öncülük ile cümle

öncülük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ve tüm bunlar kesinlikle zararlı bir döngüye öncülük ediyor; çok fazla yavru penguen yetiştiremiyorsunuz.이것들은 모두 악순환을 초래하죠, 많은 어린 새끼들을 키울수 없죠.
Ve tüm bunlar kesinlikle zararlı bir döngüye öncülük ediyor; çok fazla yavru penguen yetiştiremiyorsunuz.Natürlich führt das zu einem Teufelskreis, und sie können nicht viele Küken großziehen.
Ve tüm bunlar kesinlikle zararlı bir döngüye öncülük ediyor; çok fazla yavru penguen yetiştiremiyorsunuz.Prowadzi to do błędnego koła, niemożliwe jest wychowanie wielu piskląt.
Ve tüm bunlar kesinlikle zararlı bir döngüye öncülük ediyor; çok fazla yavru penguen yetiştiremiyorsunuz.Și asta duce la un cerc vicios, în care nu poți crește prea mulți pui.
Ve tüm bunlar kesinlikle zararlı bir döngüye öncülük ediyor; çok fazla yavru penguen yetiştiremiyorsunuz.Y, por supuesto, esto conduce a un círculo vicioso y así no se pueden criar muchos polluelos.
Ve tüm bunlar kesinlikle zararlı bir döngüye öncülük ediyor; çok fazla yavru penguen yetiştiremiyorsunuz.Разбира се, всичко това води до порочен кръг и не може да се отглеждат много пиленца.
Ve tüm bunlar kesinlikle zararlı bir döngüye öncülük ediyor; çok fazla yavru penguen yetiştiremiyorsunuz.Разумеется, всё это порождает порочный круг, и становится очень тяжело вывести много птенцов.
Ve tüm bunlar kesinlikle zararlı bir döngüye öncülük ediyor; çok fazla yavru penguen yetiştiremiyorsunuz.וכמובן שכל זה מוביל למעגל קסמים, ואי אפשר לגדל הרבה אפרוחים.
Ve tüm bunlar kesinlikle zararlı bir döngüye öncülük ediyor; çok fazla yavru penguen yetiştiremiyorsunuz.وبالطبع يؤدي كل هذا إلى حلقة مفرغة و لن تتمكن من تربية الكثير من الفراخ
Ve tüm bunlar kesinlikle zararlı bir döngüye öncülük ediyor; çok fazla yavru penguen yetiştiremiyorsunuz.ひなの数は減少します ご覧の通り2003年では
Yaptığı bir diğer şey ise uygulama mağazasının açılması fikrine öncülük etmesi.Appストアというアイデアを実現しました iPhone に直接ダウンロードできます
Yaptığı bir diğer şey ise uygulama mağazasının açılması fikrine öncülük etmesi.Dar celalalt lucru pe care l-a facut a fost sa dea ideea unui magazin de aplicatii.
Yaptığı bir diğer şey ise uygulama mağazasının açılması fikrine öncülük etmesi.Eine weitere Neuerung, die mit dem iPhone kam, ist die Idee eines App Stores.
Yaptığı bir diğer şey ise uygulama mağazasının açılması fikrine öncülük etmesi.Het andere effect: het lanceerde het idee van een appwinkel.
Yaptığı bir diğer şey ise uygulama mağazasının açılması fikrine öncülük etmesi.바보같고 재밌는 아이디어지만, 이런 시도들이 일어났던 결과는 앱스토어를 열게 되는 계기를 만들었습니다.
Yaptığı bir diğer şey ise uygulama mağazasının açılması fikrine öncülük etmesi.Mais il a également permis de lancer l'idée d'un magasin d'applications.
Yaptığı bir diğer şey ise uygulama mağazasının açılması fikrine öncülük etmesi.Ma l'altra cosa che ha fatto è l'aver aperto le porte a questa idea di un app store.
Yaptığı bir diğer şey ise uygulama mağazasının açılması fikrine öncülük etmesi.Nhưng điều khác mà nó mang lại là đã bày ra ý tưởng này cho các cửa hàng ứng dụng
Yaptığı bir diğer şey ise uygulama mağazasının açılması fikrine öncülük etmesi.Но еще одна его штука в том, что с iPhone появилась идея магазина приложений.
Yaptığı bir diğer şey ise uygulama mağazasının açılması fikrine öncülük etmesi.Освен това се създаде възможността за пазар на приложения.
Yaptığı bir diğer şey ise uygulama mağazasının açılması fikrine öncülük etmesi.אבל הדבר האחר שזה עשה זה שזה פתח את הרעיון לחנות אפליקציות.
Yaptığı bir diğer şey ise uygulama mağazasının açılması fikrine öncülük etmesi.لكن الشيء الاخر الذي فعله انه ابرز فكرة متجر البرامج
Ya RAB, yolunu öğret bana, Düşmanlarıma karşı Düz yolda bana öncülük et.(26:11) Научи меня, Господи, пути Твоему и наставь меня на стезю правды, ради врагов моих;
Ya RAB, yolunu öğret bana, Düşmanlarıma karşı Düz yolda bana öncülük et.Enséñame, oh Jehovah, tu camino; guíame por sendas de rectitud a causa de los que me son contrarios
Ya RAB, yolunu öğret bana, Düşmanlarıma karşı Düz yolda bana öncülük et.Ensina-me, ó Senhor, o teu caminho, e guia-me por uma vereda plana, por causa dos que me espreitam.
Ya RAB, yolunu öğret bana, Düşmanlarıma karşı Düz yolda bana öncülük et.Éternel! enseigne-moi ta voie, Conduis-moi dans le sentier de la droiture, A cause de mes ennemis.
Ya RAB, yolunu öğret bana, Düşmanlarıma karşı Düz yolda bana öncülük et.HERR, weise mir deinen Weg und leite mich auf richtiger Bahn um meiner Feinde willen.
Ya RAB, yolunu öğret bana, Düşmanlarıma karşı Düz yolda bana öncülük et.Învaţă-mă, Doamne, calea Ta, şi povăţuieşte-mă pe cărarea cea dreaptă, din pricina vrăjmaşilor mei.
Ya RAB, yolunu öğret bana, Düşmanlarıma karşı Düz yolda bana öncülük et.여호와여 주의 길로 나를 가르치시고 내 원수를 인하여 평탄한 길로 인도하소서
Ya RAB, yolunu öğret bana, Düşmanlarıma karşı Düz yolda bana öncülük et.Lær mig, Herre, din vei, og led mig på den jevne sti for mine fienders skyld!
Ya RAB, yolunu öğret bana, Düşmanlarıma karşı Düz yolda bana öncülük et.Mostrami, Signore, la tua via, guidami sul retto cammino, a causa dei miei nemici
Ya RAB, yolunu öğret bana, Düşmanlarıma karşı Düz yolda bana öncülük et.Naucz mię, Panie! drogi twojej, a prowadź mnie ścieżką dla tych, którzy mię podstrzegają.
Ya RAB, yolunu öğret bana, Düşmanlarıma karşı Düz yolda bana öncülük et.Neuvo, Herra, minulle tiesi ja johdata minua tasaista polkua minun vihamiesteni tähden.
Ya RAB, yolunu öğret bana, Düşmanlarıma karşı Düz yolda bana öncülük et.Taníts meg engem a te útadra, oh Uram! Vezérelj engem egyenes ösvényen, az én üldözõim miatt.
Ya RAB, yolunu öğret bana, Düşmanlarıma karşı Düz yolda bana öncülük et.Tunjukkanlah aku kehendak-Mu, ya TUHAN, bimbinglah aku di jalan yang lurus, sebab musuhku amat banyak
Ya RAB, yolunu öğret bana, Düşmanlarıma karşı Düz yolda bana öncülük et.Uči me, GOSPOD, svoj pot in vodi me po ravni stezi zavoljo njih, ki name preže.
Ya RAB, yolunu öğret bana, Düşmanlarıma karşı Düz yolda bana öncülük et.Visa mig, HERRE, din väg, och led mig på en jämn stig, för mina förföljares skull.
Ya RAB, yolunu öğret bana, Düşmanlarıma karşı Düz yolda bana öncülük et.Vis mig, HERRE, din Vej og led mig ad jævne Stier for Fjendernes Skyld;
Ya RAB, yolunu öğret bana, Düşmanlarıma karşı Düz yolda bana öncülük et.Vyuč ma, Hospodine, svojej ceste a veď ma po priamej stezke pre tých, ktorí striehnu na mňa.
Ya RAB, yolunu öğret bana, Düşmanlarıma karşı Düz yolda bana öncülük et.Vyuč mne, Hospodine, cestě své, a veď mne po stezce přímé pro ty, jenž mne střehou.
Ya RAB, yolunu öğret bana, Düşmanlarıma karşı Düz yolda bana öncülük et.Διδαξον με, Κυριε, την οδον σου και οδηγησον με εν οδω ευθεια ενεκεν των εχθρων μου.
Ya RAB, yolunu öğret bana, Düşmanlarıma karşı Düz yolda bana öncülük et.Научи ме, Господи, пътя Си, И води ме по равна пътека поради ония, които ме причакват.
Ya RAB, yolunu öğret bana, Düşmanlarıma karşı Düz yolda bana öncülük et.הורני יהוה דרכך ונחני בארח מישור למען שוררי׃
Ya RAB, yolunu öğret bana, Düşmanlarıma karşı Düz yolda bana öncülük et.‎علمني يا رب طريقك. واهدني في سبيل مستقيم بسبب اعدائي‎.
Ya RAB, yolunu öğret bana, Düşmanlarıma karşı Düz yolda bana öncülük et.耶 和 華 阿 、 求 你 將 你 的 道 指 教 我 、 因 我 仇 敵 的 緣 故 引 導 我 走 平 坦 的 路
Ya RAB, yolunu öğret bana, Düşmanlarıma karşı Düz yolda bana öncülük et.耶和華 阿 、 求 你 將 你 的 道指 教 我 、 因我 仇敵 的 緣故 引導 我 走 平坦 的 路
Yerleşecekleri bir kente varıncaya dek, Onlara doğru yolda öncülük etti.(106:7) и повел их прямым путем, чтобы они шли к населенному городу.
Yerleşecekleri bir kente varıncaya dek, Onlara doğru yolda öncülük etti.A vedl je po cestě přímé, aby přišli do města k bydlení.
Yerleşecekleri bir kente varıncaya dek, Onlara doğru yolda öncülük etti.a viedol ich po rovnej ceste, aby išli do mesta na bývanie.
Yerleşecekleri bir kente varıncaya dek, Onlara doğru yolda öncülük etti.conduziu-os por um caminho direito, para irem a uma cidade em que habitassem.
Yerleşecekleri bir kente varıncaya dek, Onlara doğru yolda öncülük etti.Dẫn họ theo đường ngay thẳng, Ðặng đi đến một thành ở được.
Yerleşecekleri bir kente varıncaya dek, Onlara doğru yolda öncülük etti.Dẫn họ theo đường ngay_thẳng , Ðặng đi đến một thành ở được .
Yerleşecekleri bir kente varıncaya dek, Onlara doğru yolda öncülük etti.És vezeté õket egyenes útra, hogy lakó-városhoz juthassanak.
Yerleşecekleri bir kente varıncaya dek, Onlara doğru yolda öncülük etti.Hij liet hen lopen op een goed begaanbare weg, die leidde naar een stad waar ook voor hen een huis was.
Yerleşecekleri bir kente varıncaya dek, Onlara doğru yolda öncülük etti.i -a călăuzit pe drumul cel drept, ca să ajungă într'o cetate de locuit.
Yerleşecekleri bir kente varıncaya dek, Onlara doğru yolda öncülük etti.Ia membimbing mereka melalui jalan yang lurus ke tempat kediaman di kota
Yerleşecekleri bir kente varıncaya dek, Onlara doğru yolda öncülük etti.Il les conduisit par le droit chemin, Pour qu`ils arrivassent dans une ville habitable.
Yerleşecekleri bir kente varıncaya dek, Onlara doğru yolda öncülük etti.in vodil jih je po pravem potu, da bi dospeli v mesto za prebivališče.
Yerleşecekleri bir kente varıncaya dek, Onlara doğru yolda öncülük etti.I prowadził ich drogą prostą, aby przyszli do miasta, w któremby mieszkali.
Yerleşecekleri bir kente varıncaya dek, Onlara doğru yolda öncülük etti.Ja hän ohjasi heidät oikealle tielle, niin että he pääsivät asuttuun kaupunkiin.

İlgili Sayfalar