Ana içeriğe geç
Sözlük

öncü ile cümle

öncü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bulgaristan’da yeni Narkotik Maddeler ve Öncüller Kontrol Kanunu, Haziran 2004’te kabul edilmiştir.V Bolgariji je bil junija 2004 odobren nov Zakon o nadzoru drog in predhodnih sestavin.
Bu mimar Frank Gehry'nin, Abu Dabi'deki Guggenheim'a öncüsü.Đây là bản phác của kiến trúc sư Frank Gehry về Guggenheim ở Abu Dhabi
Bu mimar Frank Gehry'nin, Abu Dabi'deki Guggenheim'a öncüsü.Frank Gehry, el arquitecto precursor del Museo Guggenheim en Abu Dhabi.
Bu mimar Frank Gehry'nin, Abu Dabi'deki Guggenheim'a öncüsü.Ini awal dari arsitek Frank Gehry dalam menyelesaikan Guggenheim di Abu Dhabi.
Bu mimar Frank Gehry'nin, Abu Dabi'deki Guggenheim'a öncüsü.이것은 건축가 프랭크 게리가 아부다비 구겐하임 미술관의 사전단계로 그린 것입니다.
Bu mimar Frank Gehry'nin, Abu Dabi'deki Guggenheim'a öncüsü.Αυτός είναι ο προάγγελος του Φρανκ Γκέρι για το Γκουγκενχάιμ στο Αμπού Ντάμπι.
Bu mimar Frank Gehry'nin, Abu Dabi'deki Guggenheim'a öncüsü.Това е на архитекта Франк Гери, предшественика на "Гугенхайм" в Абу Даби.
Bu mimar Frank Gehry'nin, Abu Dabi'deki Guggenheim'a öncüsü.זהו השירבוט המקדים של הארכיטקט פרנק גרי לגוגנהיים באבו-דאבי
Bu mimar Frank Gehry'nin, Abu Dabi'deki Guggenheim'a öncüsü.هذا هو فرانك جيري المصمم المعماري لمتحف غوغنهايم في أبوظبي.
Bu mimar Frank Gehry'nin, Abu Dabi'deki Guggenheim'a öncüsü.要点をまとめましょう
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Acestea sînt specii cheie. Specii de avangardă care deschid uşile pentru alte comunităţi biologice.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Đây là những sinh vật mở đường. Những loài vật tiên phong mở cửa cho những cộng đồng sinh học khác.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Dessa arter är "inkörsportar". Förtrupper som öppnar dörrarna för andra biologiska samhällen.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Dies sind bahnbrechende Gattungen. Spitzenarten, die die Tore für andere biologische Gemeinschaften öffnen.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Disse er grænse-arter, specielle arter, der åbner døren for andre biologiske samfund.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Dit zijn pioniersoorten. Voorhoedesoorten die de deur openen voor andere biologische gemeenschappen.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Estas son especies de acceso. Especies de vanguardia que abren las puertas a otras comunidades biológicas.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Ezek átmeneti fajok. Előőrs fajok, amelyek ajtót nyitnak más biológiai közösségeknek.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Grzyby to gatunki przejściowe otwierające drzwi innym biologicznym społecznościom.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Jamur adalah spesies perantara. Spesies garis depan yang membuka pintu untuk komunitas biologis lain.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.이 균류, 미생물들은 모든 종의 관문입니다. 다른 생물군집의 터를 닦아주는 선두주자인 것이죠.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Sienet ovat avainlajeja, edelläkävijöitä, jotka avaavat oven muille biologisille yhteisöille.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Sono delle specie di transizione, delle avanguardie che aprono la porta alle altre comunità biologiche.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Toto jsou únikové druhy, předvojové druhy otevírající dveře dalším organismům.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Toto sú pionierske druhy. Slúžia ako predvoj, ktorý otvára dvere iným biologickým spoločenstvám.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Αυτά τα είδη αποτελούν πύλες. Είναι προφύλακες που ανοίγουν την πόρτα σε άλλες βιολογικές κοινότητες.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Това са входни видове. Авангардни видове, които отварят вратата за други биологични общности.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.מינים אלו מהווים שער, חיל חלוץ שפותח את השער לקהילות ביולוגיות אחרות.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.وهذه الأنواع هي بمثابة بوابة طليعة الأنواع التي تفتح الباب لوحدات بيولوجية أخرى
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.先陣を切って扉を開け 他の生物群を招き入れるのです そこで私は麻袋で作る土嚢を考案しました
Bu oldu çünkü birçok insan bunun için zamanını ve... ...gücünü harcadı, öncü ruhlarını ortaya koydu.C'est arrivé car beaucoup de personnes y ont investi leur temps, leurs efforts et leur esprit pionnier.
Bu oldu çünkü birçok insan bunun için zamanını ve... ...gücünü harcadı, öncü ruhlarını ortaya koydu.Es geschah, weil viele Leute ihre Zeit, ihre Arbeit und ihren Pioniergeist hinengesteckt haben.
Bu oldu çünkü birçok insan bunun için zamanını ve... ...gücünü harcadı, öncü ruhlarını ortaya koydu.Het gebeurde omdat veel mensen hun tijd en moeite en pioniersgeest erin hebben gestoken.
Bu oldu çünkü birçok insan bunun için zamanını ve... ...gücünü harcadı, öncü ruhlarını ortaya koydu.이것은 많은 사람들이 그들의 시간과 노력과 개척정신을 투자했기 때문입니다.
Bu oldu çünkü birçok insan bunun için zamanını ve... ...gücünü harcadı, öncü ruhlarını ortaya koydu.Namun terjadi karena banyak orang menyumbangkan waktu, tenaga dan semangatnya pada hal ini.
Bu oldu çünkü birçok insan bunun için zamanını ve... ...gücünü harcadı, öncü ruhlarını ortaya koydu.S-a întâmplat pentru că mulţi oameni au depus timp şi efort şi spiritul lor de pionierat pentru asta.
Bu oldu çünkü birçok insan bunun için zamanını ve... ...gücünü harcadı, öncü ruhlarını ortaya koydu.Sucedió por que mucha gente puso tiempo, esfuerzo y su espiritu aventurero en esto.
Bu oldu çünkü birçok insan bunun için zamanını ve... ...gücünü harcadı, öncü ruhlarını ortaya koydu.To czas i wysiłek wielu ludzi, którzy to zapoczątkowali.
Bu oldu çünkü birçok insan bunun için zamanını ve... ...gücünü harcadı, öncü ruhlarını ortaya koydu.Случило се е, защото много хора са вложили времето и усилията си и пионерския си дух в това.
Bu oldu çünkü birçok insan bunun için zamanını ve... ...gücünü harcadı, öncü ruhlarını ortaya koydu.Это случилось благодаря тому, что люди объединили свое время, усилия и дух первооткрывателей для этого дела.
Bu oldu çünkü birçok insan bunun için zamanını ve... ...gücünü harcadı, öncü ruhlarını ortaya koydu.זה קרה כי אנשים רבים הקדישו לכך זמן ומאמץ ואת רוחם החלוצית.
Bu oldu çünkü birçok insan bunun için zamanını ve... ...gücünü harcadı, öncü ruhlarını ortaya koydu.و لكنه حدث بسبب جهود و وقت الكثير من الناس و آرواحهم الرائدة التي جعلتهم يقومون بهذا العمل.
Bu oldu çünkü birçok insan bunun için zamanını ve... ...gücünü harcadı, öncü ruhlarını ortaya koydu.開拓者精神の賜物です 左の写真 ジュリア・プラット
Bu öncü koku bilgisi özelliğimiz, kullanıcıların kokuları aramasına olanak sağlıyor.Cu această funcție poți căuta mirosuri.
Bu öncü koku bilgisi özelliğimiz, kullanıcıların kokuları aramasına olanak sağlıyor.Google에서 자랑스럽게 내놓은 후각 인지 기능으로 사용자들은 이제 냄새를 검색할 수 있습니다.
Bu öncü koku bilgisi özelliğimiz, kullanıcıların kokuları aramasına olanak sağlıyor.Jest to nasza przełomowa funkcja, która pozwala użytkownikom wyszukiwać zapachy.
Bu öncü koku bilgisi özelliğimiz, kullanıcıların kokuları aramasına olanak sağlıyor.la nostra funzione olfattiva di punta che consente agli utenti di cercare gli odori.
Bu öncü koku bilgisi özelliğimiz, kullanıcıların kokuları aramasına olanak sağlıyor.Sen avulla käyttäjät voivat hakea hajuja.
Bu öncü koku bilgisi özelliğimiz, kullanıcıların kokuları aramasına olanak sağlıyor.ספינת הדגל שלנו בתחום ידע הריחות המאפשרת למשתמשים לחפש ריחות.
Bu öncü koku bilgisi özelliğimiz, kullanıcıların kokuları aramasına olanak sağlıyor.في إصدارها التجريبي والتي تعد بمثابة قاعدة معلوماتية لحاسة الشم يمكن للمستخدمين من خلالها البحث عن الروائح.
Bu öncü koku bilgisi özelliğimiz, kullanıcıların kokuları aramasına olanak sağlıyor.どんなにおいも検索できます Googleが開発した アロマインデックスプログラムにより
Bu öncülüğü oldukça heyecan verici buluyoruz.Această idee ni se pare foarte interesantă.
Bu öncülüğü oldukça heyecan verici buluyoruz.Achamos essa premissa muito interessante.
Bu öncülüğü oldukça heyecan verici buluyoruz.Bagi kami pemikiran itu cukup menarik.
Bu öncülüğü oldukça heyecan verici buluyoruz.Chúng tôi thấy khả năng đó rất là tốt.
Bu öncülüğü oldukça heyecan verici buluyoruz.Dat vooruitzicht vinden we behoorlijk opwindend.
Bu öncülüğü oldukça heyecan verici buluyoruz.Diese Annahme finden wir ziemlich aufregend.
Bu öncülüğü oldukça heyecan verici buluyoruz.Encontramos esa premisa bastante emocionante.
Bu öncülüğü oldukça heyecan verici buluyoruz.우리는 이런 전제가 매우 흥미롭다 생각했습니다.
Bu öncülüğü oldukça heyecan verici buluyoruz.Nous trouvons ce postulat assez passionnant.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod