Ana içeriğe geç
Sözlük

ölen ile cümle

ölen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1445; ölen bir hastanın hoşnutsuz oğulları tarafından ikiye kesildi)1445; sawn in half by disaffected sons of a deceased patient)
Doğu Bengal'de ölenler sadece Batı Pakistan askerleri değil elbette. 25 Mart gecesi...The West Pakistani soldiers are not the only ones who have been killing in East Bengal, of course.
Bunların arasında 1955'te bir Belçika hapishanesinde ölen Eduard Strauch da vardı.Among them was Eduard Strauch, who died in a Belgian prison in 1955.
2011'in sonlarında ölen annesi, Illinois'li bir Amerikalıydı. [2]His mother, who died in late 2011, was an American from Illinois.[30]
Ölen kişinin ruhunun, cenaze töreninden sonra resmi olarak Cennete girmediğine inanılmaktadır.It is believed the soul of the deceased does not officially enter Heaven until after the burial.
Brun, 19 Mayıs 1929'da Svendborg'daki evinde ölene kadar yatalak kaldı. [1] [2]Brun remained bedridden until her death on 19 May 1929 at her house at Svendborg.[1][10]
Sırbistan'ın Lovćenac kentinde I. Dünya Savaşı'nda ölen askerler için yapılmış olan Almanca anıt.Memorial in German for soldiers who died in World War I in Lovćenac, Serbia.
On yedi yaşında evlenmiş ve kocası 1931'de ölene kadar altı çocuk sahip olmuş.She married at the age of seventeen and had six children until her husband died in 1931.
Durrell 1995'te ölene kadar evli kaldılar.[1]They remained married until his death.[14]
Bu, suikast sonucu ölen Amerikalı siyasetçilerin alfabetik olarak sıralanmış bir listesidir.This is a list of assassinated American politicians sorted alphabetically.
Kariyerleri boyunca ölen basketbolcuların listesiList of basketball players who died during their careers
As of 2011 , ölen kişiler hakkında yalnızca biyografik bilgiler dahil edilir.As of 2011[update], only biographical information about deceased people is included.
Taraflar birbirlerine saldırır ve içlerinden biri ölene kadar birbirlerinin yüzüklerini düşürürler.The combatants attack each other and steal each other's rings until one is eliminated.
Ancak, Nobel ödülleri ölenin ardından verilmez.[1]Nobel prizes are not awarded posthumously.[1]
11 Ağustos 1908'de ölen Placido de Castro, Acre Bölgesi'nin ilk başkanıydı.Placido de Castro, who died on August 11, 1908, was the first president of the Acre Territory.
Ölüm İlanı — Spencer L. J. Yakın Zamanda Ölen Mineralogların Biyografik Bildirimleri.Obituary — Spencer L. J. Biographical Notices of Mineralogists Recently Deceased.
Ebeveynlerinin, 1628'de Francis Hyacinth'in doğumundan önce ölen başka bir oğlu vardı.His parents had another son who had died in 1628 prior to the birth of Francis Hyacinth.
Everest Dağı'na tırmanırken ölenlerin listesi Faili meçhul ölümlerin listesiList of people who died climbing Mount Everest List of unsolved deaths
1993 yılında Gabon'da takım uçağının düşmesi sonucu ölenler arasındaydı.[1]He was among those killed in the crash of the team plane in Gabon in 1993.[1]
Çiftin biri bebekken ölen iki çocuğu oldu.The couple had two children, one of whom died in infancy.
Ölene dek mutlu yaşadılar.Sie lebten glücklich bis ans Ende ihrer Tage.
Kız hemen hemen ölen anneme benziyor.Das Mädchen hat große Ähnlichkeit mit meiner verstorbenen Mutter.
Ölen yapraklarını atan ağaç gibi ol.Sei wie ein Baum und lasse die toten Blätter fallen.
Carangi, AIDS'ten ölen ilk kadın ünlü olarak biliniyor.Carangi starb als eine der ersten öffentlich bekannten Frauen an AIDS.
Canlılar ölenlerin yerine geçecek sayıdan daha fazla yavrularlar.Die Lebenden brauchen es mehr als die Toten.
Ölenlerden 17'si polis memuru, 24'ü isyancı ve 61'i sivildi.17 der Toten waren Polizisten, 24 Aufständische und 61 unbeteiligte Zivilisten.
1878'de evi satın aldı ve 1897'de ölene kadar orada yaşamayı sürdürdü.1878 kaufte sie das Haus und blieb hier bis zu ihrem Tod 1897 wohnen.
Çocuğa birkaç yıl önce ölen Moore'un annesinin adı verilmişti.Das Kind wurde nach Moores Mutter benannt, die einige Jahre zuvor verstorben war.
Chloe Armstrong, ölen ABD Senatörü Alan Armstrong'un kızıdır.Chloe Armstrong ist die Tochter von Alan Armstrong, dem Senator von Kalifornien.
Bunun üzerinde de ölen kişiyi temsil eden, kabaca insan biçimli heykeller dikilirdi.Es verblieb beim Tod des Beliehenen seinen Hinterbliebenen als Andenken.
Ölenlerin çoğu Filistinli askerlerdi.Die meisten Toten waren US-Soldaten.
Ölen kişinin gerçek adı kesinlikle söylenmez.Nicht einmal des toten Mannes Name ist sicher.
Ölen kimseler de bu geçitten (Yer’in göbeği) geçerek öte- âleme göçerler.Teilweise lässt man sie auch stehend absterben, etwa nach Entfernen der Rinde (Ringelung).
Ölene kadar krallığı devam etti.Den Königstitel hatte er noch bis zu seinem Tod weitergeführt.
Ölenlere rahmet edilir.Sterbenden Begleiter sein.
Ölen kişinin yakınları izin verdikten sonra tıraş olunur.Anschließend kann der Tote angekleidet werden.
1574 yılında ölene kadar padişah olarak kaldı.Er sollte ihr bis zu seinem Tod 1574 treu bleiben.
91 yaşında ölene kadar, 70 yılı aşkın süre boyunca orduda hizmet vermiştir.170 Menschenleben soll er im Laufe seiner 44-jährigen Dienstzeit gerettet haben.
Film ölen yazara adandı.Nebst der Biographie des verstorbenen Verfassers.
1950'de Londra'da ölen Nijinski üç yıl sonra Paris'e gömülür.Nijinsky starb 1950 in London, wo er auch beerdigt wurde.
Firavunlar ölene dek idarede kalıyorlardı.So lebten sie zur Zeit der Pharaonen.
1512'de ölene kadar şehrin efektif idaresi Pandolfo Petrucci elinde kaldı.1512 wirkte er am Begräbnis von Pandolfo Petrucci mit.
Ölenlerin arasında Filistin İslamî Cihat Örgütü’nün iki lideri de vardı.Unter den Toten befanden sich zwei Anführer der Bewaffneten Islamischen Gruppe (GIA).
Ölenlerin 12'si İsrailli.Sechs getötete Israelis.
Ronan O'Connor (seslendirme Jason Brooks) Ölen Kahraman.Ronan O’Connor (gesprochen von Peter Flechtner, im Original von Jason Brooks) Der Protagonist.
Fakat ölenlerin ruhları eve hapsolmuştur.Die Geister verstorbener Verwandter kehren hungrig zurück nach Hause.
Von Kleist, Sovyet tutsaklığında ölen en yüksek sayılan Alman subayıydı.Er war der ranghöchste unter den in sowjetischer Kriegsgefangenschaft gestorbenen deutschen Soldaten.
Üç yıl önce ölenleri bile diriltir, körlerin gözünü açar.Drei Jahre später wird er sein Augenlicht ganz verlieren und fortan der Blinde genannt werden.
Bowie ölene kadar evli kaldılar.Browne war bis zu seinem Tod verheiratet.
Kurul ölen kadının hamile olduğunu açıklar ve Christian bunu önceden bildiğini beyan eder.Deshalb verlässt sie die Party vorzeitig, was Christian falsch versteht.
Bu ev Moore'un ölene kadar kalacağı ev ve atölyesi olacaktı.Dieses Haus sollte Quizets Wohnsitz und Atelier bis zu seinem Lebensende bleiben.
27 Kasım 1982'de savaşta ölen Lt.Er starb am 21. Januar 1872 in Bath.
"Kızıldere'de ölen ağabeyim".Das große Sterben der Indianer.
Olayda ölen yolcuların 189'u Amerikalıydı.Alle 189 Menschen an Bord kamen ums Leben.
Paletti o yıl Formula 1'de ölen ikinci isim oldu.Die neue Modellbezeichnung war in diesem Jahr Serie 1N.
Genellikle ölen büyücüler Ubıra dönüşür.Die getöteten Jungtiere werden meist aufgefressen.
43 yaşında pek genç ölen sultanın ölüm nedeniyse bilinmemektedir.Über die Todesursache des 38-Jährigen ist bisher nichts bekannt.
Ölenlerin 4'te 3'ü İngilizdir.Mit der Zeit von 2:30:00 h wurde er viertschnellster Deutscher.
Saldırıda 37 kişilik gemi personelinden ölen ya da yaralanan olmadı.40 Mann wurden an Bord der französischen Schiffe getötet oder verwundet.
Suriye Hükümeti ölenlerin sayısı hakkında resmî bir açıklama yapmamıştır.Eine genaue Anzahl der Todesopfer wurde von offizieller Seite nicht bekanntgegeben.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod