önünde ile cümle
önünde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bağlaçlar cümle öğelerinin önünde ya da arkasında yer alırlar.המשוחררים נאלצו לשבת באחורי בית הכנסת או בחוץ.
Sınıfın önünde sunum yapacaktır ve yine hiçbir şey bilmiyordur.הוא בא לקופת חולים ושוב אין מבין...
Dişiliklerini asla göz önünde sergilemezler.בדיקת השערות שלא נבדקו מעולם.
Sizin gözlerinizin önünde şimdi uçacağım.האותיות מרצדות לנגד עיניו...
Ayrıca Jackson, Parken Stadyumu'nda 50.000 seyircisi önünde 39. yaş gününü kutladı.ב-9 באוקטובר 1999 הופיע באצטדיון לואיס מיגל מול קהל של 35,000 צופים.
Önünde ne görürse yer.הוא אוכל רק את שנראה לעין.
Kulenin önünde, ulusal kıyafetler giymiş üç kadından oluşan 'Kadın Heykel Grubu' bulunmaktadır.בפסל קבוצת הנשים (Kadın Heykel Grubu) שליד מגדל העצמאות, שלוש דמויות נשים בלבוש טורקי מסורתי.
28 Haziran'da the Kiss Alive/Worldwide turnesi Detroit'teki Tiger Stadium'da 39,867 kişi önünde başladı.На 28 юни, турнето „Kiss Alive / Worldwide“ започва на стадион „Тигър“ в Детройт, пред 39 867 почитатели.
Herkes kanun önünde eşittir.В нея всички са равни пред закона.
En çok seyirci önünde oynanan final olmuştur.Чувствам, че съм последният от зрителите.
2 Mayıs günü, Madrid'deki kraliyet sarayının önünde büyük bir kalabalık toplandı.На 2 май, пред Кралския дворец в Мадрид, започва да се събира тълпа.
Biz, farklı bir kültürüz ve bu göz önünde bulundurulmalıdır. şeklinde olmuştur.Ние имаме различна култура, и това трябва да бъде взето предвид. "
"Gözümüzün önünde yaşlanıyorlar".Поредица „Очи в очи“.
Seyirciler sahnenin önünde otururlar.Мъже се целуват на сцената.
Kısır Türk kültüründe özellikle çayla beraber veya çayın önünden servis edilir.Руската чаена култура е свързана предимно със съвместното пиене на чай в домашна обстановка.
Orta Yunanistan kıyıları önünde bulunan adalara denir.Агора са наречени централните площади на древна Гърция.
Don Jose onun ölüsü önünde diz çöker.Дон Корлеоне се изповядва пред свещеника.
1996 yılının üçüncü zaferi, tifosilerin önünde Monza'da pistindeki İtalya Grand Prix'inde gelir.Първата му победа е в Гран При на Италия на пистата Монца.
Her şey dün gibi gözümün önünde.Предавам всичко, както го видях.
Hemen karısı önünde diz çöküp ondan kendini af etmesini ister (Contessa, perdono — "Kountes, affet beni").Той моли прошка от всички и при първа възможност избягва (Ah pietà signori miei).
1854'te, de Charpentier makalesini İsviçre Doğal Bilimler Akademisyenleri önünde okudu.През 1834 г. Шарпантие представя труда си пред Швейцарската академия по природни науки.
Bu rüyasında Güneş, Ay ve on bir yıldız önünde eğildiler.От нея тръгват и към нея се спускат Слънцето, Луната и звездите.
Palace, 25.000 kişilik taraftarının önünde 0-1'lik skorla kaybetti.Палас играят пред близо 25 000 хиляди души и губят с 0 – 1.
Genç şairin kesinlikle umut verici bir gelecek vardı önünde.Това младо момче беше страхотен футболен талант и имаше голямо бъдеще пред него".
Komplocular soyguna hazırlık olarak meydanın hemen önündeki Tilipuçuri adlı meyhaneyi ele geçirdi.Когато охраната отваря за да вземе храната, в помещението нахлува бандата обирджии.
Bundan sonra sadece önünde tek engel kalmıştır: Harry Potter.Планът му е осуетен, отново от Хари Потър.
Geri yazma yöntemi bu konu göz önünde bulundurularak tasarlanmalıdır.Авторките на писмото настояват да се направи нещо по въпроса.
Bu yöntem farklı seçeneklere mal olan fırsatları göz önünde bulundurmayı içerebilir.Намерете по колко различни начина може да стане този избор.
Oyuncular aldıkları kartları yüzleri yere gelecek şekilde takım oyuncularının birinin önünde saklar.Играчите държат ръцете си от карти скрити от останалите в повечето случаи.
Ancak, henüz toplum önünde sergilenmiş olan hali hazırda kullanıma hazır bir çalışma bulunmamaktadır.Оказва се, че обществото все още не е подготвено за идеята.
Bunun üzerine binlerce insan gece kulübünün önünde belirdi.На уречения ден хиляди станали свидетели на „Слънчевото чудо“.
Fakat önünde bir engel bulunmaktadır. Bu engeli sahada Samanlı Dağları oluşturmaktadır.Na planinama i brdima sile teže manje (zanemarivo manje) nego u dolinama.
Sezonun ortasında Phoebe'yle Mike Cetral Perk'ın önünde evlenirler.U drugoj polovici sezone Phoebe i Mike se vjenčaju ispred kafića Central Perk.
Siz sadece valilik önünde örümcek ağı düşüren kötü evlatları yapamazsınız" diyerek yanıtladı.Ne možete jednostavno izbaciti negativce na paukovu mrežu ispred gradske vijećnice."
Daha sonra gümüş madalya ve son olarak da bronz madalya sayıları göz önünde bulundurulmaktadır.U slučaju istog broja, slijedće se uzimaju u obzir srebrene medalje, pa brončane.
Kısaca Dr. olarak isimlerin önünde de kullanılabilir.Nadam se, kao i Tom, da ćemo moći koristiti prava imena.
"Gözümüzün önünde yaşlanıyorlar".Ljudi procjenjuju po vašim očima.
Rick zombileri öldürür ve toplantı önünde herkesin önüne atarak güçlü kalmaları için birkaç şey söyler.Rick to primjećuje te hvata i ubija nekoliko zombija prije nego dođe na gradski sastanak.
Yin ve yangın önünde Evren gerçekleşti.Kip je preživio i potres i požar u crkvi.
Öğretmenin kendisi Tanrı'nın önündeki belirtidir."“Ne, ali stoji u božjem svjetlu!”
Okul önünde büstü konmuştur.U Zadru je pohađao škole.
Terminalin önünde yaklaşık 500 araçlık bir otopark vardır.Ispred dvorane je izgrađeno parkiralište s 1.500 parkirnih mjesta.
Sahnenin önünde orkestra için bir bölüm bulunmaktadır.Između pozornice i partera nalazi se orkestar.
Klipte Madonna beyaz bir arka planın önünde dans etmektedir.Video prikazuje Madonnu kako pleše ispred bijele pozadine zajedno sa svojim plesačima.
Beşiktaş taraftarı önünde oynamak gurur verici olacak.Igra na poziciji prednjeg veznog igrača.
Sneijder maçın ardından "Bu harika taraftarın önünde şampiyon olmak çok güzel.Nakon utakmice Chamberlain je komentirao: „Sjajno je biti dio najbolje košarkaške momčadi na svijetu.
Yine de göreceli hatayı logaritmada göz önünde bulundurabiliriz.Mogu se smatrati nastavkom Evanđelja po Luki.
İsminin önünde kimi zaman sıfat olarak Yakutça bir kelime olan "Aan" kullanılır.Prilikom jednog zasjedanja iznerviran upotrijebio je neke "jače" riječi.
Don Jose onun ölüsü önünde diz çöker.Don Jose je ne pušta, a ona u bijesu baca njegov prsten.
 â işareti ayrı bir harf olarak değil, önünde duran kalın sesi yumuşatıcı işaret olarak kullanılır.2) Meki znak, ne izgovara se, koristi se za označavanje prethodnog suglasnika kao mekog.
6 Haziran - Venüs Güneş'in önünden geçti.6. jún – bol pozorovaný prechod Venuše popred Slnko.
Bireysel farklılıklar her zaman göz önünde bulundurulur.Vždy sa prihliada na individuálnosť jednotlivca.
Ten yarışmayı 4.60 puan farkla Yang'ın önünde bitirdi..Súťaž vyhral s náskokom 4,60 bodu pred Číňanom Jang Čchao.
İkinci Lionel Messi'nin 165 puan önünde 446 puan topladı.V tejto ankete získal celkom 446 bodov a o 165 viac ako druhý Lionel Messi.
Ev sahibi olarak İtalya, Ekim 1932'den FIFA tarafından diğer aday İsveç'in önünde seçilmiştir.FIFA vybrala ako hostiteľa Taliansko v októbri 1932.
(Onun önünde olan bir Doğu Almanyalı oyuncu da dahil.)(Vydával sa pri tom za mentálne postihnutého nemeckého kolonistu z Povolžia.)
O göz önünde bir kahraman itfaiyecidir ancak herkes onu yakından tanımamaktadır.Aj tvár muža, čo strieľa… A všetci ho dobre poznajú!
Ankara grubunun önünde iki şık vardı.Na guli sa nachádzajú dva erby rodu Anjouovcov.
Onları insanların önünde çıkaramam...Ale ja nemôžem poslať tých ľudí na smrť...
Bunun üzerine binlerce insan gece kulübünün önünde belirdi.Tým sa stal v poradí tisícim singlom, ktorý sa dostal na čelo tejto hitparády.