ölmek ile cümle

ölmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dünya genelinde ise yılda ortalama 24.000 kişi ölmekte, 240.000 kişi yaralanmaktadır.По одним данным, каждый год в мире от удара молнии погибают 24 000 человек и около 240 000 получают травмы.
Ölmek için korkmuyorum!Я смерти не боюсь!
Bugün bu dil ölmek üzeredir.Язык этот вскоре вымер.
Ölmek için ne kadar zamanının kaldığını göremez.Никто не мог сказать, сколько ему осталось жить.
Her yıl on binlerce insan yılan ısırıkları sebebiyle ölmektedir.Тысячи этих змей ежегодно погибают под колесами автомобилей.
Son sözleri “ İki kez ölmekten nefret ederdim.Излюбленная фраза — «умри дважды!» (яп.
Aşk acısı çekmektense, ölmek yeğdir.Вместо страдания теперь — огорчение.
Ölmek İstedimЯ хочу умереть.
Asker kaçağı yakalansa bile cephede ölmek yerine hapse girmek daha çok işine geliyordu.И лучше умереть, чем идти в следственную тюрьму.
Ölmek ve onun yanına gitmek istiyordur.Почему он не принудил и его умереть вместе с собою?
Çünkü vatan için yaşamak onun için ölmekten korkmamaktır.’Мы будем бдительны, чтобы твоя смерть не была напрасной.»
Kadınlar genelde hamileliğin ikinci "üç aylık döneminin ortasında" ölmektedir.Смерть обычно наступает на втором-третьем десятилетии жизни.
Kereh: Sözcük ölmek anlamı içerir.Правило Хель: помни о смерти.
Hastalığa yakalananlar yarım saat içinde ölmektedir.Заболевшие умирали буквально в течение часа.
Olmekler medeniyeti kuruldu.Сформировалась Маргианская цивилизация.
Aç Marvin, açlıktan ölmekte olan bir çocuktur.Анисимовна ― мать Алёшки, умирает от голода.
Bu heykeller İsyancı Köle ve Ölmekte Olan Köle heykelleriydi.Эти храмы выставлялись как памятники рабства, поэтому нужно их разрушить.
Bu oyun sahaları Meksika Körfezi’nin Olmek bölgesinde de görülür.Люди также приходят на пляжи, чтобы наблюдать закат над Мексиканским заливом.
Miler gelir ölmekte olan kızını rahatlatmaya çalışır.Гомер пытается вернуть уважение обиженной дочери.
Yirmi yaşında ölmek için tüm cesaretime ihtiyacım var.) oldu.أحتاج إلى شجاعتي كاملة لأموت وعمري عشرون سنة.
Son sözleri “ İki kez ölmekten nefret ederdim.كانت كلماته الأخيرة هي: «إنني أكره أن أموت مرتين.
"Can boğaza dayandığı zaman, ki o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz.واستعلى وعلا، واستسخر وسخر، ومنه قوله تعالى : وإذا رؤوا آية يستسخرون 1.
Ölmek İçin On Üç Sebep, 2007 yılında Jay Asher tarafından yazılan genç yetişkin romandır.إن رواية ثلاثة عشر سببا هي رواية من أدب الشباب كتبتها الكاتبة جاي آشر عام 2007.
Şunu biliyorum; Sen ve senin nerede kalacağını, /: Evet, Yaşamak ve Kuzey'de (İsveç) ölmek istiyorum!:/لن أستبدلك، لأي شيء في الوجود نعم، أريد أن أعيش وأموت في الشمال.
Ölmekte olan birinin evinin önünde durup kişinin ismini çağırdığında, kişi o anda ölürmüş.ينادي دولاهان بإسم الشخص وفي تلك اللحظة يموت على الفور.
Öykü : Coşkuyla Ölmek, İstanbul, İletişim Yayınları, 2012.القصص القصيرة : الموت بحماس ، إسطنبول : الاتصالات ، 2012.
Ölmek üzere olanlar seni selamlar!) sözleriyle hitap ettiklerini kaydeder.قال ابن سلام الجمحي فما ظنك بمن يقول: فيه طويس هذا القول!
İyi tedaviyle, %1’den daha azı ölmektedir.وتنخفض خطورة الوفاة إلى أقل من واحدة بالمائة مع استخدام العلاج المناسب.
ALS hastalarının çoğu da hastalığın kendisinden değil de solunum problemleri (pneumonia) yüzünden ölmektedir.كما أن معظم المرضى لا يموتون من المرض ذاته بقدر موتهم من أمراض أخرى ومضاعفات مرتبطة بالمرض.
Ölmek için korkmuyorum!E eu não tenho medo de morrer.
Son sözleri “ İki kez ölmekten nefret ederdim.Suas últimas palavras foram registradas como: "Eu odiaria morrer duas vezes.
Boston'a vardığı zaman çok hastaydı ve ölmek üzereydi.Chegando em Paris, ele ficou gravemente doente e morreu.
Sifares de ölmek istemektedir ve onun için babasının yanında Romalılara karşı savaşa katılır.Sifare também quer morrer e une-se ao pai na batalha.
Asker kaçağı yakalansa bile cephede ölmek yerine hapse girmek daha çok işine geliyordu.Prefere morrer do que viver em cativeiro.
Dizide her hafta bir veya birden fazla karakter ölmektedir.Um ou mais personagens são mortos a cada episódio.
Yirmi yaşında ölmek için tüm cesaretime ihtiyacım var.) oldu.Tinha minha idade, morreu aos 20 anos".
Hastaların bir kısmı, tanıdan sonra bir yıl içerisinde ölmektedir.A maioria dos pacientes morre dentre dois anos após o diagnóstico da doença.
Animede “Ölmek istiyorum” dediği söylenir."Dina" — Quero morrer de frente.
"Boşluğa Karışmak, Kaybolmak, Ölmek..."Hei de torcer até morrer, morrer, morrer...
Gayem iyi bir insan olmak ve öyle ölmek.Todos os homens são mortais, sou um homem, portanto sou mortal.
Bu arada Sayid silahla ağır yaralanmıştır ve ölmek üzeredir.Entretanto, Kirk é mortalmente ferido e morre.
İyi tedaviyle, %1’den daha azı ölmektedir.Com o tratamento a mortalidade é menor a 2%.
Susmak Ölmektir!. epubli.Update or Die! (em inglês).
Ölmek için korkmuyorum!Ik ben niet bang om te sterven!
Bugün bu dil ölmek üzeredir.De taal staat op het punt uit te sterven.
Şunu biliyorum; Sen ve senin nerede kalacağını, /: Evet, Yaşamak ve Kuzey'de (İsveç) ölmek istiyorum!:/Ja, ik wil leven en sterven in het Noorden, ja, ik wil leven en sterven in het Noorden.
Kişi endişe duyabilir veya ölmek üzere olduğunu düşünebilir.De patiënt kan zich ook angstig voelen en zich inbeelden dat hij of zij gaat sterven.
Ancak bu kentte ölmekte olan bir gelenek olup, günümüzde sadece Sofia Nilsson bu sanatı sürdürmektedir.Er is tegenwoordig nog maar een fabrikant van deze fluitjes: Sofia Nilsson.
Çünkü bu kez doğum sırasında Padme ölmektedir.En deze keer is het in haar geboorteplaats.
Boston'a vardığı zaman çok hastaydı ve ölmek üzereydi.Nadat hij de stad had ontzet, werd hij ziek en zou daarop overlijden.
Hindistan'da her yıl yaklaşık 15.000 kişi yılan ısırığı sonucu ölmektedir.Jaarlijks zouden er in India zo'n 15.000 doden vallen bij het oversteken van het spoor.
Her yıl on binlerce insan yılan ısırıkları sebebiyle ölmektedir.Wereldwijd overlijden per jaar tienduizenden mensen aan slangenbeten.
Gayem iyi bir insan olmak ve öyle ölmek.Hierdoor is het meer zo goed als dood.
(Daha sonra Dolores ölmek üzereyken gerçeği söylemiştir.)(Tegen Mussert zou hij na de oorlog in zijn positie als procureur-generaal zelfs de doodstraf eisen.)
Bolşeviklerin koydukları devlet kotasını doldurmak ise açlıktan ölmekle aynı anlama gelmekteydi.De taal van de kolonisator niet overnemen betekende de hongerdood tegemoetzien.
Kırlangıç Oyunu - Ölmek Gitmek Dönmek (2014)Verhalen voor het sterven gaan (2014), boek.
Çar halının üzerine diz çökmüş, ölmekte olan oğluna sarılmış, onun kanlı kafasını eliyle tutmaktadır.Laat zijn wonden mij doorwonden, Worde ik bij zijn kruis verslonden In het bloed van uwen Zoon.
Her yıl 44000'de bir kadın meme kanserinden ölmektedir.Elk jaar sterven ongeveer 7400 Belgen aan longkanker.
Bu oyun sahaları Meksika Körfezi’nin Olmek bölgesinde de görülür.Men kan de soort ook aantreffen in de Golf van Mexico.
Getter Jaani ile ölmek istiyorum.Ik wil met Getter Jaani sterven.
İlgili Sayfalar