Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.Vì_Chúa là hòn đá và đồn_lũy tôi ; Xin dẫn_dắt tôi nhơn danh Chúa .
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.Ya, Engkau seperti gunung batu dan benteng yang kuat bagiku! Bimbinglah aku sesuai dengan janji-Mu
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.Διοτι πετρα μου και φρουριον μου εισαι και ενεκεν του ονοματος σου οδηγησον με και διαθρεψον με.
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.Защото Ти си моя канара и крепост; Затова заради името Си ръководи ме и управяй ме.
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.כי סלעי ומצודתי אתה ולמען שמך תנחני ותנהלני׃
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.لان صخرتي ومعقلي انت. من اجل اسمك تهديني وتقودني.
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.因 為 你 是 我 的 巖 石 、 我 的 山 寨 . 所 以 求 你 為 你 名 的 緣 故 、 引 導 我 、 指 點 我
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.因 為 你 是 我 的 巖石 、 我 的 山寨 . 所以 求你 為 你 名 的 緣故 、 引導 我 、 指點我
Melkisedek düzeni uyarınca sonsuza dek başkâhin olan İsa oraya uğrumuza öncü olarak girdi.A hová útnyitóul bement érettünk Jézus, a ki örökké való fõpap lett Melkisédek rendje szerint.
Melkisedek düzeni uyarınca sonsuza dek başkâhin olan İsa oraya uğrumuza öncü olarak girdi.aonde Jesus, como precursor, entrou por nós, feito sacerdote para sempre, segundo a ordem de Melquisedeque.
Melkisedek düzeni uyarınca sonsuza dek başkâhin olan İsa oraya uğrumuza öncü olarak girdi.donde entró Jesús por nosotros como precursor, hecho sumo sacerdote para siempre según el orden de Melquisedec
Melkisedek düzeni uyarınca sonsuza dek başkâhin olan İsa oraya uğrumuza öncü olarak girdi.hvor Jesus gikk inn som forløper for oss, idet han blev yppersteprest til evig tid efter Melkisedeks vis.
Melkisedek düzeni uyarınca sonsuza dek başkâhin olan İsa oraya uğrumuza öncü olarak girdi.hvor Jesus som Forløber gik ind for os, idet han efter Melkisedeks Vis blev Ypperstepræst til evig Tid.
Melkisedek düzeni uyarınca sonsuza dek başkâhin olan İsa oraya uğrumuza öncü olarak girdi.kamor je kot predhodnik za nas vstopil Jezus, postavši po redu Melhizedekovem veliki duhovnik na vekomaj.
Melkisedek düzeni uyarınca sonsuza dek başkâhin olan İsa oraya uğrumuza öncü olarak girdi.kde jako predbehúň vošiel za nás Ježiš stanúc sa veľkňazom podľa poriadku Melchisedechovho až na veky.
Melkisedek düzeni uyarınca sonsuza dek başkâhin olan İsa oraya uğrumuza öncü olarak girdi.Kdežto předchůdce náš pro nás všel Ježíš, jsa učiněn podle řádu Melchisedechova nejvyšším knězem na věky.
Melkisedek düzeni uyarınca sonsuza dek başkâhin olan İsa oraya uğrumuza öncü olarak girdi.그리로 앞서 가신 예수께서 멜기세덱의 반차를 좇아 영원히 대제사장이 되어 우리를 위하여 들어 가셨느니라
Melkisedek düzeni uyarınca sonsuza dek başkâhin olan İsa oraya uğrumuza öncü olarak girdi.οπου ο Ιησους εισηλθεν υπερ ημων προδρομος, γενομενος αρχιερευς εις τον αιωνα κατα την ταξιν Μελχισεδεκ.
Melkisedek düzeni uyarınca sonsuza dek başkâhin olan İsa oraya uğrumuza öncü olarak girdi.И, тъй да кажа, сам Левий, който взема десетък, даде десетък чрез Авраама;
Melkisedek düzeni uyarınca sonsuza dek başkâhin olan İsa oraya uğrumuza öncü olarak girdi.куда предтечею за нас вошел Иисус, сделавшисьПервосвященником навек по чину Мелхиседека.
Melkisedek düzeni uyarınca sonsuza dek başkâhin olan İsa oraya uğrumuza öncü olarak girdi.куди предтеча про нас увійшов Ісус, по чину Мелхиседековому, ставшись Архиєреєм по вік.
Melkisedek düzeni uyarınca sonsuza dek başkâhin olan İsa oraya uğrumuza öncü olarak girdi.אשר בא שמה ישוע העבר לפנינו ויהי כהן גדול לעולם על דברתי מלכי צדק׃
Melkisedek düzeni uyarınca sonsuza dek başkâhin olan İsa oraya uğrumuza öncü olarak girdi.حيث دخل يسوع كسابق لاجلنا صائرا على رتبة ملكي صادق رئيس كهنة الى الابد
Melkisedek düzeni uyarınca sonsuza dek başkâhin olan İsa oraya uğrumuza öncü olarak girdi.作 先 鋒 的 耶 穌 、 既 照 著 麥 基 洗 德 的 等 次 、 成 了 永 遠 的 大 祭 司 、 就 為 我 們 進 入 幔 內
Melkisedek düzeni uyarınca sonsuza dek başkâhin olan İsa oraya uğrumuza öncü olarak girdi.作 先鋒 的 耶穌 、 既 照 著 麥基洗德 的 等次 、 成 了 永遠 的 大 祭司 、 就 為 我 們進 入 幔內
Michelle Kaufman çevre mimarisinde yeni düşünme şekillerine öncülük etti.미셀 카우프만은 선구자로서 친환경 건축에 대한 새로운 접근법을 주도했습니다.
Michelle Kaufman çevre mimarisinde yeni düşünme şekillerine öncülük etti.Michelle Kaufman a introdus noi moduri de gândire în legătură cu arhitectura ambientală.
Michelle Kaufman çevre mimarisinde yeni düşünme şekillerine öncülük etti.Michelle Kaufman banade vägen för nya sätt att se på miljövänlig arkitektur.
Michelle Kaufman çevre mimarisinde yeni düşünme şekillerine öncülük etti.Michelle Kaufman đã đi tiên phong trong những cách suy nghĩ với về kiến trúc vì môi trường.
Michelle Kaufman çevre mimarisinde yeni düşünme şekillerine öncülük etti.Michelle Kaufman est pionnière en matière de nouvelles façons de concevoir une architecture écologique.
Michelle Kaufman çevre mimarisinde yeni düşünme şekillerine öncülük etti.Michelle Kaufman fue pionera en la forma de pensar sobre arquitectura ambiental.
Michelle Kaufman çevre mimarisinde yeni düşünme şekillerine öncülük etti.Michelle Kaufman hat neue Denkweisen über Architektur in der Umwelt eröffnet.
Michelle Kaufman çevre mimarisinde yeni düşünme şekillerine öncülük etti.Michelle Kaufman je průkopnicí nového způsobu myšlení o ekologickém stavitelství.
Michelle Kaufman çevre mimarisinde yeni düşünme şekillerine öncülük etti.Michelle Kaufmann memperkenalkan pola pikir baru dalam arsitektur berbasis lingkungan.
Michelle Kaufman çevre mimarisinde yeni düşünme şekillerine öncülük etti.Michelle Kaufmanová je priekopníčkou nových spôsobov zmýšľania o ekologickej architektúre.
Michelle Kaufman çevre mimarisinde yeni düşünme şekillerine öncülük etti.Michelle Kaufman tem sido pioneira nas novas formas de pensar na arquitetura ambiental.
Michelle Kaufman çevre mimarisinde yeni düşünme şekillerine öncülük etti.Michelle Kaufman utorowała drogę dla nowych sposobów myślenia o architekturze środowiska.
Michelle Kaufman çevre mimarisinde yeni düşünme şekillerine öncülük etti.Michelle Kaufman volt az első aki új utakat járt be a környezettudatos építészet terén.
Michelle Kaufman çevre mimarisinde yeni düşünme şekillerine öncülük etti.Michelle Kaufman was een pionier in nieuwe manieren van denken over milieu-architectuur.
Michelle Kaufman çevre mimarisinde yeni düşünme şekillerine öncülük etti.Η Μισέλ Κάουφμαν εισήγαγε νέους τρόπους σκέψης γύρω από την αρχιτεκτονική του περιβάλλοντος.
Michelle Kaufman çevre mimarisinde yeni düşünme şekillerine öncülük etti.Мишел Кауфман е пионер в областта на новите подходи в екологичната архитектурата
Michelle Kaufman çevre mimarisinde yeni düşünme şekillerine öncülük etti.Мишель Кауфман стала пионером в области новых подходов к архитектуре, ориентированной на окружающую среду.
Michelle Kaufman çevre mimarisinde yeni düşünme şekillerine öncülük etti.Мішель Кайфман була піонером у нових способах мислення про екологічну архітектуру.
Michelle Kaufman çevre mimarisinde yeni düşünme şekillerine öncülük etti.בדרכי חשיבה חדשות על ארכיטקטורה סביבתית.
Michelle Kaufman çevre mimarisinde yeni düşünme şekillerine öncülük etti.مشيل كوفمان الرائدة في الطريقة الجديدة العمارة البيئية
Michelle Kaufman çevre mimarisinde yeni düşünme şekillerine öncülük etti.環境適合した建築を開発した先駆者です 彼女は一つ一つ家を建てながらそうしたのではなく
Michigan'ı alıp şöyle derdiniz: lityum iyon pili gibi elektrikli araç enerjisi üretiminde öncü olacağız.Michigan könnte bei der Teileproduktion für elektrische Fahrzeuge, wie Lithium-Ionen-Batterien, führend sein.
Michigan'ı alıp şöyle derdiniz: lityum iyon pili gibi elektrikli araç enerjisi üretiminde öncü olacağız.Michigan mógłby specjalizować się w produkcji baterii dla elektrycznych aut.
Michigan'ı alıp şöyle derdiniz: lityum iyon pili gibi elektrikli araç enerjisi üretiminde öncü olacağız.В Мичигане — на производстве начинки для электромобилей, например, ионно-литиевых батарей.
Mikrobilgisayara öncülük etti.Công nghệ tương tác thời gian thực đầu tiên, màn hình video, để chỉ tầm ngắm một khẩu súng.
Mikrobilgisayara öncülük etti.비디오 디스플레이, 위치추적. 이것이 마이크로 컴퓨터로 이르게 되죠.
Mikrobilgisayara öncülük etti.La prima interazione in tempo reale, la dimostrazione video, il puntamento di un'arma.
Mikrobilgisayara öncülük etti.La primera interacción en tiempo real, la pantalla de video...apuntando a un arma.
Mikrobilgisayara öncülük etti.Pierwsza interakcja w czasie rzeczywistym wyświetlanie wideo, celowanie z broni.
Mikrobilgisayara öncülük etti.Prima interacțiune în timp real, afișajul video, stabilirea traiectoriei.
Mikrobilgisayara öncülük etti.Първото взаимодействие в реално време, видео дисплеят, насочването на оръжие.
Mikrobilgisayara öncülük etti.תצוגת הוידאו, כיוון רובה. זה הוביל למיקרו-מחשב,
Mikrobilgisayara öncülük etti.كما يظهر العرض ، وكاد أن يقود ذلك إلى صناعة الكمبيوتر المصغر،
Modern çevreciliğin öncülerinden-- tamda bu olay hakkında bizi 1962 de uyarmıştı.바로 현대 환경주의의 대모가-- 바로 이것에 대해 이미 1962년에 경고한 바 있습니다.
Modern çevreciliğin öncülerinden-- tamda bu olay hakkında bizi 1962 de uyarmıştı.1962年にまさにこのことを 警告していました 彼女の指摘はこうでした