önünde ile cümle

önünde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Terminalin önünde yaklaşık 500 araçlık bir otopark vardır.Возле здания терминала расположена автомобильная парковка на 550 автомобилей.
Geri yazma yöntemi bu konu göz önünde bulundurularak tasarlanmalıdır.Что касается возможного ухода, я должен подумать об этом.
Benim içinde olduğum araç ise konvoyun en önündeydi.Новым в машине был лишь передок.
Göz alabildiğince dağlar uzanıyordu önünde.И когда он играл, перед ним расступались горы.
Nihat sayesinde mahkemede serbest kalan Bülent, basının önünde kamuoyundan özür diler.Судья просит у Вира прощения от имени Пакистана.
Ben ateşli taraftarlar önünde oynamayı çok severim.Я люблю видеть перед собой толпу!
Magdeburg Ovası’nda ve Harz bölgesi önündeki topraklar Almanya’nın en verimli arazilerindendir.Лёссовые почвы Магдебургской равнины и предгорий Гарца считаются одними из самых плодородных в Германии.
"Gözümüzün önünde yaşlanıyorlar".Она начинает стареть на глазах у всех.
Oyun, Alyx babasının cansız bedeninin önünde ağlarken biter.Игра заканчивается видом Аликс, плачущей над телом погибшего отца.
Yemek gün boyu sürer akşamına ise kız evinin önünde yine "çırakman" tertip edilir.Но проходит время, и на празднике министр вновь видит его со «своей дочерью».
Karşıdaki oyuncu önünde açılan 5 adet karta göre oyunun kozunu belirler.Если игрок имеет пять карт территории, он обязан обменять комплект.
(Onun önünde olan bir Doğu Almanyalı oyuncu da dahil.)(Вообще в Швеции существовало движение в поддержку Германии — «движение активистов».)
Seyirciler sahnenin önünde otururlar.Для зрителей перед сценой были расставлены скамьи.
Bayram sabahı sahah namazı öncesi evlerin önünde ateş yakılır.После моления этот огонь разносят по домам.
Not: 2016 yılı içerisindeki durumlar göz önünde bulundurulmuştur.Ниже приведено состояние позиций на 2016 год.
Öğretmenin kendisi Tanrı'nın önündeki belirtidir."Прямо сейчас он вероятно думает на чьей же стороне Бог».
Kesilen kafası Marie-Antoinette'nin hapsedildiği Temple'nin penecereleri önünde teşhir edildi.Именно здесь находилась в заточении перед казнью Мария-Антуанетта.
Tablonun tek ışık kaynağı adamın önündeki alçak penceredir.На картине в центре комнаты изображена в профиль молодая девушка перед открытым окном.
Ama bu kez ekran önünde değil, mikrofon gerisinde...Притом не на талии, а ниже, на бедрах.
Bunun için, "Tanrı'nın tahtı önünde duruyor, Tapınağında gece gündüz O'na tapınıyorlar.Я складываю руки и молю Бога каждый день и ночь».
Damadı, oğullarının önünde tahtın varisi oldu.Взошёл на трон как сын своего предшественника.
Alay Köşkü önünde büyük bir kalabalık toplandı.«Перед зданием Совета собралась большая толпа.
Kendisiyle ilgili yapılan Washington Post haberini kamuoyu önünde şiddetle eleştirir.Сообщение об отданном за неё голосе в Вашингтоне её поразило.
8 Aralık 1980'de The Beatles eski üyesi olan John Lennon'ı kaldığı otelin önünde vurarak öldürmüştür.8 декабря 1980 года был убит Джон Леннон, экс-участник популярной группы The Beatles.
Bunu takiben Calbo ve Anna kilisenin sunağı önünde birbirlerine bağlayıp evlenirler.В конце концов, Елена и Херардо женятся и венчаются в Церковном соборе.
Bunun üzerine meclis önünde ve içinde ayaklanmalar başladı.И спереди и сзади установили спойлеры.
2. Sahne: Manastırın önünde Di Luna ve etrafındakiler Leonara'yı kaçırma niyetiyle oraya gelmişlerdir.Сцена 2: Отдалённое место около садов замка Собравшиеся придворные рыцари выражают Леоноре свою симпатию.
Köşk önünde yapılan kayıklar koşusuna ve peremeler yarışına ödüller konuldu.В округе был введён комендантский час и назначена награда за головы членов общества.
Önünde Hor Virap Kilisesi görülmektedir.Находятся перед Преображенской церковью.
2008 yılında McLaren pilotu Lewis Hamilton Felipe Massa'nın 1 puan önünde şampiyonluğa ulaşmıştır.В 2008 году Льюис Хэмилтон выиграл чемпионат пилотов, на 1 очко опередив Фелипе Масса из команды Феррари.
Şampiyonluğa ulaşması için önünde sadece 1 galibiyet kalmıştı.Клубу оставалось выиграть лишь одну игру для победы в чемпионате.
Ortak bir menfaat amacıyla hareket etmezler; aksine, daima kendi dar çıkarlarını göz önünde bulundururlar.Между царскими наголовьями они не встречаются, а носились преимущественно боярами.
Binanın önündeki kalabalık bir anda yaklaşık 250 kişiye ulaştı.На следующее утро перед зданием собралась толпа численностью не менее пяти тысяч человек.
Gemi sahneleri Helensvale'da açık havaya koyulan büyük bir yeşil ekranın önünde çekildi.Судовые сцены были сняты перед гигантским наружным хромакеем в Хеленсвейле.
11 Mayıs 2013'te, Reyhanlı'da belediye önünde iki bomba yüklü araç patladı.11 июля 2013 года в селе были обезврежены две мощные бомбы.
Okul önünde büstü konmuştur.В сквере перед училищем установлен памятник.
Bazı grupların Kayseri Kredi ve Yurtlar Kurumu binası önünde toplandığı belirtilmiştir.Каждый был обеспечен домашним скотом и денежной ссудой на постройку дома.
Ayrıca, Komitenin ICOR'u kamuoyu önünde temsil ettiği belirtilmiştir.Команде поручили представлять КНР в США.
Komplocular soyguna hazırlık olarak meydanın hemen önündeki Tilipuçuri adlı meyhaneyi ele geçirdi.Готовясь к ограблению, заговорщики захватили таверну «Тилипучури», выходящую на площадь.
Humboldt, Callao’da 9 Kasım’da Merkür’ün Güneş önünden geçişini gözlemler.Во время пребывания в Кальяо 9 ноября 1802 года Гумбольдт наблюдал прохождение Меркурия по диску Солнца).
İzleyiciye sol tarafını dönmüş olan kadın bir ayna önünde yüzünü pudralamaktadır.Шахматист, сидящий слева в тени, повернулся боком к зрителю.
Şato kulesinin pencerssi önünde Melisnade ile Geneviève'yi görürler.В окне замка он видит свою мать и Мелизанду.
Yine de göreceli hatayı logaritmada göz önünde bulundurabiliriz.Иначе мы можем вновь совершить ту же ошибку, что в Ливии.
Bir Volga Siber, LiAZ otobüs fabrikası önünde.Аббревиатура ЛАЗ — Львовский автобусный завод.
Bireysel farklılıklar her zaman göz önünde bulundurulur.В ходе сравнений всегда должно учитываться религиозное разнообразие.
Çeşme Kalesi önünde yer alır.Раскопки перед крепостью.
10 Kasım - Merkür gezegeni güneşin önünden geçti; dünyadan teleskopla görüldü.11 ноября — прохождение Меркурия по диску Солнца.
Genç şairin kesinlikle umut verici bir gelecek vardı önünde.Предводительница надеется на светлое будущее.
Fakat Notthingam Şerifi de Marian'ı gözünün önünde bulundurmaya gayret gösteriyordur.Впечатлённый шериф Ноттингема предлагает тому пойти к нему на службу.
Anti otoriteryenler genellikle kanun önünde mutlak eşitliğe ve geniş sivil özgürlüklere inanırlar.ويؤمن المعادون للسلطة غالبًا بـالمساواة الكاملة أمام القانون والحريات المدنية القوية.
Kanun önünde eşitlik liberalizmin temel ilkelerinden biridir.وتعد المساواة أمام القانون إحدى المبادئ الأساسية لليبرالية الكلاسيكية.
Peçe giyen ve sınavlarına girmeleri yasak olan kadınların protestoları üniversitelerin önünde gerçekleşti.وظلت احتجاجات النساء اللواتي يرتدن النقاب ويحظرن أخذ امتحاناتهن أمام الجامعات.
(Onun önünde olan bir Doğu Almanyalı oyuncu da dahil.)(بينما حارب آخرون أيضا على الجانب الألماني).
Herkes kanun önünde eşittir.نحن جميعاً متساوون أمام القانون.
İkinci Lionel Messi'nin 165 puan önünde 446 puan topladı.محصلا 446 نقطة متقدما على بـ165 نقة على منافسه ليونيل ميسي.
Daha sonra gümüş madalya ve son olarak da bronz madalya sayıları göz önünde bulundurulmaktadır.كما تُؤخذ بعين الاعتبار بعد ذلك عدد الميداليات الفضية ثم عدد الميداليات البرونزية.
6 Haziran - Venüs Güneş'in önünden geçti.الشرقية تراقب عبور «الزهرة» أمام الشمس 6 يونيو.
"Gözümüzün önünde yaşlanıyorlar".في صنع تحت عيني جدا".
Arkasından ona yetiştiler ve Saka Karhanesi önünde onu yakalayıp öldürdüler.فحاصروها مدة، ثم تغلب عليها وقتل صاحب عبد البديع بن صالح ، وخرب نكّور ونسف آثارها.
Ölmekte olan birinin evinin önünde durup kişinin ismini çağırdığında, kişi o anda ölürmüş.ينادي دولاهان بإسم الشخص وفي تلك اللحظة يموت على الفور.

İlgili Sayfalar