yazabilir.כאשר הם משתמשים ב"בריאות מובילה" כהפניה.
Sağlık Öncüleri'nden başka bir alt uzman desteği gibi yararlanan hastalara reçete olarak yazabilir.و ذلك باستخدام Health Leads كأي إحالة فرعية متخصصة أخرى.
Sağlık Öncüleri'nden başka bir alt uzman desteği gibi yararlanan hastalara reçete olarak yazabilir.問題は-
Sağlık Öncüleri, temel ihtiyaçlar için, yeni bir reçete yazmak zorundalar.Health Leads deve reinventare la prescrizione per le risorse di base.
Sağlık Öncüleri, temel ihtiyaçlar için, yeni bir reçete yazmak zorundalar.Health Leads doit réinventer l'ordonnance pour les ressources de base.
Sağlık Öncüleri, temel ihtiyaçlar için, yeni bir reçete yazmak zorundalar.Health Leads musi na nowo wprowadzać recepty na podstawowe zasoby.
Sağlık Öncüleri, temel ihtiyaçlar için, yeni bir reçete yazmak zorundalar.Health Leads phải tái thiết những chỉ định về các nguồn hỗ trợ cơ bản.
Sağlık Öncüleri, temel ihtiyaçlar için, yeni bir reçete yazmak zorundalar.Health Leads tiene que reinventar la prescripción de recursos básicos.
Sağlık Öncüleri, temel ihtiyaçlar için, yeni bir reçete yazmak zorundalar.Health Leads trebuie să reinventeze rețeta pentru resursele primare.
Sağlık Öncüleri, temel ihtiyaçlar için, yeni bir reçete yazmak zorundalar.Health Leads нужно возобновить практику рецептов на базовые ресурсы.
Sağlık Öncüleri, temel ihtiyaçlar için, yeni bir reçete yazmak zorundalar.<헬스 리드>는 기초 자원의 처방을 재발명해야 했습니다.
Sağlık Öncüleri, temel ihtiyaçlar için, yeni bir reçete yazmak zorundalar."Здравни връзки" трябва да възстанови рецептата за основни ресурси.
Sağlık Öncüleri, temel ihtiyaçlar için, yeni bir reçete yazmak zorundalar."בריאות מובילה" צריכה להמציא מחדש את המרשם לצרכים בסיסיים.
Sağlık Öncüleri, temel ihtiyaçlar için, yeni bir reçete yazmak zorundalar.مضت لإعادة اختراع Health Leads لوصفة طبية للموارد الأساسية.
Sağlık Öncüleri, temel ihtiyaçlar için, yeni bir reçete yazmak zorundalar.ヘルス・リーズはもういちど やり直さなければならないのです だから私は長い時間を費やし
Şekem halkına öncülük eden Gaal, Avimelekle savaşa tutuştu.A Gál vyšiel pred mužmi Sichema a bojoval proti Abimelechovi.
Şekem halkına öncülük eden Gaal, Avimelekle savaşa tutuştu.Allora Gaal uscì alla testa dei signori di Sichem e diede battaglia ad Abimèlech

İlgili Sayfalar