öncülük ile cümle

öncülük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sadece onlara öncülük etti. Rastafarianları Bob Marley icat etmedi.Bob Marley no creó a los rastas.
Sadece onlara öncülük etti. Rastafarianları Bob Marley icat etmedi.Bob Marley nu a inventat rastafarienii.
Sadece onlara öncülük etti. Rastafarianları Bob Marley icat etmedi.Bob Marley uppfann inte Rastafaris.
Sadece onlara öncülük etti. Rastafarianları Bob Marley icat etmedi.Боб Марли не измисли Растафарианите
Sadece onlara öncülük etti.Απλώς τους οδήγησε.
Sadece onlara öncülük etti.בוב מארלי לא המציא את הרסטאפרים.
Şekem halkına öncülük eden Gaal, Avimelekle savaşa tutuştu.A Gál vyšiel pred mužmi Sichema a bojoval proti Abimelechovi.
Şekem halkına öncülük eden Gaal, Avimelekle savaşa tutuştu.Allora Gaal uscì alla testa dei signori di Sichem e diede battaglia ad Abimèlech
Şekem halkına öncülük eden Gaal, Avimelekle savaşa tutuştu.Assim saiu Gaal, � frente dos cidadãos de Siquém, e pelejou contra Abimeleque.
Şekem halkına öncülük eden Gaal, Avimelekle savaşa tutuştu.A tak wyszedł Gaal przed mężami Sychem, a walczył przeciw Abimelechowi.
Şekem halkına öncülük eden Gaal, Avimelekle savaşa tutuştu.Da drog Ga'al ut, og Sikems menn fulgte ham, og de stred imot Abimelek.
Şekem halkına öncülük eden Gaal, Avimelekle savaşa tutuştu.És kivonult Gaál Sikem polgárainak élén, és megütközött Abimélekkel.
Şekem halkına öncülük eden Gaal, Avimelekle savaşa tutuştu.Gaal a înaintat în fruntea locuitorilor Sihemului, şi s'a luptat cu Abimelec.
Şekem halkına öncülük eden Gaal, Avimelekle savaşa tutuştu.Ga'al rykkede da ud i Spidsen for Sikems Borgere for at kæmpe mod Abimelek.
Şekem halkına öncülük eden Gaal, Avimelekle savaşa tutuştu.Gaal salió al frente de los señores de Siquem y luchó contra Abimelec
Şekem halkına öncülük eden Gaal, Avimelekle savaşa tutuştu.Gaal s`avança à la tête des habitants de Sichem, et livra bataille à Abimélec.
Şekem halkına öncülük eden Gaal, Avimelekle savaşa tutuştu.Gaal zog aus vor den Männern zu Sichem her und stritt mit Abimelech.
Şekem halkına öncülük eden Gaal, Avimelekle savaşa tutuştu.Ga-anh bèn đứng đầu các người Si-chem , đi ra giao_chiến cùng A-bi-mê-léc .
Şekem halkına öncülük eden Gaal, Avimelekle savaşa tutuştu.Ga-anh bèn đứng đầu các người Si-chem, đi ra giao chiến cùng A-bi-mê-léc.
Şekem halkına öncülük eden Gaal, Avimelekle savaşa tutuştu.In Gaal je šel na čelu sihemskih meščanov in se je bojeval zoper Abimeleka.
Şekem halkına öncülük eden Gaal, Avimelekle savaşa tutuştu.I vytáhl Gál před lidmi Sichemskými, a bojoval proti Abimelechovi.
Şekem halkına öncülük eden Gaal, Avimelekle savaşa tutuştu.가알이 세겜 사람들의 앞서 나가서 아비멜렉과 싸우다가
Şekem halkına öncülük eden Gaal, Avimelekle savaşa tutuştu.Lalu Gaal membawa keluar orang-orang Sikhem dan melawan Abimelekh
Şekem halkına öncülük eden Gaal, Avimelekle savaşa tutuştu.Niin Gaal lähti Sikemin miesten etunenässä ja taisteli Abimelekia vastaan.
Şekem halkına öncülük eden Gaal, Avimelekle savaşa tutuştu.Onder aanvoering van Gaäl vochten de mannen van Sichem tegen Abimélech.
Şekem halkına öncülük eden Gaal, Avimelekle savaşa tutuştu.Så drog då Gaal ut i spetsen för Sikems borgare och gav sig i strid med Abimelek.
Şekem halkına öncülük eden Gaal, Avimelekle savaşa tutuştu.Και εξηλθεν ο Γααλ εμπροσθεν των ανδρων της Συχεμ και επολεμησε με τον Αβιμελεχ
Şekem halkına öncülük eden Gaal, Avimelekle savaşa tutuştu.И пошел Гаал впереди жителей Сихемских и сразился с Авимелехом.
Şekem halkına öncülük eden Gaal, Avimelekle savaşa tutuştu.Тогава Гаал излезе на чело на сихемските мъже, та се би с Авимелеха.
Şekem halkına öncülük eden Gaal, Avimelekle savaşa tutuştu.ויצא געל לפני בעלי שכם וילחם באבימלך׃
Şekem halkına öncülük eden Gaal, Avimelekle savaşa tutuştu.فخرج جعل امام اهل شكيم وحارب ابيمالك.
Şekem halkına öncülük eden Gaal, Avimelekle savaşa tutuştu.於 是 迦 勒 率 領 示 劍 人 出 去 、 與 亞 比 米 勒 交 戰
Şekem halkına öncülük eden Gaal, Avimelekle savaşa tutuştu.於是 迦勒率 領 示劍 人 出去 、 與亞 比 米勒 交戰
Shima Mehri Uluslararası Dünya Kadınlar Sürüş Günü'nde Harley süren Dubaili Kadınlar grubuna öncülük ediyor.Shima Mehri vede skupinu Dubajských žen na motorkách Harley-Davidson na Mezinárodním dnu žen-řidiček.
Shima Mehri Uluslararası Dünya Kadınlar Sürüş Günü'nde Harley süren Dubaili Kadınlar grubuna öncülük ediyor.Shima Mehri, Vorreiterin der "Dubai Ladies of Harley Driver" auf dem International Female Ride Day.
Shima Mehri Uluslararası Dünya Kadınlar Sürüş Günü'nde Harley süren Dubaili Kadınlar grubuna öncülük ediyor.Η Shima Mehri οδηγεί το κομβόι της ομάδας Ladies of Harley του Ντουμπάι.
Shima Mehri Uluslararası Dünya Kadınlar Sürüş Günü'nde Harley süren Dubaili Kadınlar grubuna öncülük ediyor.Шима Мехри во главе группы "Леди Харлей Дубая" в Международный день женщин-байкеров.
"Ve öncülük o geçtim odanın kapısını vurdu ve girilmiş.6 시에 포인트. "그리고 방법을 선도, 그녀로 가로질러 갔다 응접실의 문을 rapped and 들어갔다.
"Ve öncülük o geçtim odanın kapısını vurdu ve girilmiş."A na czele, udała się do całej drzwi salonu i zastukał i wszedł.
"Ve öncülük o geçtim odanın kapısını vurdu ve girilmiş."A vedie cesta, keď prešiel k salónu dvere a zaklopal a vstúpil.
"Ve öncülük o geçtim odanın kapısını vurdu ve girilmiş."Dan memimpin jalan, ia pergi menyeberang ke salon pintu dan mengetuk dan masuk.
"Ve öncülük o geçtim odanın kapısını vurdu ve girilmiş."E aprendo la strada, andò tutta alla salone di porta e bussò ed entrò.
"Ve öncülük o geçtim odanın kapısını vurdu ve girilmiş."En het voortouw, ging ze over naar het salon deur en klopte en ging.
"Ve öncülük o geçtim odanın kapısını vurdu ve girilmiş."E o caminho, ela atravessou a salão de porta e bateu e entrou.
"Ve öncülük o geçtim odanın kapısını vurdu ve girilmiş."És az élen, s átment a szalon ajtaját, és kopogott és belépett.
"Ve öncülük o geçtim odanın kapısını vurdu ve girilmiş."In si najbolj prizadeva, je šla čez na salon vrata in trkali in je začel.
"Ve öncülük o geçtim odanın kapısını vurdu ve girilmiş."Ja tietä, hän meni poikki sen salin ovi ja rapped ja tuli.
"Ve öncülük o geçtim odanın kapısını vurdu ve girilmiş."Och i spetsen, gick hon över till salong dörr och rappade och trädde.
"Ve öncülük o geçtim odanın kapısını vurdu ve girilmiş."Şi în frunte, ea a mers pe la salon de uşă şi rapped şi a intrat.
"Ve öncülük o geçtim odanın kapısını vurdu ve girilmiş."Und den Weg, ging sie hinüber zu den Wohnzimmer-Tür und klopfte und trat ein.
"Ve öncülük o geçtim odanın kapısını vurdu ve girilmiş."Y a la cabeza, se dirigió a la sala de la puerta y golpeó y entró.
"Ve öncülük o geçtim odanın kapısını vurdu ve girilmiş."Και το δρόμο, πήγε σε όλη την σαλόνι πόρτα και χτύπησε και τέθηκε.
"Ve öncülük o geçtim odanın kapısını vurdu ve girilmiş."А впереди, она подошла к салон двери и постучал и вошел.
"Ve öncülük o geçtim odanın kapısını vurdu ve girilmiş."А попереду, вона підійшла до салон дверей і постукав і ввійшов.
"Ve öncülük o geçtim odanın kapısını vurdu ve girilmiş.نقطة في ست "، وتقود الطريق ، ذهبت إلى عبر صالون الباب وانتقد ودخلت.
"Ve öncülük o geçtim odanın kapısını vurdu ve girilmiş.パーラーのドアとrappedして入力。 彼女の訪問者は、彼女がドアを開けると彼女は見た、前の肘掛け椅子に座っていた
Ve tüm bunlar kesinlikle zararlı bir döngüye öncülük ediyor; çok fazla yavru penguen yetiştiremiyorsunuz.Dit alles leidt tot een vicieuze cirkel, en je kun niet veel kleintjes opvoeden.
Ve tüm bunlar kesinlikle zararlı bir döngüye öncülük ediyor; çok fazla yavru penguen yetiştiremiyorsunuz.E, ovviamente, tutto ciò porta a un circolo vizioso, e non si possono crescere molti pulcini.
Ve tüm bunlar kesinlikle zararlı bir döngüye öncülük ediyor; çok fazla yavru penguen yetiştiremiyorsunuz.És természetesen ez egy ördögi körhöz vezet, és nem tudnak sok kis fiókát felnevelni.
Ve tüm bunlar kesinlikle zararlı bir döngüye öncülük ediyor; çok fazla yavru penguen yetiştiremiyorsunuz.Et bien sûr tout ceci conduit à un cercle vicieux, qui ne permet pas d'élever beaucoup de poussins.

İlgili Sayfalar