Bir harekete öncülük ederek.Очоливши рух.
Bir harekete öncülük ederek.על ידי הובלת תנועה.
Bir harekete öncülük ederek.وقيادة الحركة
Bir harekete öncülük ederek.変化をもたらすことで
, birincil partiküller) öncül kirleticilerininErreichung eines guten ökologischen und chemischen Zustands der
, birincil partiküller) öncül kirleticilerinin, particule primare) eutrofizare şi poluanţii
, birincil partiküller) öncül kirleticilerinin, primární částice)
, birincil partiküller) öncül kirleticilerininTlak na ekosystémy (zo znečistenia ovzdušia, napr. eutrofizácia)
Birincisi, AÇA'nın Avrupa bütünleşmesine öncülük ettiği genişleme süreci.Za prvé je to rozšíření, v němž si EEA nadále udržuje přední postavení v procesu evropské integrace.
Birinin öncü olması gerekiyordu, ve ben olmaya karar verdim.Alguien debe tomar el liderazgo, y he decidido hacerlo.
Birinin öncü olması gerekiyordu, ve ben olmaya karar verdim.Als je bang bent van de opwarming van de aarde, wacht dan maar tot we leren over lokale opwarming.
Birinin öncü olması gerekiyordu, ve ben olmaya karar verdim.Dacă încălzirea globală te sperie, aşteaptă până afli de încălzirea locală.
Birinin öncü olması gerekiyordu, ve ben olmaya karar verdim.Irgendeiner muss ja den Anfang machen, und ich habe mich entschlossen, es zu tun.
Birinin öncü olması gerekiyordu, ve ben olmaya karar verdim.누군가는 시작해야할 문제이기에 제가 먼저 말하기로 했습니다.
Birinin öncü olması gerekiyordu, ve ben olmaya karar verdim.Ktoś musi zacząć, ja zdecydowałem się podjąć tego zadania.
Birinin öncü olması gerekiyordu, ve ben olmaya karar verdim.Một ai đó cần phải tiên phong, và tôi quyết định sẽ là người đó.
Birinin öncü olması gerekiyordu, ve ben olmaya karar verdim.Někdo musí začít a já jsem se rozhodl, že to budu já.
Birinin öncü olması gerekiyordu, ve ben olmaya karar verdim.Niekto by sa mal ujať vedenia a ja som sa rozhodol, že to urobím.
Birinin öncü olması gerekiyordu, ve ben olmaya karar verdim.Qualcuno deve prendere la guida, e ho deciso di farlo io.
Birinin öncü olması gerekiyordu, ve ben olmaya karar verdim.Quelqu'un doit agir et j'ai décidé de le faire.
Birinin öncü olması gerekiyordu, ve ben olmaya karar verdim.Seseorang harus mengutarakannya, dan saya memutuskan untuk melakukannya.
Birinin öncü olması gerekiyordu, ve ben olmaya karar verdim.Valakinek meg kell ragadnia az irányítást, úgy döntöttem, megteszem.
Birinin öncü olması gerekiyordu, ve ben olmaya karar verdim.Κάποιος πρέπει να πάρει πρωτοβουλία, και εγώ αποφάσισα να το κάνω.
Birinin öncü olması gerekiyordu, ve ben olmaya karar verdim.Кто-то должен взять инициативу в свои руки, и я решил сделать это.
Birinin öncü olması gerekiyordu, ve ben olmaya karar verdim.Някой трябва да поведе, и реших да го направя аз.
Birinin öncü olması gerekiyordu, ve ben olmaya karar verdim.Хтось повинен взяти ініціативу в свої руки, і я вирішив зробити це.
Birinin öncü olması gerekiyordu, ve ben olmaya karar verdim.משהו חייב להיות הראשון, ואני החלטתי לעשות את זה.
Birinin öncü olması gerekiyordu, ve ben olmaya karar verdim.ويجب أن يبادر أحد ما، وقد قررت أن أفعل ذلك.
Birinin öncü olması gerekiyordu, ve ben olmaya karar verdim.地球温暖化に怯えているなら
- Bir kahraman öncülük etmekte.Пусть все будет хорошо.
Bir tür öncü tutku ile doluydular Aral denizi ile ilgili sorunlar gündeme getirdiler.Erano pieni di una sorta di passione pionieristica, stanchi del problema del Mare d'Aral.
Bir tür öncü tutku ile doluydular Aral denizi ile ilgili sorunlar gündeme getirdiler.Erau plini de o pasiune inovatoare, sătui de problemele cu Marea Aral.
Bir tür öncü tutku ile doluydular Aral denizi ile ilgili sorunlar gündeme getirdiler.Estavam repletos de uma paixão pioneira, entusiasmavam-se com os problemas do Mar de Aral.
Bir tür öncü tutku ile doluydular Aral denizi ile ilgili sorunlar gündeme getirdiler.Przepełniała ich pionierska pasja, rozpalona problemami Jeziora Aralskiego.
Bir tür öncü tutku ile doluydular Aral denizi ile ilgili sorunlar gündeme getirdiler.Sie waren von einem Pioniergeist beseelt, angetrieben durch die Probleme im Aralsee.
Bir tür öncü tutku ile doluydular Aral denizi ile ilgili sorunlar gündeme getirdiler.Ήταν γεμάτοι με το πάθος των πρωτοπόρων εξ αιτίας των προβλημάτων στη λίμνη Αράλη.
Bir tür öncü tutku ile doluydular Aral denizi ile ilgili sorunlar gündeme getirdiler.Бяха изпълнени с един вид пионерска страст, запалени по проблемите на Аралско море.
Bir tür öncü tutku ile doluydular Aral denizi ile ilgili sorunlar gündeme getirdiler.Они были переполнены некой страстью первооткрывателей, озабоченные проблемой Аральского моря.
Bir tür öncü tutku ile doluydularEt c'est intéressant quand j'y repense, car ils étaient les premiers vrais écologistes.
Bir tür öncü tutku ile doluydular그들은 선구적인 열정으로 가득 차 있었습니다.
Bir tür öncü tutku ile doluydularTerugdenkend is het interessant dat zij de eerste echte milieuactivisten waren.
Bir tür öncü tutku ile doluydularהם היו חדורי להט חלוצי,
Bir tür öncü tutku ile doluydularكانت لديهم حماسة الرواد،
Bir tür öncü tutku ile doluydular一種先駆的な情熱に満たされていました
Biz de Buffalo, New York'a gittik. Ve burası bu işin öncülerinden.Also gingen wir nach Buffalo, New York, und hier ist die Vorbereitung.
Biz de Buffalo, New York'a gittik. Ve burası bu işin öncülerinden.En dus gingen we naar Buffalo, New York, en hier is de voorloper ervan.
Biz de Buffalo, New York'a gittik. Ve burası bu işin öncülerinden.Então, fomos para Buffalo, New York, e aqui está a situação inicial.
Biz de Buffalo, New York'a gittik. Ve burası bu işin öncülerinden.Et donc nous sommes allés à Buffalo, New York, et voici la préparation.
Biz de Buffalo, New York'a gittik. Ve burası bu işin öncülerinden.Så vi åkte till Buffalo i New york, och här är förutsättningarna.
Biz de Buffalo, New York'a gittik. Ve burası bu işin öncülerinden.Şi am plecat în Buffalo, New York, şi uitaţi precursorul la toată treaba asta.
Biz de Buffalo, New York'a gittik. Ve burası bu işin öncülerinden.Έτσι, πήγαμε στο Μπάφαλο, Νέα Υόρκη, και εδώ είναι ο πρόδρομος αυτού.
Biz de Buffalo, New York'a gittik. Ve burası bu işin öncülerinden.И вот мы прибыли в Буффало, Нью-Йорк, а предыстория этого такая.
Biz de Buffalo, New York'a gittik. Ve burası bu işin öncülerinden.Отидохме в Бъфало, Ню Йорк, и ето какво го предшестваше.
Biz kadınlar olarak bu devrimde öncü olacağız, bu yeni feminist konuda.A kobiety będą przewodzić tej nowej rewolucji, nowemu feministycznemu podejściu.
Biz kadınlar olarak bu devrimde öncü olacağız, bu yeni feminist konuda.A my ženy hodláme razit cestu v této nově revoluční, v této nové feministické otázce.
Biz kadınlar olarak bu devrimde öncü olacağız, bu yeni feminist konuda.Dan kita, para wanita akan menunjukkan jalan pada revolusi baru ini, isu feminisme baru ini.
Biz kadınlar olarak bu devrimde öncü olacağız, bu yeni feminist konuda.E saremo noi donne a fare il primo passo in questa nuova rivoluzione, la nuova questione femminista.
Biz kadınlar olarak bu devrimde öncü olacağız, bu yeni feminist konuda.Et les femmes vont montrer le chemin vers cette nouvelle révolution, cette nouvelle affaire féministe.
Biz kadınlar olarak bu devrimde öncü olacağız, bu yeni feminist konuda.Iar noi femeile vom conduce această nouă revoluţie, cu această problemă feministă.
Biz kadınlar olarak bu devrimde öncü olacağız, bu yeni feminist konuda.In prav me ženske bomo sledile tej poti, tej preobrazbi, temu novemu feminističnemu stališču.