Ana içeriğe geç
Sözlük

öncül ile cümle

öncül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu çalışmaların devlet güdümlü Zazacılık akımına öncülük ettiği de iddia edilmiştir.Dalam surat tersebut disebutkan bahwa diberikannya status kewenangan pengelolaan TN.
The Sims 3, öncül oyunları gibi aynı konsepte ve oynanış tarzına sahiptir.The Sims™ 3 dirancang di atas gagasan yang sama seperti pendahulunya.
Tüm insanlığı doğru yola ulaştırmada öncülük edenlere ise İmam denir.Karena itu, orang harus mencari berkat dan bimbingan Allah di dalam segala sesuatu sejak permulaan kehidupan.
Max Weber'e göre fikri değişimler ekonomik değişimlerin öncülüdür.Menurut Max Weber, politik adalah segala sesuatu yang berkaitan dengan penyelenggaraan negara.
Kral Jeongjo, Joseon Hanedanlığı'nda yeni devrimlere öncülük etti.Raja Jeongjo memimpin kebangkitan baru Dinasti Joseon.
Son olarak Greenlee Kontluğu adını eyaletin ilk öncülerinden olan birinden alır.Linggasari berasal dari nama orang yg pertama menempatinya yaitu Prabu Linggarjaya dari kerajaan Majapahit.
En yaygın karotenoidler likopen ve A vitamininin öncülü olan β-karotendir.Karotenoid yang paling biasa ditemukan di alam adalah likopena dan β-karotena.
Natha/Siddhar geleneğinde Nandi öncül gurulardan biridir.Trong truyền thống Natha/Siddhar, Nandi là một trong những đạo sư chính.
Şirket, konunun öncülüğünü yapmadı, ancak yaygın olarak iPad Mini olması bekleniyordu.Công ty đã không thông báo trước chủ đề của sự kiện, nhưng người ta mong đợi là iPad Mini.
İnfrasonik araştırma öncülerinden biri Fransız bilim adamı Vladimir Gavreau oldu.Một trong những người đi đầu trong việc nghiên cứu sóng hạ âm là nhà khoa học người Pháp Vladimir Gavreau.
1910 yılında kadınlar için medeni kanuna öncülük etti.Năm 1910, cô dẫn đầu phong trào đòi thành lập luật dân sự cho phụ nữ.
1642 yılında gençliğine rağmen hesap makineleri üzerinde bazı çalışmalara öncülük etmiştir.Năm 1642, khi còn là một thiếu niên, Pascal bắt tay vào một số nghiên cứu tiên phong về máy tính.
Yine Yaşar Üniversitesi'nin kurulmasına öncülük etmiştir.Sau đó ông tiếp tục vận động thành lập Đại học Y khoa Huế.
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim."ムーサーとハールーンに授けられた識別と光明の訓戒。
T-50-3 bir AESA radarı ile uçan ilk öncül üretim oldu.第3試作機(T-50-3)は、AESAレーダーを搭載して飛行した最初の試作機だった。
Evcil tavuğun ilk öncülüdür.これが鶏ちゃんの始まりである。
T-50 Uçuş testi 29 Ocak 2010'da, ilk öncül üretim T-50-1 uçağı ile başladı.T-50の試作機は、2010年1月29日に初飛行を果たした。
Klaus Laepple (18 Aralık 1939, Aachen) Alman iş adamı ve turizm sektörünün öncülerindendir.クラウス・リープル(独: Klaus Laepple、1939年12月18日 - )は、ドイツの観光産業分野の実業家である。
Hava dolaşımının izlenmesi için balonların kullanılmasına öncülük etti.そこで彼は大気の研究のために観測用風船の飛揚を組織した。
Bu yaklaşımın öncülerinden Bertalanffy (Bertalanffy L., von.このアプローチ法の先頭を切った人物の1人が、ベルタランフィ(Bertalanffy L., von. 1901年-1972年)であった。
Jenny Geddes öncülüğünde başlayan direniş National Covenanta evrilecektir.EVEリンク ファーストエイドを使用した時にEVEゲージも回復するようになる。
Rönesans hareketinin öncülerinden.先発ローテーションの一角。
4 Mart şafağında Kral Théoden, Miğfer Dibi'ndeki karşı hücuma öncülük etti.3月4日、明け方に、アラゴルンはセオデン王と共に絶望的な突撃を試みる。
N-bağlı oligosakkaritlerde, hedef proteindeki asparajine önce 14 şekerli bir öncül (prekürsör) eklenir.N-結合型タンパク質糖鎖において、14糖鎖の前駆体は標的タンパク質のポリペプチド鎖のアスパラギンへ付加される。
Bu kitabın temel öncülü ise; bireysel özgürlükleri(özellikle kadınlar) artırmada gerekli sosyal reformlardır.Crisis in the Population Questionでは、個人(特に女性)の自由のためにどんな社会改革が必要かを説いている。
Öncülüğünü Real World Records yapmıştır.発売元は、Imperial Records。
Litvayna Milli Uyanış hareketinin öncülerindendir.チャドは後発開発途上国の一つである。
Türk edebiyatı'nda 1990'larda yerini alan kadın edebiyatının öncülerindendir.1990年代の韓国文壇を代表する女性作家。
(Bu tez, satrancın programlanması alanına öncülük etmiştir.)(発売タイトルはスペースの都合上割愛)主にゲームソフト。
Bu amaçlara ulaşmak için ekonomi devlet kararları öncülüğünde yönlendirilmektedir.これらの目的を達するために教育は国家の管掌事項となった。
Garage müziğinin öncülerindendir.音楽ゲームの先駆け。
Bu, System 7-nin ardılı ve Mac OS 9-un öncülüdür.最大のアップグレードはMac OS 9.1まで。
Bölgeye insani yardım yapılmasına öncülük etti.この地域で経済助成ため、この計画が導入された。
Ben ekoloji ve çocuklara yardım için öncülük ediyorum.少子・高齢化社会に向けた支援策を拡大する。
Yine Yaşar Üniversitesi'nin kurulmasına öncülük etmiştir.また、新教育協会を設立した。
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.祂使我的灵魂甦醒, 为自己的名引导我走义路。
Atom saati icadının öncülüğüyle bu mevcut zamanın ölçümde en güvenilir kaynak oldu .在原子鐘發明之前,這是校準時間最可靠的來源。
Birçok bakımdan Romantik şiirin öncüleri arasında yer alır.在许多方面,他是浪漫主义诗歌的先行者之一。
Öncül devirde büyük askeri başarılar ve büyük ekonomik bozukluklar görüldü.先前的时代能看到极大的战争上的胜利,以及极大的经济上的失败。
Altıncı öncül üretim 27 Nisan 2016 tarihinde ilk uçuşunu yaptı.2016年4月27日,第六架原型機首次試飛。
Otto Hahn'ın radyoaktivite ve radyokimyaya öncülük ettiği düşünülmektedir.奥托·哈恩為放射及放射化学領域的先驅,並發現核裂变。
Anayasanın öncülü 1918 Sovyet Rusya Anayasası'dır.该宪法模仿了1918年苏俄宪法和1923年苏联宪法。
Wiener Gruppe (Viyana Grubu)'un destekçisi ve öncülerinden biri oldu.晉襄公派中軍帥先且居(先軫之子)前往抵禦。
David, büyük ağabeyi ve öncülü IV. İoannis'in hükümdarlığında önemli bir rol oynamıştır.大衛在其長兄兼前任皇帝约翰四世治帝國時扮演着一個重要的角色。
Kepler sonsuz küçükler matematiksel uygulamalarının öncülerinden biriydi, süreklilik kanununa bkz.开普勒是将无限小应用到数学的先驱,请参考连续性定律。
Fransa'nın havacılığının öncülerinden biridir.法国航空 (AirFrance)的创始人之一。
Annesi ve kardeşleri ile birlikte Hacı Ömer Sabancı Vakfı'nın kurulmasına öncülük etti.她和姊姊共同創立姊妹社後擔任代表。
Senfonik metalin kökleri öncül gotik metale, power metale ve klasik batı müziğine dayanmaktadır.交響金屬的音樂基礎是早期的哥德金屬、力量金屬和古典音樂。
Sezar'ın eski müttefiklerinden Aeduilerin öncülüğünde Bibracte'de genel bir konsey topladılar.在凱撒原盟者埃杜维人的建议下高卢人在比布拉克特召开集会。
Samsung Galaxy Tab 7.0 Plus'ın ardılı, Samsung Galaxy Tab 3 7.0'ın öncülüdür.用於Samsung Galaxy Tab 3 7.0等裝置。
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim."그들은 모세와 아론과 온 회중 앞에 그 땅의 과일을 보여주며 보고하였다.
Evlatlık edinme anlamında (adoptionizm) görüşünün öncülüdür.양자(養子)는 입양으로 자식이 된 사람이다.
Öncül 2: Yağmur yağıyor.비오는날의수채화 : 비가 온다.
DC-9 kendinden sonra üretilen MD-80, MD-90 ve Boeing 717 nin öncül işaretlerini taşır.DC-9를 바탕으로 MD-80, MD-90, 보잉 717등의 기종들이 개발되었다.
BCPL, B, Pascal, Simula, C ve diğer birçok programlama dilinin öncülüdür.BCPL, B, 파스칼, 시뮬라, C 등의 다른 수많은 프로그래밍 언어에 영향을 주었다.
Amerikan fotoğrafçılığının öncülerinden sayılır.미국 문학의 원형으로 여겨지고 있다.
Alman çevik ihtiyat kuvvetleri Sovyet mekanize öncülerini durduracak güce sahip değillerdi.독일의 기동력은 소련군의 기계화병력을 따라잡을 수 없었다.
Ayrıca öncül serbest bırakma işlevselliğine sahip bir Java tabanlı konsol da vardı.또한 프로 생활 중 보내기 번트 사인을 실행한 적이 없다.
RNA polimeraz II, mRNA'ların öncüllerini ve çoğu snRNA ve mikroRNA'yı sentezler.RNA 중합효소 II는 mRNA 전구체와 snRNA, microRNA을 합성한다.
1960’ların diğer makaleleri, ekolojik teknolojiler konusunda yaratıcı düşüncelere öncülük etti.מאמרים אחרים שלו משנות ה-60 הביאו רעיונות חדשניים אודות טכנולוגיות אקולוגיות.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod