öncülük ile cümle

öncülük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bezm-î Âlem Valide Sultan birçok mimari eserlerin yapılmasına öncülük etmiştir.عبر الغناء:- له عدد كبير من القصائدالمغناة منها: 1-المرمر(انتى)- لحن السنى الضوى وأداء ثنائى العاصمة.
Ben ekoloji ve çocuklara yardım için öncülük ediyorum.3_الإرشاد التطوري للأطفال والتربوي للأولياء.
Bu ittifakı izleyen yıllarda Portekiz Dünya’nın keşfi için öncülük yapmış ve Keşif Çağı‘nı başlatmıştır.وفي العقود التالية، قادت البرتغال استكشاف العالم وبدأ عصر الاستكشاف.
Bu ittifakı izleyen yıllarda Portekiz Dünya’nın keşfi için öncülük yapmış ve Keşif Çağı ‘nı başlatmıştır.في العقود التالية، قادت البرتغال استكشاف العالم وبدأ عصر الاستكشاف.
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim."Porém salienta-se (Sifra, Wa-yiḳra, i) que quinze vezes na Torá é dito que "o Senhor falou a Moisés e Aarão."
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Ele me guia por sendas direitas por amor do seu nome.
Yılda 220 dolayında performans sahnelenmesine öncülük eder.Anualmente, ela executa cento e vinte performances.
Motorola, 1990'ların ortalarında StarTAC ile cep telefonu sektörüne öncülük etmiştir.Foi pioneiro em telefones flip com o StarTAC, em meados da década de 1990.
Bu olay onun, Avrupa'da daha fazla seyahet etmesine öncülük etmiştir.A terceira razão era que ela tomou a decisão de passar mais tempo na Austrália.
1995'te AB'nin genişlemesi Kuzeyli Yeşil Solu İttifakı'nın kurulmasına öncülük etti.Em 1995, o alargamento da União Europeia levou à criação dos grupos de partidos da Esquerda Nórdica.
Glu Mobile dünya çapındaki cep telefonu oyunları dağıtımına öncülük eden bir şirkettir.Glu Mobile é uma públicadora de jogos para telefones móveis com presença mundial.
Juan Pablo Bonet (1560-1620), sağırların eğitiminde öncülük etmiş İspanyol din adamı ve eğitimci.Juan Pablo Bonet (1573–1633) foi um padre espanhol, educador e pioneiro na educação de surdos.
Ondan sonraki araştırmaları, nükleer enerji üretimi için öncülük oldu.Anos mais tarde, essa descoberta abriria caminho para tecnologia nuclear.
Viyana Kongresi’nin (1815) toplanmasına öncülük etti.O posto diplomático de embaixador ficou fixado no Congresso de Viena (1815).
Yine Yaşar Üniversitesi'nin kurulmasına öncülük etmiştir.Finalmente, diante da insistência da comissão, prometeu a criação desta instituição de ensino superior.
Bölgeye insani yardım yapılmasına öncülük etti.Pessoas da região começaram a auxilia-lo.
1851 yılında ilk uluslararası satranç turnuvasının düzenlenmesine öncülük etti.In 1851 organiseerde hij het eerste internationale schaaktoernooi.
Stüdyoya, yönetici yapımcı olan Todd Howard öncülük yapmaktadır.De studio staat momenteel onder leiding van producent Todd Howard.
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim."De belangrijkste zijrivieren zijn de Moesa, Maggia en Toce.
Amcası Robert Bosch bujinin gelişmesine öncülük etmiştir.Hij was een neef van Robert Bosch die pionierde in de ontwikkeling van de bougie.
Dile olan bu yaklaşıma Noam Chomsky öncülük etmiştir.Baanbrekend werk op dit terrein is verricht door Noam Chomsky.
Viyana Kongresi’nin (1815) toplanmasına öncülük etti.Italië werd bij het Congres van Wenen opnieuw ingedeeld (1815).
1994'te bir grup arkadaşıyla birlikte, Kürt Demokratik Platformu'nun kuruluşuna öncülük etti.In 2010 startte hij met een paar vrienden de groep Bastille.
Köylülerin güvenini kazanarak buraların temizlenmesine, okullar ve hastaneler kurulmasına öncülük etti.Hij begon de dorpen te reorganiseren en scholen en ziekenhuizen te bouwen.
Michelin kardeşler ayrıca kilometre taşlarının konulmasında da öncülük etmiştir.Zilver was er ook in het wielrennen, dankzij Michel Vaarten op de tijdrit over 1 kilometer.
Yılda 220 dolayında performans sahnelenmesine öncülük eder.120 optredens per jaar nog steeds actief in de muziek.
Doğal olarak, bu operatörler C* cebiri veya diğer operator cebirlerinin tanımına öncülük etmektedir.Deze namen komen zowel voor bij B-Spec coureurs of andere coureurs op de baan.
Engels buraya bir delege olarak katıldı ve eylem stratejisinin geliştirilmesine öncülük etti.Engels trad hierbij op als vertegenwoordiger en had veel invloed op de ontwikkelde strategie van de bond.
1851 yılında ilk uluslararası satranç turnuvasının düzenlenmesine öncülük etti.W 1855 roku zorganizował pierwszy turniej kompozycji szachowej.
Çeşitli sosyal sorumluluk projelerine öncülük etti.Angażowała się w różne inicjatywy społeczne.
Hay'in grup üyeleri sonra kendi öncülük pozisyonlarından istifa etmeye zorunda kaldılar.W tej sytuacji por. „Starża” był zmuszony wycofać swoją kompanię na pozycje wyjściowe.
Yine Yaşar Üniversitesi'nin kurulmasına öncülük etmiştir.Ponownie powrócono do koncepcji utworzenia Uniwersytetu Obrony Narodowej.
Mekteb-i Tıbbîyye’de ders programlarını protesto için gerçekleştirilen öğrenci direnişine öncülük etti.Marek w jej domu opowiada o pacyfikacji protestu studentów.
Karl Popper konjektür teriminin bilim felsefesinde yaygın kullanımına öncülük etmiştir.Karl Popper określił to pytanie mianem centralnego problemu filozofii nauki.
Ekip çalışması, sorumluluk bilinci, yaratıcılık ve öncülük ve inisiyatifli gönüllülük olmazsa olmazdır."Naszym zadaniem jest artystyczne poszukiwanie, twórczość bez barier i bez uprzedzeń.
Tutuklanmayanlar, Sosyalist Devrimci Parti'nin kurulmasında öncülük etti.Działacze wydaleni z partii założyli Socjalistyczną Partią Jedności.
Bu, enerjinin korunumu teorisine öncülük etti ve ısının işi neden yapabileceğini açıkladı.Detta ledde till teorin om energins bevarande och förklarade varför värme kan uträtta arbete.
Olaylara öncülük edenler, ülke çapında 60,000 kişinin protesto eylemlerie katıldığını söylemişlerdir.I en petition till statsministern anhöll 60 000 personer om att detta skulle beviljas.
Dile olan bu yaklaşıma Noam Chomsky öncülük etmiştir.Den teorin har dock utmanats, bland annat av Noam Chomsky.
Aerogram kullanılarak yapılan askeri yazışmalar daha sonraları sivil kullanıma öncülük etmiştir.Från att enbart användas av militären spreds sedan användningen till civilt bruk.
80’lerin başında PERI ürünlerinde alüminyum kullanarak inşaat sektörüne öncülük etti.I början av 80-talet var PERI i täten gällande användning av aluminium inom formbyggnadsindustrin.
Neptün gezegeninin keşfi konusunda öncülük yapmıştır.Брав участь у відкритті планети Нептун.
1960’ların diğer makaleleri, ekolojik teknolojiler konusunda yaratıcı düşüncelere öncülük etti.Інші есе, написані в 1960-і роки, вводили новаторські ідеї екотехнологій.
1851 yılında ilk uluslararası satranç turnuvasının düzenlenmesine öncülük etti.У 1851 році організував перший міжнародний шаховий турнір, що відбувся в Англії.
Bu aynı zamanda dantelin sektörel boyut kazanmasına öncülük eder.Крім цього він навчився робити split jump на половину.
4A Engine'in geliştirilmesi firmanın popüler oyunu Metro 2033'ün geliştirilmesine de öncülük etmiştir.Також у цьому році студія 4A Games випустила гру Metro 2033.
Ben ekoloji ve çocuklara yardım için öncülük ediyorum.Сприяння процесу соціалізації дітей та підлітків.
Yine Yaşar Üniversitesi'nin kurulmasına öncülük etmiştir.Статут відновлював університетське самоврядування.
Türk Eğitim Derneği ya da kısa adıyla TED, 1928 yılında Atatürk'ün kurulmasında öncülük ettiği bir dernektir.Турецька асоціація з освіти, або TED, - асоціація, яка була першопрохідником створення Ататюрка в 1928 році.
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim."Odsud uprchli před Mojžíšem a jeho následovníky.
Hastanede modern araştırmaların yürütülmesine öncülük etti.V areálu nemocnice bylo vybudováno moderní výukové centrum.
Almanya bu alandaki gelişmelere öncülük etti.Německo provádí v těchto oblastech opatrnější okupační politiku.
1851 yılında ilk uluslararası satranç turnuvasının düzenlenmesine öncülük etti.Roku 1855 zorganizoval první turnaj v kompozičním šachu v USA.
Yine Yaşar Üniversitesi'nin kurulmasına öncülük etmiştir.Působil také při vzniku univerzitního revue Universitas.
Russell 1900'lerin başında İngilizlerin “idealizme karşı isyanı”na öncülük etmiştir.La începutul anilor 1900 Russel a condus revolta britanică împotriva idealismului.
Çeşitli sosyal sorumluluk projelerine öncülük etti.S-a implicat în câteva proiecte sociale.
Viyana Kongresi’nin (1815) toplanmasına öncülük etti.Italia după Congresul de la Viena (1815).
Frederick Jackson Turner'in geliştirdiği "Öncülük Tezi".Regiunea a fost caracterizată drept „tipic americană” de către Frederick Jackson Turner.
Üniversitenin mühendislik bölümü mühendislik tasarımlarında bilgisayar kullanımına öncülük yapmıştır.Unitatea de inteligență a mașinilor a precedat unitatea de ștriință a computerelor a universității.
Viyana Kongresi’nin (1815) toplanmasına öncülük etti.A bécsi kongresszus visszaállítja az Egyházi Államot (1815).

İlgili Sayfalar