Ana içeriğe geç
Sözlük

öncü ile cümle

öncü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Funeral doom metalin öncüsüdür.Kalcit je primarno gradivo metamorfnega marmorja.
Onun ilk öncü rolü Operation Proposal (2012) olmuştur.Sodeloval je v vodstvu iniciative: Središče alternativnih dejavnosti (1999).
Amerikan fotoğrafçılığının öncülerinden sayılır.Seznam ameriških fotografov.
Maximinus, hemen ordusunu topladı ve Pannonia Lejyonları öncülüğünde Roma'ya doğru ilerledi.V Sirmiju zbral svojo vojsko in se odpravil na pohod na Rim in na poti priključil še panonske legije.
1960'larda Japon tiyatrosuna öncülük yaptı.Leta 603 je uvedel japonski koledar.
Viyana Kongresi’nin (1815) toplanmasına öncülük etti.Dunajski kongres (1815) jo je pripisal Avstriji.
Bu türün en başarılı öncü uygulayıcısı Brezilyalı Alberto Santos-Dumont idi.Jis pavadintas brazilų aviacijos pradininko Alberto Santos-Dumont vardu.
Daha sonrasında bu hasta insanlarda kliniksel denemelere öncü oldu.Netrukus sudaryta komanda jautėsi pasiruošusi klinikiniams bandymams.
1851 yılında ilk uluslararası satranç turnuvasının düzenlenmesine öncülük etti.1851 m. organizavo pirmą tarptautinį šachmatų turnyrą Londone, kur užėmė 4-ą vietą.
Ben ekoloji ve çocuklara yardım için öncülük ediyorum.Teikiamos slidinėjimo instruktoriaus paslaugos vaikams ir pradedantiesiems.
Sistem mühendisliğinin öncüsüdür.Pagrindinis straipsnis – Sistemų inžinerija.
Kilis Öncüpınar Konaklama Merkezi Türkiye'ye sığınan Suriyeli mülteciler için kurulmuş bir mülteci kampıdır.Pabėgėlių stovykla (angl. refugee camp) – laikina žmonių gyvenvietė, įkurta pabėgėliams apgyvendinti.
Pankreasın gelişimsel biyolojisi hakkındaki öncü çalışmalarıyla tanınır.Daugiausiai žinomas už savo pasiekimus bioakustikos srityje.
Bu olay onun, Avrupa'da daha fazla seyahet etmesine öncülük etmiştir.Tolesnis jo gyvenimas – tai nuolatinės kelionės po visą Europą.
Yıllarca bu dövüşlerde bir öncü olarak alkışlandı.Ilgą laiką jie buvo laikomi prestižiniais.
Nokia X1-01 modelinin öncülüdür.Sukurtas modelio Jelcz PR110E pagrindu.
Ödülün ismi, öncü bilim kurgu dergisi Amazing Stories'in kurucusu Hugo Gernsback'ten gelir.Premija pavadinta Hugo Gernsbako, žurnalo „Amazing Stories“ įkūrėjo, garbei.
Restorasyon çalışmaları Britanyalı mimar David Chipperfield’in öncülüğünde 2003 tarihinde başladı.1984 m. jis atidarė savo studiją „David Chipperfield Architects“.
Koalisyonun baskın partisi ve öncüsü Dava Partisi'dir.Lietuvos politinių kalinių ir tremtinių sąjunga turi paramos gavėjo statusą.
John Lilburne öncülüğündeki Levellerlar güçlerini ordu ve Londra halkından almaktaydı.John Lilburne'i juhitud levelleride toetus pärines peamiselt Londonist ja armeest.
Avrupa’nın her yönden gelişmesine ve güçlenmesine öncülük etmiştir.Kõikide Euroopa regioonide rolli täielik tunnustamine ja tugevdamine.
3G ağları 2G öncüllerinden daha yüksek düzeyde güvenlik sağlamaktadır.3G on ka turvalisem ühendus kui 2G.
1938'de Heinrich Vollmer tarafından öncülü MP 38 ilham alınarak tasarlandı.MP 38 töötas motoriseeritud üksuste jaoks välja Heinrich Vollmer 1938. aastal.
Hello Saferide, Annika Norlin öncülüğünde kurulmuş olan İsveçli twee pop grubu.Hello Saferide on Annika Norlini poolt juhitud Rootsi popansambel.
Robert Venturi Postmodern olarak bilinen anti-modernist başkaldırının öncülerindendi.Robert Venturit peetakse postmodernistliku arhitektuuriliikumise algatajaks.
Machine Head, New Wave of American Heavy Metal'in öncü gruplarından bir tanesidir.Machine Head on üks uue ameerika heavy metal laine juhtbände.
Gomidas, etnomüzikolojinin öncülerinden biri olarak tanınmaktadır.Unamunot on peetud üheks eksistentsialismi koolkonna eelkäijaks.
Ben ekoloji ve çocuklara yardım için öncülük ediyorum.Miljööteraapia laste ja noortega.
Dile olan bu yaklaşıma Noam Chomsky öncülük etmiştir.Seda teemat on teaduslikust lähtepunktist uurinud Noam Chomsky.
Bayes olasılık teorisine Fransız matematikçi Pierre-Simon Laplace (1749-1827) öncülük etmiştir.Laplace'i operaator on oma nime saanud prantsuse matemaatiku Pierre-Simon de Laplace'i (1749–1827) järgi.
Bu öncül hücreler, farklılaşmış olgun hücreye dönüşmeden önce birkaç bölünme döngüsüne girebilir.Nad saavad läbida mitu jagunemist enne, kui diferentseeruvad täiskasvanud rakuks.
İsrail sinemasının Öncü Lady ’si olarak bilinir.Üliõpilasfilmidest tunnistati parimaks Iisraeli teos "Teetähised".
"24 Ocak Kararları: 12 Eylül darbesinin öncüsü"."Tartu 21. juunil 1940: mälestusi 21. juuni sündmustest".
Daha sonra 68030 gibi öncü çipler geliştirdi .Lisamooduleid on loodud vähemalt 41 802.
Burada mısır sitogenetiği dalında öncü çalışmalarda bulundu.Ta tegi varajase teadusliku töö Egiptuse hieroglüüfide alal.
Ancak ABD ve İsrail bu teknolojinin geliştirilmesinde öncü olmuştur.Kuid nii jaapanlased ja ameeriklased tunnevad, et vananedes muutub elu eesmärgipäratumaks.
Hava dolaşımının izlenmesi için balonların kullanılmasına öncülük etti.Ta kasutas esimesena oma lennutrajektoori muutmiseks Veenuse gravitatsioonitõmmet.
Şimdi de Madonna'nın kendi şekerleme dükkânına giden yolda bize öncülük etme zamanı.Ta kujutab samm-sammult ette Giovanni teekonda giljotiini alla.
Balçığı inceledikten sonra Doktor, takip ettiği yaratığın bir öncü Dalek olduğunu anlar.Öövahina töötades leidis ta, et vajab saatjaks koera.
1990 ile 2001 arasında yer seviyesi öncülleri AB-15'te % 30 ve Yeni 10'da % 43 azaldı.V letech 1990 až 2001 se emise prekurzorů přízemního ozonu snížily o 30 % v EU-15 a o 43 % v 10 nových zemích.
1 sentetik uyuşturucu öncüllerini ele almaktadır (Alla uppgifterna nedan kommer från INCB:s rapport om prekursorer (INCB, 2007b).
1 sentetik uyuşturucu öncüllerini ele almaktadır (Metamfetamiini synteettisten huumeiden lähtöaineisiin (1
1 sentetik uyuşturucu öncüllerini ele almaktadır (Μεθαµφεταµίνη
2 hedef alınmasına ek olarak partikül maddelerin ve ozon öncüllerinin2 dlhou životnosťou (27
A.B.D.'de de yürüttüğümüz öncü bir çalışmada gönüllü oldu.세계적으로 진행하고 있는 중요한 연구에 자원하셨습니다
A.B.D.'de de yürüttüğümüz öncü bir çalışmada gönüllü oldu.לניסוי חשוב שערכנו ברחבי העולם, גם בארה"ב.
A.B.D.'de de yürüttüğümüz öncü bir çalışmada gönüllü oldu.لدراسة محوريّة نقوم بها في جميع أنحاء العالم، أيضا في الولايات المتحدة
A.B.D.'de de yürüttüğümüz öncü bir çalışmada gönüllü oldu.私たちの極めて重要な研究に 進んで参加しました 実際にPJを送ってきたのは奥さんでした
ABD Federal Araştırma Bürosu, Garvey'i, " öncü Zenci eylemcilerden biri" olarak adlandırmıştı.미국 수사국 라는 비, "저명한 흑인 교 반기 중 하나입니다."
ABD Federal Araştırma Bürosu, Garvey'i, " öncü Zenci eylemcilerden biri" olarak adlandırmıştı.Το αμερικανικό FBI χαρακτήρισε τον Γκάρβεϊ "έναν από τους βασικούς υποκινητές των Νέγρων".
ABD Federal Araştırma Bürosu, Garvey'i, " öncü Zenci eylemcilerden biri" olarak adlandırmıştı.مكتب التحقيق الأمريكي صنف قارفي، "أحد محرضين الزنوج البارزين"
Affedersiniz. -Ne var? -Özür dilerim, efendim ama yeraltı tüneli öncü ekibi...Perdone. - ¿Qué ocurre?
Afrika'da, Gondvana'lar protea'lara öncüllük yaptı.Afrikában a Gondwana formálta a próteákat.
Afrika'da, Gondvana'lar protea'lara öncüllük yaptı.Afrikassa Gondwana muovasi Protea-suvun kasveja.
Afrika'da, Gondvana'lar protea'lara öncüllük yaptı.Di Afrika, Gondwana membentuk Proteas.
Afrika'da, Gondvana'lar protea'lara öncüllük yaptı.Em África, o Gondwana moldou as Proteáceas.
Afrika'da, Gondvana'lar protea'lara öncüllük yaptı.En África, Gondwana moldeaba a Proteas.
Afrika'da, Gondvana'lar protea'lara öncüllük yaptı.En Afrique, le Gondwana a façonné les Proteas.
Afrika'da, Gondvana'lar protea'lara öncüllük yaptı.În Africa, Gondwana [continentul vechi] a modelat Proteas.
Afrika'da, Gondvana'lar protea'lara öncüllük yaptı.In Africa, la Gondwana plasmò le proteaceae.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod