önünde ile cümle
önünde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onların önünde Kedi Willford bulunur.有翼人ウィールーが登場。
Çeşme Kalesi önünde yer alır.墓前で号泣した。
6 Haziran - Venüs Güneş'in önünden geçti.6月8日 - 金星の太陽面通過。
22 Temmuz 1980'de evinin önünde vurularak öldürüldü.1987年4月17日、自宅の前で殺された。
"Efendim, lütfen sen kulunun önünden git.願わくは大王、早く渡ってください。
Benim içinde olduğum araç ise konvoyun en önündeydi.その他の編成の先頭車の前面は、原型前面車である。
Ayrıca tam önünde Kuğulu Park bulunur.正面に植村直己ふるさと公園がある。
Not: 2011 yılı içerisindeki durumlar göz önünde bulundurulmuştur.詳細は2011年の項を参照。
Her yurttaşın bir mahkeme önünde açık olarak yargılanmayı isteme hakkı bulunmaktadır.全て国民は迅速な裁判を受ける権利を有する。
Savaşta ordunun en önünde yer alırdı.大戦では陸軍所属で最前線で戦っていた。
Daha sonra Diyarbakır Tıp Fakültesi önünde buluşmak için anlaşılır.苦学の末近畿大学薬学部に入学する。
Büyükannem namazını kılıyor, sonra evin önünde oturuyor.義母の言いつけに従い、あくまで上原家に居座ろうとする。
Gemi adlarının önünde MV (Motor Vessel), MT (Motor Tanker), MY (Motor Yacht) takısı ile ayırt edilebilirler.同様に、ディーゼルエンジン船では船名の前に motor ship の意味で「MS」をつけることがある。
Bayram sabahı sahah namazı öncesi evlerin önünde ateş yakılır.愛馬は呼延灼の朝影の仔、早影。
Sizin gözlerinizin önünde şimdi uçacağım.目の前に振り下ろす攻撃。
Bayram namazı sonrası cami önünde bayramlaşmalar yapılır.^ 礼拝の前後におこなわれる定型的な説教。
Yalnızca önündeki mağara duvarına yansıyan kendi gölgesini görmektedir.ただ一つの影が私の前に現れる。
Hemen hemen her geyiğin gözlerinin önünde bezcikler bulunur.尻のあたりに2頭のイヌの頭が見える。
Doğrudan vergiler göz önünde tutuluyordu.調に付属した税。
Önünde, ortasında bir kalkan bulunan kırmızı emaye bezeli yıldız bulunuyor.耳当ての中央に赤い星をあしらったシンプルなデザインである。
Kumandan çocuğun önünde annesini vurur ve öldürür.目の前で母親を焼き殺されてしまう。
Vapurun iskelesi Beykoz Belediyesi binasının önünde yer almaktadır.弁天の祠は店の前にある。
Gerçek Mesmer'i göz önünde tutmak zordur.寄せ手が本丸・主郭の位置を把握しにくい。
Tiyatronun önündeki meydanda sokak tiyatrosu oyunları sahnelenir.幕前劇 修道院の外の通り。
Satış rakamlarında bunu da göz önünde bulundurmak gerekir." şeklinde açıklamada bulundu.売る側のこっちの立場を考えろ!」となじる一面も。
Ama besteci orkestra önünde yerini almak üzere sahneyi terk etmek zorunda kalır.掛け取りは、役者が舞台を下がるようにして長屋を出て行く。
Sakura'yı sembolün önünde yerde dikilirken görür.サハラでは脱走したサイトの前に立ち塞がる。
Çok fazla insanın önünde sokak ortasında, gerginlikten kameraya bakmayı unutmuştur.無人駅のためいたずらが多く、監視カメラが設置されるようになった。
Bunun dışında hiç göz önünde olmadı.それ以外には全く考えられなかったのである。
Sonra da Karlık istikametinde ilerleyen 6. Tümenin önünde tutunamayarak kaçtı.以後、第6層へと赴こうとする三人に対しては手出しせず見送った。
2009'da fazla göz önünde bulunmadılar.2003年現在はあまり見られなくなっている。
Ziyaretçiler buradan ayrılmadan mutlaka lokomotifin önünde hatıra fotoğrafı çektiriyor.乗客の乗降時には写真中の手前側に見える停止位置に停車する。
Bu rüyasında Güneş, Ay ve on bir yıldız önünde eğildiler.「父よ、わたしは(夢で)11の星と太陽と月を見ました。
Medyadaki haberlerden sonra, Kahire’deki İsrail elçiliği önünde İsrail karşıtı protestolar patlak verdi.首都ダッカにあるアメリカ大使館前で星条旗が燃やされた。
Irene Pepperberg, Alex adını taktığı bir papağanın önünde yuvarlak bir tepsi tutuyor.アイリーン・ペパーバーグが、アレックスと名づけたオウムの前で丸いお盆を持っている。
Araba, kapının önünde bekliyor.車が門の前で待機しています。
Bebek arabası dükkanın önünde duruyor.ベビーカーが店の前に置かれている。
İlk olarak 1951'de önerilen bu model, üç doğrudaş atomun bağlanmasını göz önünde bulundurur.这种模型于1951年首次提出,描述了三个共线原子的成键状况。
Daha sonra Andropov'un bu süreçte ciddi şekilde hasta olduğu ve göz önünden çekildiği bildirildi.后来才得知,安德罗波夫在这段时间得了重病,离开了公众视野。
Kanun önünde herkes eşittir.法律面前人人平等。
4 Ekim sabahı tanklar binanın önünde yerlerini almıştır.10月4日早晨,军队站在他们那一边。
Anti otoriteryenler genellikle kanun önünde mutlak eşitliğe ve geniş sivil özgürlüklere inanırlar.反独裁主义者通常相信法律下全面的人人平等的和强大的公民自由。
Vahyimize bağlı olarak gözlerimizin önünde gemiyi yap.』 「『見證吾等超越際涯之(虛偽之)禁吧。
Daha küçük yaşta iken annesi gözlerinin önünde gûl dedektileri tarafından öldürülmüştür.年幼的時候自己的母親與稟的雙親因事故而死亡,之後就和稟生活在一起。
Krallar onun önünde secdeye varıp ona ibadet ettiler.王遵和汉使来歙交友,王遵对来歙抱有敬意。
Putların önünde eğilmeyecek, onlara tapmayacaksın.也不干驸马,斡亦剌部王忽都别合乞后裔。
"Efendim, lütfen sen kulunun önünden git.老師,請妳走出洞外。
Bir sonraki örtülme, Venüs'ün tekrar Spica'nın önünden geçeceği 2 Eylül 2197 tarihinde gerçekleşecektir.下一次行星掩星現象將發生在2197年9月2日,屆時金星將再度通過角宿一前方。
"Gözümüzün önünde yaşlanıyorlar".左右大驚,相顧以目。
Büyükannem namazını kılıyor, sonra evin önünde oturuyor.后以母老告退,卒于家中。
Göz alabildiğince dağlar uzanıyordu önünde.不堪迴首念昔遊,閩中山水依稀見。
Bazen evin çocuğunu herkesin gözü önünde alıp kaçırır.自小就經常瞞過父親的耳目溜出宅邸。
Cihazın arkasında tek kamera, önünde ise iki kamera yer almaktadır. ^机身下有一相机,此外在外部油箱的地方还有两个相机。
Elvis'in evi önünde her sene ölüm yıldönümünde sevenleri toplanarak onu anarlar.每年在埃尔维斯的忌日时都会有大批的队伍来到他的坟前纪念。
Daha önceki müşterilerin geri bildirimleri göz önünde bulundurulmalıdır.原发送者可能需要处理响应消息。
Bunun için, "Tanrı'nın tahtı önünde duruyor, Tapınağında gece gündüz O'na tapınıyorlar.所以他们在神宝座前,昼夜在他殿中事奉他。
Ayıca atların taşıyacağı ağırlık geçmişte aldıkları dereceler de göz önünde bulundurularak belirlenir.它的分泌物是用來在牠們已佔據的領地警告其他麝鼠。
Sizin gözlerinizin önünde şimdi uçacağım.且戰以旌旗為眼目。
Son olarak, kanun önünde de Memlûklerin üstünlüğü bulunmaktaydı.由此可見,在該日期以前,宜貴人已降為宜常在。
20 Canavarla onun önünde doğaüstü belirtiler gerçekleştiren sahte peygamber yakalandı.祠堂內除了有被封印的妖怪外,還被放置了十具獵人。