önünde ile cümle

önünde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
2009'da fazla göz önünde bulunmadılar.Mutta vuonna 1995 en ajatellut niin paljon tulevaisuutta.
Önünde ne görürse yer.Minkä taakseen jättää, sen edestään löytää.
Dişiliklerini asla göz önünde sergilemezler.Häntä nähdään tuskin koskaan ilman nahkatakkiaan.
Fakat önünde çok tuhaf bir gizem daha vardır: Yedi Ayın Mührü...Jukka Ruukki: 7 mätäkuun jutun tunnusmerkkiä.
Zoro, dünyanın en iyi kılıç ustası olan Mihawk'ın önünde diz çökerek kendisini eğitmesini istemiştir.Tuhotyön jälkeen Zoro haastoi Mihawkin saadakseen maailman parhaimman miekkamiehen tittelin itselleen.
Oyun, Alyx babasının cansız bedeninin önünde ağlarken biter.Peli loppuu kohtaukseen, jossa Alyx suree isänsä ruumiin äärellä.
Duvarların önünde de çit veya hendek olabilir.Laudalla voi olla myös katos ja seiniä.
Birinci tur sonunda Coulthard Alesi'nin 2,8 saniye önünde, Hill ise 0,3 saniye daha gerideydi.Kolmanneksi nopein Jacques Villeneuve jäikin Hillistä jo 1,1 sekuntia.
Kanun önünde eşitlik liberalizmin temel ilkelerinden biridir.Tasa-arvo lain edessä kuuluu oikeusvaltion keskeisiin kulmakiviin.
Jeff Koons'un bina önünde bir eseri.Kiepenkerl on Jeff Koonsin suunnittelema patsas.
11 Mayıs 2013'te, Reyhanlı'da belediye önünde iki bomba yüklü araç patladı.Kaksi autopommia räjähti Reyhanlıssa, Hatayn maakunnassa Turkissa 11. toukokuuta 2013.
İkinci turda kalan üç yarışmacı jüri üyeleri ve seyirciler önünde gerçekleştirildi.Finaalikaksikko kilpailee muotinäytöksessä yleisön ja tuomareiden edessä.
Önünde bir avlu bulunur.Koiraan päässä on töyhtö.
Genellikle çalışmaya başladıktan itibaren ilk 2 hafta maaş alınamadığı göz önünde tutulmalıdır.Työttömyyden alkaessa työmarkkinatukea voi hakea jo kahden ensimmäisen viikon jälkeen.
Bu amaçla soyluluk unvanları kaldırılarak tüm vatandaşlar yasalar önünde eşit kabul edildi.Väliaikainen perustuslaki julisti kaikki kansalaiset tasa-arvoisiksi lain edessä.
Benim içinde olduğum araç ise konvoyun en önündeydi.M/S Slite oli Rederi AB Sliten ensimmäinen autolautta.
Doğrudan vergiler göz önünde tutuluyordu.Verot pidettiin kohtuullisina.
Önünde Hattat Aziz Efendi'nin bir levhası vardır.Vaakunan yllä on Pyhän Tapanin kruunu.
Suç istatistiklerine göre tren istasyonu önünden bisiklet çalmak en yaygın karşılaşılan hırsızlık türüdür.Belgialaisen tutkimuksen mukaan polkupyörävarkaus on levinnein rikollisuuden muoto Euroopassa.
Beşiktaş taraftarı önünde oynamak gurur verici olacak.Pelipaikaltaan Haaraniemi on keskitorjuja.
Ticaret bankaları ise faizlerini müşterilerini göz önünde bulundurarak belirler.Materiaalit pitää järjestää asiakkaat huomioon ottaen.
6 Temmuz 1996 günü evinin önünde vurularak öldürüldü.Hänet löydettiin ammuttuna kotoaan 1. heinäkuuta 2009.
Halen bazı evlerin önünde su kuyusu bulunmaktadır.Kerrostaloalueella asutaan kuitenkin edelleen monessa talossa.
Bireysel farklılıklar her zaman göz önünde bulundurulur.Jokainen jakso nähdään aina eri henkilön näkökulmasta.
Onun muhteşem konuşması domuzun önündeki inci gibiydi.Hänen vaikuttava puheensa oli kuin helmiä sioille.
O, herkesin önünde konuşmaktan nefret eder.Hän inhoaa puhua julkisesti.
Ben herkesin önünde konuşmaya alışık değilim.En ole tottunut puhumaan julkisesti.
Her bir insan özellikle hukuk ve kanun önünde eşit olmalıdır.Όλοι οι άνθρωποι είναι ίσοι, και φυσικά και μπροστά στο νόμο.
Mansur, 4 Temmuz 2013 tarihinde Yüksek Anayasa Mahkemesi önünde yeni görevi için yemin etti.Ο Μανσούρ ορκίστηκε ενώπιον του Συνταγματικού Δικαστηρίου στις 4 Ιουλίου 2013.
"Gözümüzün önünde yaşlanıyorlar".Οι κεραίες φύονται μπροστά στους οφθαλμούς.
(Onun önünde olan bir Doğu Almanyalı oyuncu da dahil.)(Βλέπε Ηγέτες της Ανατολικής Γερμανίας.)
Bireysel farklılıklar her zaman göz önünde bulundurulur.Δεν θεωρούνται πάντα διαφορετικές ουσίες.
Kızıl birlikler Kremlin'in önünden geçit töreni yaptılar ve doğru cephe hattına yürüdüler.Τα σοβιετικά στρατεύματα παρέλασαν μπροστά από το Κρεμλίνο και αμέσως μετά βάδισαν στο μέτωπο.
Bu iyi gelişmeyi kutlamak için bir kalabalık Sant'Amriglio Kilisesi önünde toplanmıştır.Μπροστά στην εκκλησία του Αγίου Aμβροσίου μαζεύεται ένα πλήθος ανθρώπων για να πανηγυρίσει.
Bir aynanın önünde siyah olduğunu görür ve Peter sevinir.Fantastic ανακάλυψε ότι ουσιαστικά είναι ένας εξωγήινος και θέλει τον Πήτερ για ξενιστή.
Medyadaki haberlerden sonra, Kahire’deki İsrail elçiliği önünde İsrail karşıtı protestolar patlak verdi.Η ΚΝΕ πραγματοποίησε συγκέντρωση διαμαρτυρίας έξω από την πρεσβεία του Ισραήλ.
Cülus, Babüssade önünde yapılan en önemli ve görkemli törendi.Όσο για το κυριότερο και θαυμαστότερο γεγονός ήταν η γέννησή του.
Sınıfın önünde sunum yapacaktır ve yine hiçbir şey bilmiyordur.Στέκεται σαν μονοπάτι μπροστά ακόμα και σε εκείνον που δεν ξέρει τίποτα.
Garsonun yemeği adamın önünden almasına da engel olur.Οι αντιλοκάπρες μηρυκάζουν την τροφή τους.
"Efendim, lütfen sen kulunun önünden git.Ο Θεός να σε φωτίση να το κάμης από εδώ και εμπρός".
Önlüğün bulunduğu duvarın önünde ise yahudilere yönelik yazılmış bir yazı tespit edilmiştir.Στο τοίχωμα αυτής της στενής σήραγγας βρέθηκε μια επιγραφή σε αρχαία εβραϊκή γραφή.
Beşiktaş taraftarı önünde oynamak gurur verici olacak.Στο πλευρό του, ο βρεφικός Έρως παίζει ξέγνοιαστος.
Buhara çok muhkem değildi ve savunması bir sıra sur duvarları ve önündeki hendekten ibaretti.Ο Χίκοκ, ως προληπτικό μέτρο, καθόταν συνήθως με την πλάτη του στον τοίχο.
Moradon'un önündedirler ve combonuzu burada test edebilirsiniz.Αφιέρωσε στη Μασσαλία και την Προβηγκία το σύνολο των εργασιών του.
Bu yol kendisini direk sınıfın önündeki sahneye götürdü.Τον ακολούθησε στη μετέπειτα πορεία του στον πάγκο της πρώτης ομάδας.
22 Temmuz 1980'de evinin önünde vurularak öldürüldü.Στις 1 Ιουλίου 2002 δολοφονήθηκε στο σπίτι του.
("O Scarpia, avanti a Dio!" - "O Scarpia, Tanrı önünde tekrar buluşacağız!").("Σλάβ'σγια, Ροσσίγια!" - "Είσαι ένδοξη, Ρωσία!").
Araba garajın önünde.Το αυτοκίνητο είναι μπροστά από το γκαράζ.
Senin yüzünden herkesin önünde rezil oldum.Εξαιτίας σου ταπεινώθηκα μπροστά σε όλους.
Wollstonecraft annesini korumak için yatak odasının önünde uyumaya başlamıştı.Som teenager lå Wollstonecraft ofte uden for sin mors soveværelse for at beskytte hende.
İlk olarak 1951'de önerilen bu model, üç doğrudaş atomun bağlanmasını göz önünde bulundurur.Denne model blev foreslået i 1951 og drejer sig om binding af tre kolineære atomer.
Heykeli, Riksoord'daki ilkokulun önündedir ve 15 Mayıs 1940'ta bu okulda teslimiyeti imzalamıştı.Hans statue kan stadig ses foran folkeskolen i Rijsoord, hvor han underskrev kapitulationen den 15. maj 1940.
Naaşı Kızıl Meydan’da Kremlin Duvarı önündeki Nekropol’e defnedildi. ^ /Koroljovs urne er anbragt i nekropolis foran Kreml på Den Røde Plads.
Önünde küçük bir bahçesi vardır.Foran facaden er der en lille forhal.
Şato önünde.Menneskemængde foran slottet.
Park alanı terminal kapısının önündedir.Holdepladsen for taxaer foran terminalen.
Gen akışının önündeki engeller, her zaman fiziksel olmayabilir.Hindringer for genflow behøver ikke altid være fysiske.
İkinci Lionel Messi'nin 165 puan önünde 446 puan topladı.Han opnåede 446 point og var derved langt foran Lionel Messi, der fik 165.
Önündeki 11 yıl boyunca muhteşem matematikçi olarak hayatının en verimli dönemini geçirdi.De næste 11 år som kejserlig matematiker blev de mest produktive år i hans liv.
"Efendim, lütfen sen kulunun önünden git.Fremad, løs paa Fjenden for Konge og Fædreland!".

İlgili Sayfalar