öncülük ile cümle

öncülük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İsviçrede demiryollarının geliştirilmesine öncülük etti.Az acélipart a vasút fejlődése ösztönözte.
Dewey, 1876'da Amerikan Kütüphane Derneği'nin (American Library Association, ALA) kurulmasına öncülük etti.Dewey oli myös perustamassa Yhdysvaltain kirjastoyhdistystä ALA:aa vuonna 1876.
Engels buraya bir delege olarak katıldı ve eylem stratejisinin geliştirilmesine öncülük etti.Engels osallistui konferenssiin delegaattina ja vaikutti suuresti päätettyihin toimintastrategioihin.
Bu araştırmacıların çalışmaları rekombinant DNA teknolojisinin gelişimine öncülük etmiştir. ^ Trust.Heidän työnsä johti rekombinantti-DNAn (rDNA) -teknologian kehittymiseen.
Almanya bu alandaki gelişmelere öncülük etti.Hän yritti pysäyttää tämän etenemisen Saksaan.
Yine Yaşar Üniversitesi'nin kurulmasına öncülük etmiştir.Hän edesauttoi korkeakoulun perustamista.
Birmingham modern sanayi cemiyeti oluşmasında öncülük etti.Tynellin johdettavaksi tuli yhtiön taidetakomo.
İsviçrede demiryollarının geliştirilmesine öncülük etti.Sveitsi on aktiivisesti kehittänyt kansainvälistä rautatieliikennettä.
Güney Amerika'daki, arkeoloji çalışmalarına öncülük etti.Ηγήθηκε αρκετών αρχαιολογικών ερευνών στη Νότια Αμερική.
Karl Popper konjektür teriminin bilim felsefesinde yaygın kullanımına öncülük etmiştir.Ο Καρλ Πόπερ (Karl Popper) ήταν πρωτοπόρος στη χρήση του όρου "εικασία" στη Φιλοσοφία της επιστήμης.
Deneysel tıp bilimine öncülük eden ve klinik denemelerde yapan ilk doktordu.Δημιούργησε την επιστήμη της πειραματικής ιατρικής και υπήρξε ο πρώτος ιατρός που διεξήγαγε κλινικές δοκιμές.
Amcası Robert Bosch bujinin gelişmesine öncülük etmiştir.Hans onkle Robert Bosch var med til banebrydende udvikling af tændrøret.
Bu olay onun, Avrupa'da daha fazla seyahet etmesine öncülük etmiştir.Dette arbejde sendte ham på mange rejser i Europa og videre ud i verden.
1963 - Martin Luther King, Alabama'da sivil haklar yürüyüşüne öncülük ettiği gerekçesiyle tutuklandı.1965 - Martin Luther King begynder borgerretsmarchen i Alabama.
Bayes olasılık teorisine Fransız matematikçi Pierre-Simon Laplace (1749-1827) öncülük etmiştir.Laplace-operatoren er opkaldt efter den franske matematiker og astronom Pierre-Simon Laplace (1749-1827).
Bu durum bireysel girişimciler tarafından dönüştürülen araç sayısında bir artışa öncülük etti.Derved skete en stigende spredning af befolkningsvæksten, fremmet af privatbilerne.
Ursula K. Le Guin ve diğerleri de sosyal bilim kurgu tarzına öncülük ettiler.Ursula K. Le Guin var mest kendt for sine fantasy- og science fiction-bøger.
Liderler kurumsal değişim ihtiyacını belirler ve değişime öncülük ederler.Ledelsen opløser eksisterende struktur, og gennemtvinger en ændring.
1963 - Martin Luther King, Alabama'da sivil haklar yürüyüşüne öncülük ettiği gerekçesiyle tutuklandı.1965 – Martin Luther King begynner borgerrettsmarsjen i Alabama.
Dile olan bu yaklaşıma Noam Chomsky öncülük etmiştir.Noam Chomsky har imøtegått kritikken.
Bu olay Barrett M82 gibi 50 kalibrelik anti-materyal sniper tüfeklerinin tanıtımına öncülük etti.Barett er ellers kjent for Barrett M82 materiellødeleggelsesriflen.
Bayes olasılık teorisine Fransız matematikçi Pierre-Simon Laplace (1749-1827) öncülük etmiştir.Planet er oppkalt etter oppdagelen Pierre-Simon Laplace (1749–1827).
Neptün gezegeninin keşfi konusunda öncülük yapmıştır.Grunnstoffet er oppkalt etter planeten Neptun.
Çeşitli sosyal sorumluluk projelerine öncülük etti.De arrangerer forskjellige sosiale aktiviteter.
Petrol Ofisi'nin genel müdürlüğünü yaptığı sırada Formula 1 yarışlarının Türkiye'de yapılmasına öncülük etti.I tiden før løpet var det en betydelig debatt om hvorvidt Formel 1 burde kjøre løp i Bahrain igjen.
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim."Karena peristiwa ini, maka Allah melarang Musa dan Harun masuk ke dalam tanah Kanaan.
Motor ve pervane yapısındaki güçlendirmeler Boeing'in sonraki modeli 247'ye öncülük yapmıştır.Pada saat pengendali arah baling-baling dikembangkan, Boeing sedang membangun pesawat Model 247.
Ona, "Kalk, bize öncülük edecek bir ilah yap" dediler.Mereka berteriak bersama-sama: "Enyahkanlah Dia, lepaskanlah Barabas bagi kami!"
Deneysel tıp bilimine öncülük eden ve klinik denemelerde yapan ilk doktordu.Ia memelopori ilmu kedokteran eksperimental dan adalah dokter pertama yang melakukan uji klinis.
Bu çalışmaların devlet güdümlü Zazacılık akımına öncülük ettiği de iddia edilmiştir.Dalam surat tersebut disebutkan bahwa diberikannya status kewenangan pengelolaan TN.
Tüm insanlığı doğru yola ulaştırmada öncülük edenlere ise İmam denir.Karena itu, orang harus mencari berkat dan bimbingan Allah di dalam segala sesuatu sejak permulaan kehidupan.
Kral Jeongjo, Joseon Hanedanlığı'nda yeni devrimlere öncülük etti.Raja Jeongjo memimpin kebangkitan baru Dinasti Joseon.
1910 yılında kadınlar için medeni kanuna öncülük etti.Năm 1910, cô dẫn đầu phong trào đòi thành lập luật dân sự cho phụ nữ.
1642 yılında gençliğine rağmen hesap makineleri üzerinde bazı çalışmalara öncülük etmiştir.Năm 1642, khi còn là một thiếu niên, Pascal bắt tay vào một số nghiên cứu tiên phong về máy tính.
Yine Yaşar Üniversitesi'nin kurulmasına öncülük etmiştir.Sau đó ông tiếp tục vận động thành lập Đại học Y khoa Huế.
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim."ムーサーとハールーンに授けられた識別と光明の訓戒。
Hava dolaşımının izlenmesi için balonların kullanılmasına öncülük etti.そこで彼は大気の研究のために観測用風船の飛揚を組織した。
4 Mart şafağında Kral Théoden, Miğfer Dibi'ndeki karşı hücuma öncülük etti.3月4日、明け方に、アラゴルンはセオデン王と共に絶望的な突撃を試みる。
(Bu tez, satrancın programlanması alanına öncülük etmiştir.)(発売タイトルはスペースの都合上割愛)主にゲームソフト。
Bölgeye insani yardım yapılmasına öncülük etti.この地域で経済助成ため、この計画が導入された。
Ben ekoloji ve çocuklara yardım için öncülük ediyorum.少子・高齢化社会に向けた支援策を拡大する。
Yine Yaşar Üniversitesi'nin kurulmasına öncülük etmiştir.また、新教育協会を設立した。
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.祂使我的灵魂甦醒, 为自己的名引导我走义路。
Otto Hahn'ın radyoaktivite ve radyokimyaya öncülük ettiği düşünülmektedir.奥托·哈恩為放射及放射化学領域的先驅,並發現核裂变。
Annesi ve kardeşleri ile birlikte Hacı Ömer Sabancı Vakfı'nın kurulmasına öncülük etti.她和姊姊共同創立姊妹社後擔任代表。
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim."그들은 모세와 아론과 온 회중 앞에 그 땅의 과일을 보여주며 보고하였다.
1960’ların diğer makaleleri, ekolojik teknolojiler konusunda yaratıcı düşüncelere öncülük etti.מאמרים אחרים שלו משנות ה-60 הביאו רעיונות חדשניים אודות טכנולוגיות אקולוגיות.
Avrupa’nın her yönden gelişmesine ve güçlenmesine öncülük etti.דבריו גררו תגובות בעד ונגד ברחבי אירופה.
Frederick Jackson Turner'in geliştirdiği "Öncülük Tezi".אזור זה כונה על ידי פרדריק ג'קסון טורנר (Frederick Jackson Turner) "האזור האמריקאי הטיפוסי".
Ben ekoloji ve çocuklara yardım için öncülük ediyorum.הקים תלמוד תורה לילדים ובתי תמחוי לעניים.
Bayes olasılık teorisine Fransız matematikçi Pierre-Simon Laplace (1749-1827) öncülük etmiştir.השימוש הראשון בעקרון האדישות מיוחס למתמטיקאי הצרפתי פייר סימון לפלס (1749–1827).
Bu olay onun, Avrupa'da daha fazla seyahet etmesine öncülük etmiştir.Тя спестява пари, които му позволяват да пътува из Европа.
Neptün gezegeninin keşfi konusunda öncülük yapmıştır.Известен е с предсказването на позицията на планетата Нептун.
Ben ekoloji ve çocuklara yardım için öncülük ediyorum.Prilog psihologiji djece i mladih.
Malzeme, fizik ve elektrik laboratuvarlarının kurulmasında öncülük etmiştir.U gospodarstvu pridonio osnivanjem poduzeća Elektromehanike i Tehnomonta.
Bu araştırmacıların çalışmaları rekombinant DNA teknolojisinin gelişimine öncülük etmiştir. ^ Trust.Njihov rad omogućio je razvoj tehnologije rekombinantne DNK.
Viyana Kongresi’nin (1815) toplanmasına öncülük etti.Odlukama Bečkog kongresa (1815.)
Kum Edebiyat dergisinin yayımlanmasına öncülük etti.Pokrenuo je časopis za književnost Književnu Rijeku.
Yine Yaşar Üniversitesi'nin kurulmasına öncülük etmiştir.Tada je sudjelovao u osnivanju Novog sveučilišta.
Bölgeye insani yardım yapılmasına öncülük etti.Na pomoc bola do oblasti vyslaná aj armáda.

İlgili Sayfalar