öncülük ile cümle
öncülük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.А целият Израил и Юда обичаха Давида, понеже излизаше и влизаше пред тях.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.וכל ישראל ויהודה אהב את דוד כי הוא יוצא ובא לפניהם׃
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.وكان جميع اسرائيل ويهوذا يحبون داود لانه كان يخرج ويدخل امامهم
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.但 以 色 列 和 猶 大 眾 人 、 都 愛 大 衛 . 因 為 他 領 他 們 出 入
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.但 以色列 和 猶大眾人 、 都愛 大衛.因為 他 領 他 們 出入
Nihayetinde bu, başka bir türe de dönüşebilir. Asıl soru, "Bu varyasyonun olmasına ne öncülük ediyor?" olacak.Una pregunta obvia es que conduce a un mitmekesisuseni.
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir. İstihdam yaratmaktır.]A jutalom a fejlesztés...] [...az, hogy általad változik meg az emberek élete, hogy munkahelyet teremtesz.]
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir. İstihdam yaratmaktır.]Arbeitsplätze schaffen.
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir. İstihdam yaratmaktır.]Banen scheppen.]
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir. İstihdam yaratmaktır.]Creearea de locuri de muncă.]
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir. İstihdam yaratmaktır.]Las recompensas son la innovación...] [...cambiar la vida de la gente, crear empleos.]
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir. İstihdam yaratmaktır.]Η δημιουργία θέσεων εργασίας.]
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir. İstihdam yaratmaktır.]Създаване на работни места.]
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.Le ricompense portano innovazione...] [...cambiano la vita delle persone.
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.Odměnou je ta stálá inovace ...] [... která mění životy lidí.
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.Phần thưởng là dẫn dắt đổi mới...] [...thay đổi cuộc sống mọi người.
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.Винагородою є введення новацій...] [... зміна людських життів.
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.Du fører ved din miskunnhet det folk som du forløste; du leder dem ved din kraft til din hellige bolig.
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.Du leded i din Miskundhed det Folk, du genløste, du førte det i din Vælde til din hellige Bolig.
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.En tu misericordia guías a este pueblo que has redimido, y lo llevas con tu poder a tu santa morada
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.Guidasti con il tuo favore questo popolo che hai riscattato, lo conducesti con forza alla tua santa dimora
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.In Uw liefdevolle goedheid leidde U het verloste volk met Uw kracht naar het heilige land.
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.Kegyelmeddel vezérled te megváltott népedet, hatalmaddal viszed be te szent lakóhelyedre.
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.주께서 그 구속하신 백성을 은혜로 인도하시되 주의 힘으로 그들을 주의 성결한 처소에 들어가게 하시나이다
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.Men du ledde med din nåd det folk du hade förlossat, du förde dem med din makt till din heliga boning.
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.Mutta armossasi sinä johdatit lunastamaasi kansaa, sinä veit sen voimallasi pyhään asuntoosi.
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.Na tua beneficência guiaste o povo que remiste; na tua força o conduziste � tua santa habitação.
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.С милостта Си водил си людете, които си откупил; Упътил си ги със силата Си към светото Си обиталище.
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.Ты ведешь милостью Твоею народ сей, который Ты избавил, – сопровождаешь силою Твоею в жилище святыни Твоей.
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.נחית בחסדך עם זו גאלת נהלת בעזך אל נוה קדשך׃
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.ترشد برأفتك الشعب الذي فديته تهديه بقوتك الى مسكن قدسك.
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.你 憑 慈 愛 、 領 了 你 所 贖 的 百 姓 . 你 憑 能 力 、 引 他 們 到 了 你 的 聖 所
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.你 憑慈愛 、 領 了 你 所 贖 的 百姓 . 你 憑 能力 、 引 他 們到 了 你 的 聖所
Öncülük eden bir şehir için olması gerektiği gibi baş döndürücü hiç olmamış alanların riskleri.한번도 어지러운 적 없는 공간들은 새로운 도시를 만들기위해 위험을 가져야 합니다.
Öncülük eden bir şehir için olması gerektiği gibi baş döndürücü hiç olmamış alanların riskleri.Megkozkáztatni tereket, amik soha nem voltak ilyen szédítőek, amilyennek kellene lenniük, egy úttörő városban.
Öncülük eden bir şehir için olması gerektiği gibi baş döndürücü hiç olmamış alanların riskleri.Riscos de espaços que nunca foram tão perturbadores como deveriam ser, para uma cidade de vanguarda.
Öncülük eden bir şehir için olması gerektiği gibi baş döndürücü hiç olmamış alanların riskleri.Рискнуть создать города головокружительные, передовые.
Öncülük eden bir şehir için olması gerektiği gibi baş döndürücü hiç olmamış alanların riskleri.הסיכונים שבחללים שמעולם לא היו כה מסחררים, כפי שראוי שיהיו בעיר חלוצית.
Öncülük eden bir şehir için olması gerektiği gibi baş döndürücü hiç olmamış alanların riskleri.مخاطر المساحات التي لم تكن أبدا مذهلة بهذا الشكل كما ينبغي ، بالنسبة لمدينة رائدة.
Öncülük eden bir şehir için olması gerektiği gibi baş döndürücü hiç olmamış alanların riskleri.空間のリスクです 先進的な都市ではそうあるべきです リスクは、本当に建築を動かし
Rodrigo, 1994 yılında, CDI adında bir girişime öncülük etti.1994, Rodrigo a commencé quelque chose appelé CDI, qui prenait des ordinateurs donnés par des compagnies,
Rodrigo, 1994 yılında, CDI adında bir girişime öncülük etti.1994, Rodrigo inizia qualcosa chiamata CDI, per cui prende computer donati da imprese,
Rodrigo, 1994 yılında, CDI adında bir girişime öncülük etti.Em 1994, o Rodrigo começou uma coisa chamada CDI.
Rodrigo, 1994 yılında, CDI adında bir girişime öncülük etti.În 1994, Rodrigo a început ceva numit CDI, care colecta computere donate de corporaţii,
Rodrigo, 1994 yılında, CDI adında bir girişime öncülük etti.V roku 1994 Rodrigo rozbehol niečo, čo sa nazývalo CDI.
Roma imparatorluğuna öncülük eden고대 리디아 사람들의 DNA와
Roma imparatorluğuna öncülük eden Eturyalılar ile Lidyalılar aynı DNA'yı taşıyorlar.Римської імперії, мають таку ж ДНК, що й стародавні лідійці.
Roma imparatorluğuna öncülük edenשהובילו את האימפריה הרומאית,
Roma imparatorluğuna öncülük edenالذين قادوا الإمبراطورية الرومانية،
Roma imparatorluğuna öncülük eden明らかになったのです
Rüzgar türbinleri ve rüzgar enerjisi üretiminde ülkeye öncülük ediyoruz."Noi vom fi în fruntea țării în producția de turbine eoliene și energie eoliană."
Rüzgar türbinleri ve rüzgar enerjisi üretiminde ülkeye öncülük ediyoruz."Vamos liderar a nação na produção "de turbinas eólicas e de energia eólica.
Rüzgar türbinleri ve rüzgar enerjisi üretiminde ülkeye öncülük ediyoruz."Wij gaan de natie leiden in de productie van windturbines en windenergie."
Rüzgar türbinleri ve rüzgar enerjisi üretiminde ülkeye öncülük ediyoruz."אנו ננהיג את האומה בייצור טורבינות רוח ואנרגיית רוח."
Rüzgar türbinleri ve rüzgar enerjisi üretiminde ülkeye öncülük ediyoruz.سنقوم بقيادة البلاد بانتاج توربينات الرياح وطاقة الرياح.
Rüzgar türbinleri ve rüzgar enerjisi üretiminde ülkeye öncülük ediyoruz.風力タービン製造や 風力発電の分野で リーダーになるというかもしれません サンベルトにある州では
Sadece onlara öncülük etti. Rastafarianları Bob Marley icat etmedi.Bob Marley heeft de Rastafari niet uitgevonden.
Sadece onlara öncülük etti. Rastafarianları Bob Marley icat etmedi.Bob Marley não inventou os rastafarianos.
Sadece onlara öncülük etti. Rastafarianları Bob Marley icat etmedi.Bob Marley n'a pas inventé les rastafaris.
Sadece onlara öncülük etti. Rastafarianları Bob Marley icat etmedi.Bob Marley nem fedezte fel a Rastafarizmust.