Ana içeriğe geç
Sözlük

öncü ile cümle

öncü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Böylece Alice Stewart öncü bulgularını yayınlamak için 1956 yılında The Lancet'e hücum etti. (Tıbbi yayın)Tuy nhiên, Alice Stewart vội vã cho xuất bản những phát hiện sơ bộ của mình trong cuốn "Lưỡi trích" năm 1956
Böylece Alice Stewart öncü bulgularını yayınlamak için 1956 yılında The Lancet'e hücum etti. (Tıbbi yayın)Παρόλ' αυτά, η Άλις Στιούαρτ έσπευσε να δημοσιεύσει τα αρχικά της ευρήματα στο "Δε Λάνσετ" το 1956.
Böylece Alice Stewart öncü bulgularını yayınlamak için 1956 yılında The Lancet'e hücum etti. (Tıbbi yayın)Независимо от това, Алис Стюарт побърза да публикува предварителните си открития в "Дъ лансет" през 1956 г.
Böylece Alice Stewart öncü bulgularını yayınlamak için 1956 yılında The Lancet'e hücum etti. (Tıbbi yayın)Тем не менее, в 1956 году Элис Стюарт торопится опубликовать предварительные результаты в журнале "Ланцет".
Böylece Alice Stewart öncü bulgularını yayınlamak için 1956 yılında The Lancet'e hücum etti.בכל אופן, אליס סטיוארט מיהרה לפרסם את ממצאיה הראשוניים בכתב העת, ה-לנסט, ב-1956.
Böylece Alice Stewart öncü bulgularını yayınlamak için 1956 yılında The Lancet'e hücum etti.ومع ذلك، أسرعت أليس ستيوارت بنشر استنتاجاتها الأولية في "ذا لانسيت" (The Lancet) عام 1956.
Böylece Alice Stewart öncü bulgularını yayınlamak için 1956 yılında The Lancet'e hücum etti.急いで1956年のランセット誌に発表しました 人々は称賛し ノーベル賞の話も出ました
Böylelikle AB gerçekten sürdürülebilir bir biyoenerji sektörü oluşturulmasında öncü olabilir.Ainsi, l'UE pourrait prendre la tête dans la création d'un secteur bioénergétique véritablement durable.
Böylelikle AB gerçekten sürdürülebilir bir biyoenerji sektörü oluşturulmasında öncü olabilir.De esta forma, la UE podría liderar la construcción de un sector bioenergético verdaderamente sostenible.
Böylelikle AB gerçekten sürdürülebilir bir biyoenerji sektörü oluşturulmasında öncü olabilir.Desta forma, a UE pode assumir a liderança na construção de um sector energético verdadeiramente sustentável.
Böylelikle AB gerçekten sürdürülebilir bir biyoenerji sektörü oluşturulmasında öncü olabilir.Ily módon az EU vezető szerepet tölthet be egy valóban fenntartható bioenergia ágazat kiépítésében.
Böylelikle AB gerçekten sürdürülebilir bir biyoenerji sektörü oluşturulmasında öncü olabilir.În acest fel, UE poate deveni lider în crearea unui sector bioenergetic cu adevărat durabil.
Böylelikle AB gerçekten sürdürülebilir bir biyoenerji sektörü oluşturulmasında öncü olabilir.Na ta način lahko EU prevzame vodstvo v vzpostavljanju resnično trajnostnega bioenergetskega sektorja.
Böylelikle AB gerçekten sürdürülebilir bir biyoenerji sektörü oluşturulmasında öncü olabilir.Op deze manier kan de EU het voortouw nemen in de opbouw van een werkelijk duurzame bio-energiesector.
Böylelikle AB gerçekten sürdürülebilir bir biyoenerji sektörü oluşturulmasında öncü olabilir.På den måde kan EU gå i spidsen for opbygningen af en virkelig bæredygtig bioenergisektor.
Böylelikle AB gerçekten sürdürülebilir bir biyoenerji sektörü oluşturulmasında öncü olabilir.På så sätt kan EU ta ledningen i uppbyggnaden av en verkligt hållbar bioenergisektor.
Böylelikle AB gerçekten sürdürülebilir bir biyoenerji sektörü oluşturulmasında öncü olabilir.Tak se EU může stát vedoucím činitelem při budování skutečně udržitelného odvětví bioenergie.
Böylelikle AB gerçekten sürdürülebilir bir biyoenerji sektörü oluşturulmasında öncü olabilir.Takto sa EÚ môže ujať vedúcej úlohy v budovaní naozaj trvalo udržateľného sektora bioenergetiky.
Böylelikle AB gerçekten sürdürülebilir bir biyoenerji sektörü oluşturulmasında öncü olabilir.Tällä tavoin EU voi johtaa todella kestävän bioenergiasektorin kehittämistä.
Böylelikle AB gerçekten sürdürülebilir bir biyoenerji sektörü oluşturulmasında öncü olabilir.W ten sposób UE może objąć przewodnictwo w budowaniu prawdziwie zrównoważonego sektora bioenergii.
Böylelikle AB gerçekten sürdürülebilir bir biyoenerji sektörü oluşturulmasında öncü olabilir.Με αυτόν τον τρόπο η ΕΕ μπορεί να ηγηθεί στην οικοδόμηση ενός αληθινά βιώσιμου βιοενεργειακού τομέα.
Bu 32 milyon pound maliyetinde bir öncül bir akademi, yakın zamanda İngiltere'de kuruldu ve이것은 영국에서 3천2백만 파운드(571억원)나 들여 최근에 지은 유명한 학교인데요
Bu 32 milyon pound maliyetinde bir öncül bir akademi, yakın zamanda İngiltere'de kuruldu veТова е университет, който струва 32 милиона лири и наскоро беше построен във Великобритания.
Bu 32 milyon pound maliyetinde bir öncül bir akademi, yakın zamanda İngiltere'de kuruldu veזה בניין האקדמיה המובילה שעלה 32 מליון פאונד שנבנה דיי לאחרונה בבריטניה, ותוכנן
Bu 32 milyon pound maliyetinde bir öncül bir akademi, yakın zamanda İngiltere'de kuruldu veهذه مدرسة حكومية رائدة بميزانية 32 مليون جنيه تم بناؤها مؤخرا في المملكة المتحدة. وهي مصممة
Bu 32 milyon pound maliyetinde bir öncül bir akademi, yakın zamanda İngiltere'de kuruldu veごく最近イギリスに建てられました 設計したのはイギリスの超一流の建築士
-Bu adam sizin Mars öncünüz -Bu adam Mars'ta mı bulunmuş?- A fost pe Marte? Acolo s-a născut.
-Bu adam sizin Mars öncünüz -Bu adam Mars'ta mı bulunmuş?-Este es tu pionero en Marte. -¿Este hombre ha estado en Marte? Él nació allí.
-Bu adam sizin Mars öncünüz -Bu adam Mars'ta mı bulunmuş?- Questo e' il suo pioniere marziano. - Quest'uomo e' stato su Marte?
-Bu adam sizin Mars öncünüz -Bu adam Mars'ta mı bulunmuş?- Tohle je Váą průzkumník z Marsu. - Tenhle člověk byl na Marsu?
-Bu adam sizin Mars öncünüz -Bu adam Mars'ta mı bulunmuş?- To pański marsjański pionier. - Ten człowiek był na Marsie?
-Bu adam sizin Mars öncünüz -Bu adam Mars'ta mı bulunmuş?- Αυτός είναι ο Αρειανός πρωτοπόρος. - Αυτός ο άντρας πήγε στον Άρη;
-Bu adam sizin Mars öncünüz -Bu adam Mars'ta mı bulunmuş?-Він з Марсу. - Ця людина була на Марсі?
-Bu adam sizin Mars öncünüz -Bu adam Mars'ta mı bulunmuş?- Вот ваш марсианский пионер. - Этот человек побывал на Марсе?
-Bu adam sizin Mars öncünüz -Bu adam Mars'ta mı bulunmuş?>彼は、そこで生まれたんです。手伝ってくれますか、博士?
Bu araştırmamın bir sonraki bölümüne öncülük eden düşüncedir.Asta a dus la etapa următoare a cercetării mele.
Bu araştırmamın bir sonraki bölümüne öncülük eden düşüncedir.Eso fue lo que me condujo a la siguiente fase de mi investigación.
Bu araştırmamın bir sonraki bölümüne öncülük eden düşüncedir.Questo ha guidato la fase successiva della mia ricerca.
Bu araştırmamın bir sonraki bölümüne öncülük eden düşüncedir.Zajęłam się tą kwestią w kolejnym etapie moich badań.
Bu araştırmamın bir sonraki bölümüne öncülük eden düşüncedir.Αυτό είναι που οδήγησε την επόμενη φάση της έρευνάς μου.
Bu araştırmamın bir sonraki bölümüne öncülük eden düşüncedir.Из этого следует следующая фаза моего исследования.
Bu araştırmamın bir sonraki bölümüne öncülük eden düşüncedir.זה מה שהוביל את השלב הבא במחקר שלי.
Bu birçok ilginç projeye öncü oldu.Ça a donné quelques projets intéressants...
Bu birçok ilginç projeye öncü oldu.Isso levou a alguns projetos bastante interessantes...
Bu birçok ilginç projeye öncü oldu.Αυτό οδήγησε σε αρκετά ενδιαφέροντα έργα ...
Bu birçok ilginç projeye öncü oldu.هذا قاد إلى مشاريع مثيرة جدا
Bu bölümde Mies van der Rohe var, "Az, Daha Fazlasıdır" Kendisi modernist devrimin öncüsüdür.Como el "Menos es más" de Mies van der Rohe, impulsor de la revolución modernista.
Bu bölümde Mies van der Rohe var, "Az, Daha Fazlasıdır" Kendisi modernist devrimin öncüsüdür.W tym przypadku "Mniej znaczy więcej" Miesa van der Rohe'a, który rozpoczął rewolucję modernistyczną.
Bu durum sizi, neden bu öncülerin başarısız olduğunu düşünmeye itebilir.Až vás to núti rozmýšľať, prečo títo pionieri zlyhali.
Bu durum sizi, neden bu öncülerin başarısız olduğunu düşünmeye itebilir.Cela vous fait réfléchir à la raison pour laquelle ces pionniers ont échoué.
Bu durum sizi, neden bu öncülerin başarısız olduğunu düşünmeye itebilir.Das bringt einen ins Grübeln warum diese Vorreiter scheiterten.
Bu durum sizi, neden bu öncülerin başarısız olduğunu düşünmeye itebilir.E faz-nos ponderar porque falharam esses pioneiros.
Bu durum sizi, neden bu öncülerin başarısız olduğunu düşünmeye itebilir.Elgondolkodtató, hogy ezek az úttörők miért nem jártak sikerrel.
Bu durum sizi, neden bu öncülerin başarısız olduğunu düşünmeye itebilir.Je vraagt je af waarom het die pioniers niet lukte.
Bu durum sizi, neden bu öncülerin başarısız olduğunu düşünmeye itebilir.그리고 이것은 여러분이 왜 그런 개척자들이 실패했는 지 숙고하게 했을 겁니다
Bu durum sizi, neden bu öncülerin başarısız olduğunu düşünmeye itebilir.Ma il fallimento di questi pionieri ci fa riflettere.
Bu durum sizi, neden bu öncülerin başarısız olduğunu düşünmeye itebilir.Nutí vás to zamyslet se nad tím, proč tito průkopníci selhali.
Bu durum sizi, neden bu öncülerin başarısız olduğunu düşünmeye itebilir.Te face să te întrebi, de ce au eșuat primii pionieri.
Bu durum sizi, neden bu öncülerin başarısız olduğunu düşünmeye itebilir.To da človeku misliti, zakaj tem pionirjem ni uspelo.
Bu durum sizi, neden bu öncülerin başarısız olduğunu düşünmeye itebilir.Việc này khiến qúi vị suy ngẫm xem tại sao những nhà tiên phong đó lại thất bại.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod