CDI adında bir girişime öncülük etti.W 1994 roku Rodrigo utworzył organizację CDI przyjmującą komputery ofiarowane przez korporacje.
CDI adında bir girişime öncülük etti.שנקרא CDI,
CDI adında bir girişime öncülük etti.دعاه " سي -دي - آي "
CDI adında bir girişime öncülük etti.企業から寄付された
Çinliler çelik, baskı, barut gibi teknolojilere öncülük etti.China hat Technologien wie Stahl, Druckereien, Schwarzpulver entwickelt.
Çinliler çelik, baskı, barut gibi teknolojilere öncülük etti.Chińczycy wynaleźli stal, druk, proch strzelniczy.
Çinliler çelik, baskı, barut gibi teknolojilere öncülük etti.Chinezii au iniţiat tehnologii cum ar fi oțelul, tiparul, praful de puşcă.
Çinliler çelik, baskı, barut gibi teknolojilere öncülük etti.Cina telah merintis teknologi seperti baja, percetakan, bubuk mesiu.
Çinliler çelik, baskı, barut gibi teknolojilere öncülük etti.De Chinezen hadden technologieën ontwikkeld als staal, boekdrukkunst en buskruit.
Çinliler çelik, baskı, barut gibi teknolojilere öncülük etti.Eran pioneros en tecnologías como acero, imprenta y pólvora.
Çinliler çelik, baskı, barut gibi teknolojilere öncülük etti.I cinesi erano stati pionieri in tecnologie quali l'acciaio, la stampa, la polvere da sparo.
Çinliler çelik, baskı, barut gibi teknolojilere öncülük etti.Kineserne skabt banebrydende teknologier som stål, printning, krudt.
Çinliler çelik, baskı, barut gibi teknolojilere öncülük etti.중국은 철, 인쇄술, 화약등의 기술을 개발했지요.
Çinliler çelik, baskı, barut gibi teknolojilere öncülük etti.V Číně byly poprvé použity technologie jako ocel, tisk, střelný prach.
Çinliler çelik, baskı, barut gibi teknolojilere öncülük etti.Οι Κινέζοι πρωτοπόρησαν με τεχνολογίες όπως το ατσάλι, η τυπογραφία, η πυρίτιδα.
Çinliler çelik, baskı, barut gibi teknolojilere öncülük etti.Китайците са пионери в технологии като стомана, печат, барут.
Çinliler çelik, baskı, barut gibi teknolojilere öncülük etti.Китайці винайшли сталь, друкарство, порох.
Çinliler çelik, baskı, barut gibi teknolojilere öncülük etti.Китайцы первыми исследовали такие технологии, как сталь, печать, порох.
Çinliler çelik, baskı, barut gibi teknolojilere öncülük etti.לסין היו טכנולוגיות חלוציות כמו מתכת, דפוס, אבק שריפה.
Çinliler çelik, baskı, barut gibi teknolojilere öncülük etti.الصين اصبحت رائدة في تكنولوجيات مثل الصلب والطباعة والبارود.
Çinliler çelik, baskı, barut gibi teknolojilere öncülük etti.しかし 少なくともその当時 中国は決して
çöküşe öncülük edeceğiz , ya da bütünsel şuurluluk hareketi önderini bulacakA potom... víte...
Çünkü liderler vardır ve öncülük yapanlar vardır.Bởi vì đây là nhà lãnh đạo và đây là những ai dẫn đầu.
Çünkü liderler vardır ve öncülük yapanlar vardır.Denn es gibt die an der Führung und die, die führen.
Çünkü liderler vardır ve öncülük yapanlar vardır.För att de är ledare och de är dessa som leder.
Çünkü liderler vardır ve öncülük yapanlar vardır.Fordi der er ledere, og der er dem der leder.
Çünkü liderler vardır ve öncülük yapanlar vardır.Isto porque há líderes e há aqueles que lideram.
Çünkü liderler vardır ve öncülük yapanlar vardır.Karena mereka pemimpin dan ada yang memimpin.
Çünkü liderler vardır ve öncülük yapanlar vardır.세상에는 리더와 이끄는 사람들이 있습니다.
Çünkü liderler vardır ve öncülük yapanlar vardır.지도자가 있기 때문에 그들을 이끄는 사람이 있는거죠.
Çünkü liderler vardır ve öncülük yapanlar vardır.Parce qu'ils y a les dirigeants, et les leaders.
Çünkü liderler vardır ve öncülük yapanlar vardır.Parce qu'il y a des leaders et parce qu'il y a ceux qui mènent.
Çünkü liderler vardır ve öncülük yapanlar vardır.Pentru că există lideri și există cei care conduc.
Çünkü liderler vardır ve öncülük yapanlar vardır.Perché ci sono i leader e ci sono quelli che guidano.
Çünkü liderler vardır ve öncülük yapanlar vardır.Ponieważ są przywódcy i tacy co przewodzą.
Çünkü liderler vardır ve öncülük yapanlar vardır.Porque hay líderes, y están aquellos que guían.
Çünkü liderler vardır ve öncülük yapanlar vardır.Porque hay líderes y hay personas que lideran.
Çünkü liderler vardır ve öncülük yapanlar vardır.Pretože sú lídri a sú tí, ktorí vedú.
Çünkü liderler vardır ve öncülük yapanlar vardır.Protože ne všichni vůdci mají sílu vést.
Çünkü liderler vardır ve öncülük yapanlar vardır.Vannak a vezetők és vannak akik vezetnek.
Çünkü liderler vardır ve öncülük yapanlar vardır.Want er zijn leiders, en zij die leiden.
Çünkü liderler vardır ve öncülük yapanlar vardır.Γιατί υπάρχουν ηγέτες και υπάρχουν και αυτοί που καθοδηγούν.
Çünkü liderler vardır ve öncülük yapanlar vardır.Защото има лидери и има такива, които водят.
Çünkü liderler vardır ve öncülük yapanlar vardır.Потому что есть формальные лидеры и те, которые нас ведут.
Çünkü liderler vardır ve öncülük yapanlar vardır.Тому що є керівники і є ті, хто веде.
Çünkü liderler vardır ve öncülük yapanlar vardır.Тому що є формальні лідери та ті, які нас ведуть.
Çünkü liderler vardır ve öncülük yapanlar vardır.מכיוון שיש מנהיגים ויש את אלו שמנהיגים.
Çünkü liderler vardır ve öncülük yapanlar vardır.ولأن هناك قادة،وهناك من يقود الناس.
Çünkü liderler vardır ve öncülük yapanlar vardır.いわゆるリーダーは 権威や 権力の座にあるだけの人です
Çünkü liderler vardır ve öncülük yapanlar vardır.リーダーというのは
Detroit bölgesinde, aslında -- ve Alfred Hitchcock'un "Psycho"suna öncülük etti.É anterior ao "Psycho" de Alfred Hitchcock.
Detroit bölgesinde, aslında -- ve Alfred Hitchcock'un "Psycho"suna öncülük etti.상영이 되었습니다. 그리고 알프레드 히치콕의 "싸이코"에 앞서 틀어줬습니다.
Detroit bölgesinde, aslında -- ve Alfred Hitchcock'un "Psycho"suna öncülük etti.באזור דטרויט, למעשה -- והוא היה מקדים את הסרט "פסיכו" של היצ'קוק.
Detroit bölgesinde, aslında -- ve Alfred Hitchcock'un "Psycho"suna öncülük etti.في منطقة ديترويت .. في الحقيقة كانت معروضة في فلم " الفرد هيتشكوك " المعقّد نفسيا."
Detroit bölgesinde, aslında -- ve Alfred Hitchcock'un "Psycho"suna öncülük etti.連想させるものを見せたのです。 (笑い)
Doğu sahil şeridinde, açık deniz rüzgârı ile ulusa öncülük edeceğiz.A lo largo de la costa este, vamos a liderar la nación en energía eólica marina.
Doğu sahil şeridinde, açık deniz rüzgârı ile ulusa öncülük edeceğiz.Ao longo da costa leste: "Vamos liderar a nação em energia eólica 'offshore'."
Doğu sahil şeridinde, açık deniz rüzgârı ile ulusa öncülük edeceğiz.Các bang dọc theo các bãi biển phía đông sẽ dẫn đầu trong năng lượng gió ngoài khơi.
Doğu sahil şeridinde, açık deniz rüzgârı ile ulusa öncülük edeceğiz.De-a lungul coastei estice, vom fi în frunte cu energie eoliană marină.
Doğu sahil şeridinde, açık deniz rüzgârı ile ulusa öncülük edeceğiz.Entlang der Ostküste führen wir das Land in der Offshore-Windenergie an.