önünde ile cümle
önünde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Mihrabın önündeki rahle.Di depan mimbar tehampar permadani.
Seyirciler sahnenin önünde otururlar.Penonton duduk di sekeliling pementasan.
Onların önünde Kedi Willford bulunur.Di belakang mereka ada seorang pemain aulos.
Temizlikçiler onu depoda gözlerinin önünde öldürmüştür.Ayahnya tewas diumpankan ke anjing di hadapan matanya.
Park alanı terminal kapısının önündedir.Parkir gratis yang tersedia di depan terminal.
Önünde ne görürse yer.Ia mengambilnya dan memakannya di depan mata mereka.
Maç Japonya'nın başkenti Tokyo'da bulunan Olimpiyat Stadı'nda 52,511 taraftarın önünde oynandı.Laga dimainkan di Stadion Olimpik Nasional Tokyo, di depan 52.511 penonton.
Kilise'nin önünden bir dere geçmektedir.Kepalanya tertunduk di depan pintu gereja.
Okul önünde büstü konmuştur.Ada apa dengan lantai atas sekolah?
2. Onların gözü önünde İsa’nın görünümü değişti.Memandang Yesus: Gambar Yesus dalam Berbagai Budaya.
Don Jose onun ölüsü önünde diz çöker.Don José quỳ xuống trong tuyệt vọng bên cạnh cô.
64 yılıyla birlikte, Nero popülaritesini arttırmak için Neapolis'te halk önünde söylemeye başladı.Vào năm 64, Nero bắt đầu công khai trình diễn cho công chúng ở Neapolis để tăng sự yêu mến từ nhân dân.
Mansur, 4 Temmuz 2013 tarihinde Yüksek Anayasa Mahkemesi önünde yeni görevi için yemin etti.Mansour đã tuyên thệ nhậm chức trước Tòa án Hiến pháp tối cao vào ngày 4 tháng 7 năm 2013.
Kanun önünde herkes eşittir.Các tôn giáo đều bình đẳng trước pháp luật.
Önünde küçük bir bahçesi vardır.Phía trước lăng có một khoảng sân nhỏ.
Jeff Koons'un bina önünde bir eseri.Tượng Puppy (chó con), Jeff Koons trước tòa nhà.
Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır ve Ulusal Meclis önünde yemin etmesinden itibaren başlayacaktır.Nhiệm kỳ của Tổng thống được kéo dài 5 năm và bắt đầu từ ngày tuyên thệ trước Quốc hội.
İkinci Lionel Messi'nin 165 puan önünde 446 puan topladı.Anh kết thúc với 446 điểm, hơn 165 điểm so với người về nhì Lionel Messi.
Önünde ne görürse yer.Bạn có thể đi ngay bên cạnh nó ngay trước mặt bạn.
Seyirciler sahnenin önünde otururlar.Chỉ có một vài khán giả ngồi ở phía trước bên phải sân khấu thôi.
"Efendim, lütfen sen kulunun önünden git.Xin vì ngài mà bắt Quang hiệp, ắt Tú Lâm phải ra hàng."
Önünde bir avlu bulunur.Phía trước có một cái gọng.
Halen bazı evlerin önünde su kuyusu bulunmaktadır.Cũng có vài di tích các bể chứa nước cùng nhiều di tích các tòa nhà.
Fakat önünde çok tuhaf bir gizem daha vardır: Yedi Ayın Mührü...Trước có ngọn Đại Thiên Thọ án ngữ, sau có 7 ngọn núi làm hậu chẩm.
Parlement'lar mali reformların önünde de büyük engel oluşturuyorladrı.Vụ ám sát đã gây trở ngại lớn đối với phong trào cải cách.
Sivastopol Marşı( Sivastopol önünde Yatar Gemiler) bestecisi Rifat Bey dir.Ông là "Cánh tay phải của Vua Hải Tặc" (シルバーズ・レイ海賊王の右腕, Kaizoku-Ō no Migiude?)
Daha sonra gümüş madalya ve son olarak da bronz madalya sayıları göz önünde bulundurulmaktadır.Số huy chương bạc được xem xét tiếp theo và sau đó là số huy chương đồng.
Soyluluk unvanları kaldırıldı ve herkes kanun önünde eşit kabul edildi.Chế độ nông nô bị bãi bỏ và tất cả giai cấp đều được bình đẳng trước pháp luật.
Annesinin varlığı bu ilgi önünde koca bir engeldir.Theo thuyết này, địa vị thấp của mẹ ông là một yếu tố quan trọng dẫn đến việc này.
Onlar karşıda duvar gibi duruyordu. Sivil halkın önünde silahlarını teslim etmek istemiyorlardı.Lính bảo vệ Phủ đã hạ vũ khí mà không có bất kỳ hành động kháng cự nào trước sức mạnh của nhân dân Hà thành.
Ancak çoğu kimseye göre, umutsuzluk, zaten o beklentinin önündeki en büyük engellerden biridir.下記の霊のほとんどはかつて佳耶子によって一度は霊眠(れいみん)させられた。
Vahyimize bağlı olarak gözlerimizin önünde gemiyi yap.かれらを輝やかすものこそ、われわれの「目」なのである。
Her şey dün gibi gözümün önünde.「すべてが目の前にあるみたいだった。
Fakat önünde bir engel bulunmaktadır. Bu engeli sahada Samanlı Dağları oluşturmaktadır.一方で山を汚す者には命を掛けて挑む山の守護神でもある。
Bu da, ilçenin nüfusu göz önünde bulundurulduğunda, hiç de küçümsenmeyecek bir miktardır.(テオと同様に)主人公に詰られる時は、主人公に対して全く頭が上がらない。
5. Oklar etki yönleri(sebepten sonuca doğru) göz önünde bulundurularak çizilir.うち、5は附(つけたり)指定である。
Bir oy katibi Meclis başkanının önünde oturur ve elektronik oylama ekipmanı ve salon saatlerini çalıştır.投票係員は議長の前に座り、電子投票機と議場の時計を管理している。
Fakat önünde çok tuhaf bir gizem daha vardır: Yedi Ayın Mührü...すでに謎だね、もう七不思議。
Birinci tur sonunda Coulthard Alesi'nin 2,8 saniye önünde, Hill ise 0,3 saniye daha gerideydi.第1ラップの終わりまでにクルサードは2位のアレジに2.8秒の差を付け、3位のヒルはそこから0.3秒差であった。
Arka tarafını çepedçevre saran dağlar, önünde ise ucu bucu görülmedyedn yeşil ovalar sarmış.丘陵を構成する岩盤を削って整形し、その上に盛土で墳丘を盛り上げて造成した。
Kanun önünde herkes eşittir.法の前での平等。
Bunlar, diğer taşların önünde bir duvar oluştururlar.同族に石抹也先がいる。
Her evin önünde de meyve süs ağaçları yetiştirilmektedir.各家庭の庭先にはユズの木が植えられている。
Beverly Hills'teki evinin önünde fenalaşan Heavy D, Cedars-Sinai Medical Center'a kaldırıldı.救急車を呼び、Cedars-Sinai Medical Center の救急センターに運ばれた。
Hemen önünde Kozmonotlar Anıt Müzesi yer alır.その基部に宇宙飛行士記念博物館が位置している。
Kardeşlerin önünde eğilecek.兄たちを前線で亡くしている。
Krallar onun önünde secdeye varıp ona ibadet ettiler.王導は袁耽を派遣して路永らを帰順させた。
"Gözümüzün önünde yaşlanıyorlar".眼は顔の前方に位置する。
Şadırvanın arkasında hazire, önünde tuvaletler bulunmaktadır.目の前に海水浴場がある。
Büyük kirlenme olayının ardından iç maruz kalmanın her türlü potansiyel yolu göz önünde bulundurulmalıdır.大きな汚染事故の後では、内部被曝につながる全ての可能な経路を考慮すべきである。
Saadet Hanım'ın önünde tek bir yol kalır, Rusya'dan gizlice kaçmak.ザザの一大事にはどこへでも駆けつけるお嬢様。
Sorumluların hepsi yargı önünde hesap verecekler.全法廷は全ての判事が担当する。
Önünde küçük bir bahçesi vardır.空港の前には小さな公園がある。
Önünde ne görürse yer.その前で人は拝む。
"Cumhuriyet'in önünde Menderes'i hatırlattılar".君主主義者としてワイマール共和国を批判した。
Kayser II. Wilhelm'in önünde artık kimse yoktu.この時はすでにグスタフ2世アドルフはいなかった。
On binlerce on binler hemen önünde ayakta duruyorlardı.いるはずのない上杉勢1万3000が彼らの眼前に展開していたのである。
Önünde bulunan yaya kaldırımı üzeri kemerli olarak kapalıdır.玄門の前に石を積み上げて閉塞したらしい。
Arkasından ona yetiştiler ve Saka Karhanesi önünde onu yakalayıp öldürdüler.足江進、御岳らと共に蒔絵に挑むが、頭を刎ねられ死亡した。
Güvenlik için trenlerin önünde bayrak sallayacak ve at sürecek adamlar, "West Side Cowboys", görevlendirdi.安全確保のために、馬に乗った「ウエストサイド・カウボーイズ」が列車の前で旗を振っていた。