önünde ile cümle
önünde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kurban, en az 30 kişilik bir topluluğun önünde yapılmalıydı (Pesahim 64b.)Pentru a se lua o hotărâre mai importantă era nevoie de un minimum de 6000 de votanți (din totalul de cca.
Laura, bir resim çerçevesinin hemen önündeydi.Laura, tablou cu o atribuție anterioară pe verso.
Annesinin varlığı bu ilgi önünde koca bir engeldir.Identitatea mamei sale este chestiune aflată sub dezbatere.
Ev sahibi olarak Fransa, Ağustos 1936'da FIFA tarafından diğer aday İsveç'in önünde seçilmiştir.Franța a fost aleasă gazdă de către FIFA în august 1936.
Yazılım tasarımında bazı etmenler göz önünde bulundurulur.În timpul procesului de proiectare, câteva configurații au fost studiate.
Bundan sonra sadece önünde tek engel kalmıştır: Harry Potter.Singura persoană care i-a supraviețuit este Harry Potter.
"Gözümüzün önünde yaşlanıyorlar".Ochii sunt deplasați înainte.
Langevin gazetenin baş editörünü halkın önünde yapılacak düelloya davet etti.Langevin provoacă la duel pe autorul articolului din acel ziar.
Okul önünde büstü konmuştur.În fața liceului a fost instalat bustul său.
Kalan köylüler de şu anki Kaşkışla'nın önünde bulunan mağaralara yerleşmişlerdir.Țăranii rămân pe moșia pe care i-a găsit așezământul.
Fakat, Danyal Peygamber, onun önünde secde etmeksizin ayakta durdu.Profetul Ilie a suferit și el de pe urma prigoanei.
1963 - ABD'de Güney'den başlayan "Sivil Haklar Yürüyüşü" Washington'da Lincoln anıtı önünde son buldu.Apogeul a fost atins în 1922, când a fost inaugurat Memorialul Lincoln pe Promenada din Washington.
Önünde küçük bir bahçesi vardır.Are un turn mic pe pronaos.
O, önünde ya da sonunda gelecektir.El va veni mai devreme sau mai târziu.
O, önünde ya da sonunda gelecektir.Ea va veni mai devreme sau mai târziu.
Onlar her zaman toplum önünde tartışıyorlar.Ele întotdeauna se ceartă în public.
Fabio'nun arabası Elena'nın evinin önünde park edilmiş.Maşina lui Fabio este parcată în faţa casei Elenei.
Her şey kanun önünde eşittir.Toată lumea este egală în fața legii.
Leporello Donna Anna'nin evi dışında evi gözü önünde tutmaktadır.Leporello kint őrködik Donna Anna háza előtt.
Halk Kral Dodon'un sarayı önünde toplanmıştır.Dodon palotája előtt gyülekezik a nép.
Okul önünde büstü konmuştur.Az iskola előtt mellszobra áll.
Eddowes’ın kanlı önlüğü daha sonra Goulston Sokağı’ndaki bir evin girişinin önünde bulunmuştur.Eddowes ruházatának néhány véres darabját egy Goulston utcai bérház bejárata közelében találták meg.
Fakat, Danyal Peygamber, onun önünde secde etmeksizin ayakta durdu.Később Ezékiel próféta Szidón ellen is jövendölt.
Ailesini göz önünde tutarken tur yüzünden büyük bir zamanını ailesinden uzakta geçirdi.Mindezen tevékenységek miatt édesapja hosszú időt töltött távol a családtól.
Öte yandan Gennaro şömine rafının üzerindeki bir aynanın önünde betimlenmişti.Észrevette, hogy Aladár mit csinál a borotválkozó tükörrel.
Mansur, 4 Temmuz 2013 tarihinde Yüksek Anayasa Mahkemesi önünde yeni görevi için yemin etti.Manszúr július 4-én az általa vezetett alkotmánybíróság előtt tette le hivatali esküjét.
Kanun önünde herkes eşittir.A bíróságok előtt és a törvények előtt minden ember egyenlő.
"Gözümüzün önünde yaşlanıyorlar".Magasan a szemek fölött helyezkedik el a szemöldök.
Hatta tüm bu zaman boyunca Argo Villası'nda ve Jason'la Julia'nın gözleri önündeydi.Mindig is ott volt a Villa Argóban Jason, Julia és Rick orra előtt.
Genç şairin kesinlikle umut verici bir gelecek vardı önünde.Volt egy fiatal családja és egy fantasztikus jövő állt előtte.
Duvarların önünde de çit veya hendek olabilir.Borsókövek és heliktitek is találhatók a falakon.
Halen bazı evlerin önünde su kuyusu bulunmaktadır.A házak előtt vízelvezető árkok húzódtak.
İkinci Lionel Messi'nin 165 puan önünde 446 puan topladı.446 pontot kapott, hatalmas fölénnyel, 165 ponttal megelőzve Lionel Messit.
(Onun önünde olan bir Doğu Almanyalı oyuncu da dahil.)(Csatlakozik a Porosz-Lengyelországban tevékenykedő Lengyel Szocialista Párt is.)
Burada sanatçı kentsel siluetin önünde kendini soğuk bir tarzda betimlemiştir.Itt rideg, városi látképek előtt állította be önmagát.
Şato önünde.A kastélyban.
Bazı sağcı öğrenciler ise evinin önünde protesto gösterileri yaptı.Jobboldali diákok egy csoportja a lakása előtt is tüntetett.
Seyirciler sahnenin önünde otururlar.A nézők ott táncoltak a színpad előtt.
Medyadaki haberlerden sonra, Kahire’deki İsrail elçiliği önünde İsrail karşıtı protestolar patlak verdi.Zavartalanul zajlott le ma délután az izraeli nagykövetség elé szervezett Izrael-párti tüntetés.
Sizin gözlerinizin önünde şimdi uçacağım.Már a napfény a szemedbe süt.
Bireysel farklılıklar her zaman göz önünde bulundurulur.Az esetek természetesen mindig egyéni elbírálást igényelnek.
Geri yazma yöntemi bu konu göz önünde bulundurularak tasarlanmalıdır.Az öltözék kiválasztás is ezen szempont figyelembe vételével történik.
Yine de göreceli hatayı logaritmada göz önünde bulundurabiliriz.A valószínűségszámításban is megjelenik a logaritmus.
Bu efendisinin önünde yürürken oldu.Mindent a mestere előtt kellett bemutatnia.
"Çağının Önünde Koşan Bir Aydın: İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu" (PDF).A legkorábbi ismert egyenesági őse a családnak Paska (fl.
Sultan önünde bu konu üzerinde uzun görüşmeler yapıldı.A kérdést hosszasan vitatták a szultáni tanácsban.
Her birinin, Ilúvatar'ın önünde şarkı söyleyerek onu eğlendirmesi için verilmiş güçlü bir sesi vardı.Minden csapatnak egy a zsűri által kiválasztott dalt kellett előadni a mentorok előtt.
Mansell mücadeleyi çok zorlanmadan Senna'nın önünde lider tamamladı.Az UNITA igazi vezető nélkül feladta a harcokat.
Bir bölümde Puggo ekibi ile Andy'nin evlerinin önünde çekim yaparlar.Elhatározza, hogy riasztót szereltet a maga és Andrea lakásába.
Kilise önünde meydan: Kilise önünde kadınlar birlikte toplanmışlardır.A hívek a templom előtt gyűltek össze istentiszteletre.
Metaksas bütün durumları göz önünde bulundurarak tarafsız olmaya karar verdi.Russell maga szükségesnek tartotta szigorúan megkülönböztetni a dolgokat, a dolgok összességeitől.
Gene de takım üzerinde oluşturduğu olumlu etki göz önünde bulundurularak sözleşmesi bir sezonluğuna uzatıldı.Meggyőző teljesítménye miatt szerződését meghosszabbították a csapatnál.
Birbir önünden biat ederek geçiyorlardı.Korábban szemben voltak egymással.
Suriye Eyyubiler ordusu Kahire önünden geri püskürtüldü.A nyugati intervenciós erőket kivonták Libanonból.
Öykülerin altısının önünde yazarın “eşik” diye adlandırdığı bir giriş metni yer alır.Ezenfelül, akárcsak elődei, ő is rendelkezik a "saslátás" néven ismert hatodik érzékkel.
Köy odası önündeki meydana büyük bir ateş yakılarak çevresine toplanılır.Az út menti kis faluban ellenséges tűz fogadja őket.
6 Haziran - Venüs Güneş'in önünden geçti.6. kesäkuuta – Venuksen ylikulku Auringon yli.
Herkes kanun önünde eşittir.Kaikki ovat tasa-arvoisia lain edessä.
Sizin gözlerinizin önünde şimdi uçacağım.Flashes Before Your Eyes) jälkeen.
Hill buradan Alesi'nin önünde üçüncü olarak çıkmayı başardı.Hill karkasi jo alussa muilta.