öncül ile cümle

öncül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
DC-9 kendinden sonra üretilen MD-80, MD-90 ve Boeing 717 nin öncül işaretlerini taşır.DC-9를 바탕으로 MD-80, MD-90, 보잉 717등의 기종들이 개발되었다.
BCPL, B, Pascal, Simula, C ve diğer birçok programlama dilinin öncülüdür.BCPL, B, 파스칼, 시뮬라, C 등의 다른 수많은 프로그래밍 언어에 영향을 주었다.
Amerikan fotoğrafçılığının öncülerinden sayılır.미국 문학의 원형으로 여겨지고 있다.
Alman çevik ihtiyat kuvvetleri Sovyet mekanize öncülerini durduracak güce sahip değillerdi.독일의 기동력은 소련군의 기계화병력을 따라잡을 수 없었다.
Ayrıca öncül serbest bırakma işlevselliğine sahip bir Java tabanlı konsol da vardı.또한 프로 생활 중 보내기 번트 사인을 실행한 적이 없다.
RNA polimeraz II, mRNA'ların öncüllerini ve çoğu snRNA ve mikroRNA'yı sentezler.RNA 중합효소 II는 mRNA 전구체와 snRNA, microRNA을 합성한다.
1960’ların diğer makaleleri, ekolojik teknolojiler konusunda yaratıcı düşüncelere öncülük etti.מאמרים אחרים שלו משנות ה-60 הביאו רעיונות חדשניים אודות טכנולוגיות אקולוגיות.
Burgdorf, 1 Ekim'de öncülünün ölümünden sonra resmi olarak daire başkanı oldu.ב-1 בינואר 2000, הפך למנהיג הרשמי של טורצ'ווד לאחר שהקודם נהרג.
Avrupa’nın her yönden gelişmesine ve güçlenmesine öncülük etti.דבריו גררו תגובות בעד ונגד ברחבי אירופה.
Robert Hart, doğal ormanın farklı seviyelere bölünebileceği gözlemine dayanan bir sistemin öncülüğünü yaptı.שיטת שבע השכבות רוברט הארט ביסס את השיטה שלו על העובדה כי ניתן לחלק את היער הטבעי לשכבות נפרדות.
RNaz P, öncül tRNA'ların 5' lider bölgelerindeki dizi elemanlarını keserek olgun tRNA'ların oluşmasını sağlar.RNAse P הוא ריבוזים שאחראי על חיתוך קצה 5' של precursor-tRNA ומוביל ליצירת tRNA בוגר.
Bu bakımdan, işlem görmemiş mRNA'ya "öncül mRNA", "prekürsör mRNA" veya "pre-mRNA" da denir.ערך מורחב – pre-mRNA מיד לאחר השעתוק, נקראות מולקולות ה-mRNA" mRNA ראשוני" או "pre-mRNA".
Frederick Jackson Turner'in geliştirdiği "Öncülük Tezi".אזור זה כונה על ידי פרדריק ג'קסון טורנר (Frederick Jackson Turner) "האזור האמריקאי הטיפוסי".
Ben ekoloji ve çocuklara yardım için öncülük ediyorum.הקים תלמוד תורה לילדים ובתי תמחוי לעניים.
Lignan kaynakları: 2007'de yapılan bir çalışma beslenmede memeli lignan öncüllerinin karmaşıklığını gösterir.מחקר שנערך בשנת 2007 הטיל ספק ביעילות של צריכת הליקופן.
Bayes olasılık teorisine Fransız matematikçi Pierre-Simon Laplace (1749-1827) öncülük etmiştir.השימוש הראשון בעקרון האדישות מיוחס למתמטיקאי הצרפתי פייר סימון לפלס (1749–1827).
Türün öncüleri Thergothon, Skepticism ve Funeral’dır.הלהקות החלוצות של הפיונרל דום הן Funeral (נורווגיה), Thergothon ו-Skepticism (פינלנד) ו-Corrupted (יפן).
Şirket, konunun öncülüğünü yapmadı, ancak yaygın olarak iPad Mini olması bekleniyordu.אפל לא חשפה מראש מה יוכרז באירוע, אבל היה צפוי כי תושק גרסה חדשה של ה-iPad.
Evlatlık edinme anlamında (adoptionizm) görüşünün öncülüdür.דוגמה: (גן הילדים) החליט לשבות.
Öncelikle Wenck'in öncülerinin bulunduğu yer neresi?.Първо: местонахождението на Венк.
Nokia 3650 modelinin öncülüdür.Представен е моделът Nokia 6650.
Satranç türevleri üçe ayrılabilir: Satrancın öncüleri: caturanga ve şatranj.Шахматните варианти могат да бъдат разделени на: Преки предшественици на игрите шахмат, чатуранга и шатрандж.
Türün öncüleri Paradise Lost, My Dying Bride ve Anathema adlı İngiliz gruplardır.По-забележимите групи в този стил са Paradise Lost, My Dying Bride, Anathema и др.
Angry Birds Star Wars'un öncülü.Ендор на Star Wars Databank.
Bu olay onun, Avrupa'da daha fazla seyahet etmesine öncülük etmiştir.Тя спестява пари, които му позволяват да пътува из Европа.
Neptün gezegeninin keşfi konusunda öncülük yapmıştır.Известен е с предсказването на позицията на планетата Нептун.
Ruhbilimin öncüleri (2).Плейстоанакт (2.
Onun öncülüğünde gazetenin etkisi yeni boyutlara yükseldi ve tiraj 12.000'e ulaştı.Става главен вестник в страната и тиражът му достига до 2 милиона броя.
Öncül 2: Yağmur yağıyor.Под дъжда 7.
Bu kişilerin çoğu 'öncüler' (halutzim) olarak bilinir; ziraat konusunda eğitimli ve deneyimliydiler.Местните хора били много вещи, т.е. знаещи, разбиращи от занаята си.
Papalığı, öncülü gibi, Bizans İmparatorluğu'nda yaşanan ikonoklazm tartışmaları ile geçmiştir.Вторият ѝ мандат като премиер бил изпълнен с конфликти със сикхите, живеещи в щат Пенджаб.
Yarışmanın ilki 1927 yılında Polonyalı piyanist Jerzy Żurawlew öncülüğünde düzenledi.Първото му издание е през 1927 година по инициатива на полския пианист и композитор Йежи Журавлев.
ANA'nın diğer öncülü Far East Airlines (極東航空, Kyokutō Kōkū) şirketiydi.Drugi ANA predak je bio Far East Airlines (極東航空,Kyokutō Kōkū).
Max Weber'e göre fikri değişimler ekonomik değişimlerin öncülüdür.Prema Max Weberu u reforamciji su počeci suvremenog kapitalizma.
Ben ekoloji ve çocuklara yardım için öncülük ediyorum.Prilog psihologiji djece i mladih.
Malzeme, fizik ve elektrik laboratuvarlarının kurulmasında öncülük etmiştir.U gospodarstvu pridonio osnivanjem poduzeća Elektromehanike i Tehnomonta.
Bu araştırmacıların çalışmaları rekombinant DNA teknolojisinin gelişimine öncülük etmiştir. ^ Trust.Njihov rad omogućio je razvoj tehnologije rekombinantne DNK.
Viyana Kongresi’nin (1815) toplanmasına öncülük etti.Odlukama Bečkog kongresa (1815.)
Öncül 2: Yağmur yağıyor.Druga inačica govori da se proždrla.
Kum Edebiyat dergisinin yayımlanmasına öncülük etti.Pokrenuo je časopis za književnost Književnu Rijeku.
Yine Yaşar Üniversitesi'nin kurulmasına öncülük etmiştir.Tada je sudjelovao u osnivanju Novog sveučilišta.
Adventist öncülerin çoğu çalışmalarına henüz yirmi yaşından gençken başlamıştır.Chat aplikacije korištene su najčešće od strane tinejdžera do 18 godina starosti.
Akabinde Bose bitki fizyolojisinde birkaç keşfin öncülüğünü yapmıştır.Doprinio je brojnim otkrićima unutar nekoliko područja fiziologije.
Skinny Puppy, Frontline Assembly ve wumpscut: bu türün öncülerinden olmuştur.Tento štýl propagovali najmä Skinny Puppy, Front Line Assembly, a wumpscut:.
Türün öncüleri Paradise Lost, My Dying Bride ve Anathema adlı İngiliz gruplardır.Radia sa sem napríklad kapely Paradise Lost, My Dying Bride, Anathema.
Rusya Dışişleri Bakanlığı'nın öncülüdür.Je sídlom Ministerstva zahraničných vecí Ruskej federácie.
Öncüler 9-14 yaş arası öğrencilerden oluşuyordu.Navštevujú ju študenti vo veku 9 až 13 rokov.
Öncül devirde büyük askeri başarılar ve büyük ekonomik bozukluklar görüldü.Na dennom poriadku boli zahranično politické neúspechy a katastrofálne vojenské porážky.
Maddelerin mekaniğinin önemli kurucu ve öncülerinden biri Stephen Timoshenko’dur.Významným mechanikom bol Stepan Tymošenko.
Bölgeye insani yardım yapılmasına öncülük etti.Na pomoc bola do oblasti vyslaná aj armáda.
Hay'in grup üyeleri sonra kendi öncülük pozisyonlarından istifa etmeye zorunda kaldılar.Niekoľko Perónistických poslancov následne skutočne odstúpilo zo svojich funkcii.
Nokia 3650 modelinin öncülüdür.Nahrádza staré modely HD4650.
Max Weber'e göre fikri değişimler ekonomik değişimlerin öncülüdür.Štýly vedenia Maxa Webera je teória štýlu vedenia.
Kariyeri boyunca Gang Starr grubu New York hip hop sound'unun öncüleri oldu.Patria medzi svetové špičky v New Style hip hope.
DC-9 kendinden sonra üretilen MD-80, MD-90 ve Boeing 717 nin öncül işaretlerini taşır.Iz DC-9 so se potem razvili MD-80, MD-90 in Boeing 717.
Öncül 2: Yağmur yağıyor.Pred viharjem, 2.
M. S. Swaminathan (2002-2007) Zirai bilimci ve yeşil devrimin öncülerinden.M. S. Swaminatan (2002-2007), znanstvenik agrokulture, eden od pionirjev Zelene revolucije.
Bizans birlikleri general Tatikios komutasında öncülük yapıyorlardı.Vodi jih oddelek bizantinske vojske pod vodstvom generala Tatikija.
Mekaniğin matematik esaslara dayandırılmasına da öncülük etti.Matematično je tudi obdelal mehanske napetosti.
Ondan sonraki araştırmaları, nükleer enerji üretimi için öncülük oldu.Sprva so domnevali, da je vzrok v pridobivanju jedrske energije.

İlgili Sayfalar