Neptün gezegeninin keşfi konusunda öncülük yapmıştır.Известен е с предсказването на позицията на планетата Нептун.
Ruhbilimin öncüleri (2).Плейстоанакт (2.
Onun öncülüğünde gazetenin etkisi yeni boyutlara yükseldi ve tiraj 12.000'e ulaştı.Става главен вестник в страната и тиражът му достига до 2 милиона броя.
İsrail sinemasının Öncü Lady ’si olarak bilinir.По-късно тя има водеща роля в израелски филм "За да бъде звезда".
Huygens mekanik ve optik alanında önemli çalışmalar yayınladı ve şans oyunları üzerine öncü çalışmalar yaptı.Той публикува основни изследвания на механиката и оптиката и е пионер в работата на хазартните игри.
Stanley Kubrick'in yönettiği Dr. Strangelove filmi, sinema alanında bu mizah türünün öncüsü olarak gösterilir.За разлика от предишните проекти на Станли Кубрик, този филм е предвиден за масовия пазар.
Öncül 2: Yağmur yağıyor.Под дъжда 7.
Öncü Gençlik.Бивш младежки национал.
Ayrıca öncü bir astronomi fotoğrafçısıydı.Той е пионер на галактическата астрофотография.
Bu kişilerin çoğu 'öncüler' (halutzim) olarak bilinir; ziraat konusunda eğitimli ve deneyimliydiler.Местните хора били много вещи, т.е. знаещи, разбиращи от занаята си.
Bu gönüllüler Öncü Gönüllüler olarak bilinmektedirler.Доброволната дейност се извършва от пионерите.
ABD’de siyah hakları hareketinin öncüsü Martin Luther King’in ilk çocuğudur.Мартин Лутър Кинг е първият чернокож, за когото се обявява национален траур.
Papalığı, öncülü gibi, Bizans İmparatorluğu'nda yaşanan ikonoklazm tartışmaları ile geçmiştir.Вторият ѝ мандат като премиер бил изпълнен с конфликти със сикхите, живеещи в щат Пенджаб.
Sürrealizm'in öncü temsilcilerinden oldu.Той е предшественик на сюрреализма.
Yarışmanın ilki 1927 yılında Polonyalı piyanist Jerzy Żurawlew öncülüğünde düzenledi.Първото му издание е през 1927 година по инициатива на полския пианист и композитор Йежи Журавлев.
ANA'nın diğer öncülü Far East Airlines (極東航空, Kyokutō Kōkū) şirketiydi.Drugi ANA predak je bio Far East Airlines (極東航空,Kyokutō Kōkū).
Max Weber'e göre fikri değişimler ekonomik değişimlerin öncülüdür.Prema Max Weberu u reforamciji su počeci suvremenog kapitalizma.
Lazerler ve maserlerle ilgili öncü araştırmaları ile tanınır.Nakon toga se počeo baviti istraživanjima lasera i masera.
Genellikle bir öncü bilgi, farklı değişkenlerle ilgili işlev türlerini bilmek biçimindedir.Često a priori informacije dolaze u obliku poznavanja vrste funkcija koje se odnose na različite varijable.
Hizmette öncüdür.Dobar propovjednik.
Ben ekoloji ve çocuklara yardım için öncülük ediyorum.Prilog psihologiji djece i mladih.
Malzeme, fizik ve elektrik laboratuvarlarının kurulmasında öncülük etmiştir.U gospodarstvu pridonio osnivanjem poduzeća Elektromehanike i Tehnomonta.
Bu araştırmacıların çalışmaları rekombinant DNA teknolojisinin gelişimine öncülük etmiştir. ^ Trust.Njihov rad omogućio je razvoj tehnologije rekombinantne DNK.
Viyana Kongresi’nin (1815) toplanmasına öncülük etti.Odlukama Bečkog kongresa (1815.)
Öncül 2: Yağmur yağıyor.Druga inačica govori da se proždrla.
Kum Edebiyat dergisinin yayımlanmasına öncülük etti.Pokrenuo je časopis za književnost Književnu Rijeku.
Bu özelliği ile yörede kısa sürede öncü bir kimliğe kavuştu.Ta sposobnost ubrzo mu je donijela status prvotimca.
Yine Yaşar Üniversitesi'nin kurulmasına öncülük etmiştir.Tada je sudjelovao u osnivanju Novog sveučilišta.
Coğrafi Keşifler'in öncüsü İspanyollar ve Portekizliler olmuştur.Istraživanja karavelama otvorila su Portugalcima i Španjolcima put začina.
Öncü Kitap.Prvа knjigа.
Adventist öncülerin çoğu çalışmalarına henüz yirmi yaşından gençken başlamıştır.Chat aplikacije korištene su najčešće od strane tinejdžera do 18 godina starosti.
Fransız yetkililerle yapılan görüşmelerde öncü rol oynuyordu.Imao je odlično oko za djela francuskog impresionizma.
Akabinde Bose bitki fizyolojisinde birkaç keşfin öncülüğünü yapmıştır.Doprinio je brojnim otkrićima unutar nekoliko područja fiziologije.
Skinny Puppy, Frontline Assembly ve wumpscut: bu türün öncülerinden olmuştur.Tento štýl propagovali najmä Skinny Puppy, Front Line Assembly, a wumpscut:.
Türün öncüleri Paradise Lost, My Dying Bride ve Anathema adlı İngiliz gruplardır.Radia sa sem napríklad kapely Paradise Lost, My Dying Bride, Anathema.
Rusya Dışişleri Bakanlığı'nın öncülüdür.Je sídlom Ministerstva zahraničných vecí Ruskej federácie.
Öncüler 9-14 yaş arası öğrencilerden oluşuyordu.Navštevujú ju študenti vo veku 9 až 13 rokov.
Öncül devirde büyük askeri başarılar ve büyük ekonomik bozukluklar görüldü.Na dennom poriadku boli zahranično politické neúspechy a katastrofálne vojenské porážky.
Maddelerin mekaniğinin önemli kurucu ve öncülerinden biri Stephen Timoshenko’dur.Významným mechanikom bol Stepan Tymošenko.
Bölgeye insani yardım yapılmasına öncülük etti.Na pomoc bola do oblasti vyslaná aj armáda.
Hay'in grup üyeleri sonra kendi öncülük pozisyonlarından istifa etmeye zorunda kaldılar.Niekoľko Perónistických poslancov následne skutočne odstúpilo zo svojich funkcii.
Nokia 3650 modelinin öncülüdür.Nahrádza staré modely HD4650.
Max Weber'e göre fikri değişimler ekonomik değişimlerin öncülüdür.Štýly vedenia Maxa Webera je teória štýlu vedenia.
11 Nisan 1968'de öğrenci hareketlerinin öncüsü ve sözcüsü Rudi Dutschke başından vuruldu.Neskôr (11. apríla 1968) bol spáchaný atentát na najpopulárnejšieho vodcu študentov Rudiho Dutschkeho.
Orta Çağ'dan başlayarak günümüze kadar sağlık sisteminin öncü bir kurumu olarak varlığını sürdürmüştür.Kvôli nedostatku stredných obrancov sa stal stredným obrancom, ktorým je dodnes.
Kariyeri boyunca Gang Starr grubu New York hip hop sound'unun öncüleri oldu.Patria medzi svetové špičky v New Style hip hope.
‘Fırtına ve Coşku’ (Sturm und Drang) döneminin en önemli öncüsü ve temsilcisi olmuştur.Postupne sa stal vedúcou osobnosťou hnutia „Sturm und Drang“ (Búrka a vzdor).
Özellikle, 1980'den beri Peugeot dizel teknolojisinde öncü olmuştur.Zlasti od leta 1980 je Peugeot na čelu dizelske tehnologije.
Böylece Hristiyanlık tarihinde öncü bir aziz oldu.Tako je postal pionir v zgodovini krščanstva.
DC-9 kendinden sonra üretilen MD-80, MD-90 ve Boeing 717 nin öncül işaretlerini taşır.Iz DC-9 so se potem razvili MD-80, MD-90 in Boeing 717.
Öncül 2: Yağmur yağıyor.Pred viharjem, 2.
Ayrıca öncü bir astronomi fotoğrafçısıydı.Bil je tudi začetnik astrofotografije.
M. S. Swaminathan (2002-2007) Zirai bilimci ve yeşil devrimin öncülerinden.M. S. Swaminatan (2002-2007), znanstvenik agrokulture, eden od pionirjev Zelene revolucije.
Bizans birlikleri general Tatikios komutasında öncülük yapıyorlardı.Vodi jih oddelek bizantinske vojske pod vodstvom generala Tatikija.
Estée Lauder Companies günümüzde öncü bir kozmetik şirketidir.V desetletjih je podjetje Estée Lauder Companies postalo po vsem svetu uspešna kozmetična družba.
Mekaniğin matematik esaslara dayandırılmasına da öncülük etti.Matematično je tudi obdelal mehanske napetosti.
Ondan sonraki araştırmaları, nükleer enerji üretimi için öncülük oldu.Sprva so domnevali, da je vzrok v pridobivanju jedrske energije.
Bu gönüllüler Öncü Gönüllüler olarak bilinmektedirler.Načeloma so bili ti trenerji prostovoljno javljeni.
Oyunları yenilikçi oynanış, öncü fizik simülasyonu ve iyi yazılmış ilgi çekici hikâyeler barındırıyordu.Slednji so izpostavili izvirno zgodbo, kvalitetno računalniško animacijo in zabavnost.
Almanya bu alandaki gelişmelere öncülük etti.Hadžija na tem področju izpopolnjeval v Nemčiji.