ölmek ile cümle

ölmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,An you be not, hang, beg, starve, die i' the streets, For, by my soul, I'll ne'er acknowledge thee,
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.I'll to the friar to know his remedy; If all else fail, myself have power to die.
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethAnd fear'st to die? famine is in thy cheeks, Need and oppression starveth in thine eyes,
Bana bir restoratif ölmek yapmak için.To make me die with a restorative.
Ölmek mi?Want to die?
Duyduğuma göre suda boğularak ölmek için dünyada olabilecek en huzurlu ölüm diyorlarmış.I've heard it said that drowning is the most peaceful death that you can have.
Ölmek zorundaysan, klas bir şekilde olsun.If you have to die, do it in style.
Benimki ölmek.Mine is to be dead.
Yani, cehenneme gitmeniz için ölmek gerekmiyor. Ve size bunu yaşatan da beyaz adamdır.So you don't have to die to go to hell, you can catch hell while you're living.
Hinton'un ölmek üzere olduğu duyulduğunda,When word spread that Hinton was dying,
Bazen ben de ölmek istiyorum.I sometimes feel like dying, too.
Senin gibi genç bir bayan neden ölmek istesin ki?Why would a young lady like you want to die?
" Ölmek istemiyorum. ""I don't want to die.
Bu ülkede, 24000 kadar çok sayıda Kanadalılar önlenebilir tıbbi hatalar sonucu ölmektedir.In this country, as many as 24,000 Canadians die of preventable medical errors.
Bu kız ölmek mi istiyor?Ay, does she want to die? Hanging up...
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.And I was taking care of people who were dying and their families in the South Side of Chicago.
Ve ben özel bir hastanın, akıl hastalığından ölmek üzere olan bir kadının, bakımıyla ilgileniyordum.And I had gone to take care of one particular patient, a woman who was dying of dementia.
Çok ünlü bir heykeli inceleyeceğiz, heykelin ismi 'Ölmek üzere olan Gaul'.We're looking at the famous sculpture called
Kanserden ölmek ve nörolojik hastalık sonucu ölmek farklıdır.Dying from cancer and dying from neurological illness are different.
Çoğu insan şunu der, "Evimde ölmek isterim."Most people say, "I'd like to die at home."
Evde ölmek istediğimizi söylemek bir plan değil.Saying we'd like to die at home is not a plan.
Doğmak, Ölmek, Yeniden doğmak, Bu yasalar gereği, Birçok defa, birçok defa...Being born, dying, being born again, many times, as many times as are necessary, it's the law.
Ölmek pek işime gelmez.Me too. I'm more than happy to die with you
Ölmek için hazırlanın.Prepare to die, you all
Ölmek istemiyorum!I don't want to die!
Ölmek seni üzmesin.Don't let it get you down
Bunu giymek ve ölmek istiyorum.I want to wear this and die
Ama ölmek istemiyorum.I don't want to die
Yepyeni hayat formları, sonunda ölmek için yaratılıyorlar.Whole new forms of life are being created only to be wiped away.
- Ö-ö-ölmek?D-d-die??!?
Ölmek mi istiyorlar!What's wrong with them?!
Mutluluğum o kadar büyüktü ki, ölmek istediğimi söyledim.My happiness was so great that I said I wanted to die.
Basılı medyanın ölmek üzere olduğunu söylüyorlar. Kim diyor bunu?They say the print media is dying -- who says that?
öfkeli insanlar olacak- açlýktan ölmek üzereyken aynen ţöyle söyleyecekler,God damn you." He lays out his case against civilization by enumerating 20 premises.
Esav, ‹‹Baksana, açlıktan ölmek üzereyim›› dedi, ‹‹İlk oğulluk hakkının bana ne yararı var?››Esau said, "Behold, I am about to die. What good is the birthright to me?"
Sidkiya, ‹‹Ölmek istemiyorsan, konuştuklarımızı kimse duymasın›› dedi,Then Zedekiah said to Jeremiah, Let no man know of these words, and you shall not die.
Çünkü benim için, yaşamak Mesihtir, ölmek kazançtır.For to me to live is Christ, and to die is gain.
Ölüm tehlikesi içinde olanları kurtar, Ölmek üzere olanları esirge.If thou forbear to deliver them that are drawn unto death, and those that are ready to be slain;
Allah'ın izni olmaksızın hiçbir nefis için ölmek yoktur. O, süresi belirtilmiş bir yazıdır.No one can die before his appointed term except in accordance with the law of God.
Yıldırımlardan ölmek korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar.They thrust their fingers into their ears for safety against noise and death.
Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kimseye ölmek yoktur. (Ölüm) belirli bir süreye göre yazılmıştır.No one can die before his appointed term except in accordance with the law of God.
Ki o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz.And you wait for the moment (of death),
Günahlarımızı bağışla bizim. Kötülüklerimizin üstünü ört ve bize iyilerle birlikte ölmek nasip et."Therefore forgive us our sins, and wipe out our evil deeds, and make us die among the virtuous.”
Allah'ın izni olmaksızın hiçbir nefis için ölmek yoktur.It is not Possible for any person to die except by Allah's command at a term recorded.
Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kimseye ölmek yoktur.No one can die without the permission of God.
Bu yabanda ölmek üzücü, Evden uzak, sevdiklerimden uzak.So sad to die in this wilderness, Far from home, far from loved ones.
Ölmek üzere olan Kraliçe Cadı, Kaulder'ı ölümsüzlükle lanetler.Prior to seemingly dying the Witch Queen cursed him with eternal life as punishment.
Ölmek İçin On Üç Sebep, 2007 yılında Jay Asher tarafından yazılan genç yetişkin romandır.Thirteen Reasons Why is a young adult novel written in 2007 by Jay Asher.
Ölmek için çok cesaret gerekmez.Those five and "Sickman" are the only ones talking about that type of mentality [drugs].
Olmek diniyle ilgili ayrıntılar, bir varsayım meselesidir.Specifics concerning Olmec religion are a matter of some conjecture.
Olmek ejderhası (Tanrı I)Olmec Dragon (God I)
Mesih'le birlikte ölmek ve dirilmek, ölümün üstesinden gelmek ve yeni bir yaşama girmektir.To die and be resurrected with Christ is to overcome death and enter into a new life.
Ölmekte olan Laertes, Claudius'un planını ortaya çıkarır.In his dying moments, Laertes reveals Claudius' plot.
"Ölmekte olan, yarı çıplak 'Türk' silahlarıyla birlikte aşağı kayar."The dying, half-naked 'Turk' slips down along with his weapons.
Ayrılırken üzülür ve yalnız ölmek istemediğini söyler.As he is leaving he breaks down and says he does not want to die alone.
Bill, Abby'yi sahte bir evliliğe kandırarak ölmekte olan çiftçinin servetini talep etmeye ikna eder.Bill persuades Abby to claim the fortune of the dying farmer by tricking him into a false marriage.
Bölgedeki ilk kültür, yalnızca arkeolojik kalıntılarla tanınan Olmek'ti .The first culture in the area was the Olmec, who are known only by archeological remains.
Bugün ölmek için güzel bir gün.Heute ist ein guter Tag zum Sterben.
Niçin ölmek istiyorsun?Warum möchtest du sterben?
Ölmek istemiyorum!Ich will nicht sterben!
İlgili Sayfalar