Her iki ülkenin öncül tasarımları V-2 gibi kısa menzilli füzelerdi fakat hızlıca ilerleme katettiler.Ранні конструкції обох країн були ракетами малої дальності, такими як V-2, але незабаром пішли поліпшення.
Neptün gezegeninin keşfi konusunda öncülük yapmıştır.Брав участь у відкритті планети Нептун.
Rokkan aynı zamanda sosyal bilimler için bilgisayar teknolojisinin kullanımının öncülerindendir.Роккан також відомий як піонер по використанню комп'ютерних технологій в соціальних науках.
1960’ların diğer makaleleri, ekolojik teknolojiler konusunda yaratıcı düşüncelere öncülük etti.Інші есе, написані в 1960-і роки, вводили новаторські ідеї екотехнологій.
1851 yılında ilk uluslararası satranç turnuvasının düzenlenmesine öncülük etti.У 1851 році організував перший міжнародний шаховий турнір, що відбувся в Англії.
Grab, OS X'ın öncülerinden NextStep ve OpenStep'te de mevcuttur.Grab також працює в ОС-попередницях Mac OS X — NeXTSTEP і OPENSTEP.
Çoğu yan kanal saldırısı Paul Kocher'in öncülüğünü yaptığı istatistiksel metodlara dayanarak yapılmaktadır.Найпотужніші атаки сторонніми каналами покладаються на статистичні методи Пола Кохера.
Bu aynı zamanda dantelin sektörel boyut kazanmasına öncülük eder.Крім цього він навчився робити split jump на половину.
4A Engine'in geliştirilmesi firmanın popüler oyunu Metro 2033'ün geliştirilmesine de öncülük etmiştir.Також у цьому році студія 4A Games випустила гру Metro 2033.
İkinci Yeni şiir akımının öncülerindendir.Один з основоположників новітньої кримськотатарської поезії.
Bu kusurlu öncül evrenin sonsuz, hareketsiz ve homojen olmamasıydı.На той час вважали, що Всесвіт статичний, незмінний і вічний.
Ben ekoloji ve çocuklara yardım için öncülük ediyorum.Сприяння процесу соціалізації дітей та підлітків.
Yine Yaşar Üniversitesi'nin kurulmasına öncülük etmiştir.Статут відновлював університетське самоврядування.
Türk Eğitim Derneği ya da kısa adıyla TED, 1928 yılında Atatürk'ün kurulmasında öncülük ettiği bir dernektir.Турецька асоціація з освіти, або TED, - асоціація, яка була першопрохідником створення Ататюрка в 1928 році.
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim."Odsud uprchli před Mojžíšem a jeho následovníky.
Rokkan aynı zamanda sosyal bilimler için bilgisayar teknolojisinin kullanımının öncülerindendir.Rokkan je také znám jako průkopník využívání počítačových technologií v sociálních vědách.
10 Haziran 2014'te, beşinci uçan öncül üretim, T-50-5, indikten sonra ciddi bir motor yangınında hasar gördü.10. června 2014 byl pátý prototyp, letounT-50-5, vážně poškozen požárem motoru po přistání.
Akabinde Bose bitki fizyolojisinde birkaç keşfin öncülüğünü yapmıştır.Následně Bose učinil řadu pionýrských objevů v oblasti fyziologie rostlin.
Maddelerin mekaniğinin önemli kurucu ve öncülerinden biri Stephen Timoshenko’dur.Významným mechanikem byl Stepan Tymošenko.
Festival ilk defa 17 Mayıs 1984'te Lia van Leer'in öncülüğünde gerçekleştirildi.Založen byl 17. května 1984 izraelskou filmovou průkopnicí Liou van Leerovou.
Aleksios, thelematarioi öncülüğünde bazı adamlarını gizli bir geçitten geçirerek şehre soktu.Alexios nařídil části svých mužů, aby jim udělali cestu do města tajnou chodbou.
Bu öncül hücreler, farklılaşmış olgun hücreye dönüşmeden önce birkaç bölünme döngüsüne girebilir.Prekurzorová buňka může před trvalou změnou v zralou dospělou buňku, podstoupit několik procesů dělení.
Türk arkeolojisinin öncülerindendir.Patří mezi průkopníky irácké archeologie.
En yaygın karotenoidler likopen ve A vitamininin öncülü olan β-karotendir.Nejvydatnějším zdrojem vitamínu A je β-karoten.
Tümdengelim öncül bilgilerden yeni sonuçlar çıkarmaktır.Jsou schopni ze známých skutečností vyvozovat nové závěry.
26 Mart - Suudi Arabistan öncülüğündeki Körfez ülkeleri Yemen’de Husilere karşı askeri müdahale başlattı.26. března – Saúdská Arábie zahájila vojenskou intervenci v Jemenu.
İnsan genomunda nöropeptid öncülerini kodlayan yaklaşık 90 kadar gen bulunur.V lidském genomu bylo objeveno přes 90 genů pro tyrosinkinázu.
Hastanede modern araştırmaların yürütülmesine öncülük etti.V areálu nemocnice bylo vybudováno moderní výukové centrum.
Amerikan fotoğrafçılığının öncülerinden sayılır.Má to cosi z americké pouliční fotografie.
Almanya bu alandaki gelişmelere öncülük etti.Německo provádí v těchto oblastech opatrnější okupační politiku.
Anarşistlerin öncülerine göre yapacakları propaganda yeniden gözden geçirilmeliydi.Mohou si tak v praxi vyzkoušet, jak se chodilo našim předkům.
Öncüller halihazırda bilinen ya da varsayılan olgulardır.Tvůj příchod je předpovězen a jsi poznán.
1851 yılında ilk uluslararası satranç turnuvasının düzenlenmesine öncülük etti.Roku 1855 zorganizoval první turnaj v kompozičním šachu v USA.
Master of Reality, heavy metal müziğin öncülerinden Black Sabbath'ın 1971 yılında çıkardığı albümleridir.Master of Reality je třetí album od legendární britské heavymetalové skupiny Black Sabbath vydané roku 1971.
Kurum Azerbaycan'ın başbayanı Mehriban Aliyeva'nın öncülüğünde 10 Mayıs 2004 yılında kuruldu.Centrum bylo otevřeno prezidentem Ázerbájdžánu Ilhamem Alijevem (synem Hejdara Alijeva) 10. května roku 2012.
BDM öncülüğünde faaliyete geçerek erkek Hitler Gençliğinin bir kız yardımcı olarak 1930 yılında üye oldu.Po úspěších mezi juniory se stal v roce 1983 stabilním členem maďarské seniorské reprezentace.
Yine Yaşar Üniversitesi'nin kurulmasına öncülük etmiştir.Působil také při vzniku univerzitního revue Universitas.
Hu Shih ile Lu Sin, modern Çin edebiyatının öncüleri idi.Hu Shih și Lu Xun au fost pionierii literaturii moderne.
Russell 1900'lerin başında İngilizlerin “idealizme karşı isyanı”na öncülük etmiştir.La începutul anilor 1900 Russel a condus revolta britanică împotriva idealismului.
Maximinus, hemen ordusunu topladı ve Pannonia Lejyonları öncülüğünde Roma'ya doğru ilerledi.Maximin și-a luat legiunile din Pannonia și a plecat spre Roma.
Öncül 2: Yağmur yağıyor.Rafală de ploaie 7.
Bitkilerde ve çoğu hayvanda C vitamini (askorbik asit) üretiminin bir öncülüdür.De asemenea, la cele mai multe plante și animale, este un precursor pentru vitamina C (acid ascorbic).
Glukoz çeşitli önemli bileşiğin sentezinde bir öncül olarak kullanılır.Glucoza este folosită ca precursor la sinteza unor substanțe importante.
Raekwon, Mafioso rap alt türünün öncülerinden biri olarak kabul edilmektedir.Raekwon este adesea numit drept unul dintre pionerii subgenului de muzică Mafioso rap.
Çeşitli sosyal sorumluluk projelerine öncülük etti.S-a implicat în câteva proiecte sociale.
Viyana Kongresi’nin (1815) toplanmasına öncülük etti.Italia după Congresul de la Viena (1815).
Türkiye'deki feminist hareketin öncüleri arasında kabul edilir.A fost în fruntea mișcării feministe din România.
Üniversitenin mühendislik bölümü mühendislik tasarımlarında bilgisayar kullanımına öncülük yapmıştır.Unitatea de inteligență a mașinilor a precedat unitatea de ștriință a computerelor a universității.
Öncülüğünü Real World Records yapmıştır.Are contractul semnat cu Imperial Records.
Viyana Kongresi’nin (1815) toplanmasına öncülük etti.A bécsi kongresszus visszaállítja az Egyházi Államot (1815).
Altı üyelik grup, bugün 28 üyesi olan Avrupa Birliği'nin öncülüydü.Az Európai Unió bővítése az Európai Unió növekedése a hat alapító tagtól a 28 jelenlegi tagállamig.
Garage müziğinin öncülerindendir.Innen ered a garage zene.
Rokkan aynı zamanda sosyal bilimler için bilgisayar teknolojisinin kullanımının öncülerindendir.Rokkan arról is ismert, hogy a számítástechnikát az elsők között alkalmazta a társadalomtudományok területén.
İsviçrede demiryollarının geliştirilmesine öncülük etti.Az acélipart a vasút fejlődése ösztönözte.
Öncüleri arasında Armstrong, Ella Fitzgerald ve Billie Holiday sayılabilir.A másik kettő Ella Fitzgerald és a Billie Holiday.
"Çekilme belirleyicileri: Çekingen kişilik bozukluğu Olası öncüleri".Felszínre bukkannak a kétségek.” „A Bolond, amely a korlátlan lehetőségeket vetíti előre.
Endüstriyel kimya alanının öncülerindendir.Ipari léptékű biotranszformációk kezdete.
Öncüler 9-14 yaş arası öğrencilerden oluşuyordu.A tanulók 9-13 éves korukig tanulnak itt.
Oyun, öncülü Metro 2033 gibi post apokaliptik bir gelecekte geçmektedir.Metró 2033 című poszt-apokaliptikus regényével debütált, mint online író.
19. yüzyıl Fransız şiirinde sembolizmin öncülerindendir.A XIX. század franczia költészetének alapvetői.