önünde ile cümle
önünde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ama bu kez ekran önünde değil, mikrofon gerisinde...Výstup sa tentokrát berie nie z kolektora, ale z emitora.
Oradan kaçıp kurtulmak isteyen Manon elinde bulunan mücevherleri Geronte'nin önünde elinden düşürür.Tej pri pokuse o útek vypadnú šperky a spadnú priamo ku Gerontovým nohám.
Medulla oblongatanın üstünde, orta beynin altında ve beyinciğin önünde yer alır.Leží nad predĺženou miechou, pod stredným mozgom a pred mozočkom.
Gözümün önünde adeta bir Messi kopyası gördüm.Pri tej príležitosti mu bola na tamojšej fare odhalená pamätná tabuľa.
Mahkumlardan biri idam sehpasının önünden kaçtı.Pri úteku väzni zabili jedného dozorcu.
Yargılamalar "Halk denetleyicileri" önünde yapılır.Audítori sú rozdelení do „audítorských skupín“.
Toplu mezarların geriye kalanı yabancı basın mensuplarının önünde açılmıştır.Zvyšky starších stavieb sú prístupné v podzemí katedrály.
Onların önünde Kedi Willford bulunur.Medzi jeho očami sedí jastrab Vedrfölnir.
Avusturya ordusu ise Titel Kalesi önünde 7-8 bin kişilik kuvvet bırakarak çekilmişti.Tiso podpísal prezidentskú výnimku spod protižidovského zákona osemsto až tisíc osobám.
Birden önünde Caleb belirir.Keby tak Beale Street prehovorila.
Oyuncuların posizyonları ise oylamada veya seçimde göz önünde bulundurulmamaktadır.Tímy v debate si pritom nemôžu vybrať, či budú súhlasiť alebo nesúhlasiť s tézou.
Binanın önünde küçük bir park ve Rumen şair Mihai Eminescu'nun heykeli yer almaktadır.Pred stavbo je majhen park in kip romunskega pesnika Mihaila Eminescuja.
2 Mayıs günü, Madrid'deki kraliyet sarayının önünde büyük bir kalabalık toplandı.2. maja se je množica začela zbirati pri kraljevi palači.
Wollstonecraft annesini korumak için yatak odasının önünde uyumaya başlamıştı.Zato je Wollstonecraftova kot najstnica pogosto ležala pred vrati spalnice svoje matere, da bi jo zaščitila.
Not: 2015 yılı içerisindeki durumlar göz önünde bulundurulmuştur.Opomba: upoštevana ocena za leto 2015.
Morales ve askerler karakol önünde nöbet tutmaktadırlar.Moralesa in njegove vojake dolgočasi straža na mirnem trgu.
1018 başlarında İvan Vladislav, Dyrrhachium'u kuşattı ancak Şubat ayında şehir surlarının önünde öldürüldü.Na začetku leta 1018 je začel Ivan Vladislav oblegati Drač in februarja istega leta pod obzidjem mesta padel.
Şok olan Peter evden kaçar ve ertesi gün karısının önünde binanın balkonundan atlayarak intihar eder.Zgrožen odide in se naslednji dan vrže iz balkona pred svoj ženo in se ubije.
Kız evi önünde büyük bir kalabalık olur.Pred hišo je bila stalno navzoča velika množica ljudi.
"Gözümüzün önünde yaşlanıyorlar".Obrnili so se k družbi, ki se je razvijala pred njihovimi očmi.
Önünde, üzerinde belirsiz bir resim bulunan bir şövale vardır.Pred spomenikom stoji spomenik neznanemu junaku.
Kilisenin önünde bu olayın anısına plaket de koyulmuştur.Na pročelju cerkve je vzidana tudi spominska plošča.
Girişimci karar verirken kendi çıkarlarını göz önünde bulundurur.Z načrtovanjem pri odločanju upoštevamo vrednosti.
En çok seyirci önünde oynanan final olmuştur.V finalu so o končnem zmagovalcu odločali zgolj gledalci.
Ayrıca dizi seyirciler önünde özel bir stüdyoda canlı olarak çekilmektedir.Serijo snemajo v studiju pred občinstvom v živo.
Bu unsurları göz önünde bulundurduğumuzda, Tim aslında büyükbabasını öldürebilir.Če se upošteva ta dejstva, se lahko pokaže, da ga Tim dejansko lahko ubije.
Önünde kucağında bebek İsa ile birlikte bir Meryem Ana heykeli vardır.V sredi zgoraj je Devica Marija z Detetom.
Bu nedenle su kanallarının önünde 5 tane su değirmeni Süryaniler tarafından yapılmıştı.Za plovbo je bilo zgrajenih pet jezov z zapornicami.
Genç şairin kesinlikle umut verici bir gelecek vardı önünde.Novi papež je imel za seboj burno preteklost.
Alay Köşkü önünde büyük bir kalabalık toplandı.Velik del občinstva je stal na dvorišču neposredno pred odrom.
Yugoslavya'daki politik koşullar göz önünde bulundurularak ikinci maç oynanmamıştır.To v tedanji politični situaciji v Jugoslaviji ni bilo lahko uresničiti.
Cornicenler, tesserarius ve signiferlerle birlikte centuria'nın en önünde yürürlerdi.Kornicenai visada žygiuodavo centurijų priešakyje kartu su teserarijumi ir signiferiu.
Gezegen 2007 yılında yıldızının önünden geçerken optik olarak gözlemlenmiştir.2007 metais, buvo stebėtas planetos tranzitas prie žvaigždės.
Ankara grubunun önünde iki şık vardı.Tarpukaryje abipus frontono stovėjo du neaukšti bokštai.
"Gözümüzün önünde yaşlanıyorlar".Jie lašinami į akį.
Onların önünde Kedi Willford bulunur.Šiose vietose atsirado Vano katės veislė.
Sultan’ın gözü önünde on yedi yara ile kana bulayıp şehid ettiler.Prieš sultonus nešdavo lazdą su septyniais bunčiukais.
Kadın bir adamla beraber kafenin önünden geçmektedir.Taip pat kavinėje jis privertė merginą mušti vieną vaikiną.
Herkesin gözü önünde ona cop soktular.Ji visus nužvelgė veriančiu žvilgsniu.
Benim içinde olduğum araç ise konvoyun en önündeydi.Taip pat automobilyje buvo nepriklausoma, spyruoklinė priekinė važiuoklė.
Isparta'ya bağlı Karaağaç'ın önündeki "şarkî" kelimesi ise kaldırılmadan bugüne kadar kullanılagelmiştir.A. Šerno pasiūlytas žodis „nepriklausomybė“ buvo Konferencijos priimtas ir iki šiol tebevartojamas.
Fakat önünde çok tuhaf bir gizem daha vardır: Yedi Ayın Mührü...Tačiau iki mūsų laikų tebėra gyvas pasakojimas apie septynis pasaulio stebuklus.
En çok seyirci önünde oynanan final olmuştur.Daugiausiai žiūrovų balsų surinkęs dalyvis keliauja į finalą.
Medyada çok göz önünde olmayan sanatçı, pek çok şehir ve ülkede konser verdi.Chorą išmokė daug įvairių kūrinių, surengė koncertų daugelyje Žemaitijos miestų ir miestelių.
1947'de halk önünde ilk kez bestesi seslendirildi 'piyano için bir süit'.1947 m. pirmą kartą viešai atliktas vienas jo kūrinių, siuita fortepijonui.
Ceza sahası, futbol sahasında kale önünde sahanın her iki yakasında bulunan bölgedir.Baudos aikštelė (angl. Penalty area) – futbolo aikštės stačiakampė dalis šalia vartų.
Odeion'un önündedir.Prieš jį buvo Hadeno eonas.
Her şey dün gibi gözümün önünde.Visos datos – prieš mūsų erą.
Herkesin önünde konuşmalar yapmaya alışık değilim.Aš nesu pripratęs sakyti kalbą prieš visus.
Lütfen oda 213'ün önünde bekleyin.Prašau palaukite priešais 213 kambarį.
Pilotlar ormanın önündeki ovaya inmek istiyordu.Kad lakūnai norėjo leistis prieš girią esančioje lygumoje, pasak.
Herkes kanun önünde eşittir.Kõik on seaduse ees võrdsed.
İlk olarak 1951'de önerilen bu model, üç doğrudaş atomun bağlanmasını göz önünde bulundurur.Esimest korda 1951. aastal välja pakutud mudeli järgi tekib side kolme kollineaarse aatomi vahel.
Morales ve askerler karakol önünde nöbet tutmaktadırlar.Morales ja sõdurid igavlevad vahipostil.
Önündeki 11 yıl boyunca muhteşem matematikçi olarak hayatının en verimli dönemini geçirdi.Järgmised 11 aastat keiserliku matemaatikuna olid tema elus kõige produktiivsemad.
Önündeki iki aydan fazla süre boyunca Tycho’nun Mars gözlemlerini yapan bir misafir olarak kaldı.Kepler elas seal kaks kuud külalisena, analüüsides mõningaid Tycho Brahe vaatlusi Marsist.
"Efendim, lütfen sen kulunun önünden git.Tiit Kuningas, Kalle Voolaid.
Yazılım tasarımında bazı etmenler göz önünde bulundurulur.On mitmeid aspekte, mida tuleb kaaluda tarkvara disainides.
Avar Ordusu, Temmuz 626'da Konstantinopolis şehri önünde geldi.Pärsia liitlased avaarid piirasid juulis 626 Konstantinoopoli ümber.
Sınıflandırmada bunlar göz önünde tutulur.Selle asemel vaadeldakse neid klassidena.