Ana içeriğe geç
Sözlük

öncü ile cümle

öncü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Biz kadınlar olarak bu devrimde öncü olacağız, bu yeni feminist konuda.우리 여성은 이제 이 새로운 여권주의자 사안이라는 새로운 혁명에서 길을 인도할 것입니다.
Biz kadınlar olarak bu devrimde öncü olacağız, bu yeni feminist konuda.Me naiset toimimme suunnannäyttäjinä tässä uudessa vallankumouksessa, uudessa naisasiassa.
Biz kadınlar olarak bu devrimde öncü olacağız, bu yeni feminist konuda.Mi nők mutatjuk majd az utat ebben az új forradalmi, ebben az új feminista kérdésben.
Biz kadınlar olarak bu devrimde öncü olacağız, bu yeni feminist konuda.My, ženy, budeme hrať hlavnú úlohu v tejto revolúcii. Niečo ako výhoda žien.
Biz kadınlar olarak bu devrimde öncü olacağız, bu yeni feminist konuda.Nós, mulheres, vamos liderar esta nova revolução, esta nova bandeira feminista.
Biz kadınlar olarak bu devrimde öncü olacağız, bu yeni feminist konuda.Och vi kvinnor kommer att leda vägen i denna nya revolution, denna nya feministiska fråga.
Biz kadınlar olarak bu devrimde öncü olacağız, bu yeni feminist konuda.Og vi kvinder må vise vejen i denne nye revolution, et nyt feministisk emne.
Biz kadınlar olarak bu devrimde öncü olacağız, bu yeni feminist konuda.Và phụ nữ chúng ta sẽ là những người dẫn đầu trong cuộc cách mạng mới này, vấn đề mới này của phụ nữ.
Biz kadınlar olarak bu devrimde öncü olacağız, bu yeni feminist konuda.Wij vrouwen zullen voorop gaan in deze nieuwe revolutie, dit nieuwe feministische thema.
Biz kadınlar olarak bu devrimde öncü olacağız, bu yeni feminist konuda.Wir Frauen wollen bei dieser neuen Revolution, bei dieser neuen feministischen Aufgabe Vorreiter sein.
Biz kadınlar olarak bu devrimde öncü olacağız, bu yeni feminist konuda.Y las mujeres vamos a dar el primer paso en esta nueva revolución, en este nuevo asunto feminista.
Biz kadınlar olarak bu devrimde öncü olacağız, bu yeni feminist konuda.Και εμείς, οι γυναίκες, θα ανοίξουμε το δρόμο σε αυτή την νέα επανάσταση, σε αυτό το νέο φεμινιστικό ζήτημα.
Biz kadınlar olarak bu devrimde öncü olacağız, bu yeni feminist konuda.А мы, женщины, станем лидерами этой новой революции, новой проблемы феминисток.
Biz kadınlar olarak bu devrimde öncü olacağız, bu yeni feminist konuda.И ние жените ще водим напред в тази нова революция, този нов феминистки въпрос.
Biz kadınlar olarak bu devrimde öncü olacağız, bu yeni feminist konuda.І ми, жінки, маємо очолити рух в цій новій революції, у новій феміністичній ситуації.
Biz kadınlar olarak bu devrimde öncü olacağız, bu yeni feminist konuda.ואנחנו הנשים נוביל את הדרך במהפכה החדשה הזו, הנושא הפמיניסטי החדש הזה.
Biz kadınlar olarak bu devrimde öncü olacağız, bu yeni feminist konuda.ونحن كنساء سوف نقود أنفسنا الى القمة عبر هذه الثورة .. فهذه قضية أنثوية
Biz kadınlar olarak bu devrimde öncü olacağız, bu yeni feminist konuda.この新たな革命の指揮を取るのです 眠ることによって トップの座を得るのです
Biz öncüleri örnek alırız, onlar için değil, fakat kendimiz için.Chúng ta theo những ai dẫn đầu, không phải cho họ, mà cho chính chúng ta.
Biz öncüleri örnek alırız, onlar için değil, fakat kendimiz için.Îi urmăm pe cei care conduc, nu pentru ei, ci pentru noi înșine.
Biz öncüleri örnek alırız, onlar için değil, fakat kendimiz için.Kita mengikuti mereka yang memimpin, bukan untuk mereka, tetapi untuk diri kita sendiri.
Biz öncüleri örnek alırız, onlar için değil, fakat kendimiz için.우리는 이끄는 이들을 따릅니다, 그들을 위해서가 아니라, 우리 스스로를 위해서 말이죠.
Biz öncüleri örnek alırız, onlar için değil, fakat kendimiz için.Követjük azokat akik vezetnek, nem miattuk magunk miatt.
Biz öncüleri örnek alırız, onlar için değil, fakat kendimiz için.Nesledujeme tých, ktorí vedú, kvôli nim, ale kvôli sebe.
Biz öncüleri örnek alırız, onlar için değil, fakat kendimiz için.Nós seguimos aqueles que lideram, não por eles, mas por nós próprios.
Biz öncüleri örnek alırız, onlar için değil, fakat kendimiz için.Nous suivons les leaders, pas pour eux, mais pour nous-mêmes.
Biz öncüleri örnek alırız, onlar için değil, fakat kendimiz için.Podążamy za tymi co przewodzą, nie dla nich, lecz dla nas samych
Biz öncüleri örnek alırız, onlar için değil, fakat kendimiz için.Seguiamo coloro che guidano, non per loro, ma per noi stessi.
Biz öncüleri örnek alırız, onlar için değil, fakat kendimiz için.Seguimos a quienes lideran, no por ellos, sino por nosotros mismos.
Biz öncüleri örnek alırız, onlar için değil, fakat kendimiz için.Skutečné vůdce následujeme ne pro ně, ale pro nás.
Biz öncüleri örnek alırız, onlar için değil, fakat kendimiz için.Sledimo tistim, ki vodijo, ne zavoljo njih, temveč zavoljo sebe.
Biz öncüleri örnek alırız, onlar için değil, fakat kendimiz için.Vi følger dem der leder, ikke for deres skyld, men for vores egen.
Biz öncüleri örnek alırız, onlar için değil, fakat kendimiz için.Vi följer dem som leder, inte för deras skull, men för oss vår egen skull.
Biz öncüleri örnek alırız, onlar için değil, fakat kendimiz için.Wij volgen hen die leiden, niet voor hen, maar voor onszelf.
Biz öncüleri örnek alırız, onlar için değil, fakat kendimiz için.Wir folgen denen, die führen, nicht um ihretwillen, sondern um unseretwillen.
Biz öncüleri örnek alırız, onlar için değil, fakat kendimiz için.Ακολουθούμε αυτούς που καθοδηγούν, όχι για εκείνους, αλλά για εμάς.
Biz öncüleri örnek alırız, onlar için değil, fakat kendimiz için.Ми слідуємо за ними не заради них, а заради нас самих.
Biz öncüleri örnek alırız, onlar için değil, fakat kendimiz için.Мы следуем за ними не ради них, но ради нас самих.
Biz öncüleri örnek alırız, onlar için değil, fakat kendimiz için.Следваме онези, които водят, не заради тях, а заради самите себе си.
Biz öncüleri örnek alırız, onlar için değil, fakat kendimiz için.אנחנו הולכים בעקבות אלו שמנהיגים, לא עבורם אלא עבור עצמינו.
Biz öncüleri örnek alırız, onlar için değil, fakat kendimiz için.نتبع من يقودون،ليس من أجلهم، بل لأجل أنفسنا.
Biz öncüleri örnek alırız, onlar için değil, fakat kendimiz için.自分自身のためです そして「なぜ」から始める人が
Biz öncüleri takip ederiz, onlar için değil fakat kendimiz için.우리는 그 지도자들을 위해서가 우리 자신을 위해서 그들을 따르는 겁니다.
Biz öncüleri takip ederiz, onlar için değil fakat kendimiz için.Nous suivons ceux qui mènent, non pas pour eux mêmes mais pour nous mêmes.
Biz öncüleri takip ederiz, onlar için değil fakat kendimiz için.Seguimos a aquellos que guían no por ellos, sino por nosotros mismos.
Biz öncüleri takip ederiz, onlar için değil fakat kendimiz için.Ми йдемо за тими, хто веде, не заради них, а заради нас самих.
Biz öncüleri takip ederiz, onlar için değil fakat kendimiz için.そして「なぜ」から始める人が 周りの人を動かし
Biz öncüleri takip ederiz, zorunlu olduğumuz için değil ama istediğimiz için.그래야 하기 때문이 아니라, 그러고 싶기 때문입니다.
Biz öncüleri takip ederiz, zorunlu olduğumuz için değil ama istediğimiz için.真のリーダーに従うのは 彼らのためでなく 自分自身のためです
Böylece Alice Stewart öncü bulgularını yayınlamak için 1956 yılında The Lancet'e hücum etti.그럼에도 불구하고, 1956년, Alice Stewart는 서둘러 자신의 예비 연구 결과를 Lancet (의학잡지)에 게재했습니다.
Böylece Alice Stewart öncü bulgularını yayınlamak için 1956 yılında The Lancet'e hücum etti.Dennoch beeilte sich Alice Stewart ihre vorläufigen Ergebnisse 1956 im Lancet zu veröffentlichen.
Böylece Alice Stewart öncü bulgularını yayınlamak için 1956 yılında The Lancet'e hücum etti.Nonostante ciò, Alice Stewart si precipitò a pubblicare le sue scoperte preliminari in "The Lancet" nel 1956.
Böylece Alice Stewart öncü bulgularını yayınlamak için 1956 yılında The Lancet'e hücum etti. (Tıbbi yayın)Apesar disso, Alice Stewart apressou-se a publicar as suas descobertas preliminares no "The Lancet", em 1956.
Böylece Alice Stewart öncü bulgularını yayınlamak için 1956 yılında The Lancet'e hücum etti. (Tıbbi yayın)Con todo, Alice Stewart se apuró a publicar sus hallazgos preliminares en The Lancet en 1956.
Böylece Alice Stewart öncü bulgularını yayınlamak için 1956 yılında The Lancet'e hücum etti. (Tıbbi yayın)Cu toate acestea Alice Stewart s-a grăbit să publice concluziile sale preliminare în The Lancet în 1956.
Böylece Alice Stewart öncü bulgularını yayınlamak için 1956 yılında The Lancet'e hücum etti. (Tıbbi yayın)Namun, Alice Stewart dengan segera menerbitkan penemuan awalnya di The Lancet pada tahun 1956.
Böylece Alice Stewart öncü bulgularını yayınlamak için 1956 yılında The Lancet'e hücum etti. (Tıbbi yayın)Néanmoins, Alice Stewart s'est dépêchée de publier ses conclusions préliminaires dans The Lancet en 1956.
Böylece Alice Stewart öncü bulgularını yayınlamak için 1956 yılında The Lancet'e hücum etti. (Tıbbi yayın)Nicméně, Alice Stewartová spěšně publikovala svoje předběžné výsledky v The Lancet v roce 1956.
Böylece Alice Stewart öncü bulgularını yayınlamak için 1956 yılında The Lancet'e hücum etti. (Tıbbi yayın)Niettemin haastte Alice Stewart zich om haar voorlopige resultaten te publiceren in The Lancet in 1956.
Böylece Alice Stewart öncü bulgularını yayınlamak için 1956 yılında The Lancet'e hücum etti. (Tıbbi yayın)Trots detta så publicerade Alice Stewart snabbt sina preliminära resultat i tidskiften The Lancet 1956.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod