Ana içeriğe geç
Sözlük

öncü ile cümle

öncü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Angry Birds Star Wars'un öncülü.Angry Birds Star Wars II — приквел к Angry Birds Star Wars.
Tüm grup üyeleri 2012 yılında öncülük ettikleri Ingrid'e üyedirler.Все участники группы также являются частью шведского коллектива Ingrid, который они возглавляли в 2012 году.
ANA'nın diğer öncülü Far East Airlines (極東航空, Kyokutō Kōkū) şirketiydi.Другой предшественник ANA — Дальневосточные авиалинии (яп.
İtalya Devleti'nin kurulmasına öncülük etmiştir.Италия в шаге от введения чрезвычайного положения.
Robert Koch tıbbi mikrobiyolojide bir öncü olmuş, kolera, şarbon ve verem üzerinde çalışmıştır.Роберт Кох, пионер медицинской микробиологии, работал с возбудителями холеры, сибирской язвы и туберкулёза.
Bu türün en başarılı öncü uygulayıcısı Brezilyalı Alberto Santos-Dumont idi.Назван в честь бразильского пионера авиации Альберто Сантоса-Дюмонта.
Emevî öncüllerinin kitaplarını da muhafaza etmiştir.В книге: Памяти почивших наставников.
Banach modern fonksiyonel analizin öncüsü ve Lwów Matematik Okulu'nun kurucusudur.Один из создателей современного функционального анализа и львовской математической школы.
Bunlar, Öncü, Sabit ve Değişken'dir.Ведь в них — начало И конец.
1922 yılında ülkenin pek çok yerinde, kasaba ve köylerde bir dizi öncü grupları oluşturuldu.На протяжении 1922 года возникают пионерские отряды в целом ряде городов и селений.
7 Ekim 1939), Amerikalı beyin ve sinir cerrahı ayrıca modern beyin cerrahisinin öncüsüdür.1939), американский врач-нейрохирург, пионер хирургии мозга.
Grab, OS X'ın öncülerinden NextStep ve OpenStep'te de mevcuttur.Grab также работает в ОС — предшественницах Mac OS X — NeXTStep и OPENSTEP.
Litvayna Milli Uyanış hareketinin öncülerindendir.Считается одним из пионеров литовского национального возрождения.
Burada Charles de Gaulle'un öncülüğündeki Özgür Fransa Kuvvetleri'ne katıldı.Там она поступила на службу в Свободные французские силы под командованием Шарля де Голля.
Güney Amerika'daki, arkeoloji çalışmalarına öncülük etti.Провела ряд археологических исследований в Южной Америке.
Öncül 2: Yağmur yağıyor.Укравший дождь 2.
1960’ların diğer makaleleri, ekolojik teknolojiler konusunda yaratıcı düşüncelere öncülük etti.Другие эссе, написанные в 1960-е годы вводили новаторские идеи экотехнологий.
"Beautiful Monster" albümün öncü single'ı olarak 8 Haziran 2010'da yayınlandı.Релиз «Beautiful Monster» состоялся 8-го июня 2010.
Hiçbir özelliği daha temel ya da öncü görmüyorlar.Особо не видно ни его предтеч, ни последователей.
Daha sonra yeni örgütün kurulması için yapılan çalışmalarda bir öncü daha belirlenir.Вместо прежнего союза началась подготовка к созданию новой организации.
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim.Между Мусой и Куджашем состоялось сражение, в котором Муса был разбит.
DC-9 kendinden sonra üretilen MD-80, MD-90 ve Boeing 717 nin öncül işaretlerini taşır.Последующими модификациями DC-9 стали MD-80, MD-90 и Boeing 717.
Ona, "Kalk, bize öncülük edecek bir ilah yap" dediler.Один сказал: «Взовьёмся к синей тверди!
1990 sonbaharında "Komünist Girişim Hareketi" öncülüğünde "Molniya" gazetesini kurdu.Осенью 1990 учредил газету «Молния», издававшуюся «Движением коммунистической инициативы».
Karayolu taşımacılığı ise yolcu taşıma sektörünün öncüsüdür.Мусорные ворота являются главным пунктом проезда автомобилей.
Türün öncüleri Thergothon, Skepticism ve Funeral’dır.Стиль зародился в творчестве групп Thergothon и Skepticism.
Bu kusurlu öncül evrenin sonsuz, hareketsiz ve homojen olmamasıydı.«В бездонных глубинах Вселенной было одиноко и тоскливо без Друга.
4A Engine'in geliştirilmesi firmanın popüler oyunu Metro 2033'ün geliştirilmesine de öncülük etmiştir.Название батальону дал сам Моторола, вдохновившись сюжетом игры «Метро 2033».
Yeni bir mobilya anlayışına öncülük etti.И в итоге он предложил новую мебель.
Köylülerin güvenini kazanarak buraların temizlenmesine, okullar ve hastaneler kurulmasına öncülük etti.Ещё до отмены крепостного права он освободил своих крестьян, в имении построил школы и больницу.
1959'da Türk Anneler Derneği'ni kuruluşuna öncülük etti.В 1959 была образована турецкая Национальная лига.
3 Nisan 1922'de öncü gazetesi Davul yayımlanmaya başlandı.7 ноября 1922 года здесь началось издание местной газеты.
Bu şirket ile Amerika'da da demir yolu öncülerinden biri oldu.Эта железная дорога стала одной из первых в Северной Америке.
3 Aralık 1922'de Petrograd'da da ilk öncü müfrezesi kuruldu.3 декабря первые пионерские отряды появились в Петрограде.
16 Ekimde Bulgar ordusu öncü kuvvetleriyle sınırı geçip ilerlemeye başladı.Утром 16 октября перешли в наступление войска Прибалтийских фронтов.
Bu gidişin ilk öncü uygulamaları, İnternet sağlayıcıları tarafından, yedekleme amacıyla sunulan bulutlardır.Его первые географические карты, выполненные вручную, были попыткой исправить эти ошибки.
İletken polimerlerin çoğu, monosiklik öncüllerin oksidatif eşleşmesiyle hazırlanır.Большинство проводящих полимеров изготовляются путём окисления связи моноциклического предшественника.
Snoop Dogg'un öncülüğünde Goldie Loc ve Kam ile birlikte The Warzone grubunu kurdu.Goldie Loc также пригласил Warzone с MC Eiht и Kam.
Toplumsal sorumlulukta öncü role sahiptir.Главенствующую роль в обществе играет мужчина.
Sistem mühendisliğinin öncüsüdür.Здание обладало передовыми инженерными системами.
Ben ekoloji ve çocuklara yardım için öncülük ediyorum.Тара занимается благотворительностью и помощью детям.
Karl Popper konjektür teriminin bilim felsefesinde yaygın kullanımına öncülük etmiştir.Карл Поппер в философии науки дополнил позитивистский принцип верифицируемости принципом фальсифицируемости.
Avrupa romanındaki Bildungsroman tarzına da öncü olduğu düşünülmektedir.Этот роман также считается предшественником европейского жанра романа воспитания.
İskandinav ülkeleri, Avrupa'daki enerji, posta ve diğer pazarların serbestleştirilmesinde öncüdürler.تعد بلدان الشمال الأوروبي من رواد تحرير أسواق الطاقة والبريد وغيرها من الأسواق في أوروبا.
1910'larda öncü bazı tasarımcılar otomobillerde aerodinamik tasarımlar yapmaya çalışır.وحاول بعض رواد التصميم عمل تصميمات هوائية للسيارات عام 1910.
Bunun öncü prototipi Coanda-1910 ise 16 Aralık kısa mesafeli bir uçuş yapmıştı.وكان هناك نماذج أولية الـكواندا-1910 التي حلقت لمسافة صغيرة في ديسمبر 16، 1910.
1959'da Türk Anneler Derneği'ni kuruluşuna öncülük etti.وفي عام 1959 فقد تولت إدارة جمعية الأمهات التركية.
Russell 1900'lerin başında İngilizlerin “idealizme karşı isyanı”na öncülük etmiştir.قاد راسل الثورة البريطانية "ضد المثالية" في أوائل القرن العشرين.
Ona, "Kalk, bize öncülük edecek bir ilah yap" dediler.قالوا: فأعطنا عهدا وموثقا ألا تفعل فأعطاهم فخلوا سبيله.
Warren Hastings'le beraber Britanya Hindistanı'nın yaratılmasının öncü figürlerindendir.كما كان مع وارن هاستينغز واحدًا من الشخصيات الرئيسية الأولى في إنشاء الهند البريطانية.
Bu durumun nedeni protestoların öncülerinin yozlaşma üzerine yoğunlaşmalarıydı, ki bu iki grubu birleştirdi.حدث هذا لإن قادة المظاهرات ركزوا على الفساد مما وحد المجموعتين.
Damyanah, 924'te, Kibirreoton Theması'nda Bizans kalesi olan Strobilos'a bir saldırıya öncülük ederken öldü.توفي داميان في 924م بينما كان يقود هجوم ضد القلعة البيزنطية ستروبيلوس.
1995'te AB'nin genişlemesi Kuzeyli Yeşil Solu İttifakı'nın kurulmasına öncülük etti.في عام 1995، أدى اتساع الاتحاد الأوروبي إلى تأسيس مجموعة أحزاب اليسار الأخضر النوردي.
Türk resim tarihinde D Grubu ve Yeniler Grubu adlarıyla anılan sanat topluluklarının öncülerinden oldu.فكان من رواد المجموعات الفنيه المسماه بأسماءالمجموعه دى ومجموعة المجددين.
Öncü Osmanlı kuvvetleri 10 Temmuz 1541 günü Budin'e geldi.في البداية وصلت القوات العثمانية إلى بودا في 10 يوليه عام 1541.
Rusya Federasyonu Merkez Bankası'nın öncülü kabul edilir.وهو يعد سلف البنك المركزي للاتحاد الروسي.
Edison'a göre Hammer elektrik ampulünün bir öncüsüdür.وفقًا لإديسون، كان هامر "رائد الإضاءة الكهربائية المتوهجة".
Enerjinin korunumunun genel kuramını öngördü ve yakıt hücresi teknolojisinin öncüsü oldu.توقع النظرية العامة لحفظ الطاقة، ويعتبر رائدا في تكنولوجيا خلايا الوقود.
O müzikaller öncü rol oynamıştır Cabaret ve Satranç.وقد كانت هناك محاولات ناجحة نسبيا فيما يتعلق بالشطرنج والموسيقى.
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim."تقطنها قبيلة آيت موسى وعلي وهي من قبائل الصحراء.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod