Sigaradan ölen Amerikalılıarın sayısını gösteren bir çalışma yapmak istedim.Chciałem pokazać na nim liczbę Amerykanów, którzy dziennie umierają z powodu palenia.
Sigaradan ölen Amerikalılıarın sayısını gösteren bir çalışma yapmak istedim.Eu queria fazer uma peça que mostrasse o número real de americanos que morrem por causa do cigarro.
Sigaradan ölen Amerikalılıarın sayısını gösteren bir çalışma yapmak istedim.Ik wilde een stuk maken dat het werkelijke aantal Amerikanen laat zien dat overlijdt aan roken.
Sigaradan ölen Amerikalılıarın sayısını gösteren bir çalışma yapmak istedim.Jag ville skapa ett verk som visar det faktiska antal amerikaner som dör av rökning.
Sigaradan ölen Amerikalılıarın sayısını gösteren bir çalışma yapmak istedim.Je voulais montrer le véritable nombre d'américains qui meurent d'avoir fumé des cigarettes.
Sigaradan ölen Amerikalılıarın sayısını gösteren bir çalışma yapmak istedim.저는 흡연으로 사망하는 미국인들이 몇 명이나 되는지 그 실제 수치를 보여주는 작품을 만들고자 했습니다.
Sigaradan ölen Amerikalılıarın sayısını gösteren bir çalışma yapmak istedim.Quería hacer una imagen que reflejara el el número real de americanos que mueren por fumar cigarrillos.
Sigaradan ölen Amerikalılıarın sayısını gösteren bir çalışma yapmak istedim.Saya ingin membuat gambar yang menunjukkan jumlah orang Amerika yang meninggal karena rokok.
Sigaradan ölen Amerikalılıarın sayısını gösteren bir çalışma yapmak istedim.Tôi muốn thực hiện một tác phẩm thể hiện số người Mỹ chết vì hút thuốc.
Sigaradan ölen Amerikalılıarın sayısını gösteren bir çalışma yapmak istedim.Ήθελα να δημιουργήσω ένα έργο που δείχνει το πραγματικό αριθμό Αμερικάνων που πεθαίνουν από το τσιγάρο.
Sigaradan ölen Amerikalılıarın sayısını gösteren bir çalışma yapmak istedim.Я хотел создать картину которая отображает число американцев умирающих от курения сигарет.
Sigaradan ölen Amerikalılıarın sayısını gösteren bir çalışma yapmak istedim.Я хотів створити картину, яка відображає кількість американців, що вмирають від паління цигарок.
Sigaradan ölen Amerikalılıarın sayısını gösteren bir çalışma yapmak istedim.רציתי לעשות עבודה שמראה את המספר האמיתי של אמריקאים שמתים מעישון של סיגריות.
Sigaradan ölen Amerikalılıarın sayısını gösteren bir çalışma yapmak istedim.أردت أن أعمل لوحة تظهر العدد الفعلي للأمريكيين الذي يموتون من التدخين.
Sigaradan ölen Amerikalılıarın sayısını gösteren bir çalışma yapmak istedim.実際の数をお見せしましょう 毎年アメリカで40万人以上が
Size ölen kişinin nasıl öldüğünü anlatıyor.Il aime vous dire comment les décédés sont décédés,
Size ölen kişinin nasıl öldüğünü anlatıyor.죽은 사람들이 어떻게 죽어갔는지요.
Size ölen kişinin nasıl öldüğünü anlatıyor. Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.Ano lubi mówić, jak się zmarłym zmarło, tym, którzy mu szepczą do ucha.
Size ölen kişinin nasıl öldüğünü anlatıyor. Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.Ele gosta de dizer-vos como é que os mortos morreram, as pessoas com quem ele fala ao ouvido.
Size ölen kişinin nasıl öldüğünü anlatıyor. Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.Er sagt ihnen gerne, wie die Toten gestorben sind, mit denen er so spricht, sehen sie.
Size ölen kişinin nasıl öldüğünü anlatıyor. Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.Gli piace dirvi in che modo il defunto è defunto, è la gente che gli parla attraverso l'orecchio, vedete.
Size ölen kişinin nasıl öldüğünü anlatıyor. Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.Han älskar att berätta hur de avlidna blivit avlidna, människorna han pratar med genom sitt öra, förstår ni.
Size ölen kişinin nasıl öldüğünü anlatıyor. Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.Hän kertoo, miten kuollut kuoli -- ne ihmiset siis, joiden kanssa hän keskustelee korvansa välityksellä.
Size ölen kişinin nasıl öldüğünü anlatıyor. Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.Hij vertelt je hoe de doden overleden zijn, de mensen waarmee hij praat via zijn oor, begrijpt u wel.
Size ölen kişinin nasıl öldüğünü anlatıyor. Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.Îi place să vă spună cum au murit cei decedaţi, știți, oamenii cu care el vorbește prin urechea sa.
Size ölen kişinin nasıl öldüğünü anlatıyor. Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.Řekne vám, jak ti zesnulí zesnuli, ti lidé, se kterými hovoří skrz své uši, abyste věděli.
Size ölen kişinin nasıl öldüğünü anlatıyor. Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.Szereti megmondani hogyan hunytak el az elhunytak, az emberek, akikhez a fülén keresztül beszél.
Size ölen kişinin nasıl öldüğünü anlatıyor. Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.Он любит рассказывать, как покойник стал покойником, те люди, с которыми он разговаривает через его ухо.
Size ölen kişinin nasıl öldüğünü anlatıyor. Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.Той обича да казва как починалите са починали, онези, с които си говори на ухо, разбирате ли?
Size ölen kişinin nasıl öldüğünü anlatıyor.¿Y qué es lo que hace este tipo?
Size ölen kişinin nasıl öldüğünü anlatıyor.איך המת הלך לעולמו,
Size ölen kişinin nasıl öldüğünü anlatıyor.كيف توفى المتوفى،
Size ölen kişinin nasıl öldüğünü anlatıyor.彼の耳を通して声を聞くのです
Sokaklarda ölen insanlar görmek istemiyoruz değil mi?Δε θέλουμε να πεθαίνει κόσμος στο δρόμο.
Sokaklarda ölen insanlar görmek istemiyoruz değil mi?Ми не хочемо мати помираючих людей на вулицях
Şu cılız heriflerden biri diğerini öldürürse, aşireti, ölenin aşiretine yüz deve borçlanır.Când un slăbănog omoară un alt slăbănog, clanul său îi datoreaza clanului celui mort 100 de cămile.
Şu cılız heriflerden biri diğerini öldürürse, aşireti, ölenin aşiretine yüz deve borçlanır.En suhec je ubil drugega suhca. Njegov klan dolguje klanu mrtvega sto kamel.
Şu cılız heriflerden biri diğerini öldürürse, aşireti, ölenin aşiretine yüz deve borçlanır.Jeden chudobný zabije druhého, lebo jeho klan dlžil druhému 100 konzerv.
Şu cılız heriflerden biri diğerini öldürürse, aşireti, ölenin aşiretine yüz deve borçlanır.Jeden somálec zabije druhého, protože jeho klan dlužil druhému 100 velbloudů.
Şu cılız heriflerden biri diğerini öldürürse, aşireti, ölenin aşiretine yüz deve borçlanır.Si un flaco mata a otro flaco, su clan le debe al clan del muerto cien camellos.
Şu cılız heriflerden biri diğerini öldürürse, aşireti, ölenin aşiretine yüz deve borçlanır. Yüz deve. Develer.Ganska roligt, hoo-ah?
Şu cılız heriflerden biri diğerini öldürürse, aşireti, ölenin aşiretine yüz deve borçlanır. Yüz deve. Develer.Lucu juga, ya?
Şu cılız heriflerden biri diğerini öldürürse, aşireti, ölenin aşiretine yüz deve borçlanır. Yüz deve. Develer.Zabawne, co?
Şu cılız heriflerden biri diğerini öldürürse, aşireti, ölenin aşiretine yüz deve borçlanır.Αν ένας Σομαλός σκοτώσει έναν άλλο, η φυλή του χρωστά σ' αυτή του πεθαμένου 100 καμήλες.
Şu cılız heriflerden biri diğerini öldürürse, aşireti, ölenin aşiretine yüz deve borçlanır.Ако една хърба убие друга, неговия клан дължи на клана на убития 100 камили.
Şu cılız heriflerden biri diğerini öldürürse, aşireti, ölenin aşiretine yüz deve borçlanır.השבט שלו חייב לשבט של ההרוג .מאה גמלים
Şu cılız heriflerden biri diğerini öldürürse, aşireti, ölenin aşiretine yüz deve borçlanır.حسنا،استمر.
Şu küvetinizde ölen ayıdan bahsediyorsunuz.Ah, estás a falar no urso que morreu na vossa banheira.
Şu küvetinizde ölen ayıdan bahsediyorsunuz.Oh, dici quell'orso morto nella vasca da bagno.
Şu küvetinizde ölen ayıdan bahsediyorsunuz.Oh, ihr meint den Bären der in eurer Badewanne gestorben ist.
Şu küvetinizde ölen ayıdan bahsediyorsunuz.Oh, vous voulez parler du bear mort dans votre baignoire.
Şu küvetinizde ölen ayıdan bahsediyorsunuz.Αχ, εννοείς εκείνη την αρκούδα που πέθανε στην μπανιέρα σας.
Şu küvetinizde ölen ayıdan bahsediyorsunuz.Вы про того медведя, которого нашли у вас в ванной.
Şu küvetinizde ölen ayıdan bahsediyorsunuz.うちで二度とセックスできないわね
Şunu dinleyin... Şu cılız heriflerden biri diğerini öldürürse, aşireti, ölenin aşiretine yüz deve borçlanır.Tunnistan itseni
Sürgünde ölen büyükannemin sözlerini asla ve asla unutmadım: "Evlat, Kaddafi'ye diren. Onunla savaş.Nigdy nie zapomniałam słów mojej babci zmarłej na emigracji: " Walcz z Kaddafim.
Sürgünde ölen büyükannemin sözlerini asla ve asla unutmadım: "Evlat, Kaddafi'ye diren. Onunla savaş.Sosem felejtem el a nagyanyám szavait, aki száműzetésben halt meg: "Fiam, állj ellen Kadhafi-nak.
Sürgünde ölen büyükannemin sözlerini asla ve asla unutmadım:Ich habe die Worte meiner Großmutter niemals vergessen, die im Exil ums Leben gekommen ist:
Sürgünde ölen büyükannemin sözlerini asla ve asla unutmadım:Ik ben nooit de woorden van mijn grootmoeder vergeten die in ballingschap stierf:
Sürgünde ölen büyükannemin sözlerini asla ve asla unutmadım:Je n'ai vraiment jamais, jamais oublié les mots de ma grand-mère qui est morte en exil :