önünde ile cümle
önünde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tom Mary'nin önünde oturdu.Том сів перед Мері.
O zamanlar Ukrayna dilinde operanın gelişmesinin önündeki engel, profesyonel tiyatronun olmamasıydı.Перешкодою у розвитку опери українською мовою на той час лишалась відсутність професійного театру.
2. Onların gözü önünde İsa’nın görünümü değişti.Před jejich očima se Ježíš proměnil.
Şato önünde.Před hradem.
Önünde bir avlu bulunur.Před ním se nachází předsíň.
Vahyimize bağlı olarak gözlerimizin önünde gemiyi yap.Zapisují se tedy ruce tak, jak je vidíme ze svého pohledu – znakujícího.
Camlar Şehri'nde Alec, Magnus'ı ailesinin önünde dudaklarından öper ve onlara bir eşcinsel olduğunu söyler.Ve Měste ze Skla, Alec políbí Magnuse před svými rodiči, čímž se jim odhalí jako homosexuál.
Bunun üzerine binlerce insan gece kulübünün önünde belirdi.To přilákalo tisíce lidí, kteří se tísnili u vchodu do nočního klubu.
Kanun önünde herkes eşittir.Lidé si mají být rovni před zákonem.
Oyuncular bundan sonra hem kamera arkası hem de önünde çalışmaya başladı.Dlouho zaobíral myšlenkou pracovat před i za kamerou.
Şampiyonluğa ulaşması için önünde sadece 1 galibiyet kalmıştı.Na šampionátu nastoupil pouze v jednom utkání.
Not: 2013 yılı içerisindeki durumlar göz önünde bulundurulmuştur.Víte co, klidně si zapište rok 2013.
9 Kasım sabahı, Hitler ve Ludendorff bir hücum taburunun önünde Münih şehir merkezine doğru yürüyüşe geçtiler.Dne 9. listopadu kráčel Scheubner-Richter po boku Hitlera a Ludendorffa v centru Mnichova v čele pochodu.
Sınıflandırmada bunlar göz önünde tutulur.Lze ji pozorovat už v triedru.
Ten yarışmayı 4.60 puan farkla Yang'ın önünde bitirdi..Soutěž vyhrál s náskokem 4,60 bodu před Číňanem Jang Čchao.
Teslim olan şehir halkına da şehirden dışarı çıkıp şehir önündeki ovada toplanmaları emri verildi.Musel z města uprchnout, záhy je opustili i jeho obyvatelé a město bylo srovnáno se zemí.
Beşiktaş taraftarı önünde oynamak gurur verici olacak.S Veselým bude hrát Plíšková.
"Gözümüzün önünde yaşlanıyorlar".A byl proměněn před jejich očima.
Hemen önünde Kozmonotlar Anıt Müzesi yer alır.Ve spodní části pomníku se nachází Pamětní muzeum kosmonautiky.
Ev sahibi olarak İtalya, Ekim 1932'den FIFA tarafından diğer aday İsveç'in önünde seçilmiştir.Pořadatelskou zemí byla 9. října 1932 na kongresu FIFA ve Stockholmu zvolena Itálie.
Bu yol kendisini direk sınıfın önündeki sahneye götürdü.Podle toho ho přiřadíme do odpovídající třídy.
İlk cinayet bir hastane önünde işlenmiştir.Po útoku byl pachatel hospitalizován v nemocnici.
Böylece, DAZD her zaman OAZD'nın bir saat önünde kalmış olur.Víla smrti se ozývá vždy hodinu před tím, než má v okolí někdo zemřít.
Yüksek Mahkeme önünde savunduğu 32 davadan 29'unu kazandı.Marshall vyhrál celkem 29 z 32 případů, které vedl před Nejvyšším soudem USA.
Benim içinde olduğum araç ise konvoyun en önündeydi.Těch bylo nejvíce v prvním vagonu.
Videoda T-Pain, barın önünde dans etmektedir.Song od Madonny, "Jump", hraje při scéně v baru.
Aile üyelerinin önünde, Royal 'ın aslında söylediği gibi mide kanseri olmadığını ortaya çıkarır.Po následné operaci se ukázalo, že prezidentka ve skutečnosti rakovinou netrpí.
Anıtın önünde yapılan bir tören (1955).Zvíře v paláci (1950).
Rest (All-in): Önündeki tüm parayı bahse koymaya denir.All in znamená vsadit vše.
Şalvarın ise önünde ince bir kırmızı şerit uzanmakta idi.Ten, aby kryl své tajné studium, měl před sebou Rudé právo.
Bu yüzden, sadece bazı noktalar göz önünde bulundurularak değerlendirilebilmektedir.Rozměry jsou proto pouze odhadovány.
Ayrıca aralarında Yahudilerin de olduğu yüzlerce kişiyi Nazi idam mangalarının önünden kurtardı.Zachránil tak stovky židovských spoluobčanů před smrtí.
Charlie'nin önündeki araba nedeniyle Charlie'nin ilerlemesi gereken yola katran dökülür.Na výletu v Paříži totiž Charlieho usmrtí vlak.
Temizlikçiler onu depoda gözlerinin önünde öldürmüştür.Tělo docenta bylo nalezeno jeho uklízečkou přímo u něj v kanceláři.
Ayrıca gece saatlerinde Viyana Devlet Operası önünden kalkan N66 gece otobüsüyle ulaşım mümkündür.V noci se lze do čtvrti dostat noční autobusovou linkou číslo N89.
Türbenin önünde soğuk bir pınar vardı.Před nimi byla zamrzlá jezera.
2. Sahne: Manastırın önünde Di Luna ve etrafındakiler Leonara'yı kaçırma niyetiyle oraya gelmişlerdir.V klášterní chodbě číhá Luna, aby Leonoru při vstupu do kláštera unesl.
Makine konstrüksiyonu ve imalatında bu husus göz önünde mutlaka bulundurulmalıdır.Maximální hodnota kolektorového proudu je totiž volena mimo jiné i s ohledem na tento jev.
Önünde küçük bir bahçesi vardır.Na protější straně byl menší park.
Bununla birlikte Toplam ısı yükünü etkileyen diğer faktörleri de göz önünde bulundurmamız gerekmektedir.Dodává ale, že k plnému vysvětlení je třeba započítat i vliv oxidu uhličitého.
Her birinin, Ilúvatar'ın önünde şarkı söyleyerek onu eğlendirmesi için verilmiş güçlü bir sesi vardı.Ainur byli obdařeni mocným hlasem, aby před Ilúvaterem zpívali podle námětů, které jim předkládal.
31 Ocak 1990 günü Ankara Bahçelievler'deki evinin önünde kurşunlanarak öldürüldü.Dne 28. ledna 2007 byl nalezen zastřelený na zahradě své vily v Jevanech.
Size söylemek isterim ki, şu anda tüm hayatım tek bir an gibi gözlerimin önünde.Doopravdy můžu věřit jen tomu, co je přímo před mýma očima.
İsminin önünde kimi zaman sıfat olarak Yakutça bir kelime olan "Aan" kullanılır.Jakutové někdy tuto bohyni nazývají Aan Alahçın Hatun.
Kanun önünde eşitlik liberalizmin temel ilkelerinden biridir.Egalitatea în fața legii este unul dintre principiile de bază ale liberalismului.
Fakat önünde bir engel bulunmaktadır. Bu engeli sahada Samanlı Dağları oluşturmaktadır.A Story for those who understand (Glasul de pe munte.
Oyun, Alyx babasının cansız bedeninin önünde ağlarken biter.Jocul se încheie cu Alyx plângând moartea tatălui.
Kuzey İrlanda play-off maçını kazanarak Çekoslovakya'nın önünde bitirdi.Irlanda de Nord a terminat înaintea Cehoslovaciei după ce a câștigat play-offul.
Daha sonra gümüş madalya ve son olarak da bronz madalya sayıları göz önünde bulundurulmaktadır.Apoi se ia în considerare numărul de medalii de argint și apoi numărul de medalii de bronz.
Avril Lavigne 2005'te Bonez Tour kapsamında, 40.000 kişi önünde konser vermiştir.În 2005 Avril Lavigne, în cadrul turneului Bonez Tour a evoluat aici în fața a 40.000 de fani.
Geçen on yıllarca birçok proje göz önünde tutuldu.Mai multe proiecte au fost analizate în următoarele decenii.
Bunun üzerine binlerce insan gece kulübünün önünde belirdi.Alte 2.000 de persoane, în fața clubului.
Moradon'un önündedirler ve combonuzu burada test edebilirsiniz.Când și unde căutăm anaerobi?.
Gözünün önünden uçup giderek nasıl söndürdüm senin havanı.Mă vezi pe mine strigându-l pe al tău?
Altaïr nihayetinde Kral Richard'ın önünde Robert ile karşılaşır ve Robert'i ihanetle suçlar.Cruțând-o, Altair îl ajunge din urmă pe Robert, în tabăra regelui Richard I, și îi demască crimele.
Bu yol kendisini direk sınıfın önündeki sahneye götürdü.Aici a început să se orienteze pe drumul scenei.
Klip, Timbaland'ın dört dakikadan geriye sayan dev bir sayacın önünde ilk sözlerini söylemesiyle başlıyor.Apoi, ajung în locul în care Timbaland era la început, unde un ceas digital mare număra înapoi de la 4 minute.
Doğrudan vergiler göz önünde tutuluyordu.Erau scutite de plata unor impozite.
Tüm çekimler yeşil fon önünde yapıldı.Toate cheltuielile au fost decontate din visteria regală.
Körling fırçası (veya süpürgesi) taşın önündeki buz yüzeyini süpürmek için kullanılır.Mătura sau peria de curling, este utilizată pentru a mătura suprafața gheții din calea pietrei.