önünde ile cümle
önünde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.These are the two olive trees and the two lampstands, standing before the Lord of the earth.
Musa şöyle yanıtladı: ‹‹Bu söylediklerinizi yapar, RABbin önünde savaşa gitmek üzere silahlanıpAnd Moses said unto them, If ye will do this thing, if ye will go armed before the LORD to war,
Esenlik sunularını orada kesip yiyecek ve Tanrınız RABbin önünde sevineceksiniz.And thou shalt offer peace offerings, and shalt eat there, and rejoice before the LORD thy God.
Sina Dağında olan RABbin, İsrailin Tanrısı RABbin önünde Dağlar sarsıldı.The mountains melted from before the LORD, even that Sinai from before the LORD God of Israel.
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.But my mercy shall not depart away from him, as I took it from Saul, whom I put away before thee.
Kalksın Tanrı, dağılsın düşmanları, Kaçsın önünden Ondan nefret edenler!Let God arise, let his enemies be scattered: let them also that hate him flee before him.
Bütün yüreğimle sana şükrederim, ya RAB, İlahlar önünde seni ilahilerle överim.I will praise thee with my whole heart: before the gods will I sing praise unto thee.
RABbin önünde bütün uluslar bir hiç gibidir, Hiçten bile aşağı, değersiz sayılır.All nations before him are as nothing; and they are counted to him less than nothing, and vanity.
O(insa)nın önünden ve arkasından izleyen(melek)ler vardır, onu Allah'ın emrinden korurlar.His angels keep watch over him in succession (night and day), in front and behind, by God's command.
Putlara tapıyoruz, onların önünde ibadete duruyoruz. dediler.They replied: "We worship idols and are devoted to them."
Göz önünde oğullar (verdim).And sons always present by his side,
Onların Beyt(-i Şerif) önündeki duaları, ıslık çalmaktan ve el çırpmaktan başkası değildir.Their worship in the House of God has been no more than whistling and clapping.
Ancak bu, önündekileri doğrulayan ve kitabı ayrıntılı olarak açıklayandır.It confirms what has been revealed before, and is an exposition of (Heaven's) law.
Artık Allah'tan korkun ve beni misafirim önünde küçük düşürmeyin.Have fear of God, and do not shame me before my guests.
(Böylesinin) Önünde cehennem vardır ve (orada) irinli sudan içirilecektir.Before him is Hell, and he will get putrid liquid to drink.
Demişlerdi ki: "Putlara tapıyoruz, bunun için sürekli onların önünde bel büküp eğiliyoruz."They replied: "We worship idols and are devoted to them."
Göz önünde-hazır çocuklar (verdim).And sons always present by his side,
Ancak insan, önündeki (sonsuz geleceği)ni de 'fücurla sürdürmek ister.'Yet man is sceptical of what is right before him.
Denizi yarıp sizi kurtarmış ve gözlerinizin önünde Firavun ailesini batırmıştık.Remember, We parted the sea and saved you, and drowned the men of Pharaoh before your very eyes.
Allah'tan sakının, konuklarımın önünde beni rezil etmeyin.Have fear of God, and do not shame me before my guests.
Ana babasını tahtın üzerine oturttu, hepsi onun önünde (Allah'a secde edip) eğildiler.He seated his parents by his side on the throne; and they fell down before him in homage.
Ardında ve önünde insanoğlunu takip edenler vardır; Allah'ın emriyle onu gözetirler.His angels keep watch over him in succession (night and day), in front and behind, by God's command.
Gözümün önünde yetişesin diye seni sevimli kıldım."We bestowed Our love on you that you may be reared under Our eyes.
Ad milleti de bu yüzden önünde durulmaz, dondurucu bir rüzgarla yok edildi.And the 'Ad were destroyed by the furious cold blast of roaring wind
Önünde de cehennem var, orada kanlı, irinli su içirilecek ona.Before him is Hell, and he will get putrid liquid to drink.
Gözümüzün önünde akıp giderdi; bir mükafattı nankörlük görene.Which sailed right under Our eyes: A recompense for him who had been denied.
Gözlerinin önünde duran oğullar verdim.And sons always present by his side,
Onlar, sonunda Rableri önünde haşredilirler.Then they will all be gathered before their Lord.
Elini çekip çıkardı; birden o el, bakanların önünde bembeyaz kesildi.And he drew forth his hand, and behold, it looked white to those who beheld it.
Vahyimize bağlı olarak gözlerimizin önünde gemiyi yap.Build an ark under Our eye and as We instruct.
Onlar sizin için daha temiz. Allah'tan korkun da misafirlerim önünde beni rezil etmeyin.Have fear of God, and do not shame me before my guests.
Ana-babasını tahtın üstüne çıkardı. Hepsi, Yûsuf'un önünde secde eder gibi eğildiler.He seated his parents by his side on the throne; and they fell down before him in homage.
Ona inanmazlar. Oysaki, öncekilerin yol ve yöntemleri gözlerinin önünden geçmiştir.So, they will not believe in it: The example of former people is there.
Üzerine kendimden bir sevgi bıraktım ki, gözümün önünde yetiştirilesin."We bestowed Our love on you that you may be reared under Our eyes.
Elini çıkardı, o da anında seyredenler önünde bembeyaz kesildi.And he drew forth his hand, and lo, it looked white to the beholders.
Dediler: "Birtakım putlara tapıyoruz. Onların önünde toplanıp tapınmaya devam edeceğiz."They replied: "We worship idols and are devoted to them."
İş/oluş/hüküm, önünde de sonunda da Allah'ındır.God's is the imperative first and last.
"Onu kıvama erdirip içine ruhumdan üflediğimde, önünde secde ederek eğilin!"And when I have made him and have breathed into him of My spirit. Fall down in homage before him."
Boyunları büküktür çağıranın önünde.They will hasten forward to the caller, gazes fixed.
Akıp gidiyordu gözlerimizin önünde, bir ödül olarak nankörlüğe uğratılan kişi için.Which sailed right under Our eyes: A recompense for him who had been denied.
Fakat insan kendi önünde rezillik sergilemeyi ister.Yet man is sceptical of what is right before him.
Yok geri dönerlerse kendilerinden öncekilerin hali gözlerinin önündedir!If they persist, they should remember the fate of those who have gone before them.
Allah'tan korkun ve misafirlerimin önünde beni rezil etmeyin!Have fear of God, and do not shame me before my guests.
Onun önünde ve arkasında Allah'ın emriyle onu koruyan takipçiler (melekler) vardır.His angels keep watch over him in succession (night and day), in front and behind, by God's command.
Onlar hala gözler önünde duran bir yol üzerindedirler.This (city) lies on a road that still survives.
Yoksa biz melekleri onların gözü önünde kız olarak mı yarattık?Or did We make the angels females, and they witnessed it?
Ona önünden de ardından da batıl gelemez. O, hikmet sahibi, çok övülen Allah'tan indirilmiştir.Falsehood cannot enter it from any side: It's a revelation from the all-wise and praiseworthy (God).
İnkar edilmiş olana (Nuh'a) bir mükafat olmak üzere gemi, gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.Which sailed right under Our eyes: A recompense for him who had been denied.
Göz önünde duran oğullar (verdim),And sons always present by his side,
Fakat insan önündekini (kıyameti) yalanlamak ister.Yet man is sceptical of what is right before him.
Her insan için önünden ve arkasından takip edenler vardır. Allah'ın emrinden dolayı onu gözetirler.His angels keep watch over him in succession (night and day), in front and behind, by God's command.
O, yalnız şiddetli bir azabın önünde, sizi sakındıracak bir peygaberdir.He is a warner against the dreadful affliction (that awaits).
Nankörlük edilen (kulumuz)e bir mükafat olmak üzere (gemi), gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.Which sailed right under Our eyes: A recompense for him who had been denied.
Hem göz önünde oğullar verdim.And sons always present by his side,
Herkes neyi önünden gönderdiğini ve neyi geri bıraktığını bilir.Each soul will know what it had sent ahead and what it had left behind.
O insanın önünde ve ardında devamlı sûretle nöbetleşerek görevlendirilen melekler vardır.His angels keep watch over him in succession (night and day), in front and behind, by God's command.
Fakat insan suç işleyip durmak için önündeki kıyameti inkâr etmek ister de,Yet man is sceptical of what is right before him.
Denizi yararak sizi kurtarmış, Firavun'un adamlarını da gözlerinizin önünde boğmuştuk.Remember, We parted the sea and saved you, and drowned the men of Pharaoh before your very eyes.
ALLAH'ı sayın, konuklarım önünde beni rezil etmeyin.Have fear of God, and do not shame me before my guests.
Gözümün önünde yetişesin diye sana sevgimi yağdırmıştım."We bestowed Our love on you that you may be reared under Our eyes.