Ana içeriğe geç
Sözlük

öncül ile cümle

öncül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Doğu sahil şeridinde, açık deniz rüzgârı ile ulusa öncülük edeceğiz.Langs de oostkust gaan we het land leiden in windparken op zee.
Doğu sahil şeridinde, açık deniz rüzgârı ile ulusa öncülük edeceğiz.Les États le long de la côte est pourraient devenir leaders de l'éolien offshore.
Doğu sahil şeridinde, açık deniz rüzgârı ile ulusa öncülük edeceğiz.Lungo la costa orientale, guideranno la nazione nell'energia eolica offshore.
Doğu sahil şeridinde, açık deniz rüzgârı ile ulusa öncülük edeceğiz.Na wschodnim wybrzeżu mają warunki do elektrowni wiatrowych na morzu.
Doğu sahil şeridinde, açık deniz rüzgârı ile ulusa öncülük edeceğiz.Podél východního pobřeží, budeme lídři ve větrné energii.
Doğu sahil şeridinde, açık deniz rüzgârı ile ulusa öncülük edeceğiz.Вдоль восточного побережья можно специализироваться на прибрежных ветряных станциях.
Doğu sahil şeridinde, açık deniz rüzgârı ile ulusa öncülük edeceğiz.По източната крайбрежна линия, ще сме начело по вятърни решения.
Doğu sahil şeridinde, açık deniz rüzgârı ile ulusa öncülük edeceğiz.לאורך החוף המזרחי, אנו נוביל את הארץ בתחום הרוח הימית.
Doğu sahil şeridinde, açık deniz rüzgârı ile ulusa öncülük edeceğiz.على طول ساحل البحر الشرقي، سنقوم بقيادة البلاد بطاقة الرياح في داخل البحار.
Doğu sahil şeridinde, açık deniz rüzgârı ile ulusa öncülük edeceğiz.洋上風力発電が出来ます ミシガン州は
Dokunma sanatına öncülük etmede seninle çalışmak istiyorum.Je vais vous aider à accomplir votre art du toucher.
Dokunma sanatına öncülük etmede seninle çalışmak istiyorum.Quiero trabajar contigo para forjar el arte del tacto.
Dokunma sanatına öncülük etmede seninle çalışmak istiyorum.Voglio lavorare con te per concepire l'arte del tatto.
Dokunma sanatına öncülük etmede seninle çalışmak istiyorum.Θέλω να συνεργαστούμε και να προωθήσειs την τέχνη τηs αφήs.
Dokunma sanatına öncülük etmede seninle çalışmak istiyorum.Я хочу работать с тобой, чтобы создать искусство прикосновения.
"Düzlemler Ülkesi"nin öncülü idi.Edwina Abbotta z 1884 r., pt. "Flatlandia czyli kraina płaszczaków".
"Düzlemler Ülkesi"nin öncülü idi.(번역서명: 이상한 나라의 사각형)
"Düzlemler Ülkesi"nin öncülü idi.של הנובלה מ 1884 של אדווין אבוט, הארץ השטוחה.
"Düzlemler Ülkesi"nin öncülü idi.إدوين إبوت في رواية الأرض المسطحة عام 1884
"Düzlemler Ülkesi"nin öncülü idi.『フラットランド』は三次元に晒された
Eğer birisi öncülük etmez ise, kimse etmez."A meno che qualcuno inizi, nessuno lo farà."
Eğer birisi öncülük etmez ise, kimse etmez."A moins que quelqu'un ne prenne les devants, personne ne le fera.
Eğer birisi öncülük etmez ise, kimse etmez." Bu aksiyomatik.Dacă nu va conduce cineva, nimeni nu o va face."
Eğer birisi öncülük etmez ise, kimse etmez."Jeśli nie znajdzie się ktoś, kto będzie przewodził, to nikt nie będzie".
Eğer birisi öncülük etmez ise, kimse etmez."누군가 이끌지 않는다면, 아무도 하지 않을 것이다."
Eğer birisi öncülük etmez ise, kimse etmez.""quem vai liderar a os negócios e a indústria? "A menos que alguém lidere, ninguém irá."
Eğer birisi öncülük etmez ise, kimse etmez."Salvo que alguien lidere, nadie lo hará."
Eğer birisi öncülük etmez ise, kimse etmez."Tenzij iemand de leiding neemt, zal niemand het doen."
Eğer birisi öncülük etmez ise, kimse etmez."Trừ khi có người dẫn dắt, không thì không có ai đâu."
Eğer birisi öncülük etmez ise, kimse etmez."Wenn keiner führen will, dann wird niemand führen."
Eğer birisi öncülük etmez ise, kimse etmez."Αν δεν ηγηθεί κάποιος, δεν θα το κάνει κανείς".
Eğer birisi öncülük etmez ise, kimse etmez."Докато някой не поведе, никой няма води."
Eğer birisi öncülük etmez ise, kimse etmez."Если кто-то этого не сделает, этого не сделает никто".
Eğer birisi öncülük etmez ise, kimse etmez."מישהו צריך לעשות את זה."
Eğer birisi öncülük etmez ise, kimse etmez."إذا لم يقودها أحد، فلن تتم قيادتها
Eğer birisi öncülük etmez ise, kimse etmez."「それなら自分たちでやろう」ということになり
Eski Ahit'in on emrinin öncülleriydi.10계명보다도 더 앞서있는 것일 수도 있습니다.
Eski Ahit'in on emrinin öncülleriydi.De fapt, multi savanti considera ca acesta ar putea fi sursa de inspiratie pentru textele biblice.
Eski Ahit'in on emrinin öncülleriydi.los mandamientos del Antiguo Testamento.
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?(107:12) Не Ты ли, Боже, Который отринул нас и не выходишь, Боже, с войсками нашими?
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?(108:12) N`est-ce pas toi, ô Dieu, qui nous as repoussés, Et qui ne sortais plus, ô Dieu, avec nos armées?
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?(59:12) Не Ты ли, Боже, Который отринул нас, и не выходишь, Боже, с войсками нашими?
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?(60:12) N`est-ce pas toi, ô Dieu, qui nous as repoussés, Et qui ne sortais plus, ô Dieu, avec nos armées?
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Ali ne ti, o Bog, ki si nas bil zavrgel, in nisi hodil, Bog, z našimi vojskami?
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Ali nisi bil, o Bog, zavrgel nas in nisi hodil, o Bog, z našimi vojskami?
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Chi mi guiderà alla città fortificata, chi mi condurrà fino all'Idumea
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Har du ikke, Gud, stødt os fra dig? Du ledsager ej vore Hære.
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Hvem vil føre mig til den faste by? Hvem leder mig inn til Edom?
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Kdo mne uvede do města hrazeného? Kdo mne zprovodí až do Idumejské země?
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Kicsoda visz el engem a kerített városba? kicsoda vezérel engem Edomig?
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?하나님이여 주께서 우리를 버리지 아니하셨나이까 하나님이여 주께서 우리 군대와 함께 나아가지 아니하시나이다
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Kto ma vovedie do ohradeného mesta? Kto ma sprevodí až do Edoma?
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Któż mię zaprowadzi do miasta obronnego? Któż mię przywiedzie aż do ziemi edomskiej?
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Kuka vie minut varustettuun kaupunkiin? Kuka saattaa minut Edomiin?
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Moab är mitt tvagningskärl, på Edom kastar jag min sko; höj jubelrop till min ära, du filistéernas land.»
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Moáb az én mosdómedenczém, Edomra vetem az én sarumat; te Filisztea nékem örülj!
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Moab è il bacino per lavarmi, sull'Idumea getterò i miei sandali, sulla Filistea canterò vittoria»
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Moab er mitt vaskefat, på Edom kaster jeg min sko; bryt ut i jubel over mig, Filisterland!
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Moab is mijn wasbak en in Edom zet ik mijn schoenen neer. Over Filistea maak ik mij vrolijk.
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Moáb medenice k umývání mému, na Edoma uvrhu obuv svou, proti mně, Palestino, trub.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod