Ana içeriğe geç
Sözlük

öncü ile cümle

öncü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Caligula'nın dinle ilgili politikalardaki uygulamaları öncüllerinden sert biçimde ayrılır.A política religiosa de Calígula rompia totalmente com a dos seus predecessores.
Juan Pablo Bonet (1560-1620), sağırların eğitiminde öncülük etmiş İspanyol din adamı ve eğitimci.Juan Pablo Bonet (1573–1633) foi um padre espanhol, educador e pioneiro na educação de surdos.
Üç filmin her biri aynı öncül üzerine kuruludur.Três filmes cobrem o mesmo período.
Öncülleri gibi, adını Çin kültüründe Ay tanrıçası olan Chang'e'den almıştır.Assim como suas antecessores, a sonda recebeu o nome da deusa da Lua chinesa Chang'e.
Ondan sonraki araştırmaları, nükleer enerji üretimi için öncülük oldu.Anos mais tarde, essa descoberta abriria caminho para tecnologia nuclear.
1949 yılında Sovyetler Birliği'nin öncülüğünde kurulan COMECON örgütüne katıldı.Em 1949, a Polónia aderiu ao COMECON dominado pela União Soviética.
Merkez Yürütme Kurulu Öncü Gençlik’in en üst yürütme organıdır.As Varas do Trabalho são os órgãos de primeira instância da Justiça do Trabalho.
Seramiği mimaride kullanmadaki öncü girişimi, sanatçılığındaki en önemli adımıdır.Realmente o papel que mais se aproxima na construção civil é o arquiteto.
Viyana Kongresi’nin (1815) toplanmasına öncülük etti.O posto diplomático de embaixador ficou fixado no Congresso de Viena (1815).
Öncüleri arasında Armstrong, Ella Fitzgerald ve Billie Holiday sayılabilir.Alguns especialistas a situam ao lado de Ella Fitzgerald, Sarah Vaughan e Billie Holiday.
Yine Yaşar Üniversitesi'nin kurulmasına öncülük etmiştir.Finalmente, diante da insistência da comissão, prometeu a criação desta instituição de ensino superior.
Bölgeye insani yardım yapılmasına öncülük etti.Pessoas da região começaram a auxilia-lo.
Collins Amerika'nın öncü siyahi feministlerinden biri olarak görülmektedir.É considerada uma pioneira na produção literária feminina negra dos Estados Unidos.
Brezilya'daki modernist konutların öncüsü Gregori Warchavchik'in evinin detayı.Detalhe da casa de Gregori Warchavchik, pioneira das residências modernistas no Brasil.
1 Eylül 2010'da Dünya Ekonomik Forumu, şirketi Teknoloji Öncüsü olarak duyurdu.Op 1 september 2010 selecteerde het World Economic Forum het bedrijf als een Technology Pioneer voor 2011.
Lignan kaynakları: 2007'de yapılan bir çalışma beslenmede memeli lignan öncüllerinin karmaşıklığını gösterir.Bronnen van lignanen: Een onderzoek uit 2007 laat de complexiteit van lignaanprecursors in de voeding zien.
1851 yılında ilk uluslararası satranç turnuvasının düzenlenmesine öncülük etti.In 1851 organiseerde hij het eerste internationale schaaktoernooi.
O ve kocası Frank Bunker Gilbreth endüstri mühendisliği alanının öncülerindendir.Zij en haar echtgenoot, Frank Bunker Gilbreth, waren pioniers in de technische bedrijfskunde.
İsrail sinemasının Öncü Lady ’si olarak bilinir.Ze staat bekend als de 'first lady of Israeli song'.
Stüdyoya, yönetici yapımcı olan Todd Howard öncülük yapmaktadır.De studio staat momenteel onder leiding van producent Todd Howard.
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim."De belangrijkste zijrivieren zijn de Moesa, Maggia en Toce.
Sinema öncülerinden Georges Méliès'le 1926'da başlayan evliliği Méliès'in 1938'de ölümüne kadar sürdü.Ze was getrouwd met de filmpioneer Georges Méliès vanaf 1926 tot zijn dood in 1938.
Bu türün en başarılı öncü uygulayıcısı Brezilyalı Alberto Santos-Dumont idi.Ze is genoemd naar de Braziliaanse luchtvaartpionier Alberto Santos-Dumont.
2010 yılında, Alicia Duffy'nin Bütün İyi Çocuklar filminde öncü rol oynadı.In 2010 had hij een grotere rol te pakken in Alicia Duffy's All Good Children.
Amcası Robert Bosch bujinin gelişmesine öncülük etmiştir.Hij was een neef van Robert Bosch die pionierde in de ontwikkeling van de bougie.
Böylece yola çıkanlar kendilerini öncü olarak görmelidir.Dus moet gekeken worden naar de samenstellende delen (de primaire namen).
Restorasyon çalışmaları Britanyalı mimar David Chipperfield’in öncülüğünde 2003 tarihinde başladı.Voor de renovantie, die in 2014 begint, tekende de Engelse architect David Chipperfield.
Afrika Birliği (AB] öncülü Afrika Birliği Örgütü (ABÖ) temelleri atıldı.Uit deze conferentie ontstond de Association Internationale Africaine (AIA).
Dile olan bu yaklaşıma Noam Chomsky öncülük etmiştir.Baanbrekend werk op dit terrein is verricht door Noam Chomsky.
Karbokatyonlar üzerine Olah öncü çalışmaları Dow ile yaptığı sekiz yıl içinde başladı.Olahs werk op het gebied van carbokationchemie begon tijdens de acht jaar dat hij voor Dow werkte.
Viyana Kongresi’nin (1815) toplanmasına öncülük etti.Italië werd bij het Congres van Wenen opnieuw ingedeeld (1815).
Öncü firmalardan Schlaich Bergermann & Partner'ın kurucu ortağıdır.Geraadpleegd op 8 februari 2010. (de) Uitgebreide technische informatie, Schlaich Bergermann und Partner.
Grab, OS X'ın öncülerinden NextStep ve OpenStep'te de mevcuttur.Terminal is oorspronkelijk ontwikkeld voor voorlopers van OS X als NeXTSTEP en OPENSTEP.
Papa II. Pius'un öncülüğünde yeni bir haçlı seferinin hazırlıklarına başlanmıştır.Begin 1460 riep paus Pius II op tot een nieuwe kruistocht.
1994'te bir grup arkadaşıyla birlikte, Kürt Demokratik Platformu'nun kuruluşuna öncülük etti.In 2010 startte hij met een paar vrienden de groep Bastille.
Aynı zamanda, bölgede onun öncülüğünde 100'den fazla okul inşa edilmiştir.Er zijn meer dan honderd Marokkaanse basisscholen, verspreid over de stad.
Himmel otomobil sektöründeki aşağı yukarı bütün öncü firmalarda başarıyla çalıştı.Himmel werkte succesvol voor bijna elk toonaangevend concern in de auto-industrie.
Evcil tavuğun ilk öncülüdür.Deze hoen is de voorouder van de kip.
Kapalı alanlarda sigara içmenin yasaklanmasının öncüsü oldu.In afgesloten rookruimten mocht nog worden gerookt.
Köylülerin güvenini kazanarak buraların temizlenmesine, okullar ve hastaneler kurulmasına öncülük etti.Hij begon de dorpen te reorganiseren en scholen en ziekenhuizen te bouwen.
Parti, daha çok gençlerin öncülüğünde şekillenen bir idare yapısına sahiptir.De groep zou een wat "stoerder" imago moeten hebben dan eerdere jongensgroepen.
Michelin kardeşler ayrıca kilometre taşlarının konulmasında da öncülük etmiştir.Zilver was er ook in het wielrennen, dankzij Michel Vaarten op de tijdrit over 1 kilometer.
Yemen’de siyasi krizi çözmeye amaçlayan BM öncülüğündeki görüşmelere başlanmıştır.In de Egyptische hoofdstad Caïro zijn onderhandelingen gestart over een einde aan de burgeroorlog in Jemen.
Yılda 220 dolayında performans sahnelenmesine öncülük eder.120 optredens per jaar nog steeds actief in de muziek.
Doğal olarak, bu operatörler C* cebiri veya diğer operator cebirlerinin tanımına öncülük etmektedir.Deze namen komen zowel voor bij B-Spec coureurs of andere coureurs op de baan.
Öncü birliklerin taarruzu iyi gelişti.De eerste linie van de geallieerde infanterie houdt goed stand.
SANA, kendisini Suriye'deki "en öncü haber sitelerinden" birisi olarak görmektedir.Have you seen her is een single van The Chi-Lites, waarvan Record lid was.
Engels buraya bir delege olarak katıldı ve eylem stratejisinin geliştirilmesine öncülük etti.Engels trad hierbij op als vertegenwoordiger en had veel invloed op de ontwikkelde strategie van de bond.
O, bu alanda bir öncüydü.Zij was een pionier op dat gebied.
Üç filmin her biri aynı öncül üzerine kuruludur.Wszystkie trzy filmy są oparte na tym samym założeniu.
Öncültür özgün "keiretsu"lar, II. Dünya Savaşı'ndan sonra ekonomik mucize sırasında Japonya'da ortaya çıktı.Pierwsze keiretsu pojawiły się w Japonii w okresie "cudu gospodarczego" po II wojnie światowej.
Rokkan aynı zamanda sosyal bilimler için bilgisayar teknolojisinin kullanımının öncülerindendir.Rokkan jest znany także jako pionier wykorzystania komputerów w naukach społecznych.
Almanya dünyada motorsporlarında öncü ülkelerden biridir.Niemcy są także jednym z czołowych państw w sportach motorowych.
Ertesi sabah Alman öncü unsurları iki Sovyet ordusu arasında bir gedik keşfettiler.Następnego ranka niemieckie rozpoznanie znalazło słaby punkt pomiędzy dwoma armiami radzieckimi.
1851 yılında ilk uluslararası satranç turnuvasının düzenlenmesine öncülük etti.W 1855 roku zorganizował pierwszy turniej kompozycji szachowej.
Ayrıca öncü bir astronomi fotoğrafçısıydı.Był pionierem fotografii astronomicznej.
Alman yarma planının öncü kuvveti 28 Nisan'da 502.Grupa uderzeniowa zgrupowania 28 kwietnia składała się z 502.
1980 çıkışlı Tank Battalion'ın ardılı, 1991 çıkışlı Tank Force'un öncülüdür.Jest to kolejna część gry Tank Battalion z 1980 roku.
Şu anda Microsoft'da çalışmaktadır ve C# programlama dili mimarisinin öncüsüdür.Obecnie pracuje dla firmy Microsoft, gdzie jest głównym architektem języka C#.
Robert Hart, doğal ormanın farklı seviyelere bölünebileceği gözlemine dayanan bir sistemin öncülüğünü yaptı.System Roberta Harta bazował na podziale naturalnego lasu na poszczególne warstwy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod