Hadi bu teknik mucizeyi mümkün kılan öncüleri hatırlayalım.Да си спомним пионерите, направили възможно това техническо чудо.
Hadi bu teknik mucizeyi mümkün kılan öncüleri hatırlayalım.בואו וניזכר בחלוצים שהפכו פלא טכני זה לאפשרי.
Hadi bu teknik mucizeyi mümkün kılan öncüleri hatırlayalım.فلنتذكر أولائك الرواد الأوائل الذين جعلوا من هذه المعجزة التقنية ممكنة.
Haruna, ‹Bize öncülük edecek ilahlar yap› dediler. ‹Çünkü bizi Mısırdan çıkaran o Musaya ne oldu bilmiyoruz!›아론더러 이르되 우리를 인도할 신들을 우리를 위하여 만들라 애굽 땅에서 우리를 인도하던 이 모세는 어떻게 되었는지 알지 못하노라 하고
Haruna, ‹Bize öncülük edecek ilahlar yap› dediler. ‹Çünkü bizi Mısırdan çıkaran o Musaya ne oldu bilmiyoruz!›ויאמרו אל אהרן עשה לנו אלהים אשר ילכו לפנינו כי זה משה אשר העלנו מארץ מצרים לא ידענו מה היה לו׃
Haruna, ‹Bize öncülük edecek ilahlar yap› dediler. ‹Çünkü bizi Mısırdan çıkaran o Musaya ne oldu bilmiyoruz!›قائلين لهرون اعمل لنا آلهة تتقدم امامنا. لان هذا موسى الذي اخرجنا من ارض مصر لا نعلم ماذا اصابه.
Haruna, ‹Bize öncülük edecek ilahlar yap› dediler. ‹Çünkü bizi Mısırdan çıkaran o Musaya ne oldu bilmiyoruz!›對 亞 倫 說 、 『 你 且 為 我 們 造 些 神 像 、 在 我 們 前 面 引 路 . 因 為 領 我 們 出 埃 及 地 的 那 個 摩 西 、 我 們 不 知 道 他 遭 了 甚 麼 事 。
Haruna, ‹Bize öncülük edecek ilahlar yap› dediler. ‹Çünkü bizi Mısırdan çıkaran o Musaya ne oldu bilmiyoruz!›對亞 倫說 、 『 你 且 為 我 們造 些 神像 、 在 我 們 前面 引路 . 因 為領 我 們出 埃及 地的 那 個 摩西 、 我們 不知道 他 遭 了 甚 麼事 。
[Hayır. Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.A recompensa é conseguir inovação] [modificando a vida das pessoas, criando empregos.]
[Hayır. Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.[아니야. 보상은 변화를 이뤄내고...]
[Hayır. Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.[Nagrodą jest innowacja...] [....zmienianie życia ludzi.
[Hayır. Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.[Non. les récompenses sont inciter l'innovation...] [...changer la vie des gens.
[Hayır. Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.[לא. הפרסים מניעים חדשנות...]
[Hayır. Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.انما الهدف هو تحريك الابداع
[Hayır. Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.人々の生活を変えること 仕事を生み出すこと
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.(22:3) подкрепляет душу мою, направляет меня на стези правды ради имени Своего.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Confortará mi alma y me guiará por sendas de justicia por amor de su nombre
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Duši mou očerstvuje, vodí mne po stezkách spravedlnosti pro jméno své.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Duszę moję posila: prowadzi mię ścieszkami sprawiedliwości dla imienia swego.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Er erquicket meine Seele; er führet mich auf rechter Straße um seines Namens willen.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.han fører mig ad rette Veje for sit Navns Skyld.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Han vederkveger min sjel, han fører mig på rettferdighets stier for sitt navns skyld.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.han vederkvicker min själ; han leder mig på rätta vägar, för sitt namns skull.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Hän virvoittaa minun sieluni. Hän ohjaa minut oikealle tielle nimensä tähden.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Hij verfrist mijn innerlijk en leidt mij op de weg, waar Zijn recht geldt, tot eer van Zijn naam.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Ia memberi aku kekuatan baru, dan menuntun aku di jalan yang benar, sesuai dengan janji-Nya
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Il restaure mon âme, Il me conduit dans les sentiers de la justice, A cause de son nom.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.îmi înviorează sufletul, şi mă povăţuieşte pe cărări drepte, din pricina Numelui Său.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.내 영혼을 소생시키시고 자기 이름을 위하여 의의 길로 인도하시는도다
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Lelkemet megvidámítja, az igazság ösvényein vezet engem az õ nevéért.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Mi rinfranca, mi guida per il giusto cammino, per amore del suo nome
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Ngài bổ lại linh hồn tôi, Dẫn tôi vào các lối công bình, vì cớ danh Ngài.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Ngài bổ lại linh_hồn tôi , Dẫn tôi vào các lối công_bình , vì cớ danh Ngài .
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Občerstvuje moju dušu; vodí ma po cestách spravedlivosti pre svoje meno.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Poživlja dušo mojo, vodi me po pravičnosti stezah zavoljo svojega imena.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Refrigera a minha alma; guia-me nas veredas da justiça por amor do seu nome.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Ηνωρθωσε την ψυχην μου με ωδηγησε δια τριβων δικαιοσυνης ενεκεν του ονοματος αυτου.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Освежава душата ми; Води ме през прави пътеки заради името Си.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.נפשי ישובב ינחני במעגלי צדק למען שמו׃
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.يرد نفسي. يهديني الى سبل البر من اجل اسمه.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.他 使 我 的 靈 魂 甦 醒 、 為 自 己 的 名 引 導 我 走 義 路
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.他 使 我 的 靈魂 甦醒 、 為自己 的 名引 導 我 走義路
İşte, Sağlık Öncüleri'nin başlama noktası burası.Así que ahí es donde empieza Health Leads.
İşte, Sağlık Öncüleri'nin başlama noktası burası.Das war der Anfang von Health Leads.
İşte, Sağlık Öncüleri'nin başlama noktası burası.Dat was het begin van Health Leads.
İşte, Sağlık Öncüleri'nin başlama noktası burası.Đó là nơi Health Leads đã bắt đầu.
İşte, Sağlık Öncüleri'nin başlama noktası burası.Ecco dove è iniziato Health Leads.
İşte, Sağlık Öncüleri'nin başlama noktası burası.Ezért született meg a Health Leads.
İşte, Sağlık Öncüleri'nin başlama noktası burası.이게 바로 <헬스 리드>의 시작이었습니다.
İşte, Sağlık Öncüleri'nin başlama noktası burası.Od tego zaczęliśmy w Health Leads, od recepty, zwykłej kartki papieru. od recepty, zwykłej kartki papieru.
İşte, Sağlık Öncüleri'nin başlama noktası burası.Prin urmare, așa a luat ființă Health Leads.
İşte, Sağlık Öncüleri'nin başlama noktası burası.Så det er der Health Leads begyndte.
İşte, Sağlık Öncüleri'nin başlama noktası burası.Voilà où Health Leads commence.
İşte, Sağlık Öncüleri'nin başlama noktası burası.Έτσι λοιπόν ξεκίνησε το Χελθ Λιντς.
İşte, Sağlık Öncüleri'nin başlama noktası burası.Вот как Health Leads начала свою работу.
İşte, Sağlık Öncüleri'nin başlama noktası burası.Ето как започна "Здравни Връзки".
İşte, Sağlık Öncüleri'nin başlama noktası burası.אז פה "בריאות מובילה" מתחילה.
İşte, Sağlık Öncüleri'nin başlama noktası burası.هذا هو المكان الذي بدأت Health Leads فيه .
İşte, Sağlık Öncüleri'nin başlama noktası burası.普通の紙で出来た処方箋用紙から
John ve Mary'nin araması oldukça güvenilir, ama hırsızlık için öncül olasılık düşük bir değerdir.To, że Mary i John dzwonią, jest bardzo pewne ale zaczątkowe prawdopodobieństwo włamania jest niskie