Ana içeriğe geç
Sözlük

ölen ile cümle

ölen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ölene kadar gözüm senden başkasını görmeyecek!سوف أنظر عليك فقط حتى يوم مماتي
Ölene kadar gözüm senden başkasını görmeyecek!誰が勝手に?! 反対 絶対反対!
Ölene kadar.Hasta que me muera.
Ölene kadar her bir günümü yaşadım demek istiyorumAku ingin mengatakan aku hidup setiap hari, sampai ku mati
Ölene kadar her bir günümü yaşadım demek istiyorumAз искам да кажа, че съм живялa всеки ден, докато нe умрa
Ölene kadar her bir günümü yaşadım demek istiyorumJe veux dire que j'ai vécu chaque jour, jusqu'à ma mort
Ölene kadar her bir günümü yaşadım demek istiyorum이 세상 떠나기 전까지 하루하루 최선을 다해왔다고 말하고 싶어요
Ölene kadar her bir günümü yaşadım demek istiyorumQuiero poder decir viví cada día hasta el día de mi muerte
Ölene kadar her bir günümü yaşadım demek istiyorumŞtiu că am avut ceva în viaţa cuiva,
Ölene kadar her bir günümü yaşadım demek istiyorumTôi muốn thốt lên rằng tôi sống từng ngày, cho đến khi lìa xa
Ölene kadar her bir günümü yaşadım demek istiyorumŻe korzystałam z każdego dnia aż do końca
Ölene kadar her bir günümü yaşadım demek istiyorumЯ хочу сказать, что я прожила каждый день своей жизни, до самой смерти
Ölene kadar her bir günümü yaşadım demek istiyorumרציתי לומר שכל יום חייתי , עד יום מותי
Ölene kadar her bir günümü yaşadım demek istiyorumأريد أن أقول أنني عشت كل يوم حتى وفاتي
Ölene kadar her bir günümü yaşadım demek istiyorum誰かの人生にとって何か意味ある存在になれたこと
Ölene kadar.Jusqu'à ce que je meure.
Ölen erkek arkadaşımı dirilteceği söylenmişti.-jonka piti herättää poikaystäväni henkiin.
Ölen erkek arkadaşımı dirilteceği söylenmişti.-som kunde återuppliva min döda pojkvän-
Ölen erkek arkadaşımı dirilteceği söylenmişti.- som kunne genoplive min døde kæreste, -
Ölen hayvanların tüm iç organlarını inceledik ve ne olduğunu anlamaya çalıştık.Abbiamo osservato attentamente tutti i loro organi per capire la causa di tutto ciò.
Ölen hayvanların tüm iç organlarını inceledik ve ne olduğunu anlamaya çalıştık.E incluso revisamos todos sus órganos e intentamos entender que estaba pasando.
Ölen hayvanların tüm iç organlarını inceledik ve ne olduğunu anlamaya çalıştık.그리고 우리는 무엇이 있었는지를 찾아내기 위해 모든 장기들을 살펴 보았습니다.
Ölen hayvanların tüm iç organlarını inceledik ve ne olduğunu anlamaya çalıştık.On a examiné tous les organes pour comprendre d'où venait le problème.
Ölen hayvanların tüm iç organlarını inceledik ve ne olduğunu anlamaya çalıştık.Și chiar ne-am uitat la toate organele lor și am încercat să ne dăm seama ce se întâmplă.
Ölen hayvanların tüm iç organlarını inceledik ve ne olduğunu anlamaya çalıştık.Ténylegesen megvizsgáltuk minden szervüket és próbáltunk rájönni, hogy mi történt.
Ölen hayvanların tüm iç organlarını inceledik ve ne olduğunu anlamaya çalıştık.Và chúng tôi đã thực sự kiểm tra kỹ toàn bộ nội tạng của chúng và cố tìm hiểu nguyên do.
Ölen hayvanların tüm iç organlarını inceledik ve ne olduğunu anlamaya çalıştık.We keken al hun organen na en probeerden erachter te komen wat er gaande was.
Ölen hayvanların tüm iç organlarını inceledik ve ne olduğunu anlamaya çalıştık.Wir sahen uns sogar ihre Organe an und versuchten herauszufinden, was passiert war.
Ölen hayvanların tüm iç organlarını inceledik ve ne olduğunu anlamaya çalıştık.Πραγματικά εξετάσαμε όλα τα όργανά τους και προσπαθήσαμε να συμπεράνουμε τι συνέβαινε.
Ölen hayvanların tüm iç organlarını inceledik ve ne olduğunu anlamaya çalıştık.Всъщност преглеждахме всичките им органи и се опитвахме да разберем какво става.
Ölen hayvanların tüm iç organlarını inceledik ve ne olduğunu anlamaya çalıştık.Нам удалось просмотреть все их органы, чтобы понять, что происходит.
Ölen hayvanların tüm iç organlarını inceledik ve ne olduğunu anlamaya çalıştık.ולמעשה עברנו על כל האיברים שלהם וניסינו לברר מה בדיוק קרה.
Ölen hayvanların tüm iç organlarını inceledik ve ne olduğunu anlamaya çalıştık.وعبره وفتح جميع اعضائها للوصول الي حقيقة مايحدث
Ölen hayvanların tüm iç organlarını inceledik ve ne olduğunu anlamaya çalıştık.原因解明に当たりました すると痛風というものだと判明しました
Ölen her iki çocuktan, birinin ortak özelliği, annelerinin hamileyken röntgen çektirmiş olmalarıydı.2:1-hez arányban az elhalálozó gyerekek édesanyjait megröntgenezték miközben terhesek voltak.
Ölen her iki çocuktan, birinin ortak özelliği, annelerinin hamileyken röntgen çektirmiş olmalarıydı.Les mères de deux enfants décédés sur trois avaient subi des radios aux rayons X lors de leur grossesse.
Ölen her iki çocuktan, birinin ortak özelliği, annelerinin hamileyken röntgen çektirmiş olmalarıydı.V poměru 2 ku 1 u dětí, které zemřely, byl jejich matkám v těhotenství udělán rentgen.
Ölen her iki çocuktan, birinin ortak özelliği, annelerinin hamileyken röntgen çektirmiş olmalarıydı.임신 중에 X-ray 선을 쪼였던 엄마의 아이들이 2:1의 비율로 (2/3) 사망한 것으로 나타났던 것이지요.
Ölen her iki çocuktan, birinin ortak özelliği, annelerinin hamileyken röntgen çektirmiş olmalarıydı.ביחס של שניים לאחד, לילדים שמתו היו אימהות שעברו צילומי רנטגן בזמן הריונן.
Ölen her iki çocuktan, birinin ortak özelliği, annelerinin hamileyken röntgen çektirmiş olmalarıydı.بمعدل إثنين لواحد، الأطفال الذين توفوا كان لديهم أمهات تم فحصهم بالأشعة السينية خلال فترة حملهم.
Ölen her iki çocuktan, birinin ortak özelliği, annelerinin hamileyken röntgen çektirmiş olmalarıydı.死んだ子供の母親は 妊娠時にX線を浴びていたのです その発見は 当時の一般的見解に相反するものでした
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.죽는 모든 여성 한 명당 20명은 살아 남는 셈입니다만, 결국 부상을 입습니다.
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.20人は生き残っても 産後の外傷に苦しみます 最も悲惨な外傷は
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.Cứ mỗi phụ nữ tử vong, sẽ có 20 người khác sống sót nhưng với thương vong
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.Für jede Frau, die stirbt, überleben 20, tragen aber eine Verletzung davon.
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.Na każdą kobietę, która umiera, przypada 20, którym udaje się przeżyć, ale kończą z powikłaniami.
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.Na každou ženu, která zemře je dalších dvacet, které přežijí, ale skončí se zdravotními následky.
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.Por cada mujer que muere, hay 20 que sobreviven pero terminan con lesiones.
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.Sapete, per ogni donna che muore, ce ne sono 20 che sopravvivono ma finiscono per avere una ferita.
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.Ştiţi, pentru fiecare femeie care moare, 20 supravieţuiesc dar rămân cu sechele.
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.Tudják, minden nőre aki belehalt a szülésbe, 20 olyan nő jut, aki túléli, de sérülést szenved.
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.Veste, za vsako žensko, ki umre, je 20 takih, ki preživijo, a so poškodovane.
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.Vous savez, pour chaque femme qui meurt, il y en a 20 qui survivent mais se retrouvent avec une blessure.
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.Weet je, voor elke vrouw die sterft zijn er twintig die overleven maar met een letsel blijven zitten.
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.Για κάθε γυναίκα που πεθαίνει, υπάρχουν 20 που επιβιώνουν αλλά τελικά τραυματίζονται.
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.Вы знаете, на каждую умершую женщину найдутся 20, которые выжили, но остались травмированными.
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.Знаете ли, че за всяка жена, която умира, има 20, които оцеляват, но със много наранявания.
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.אתם יודעים, על כל אישה שמתה, ישנן 20 ששורדות אבל נותרות עם פציעה.
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.تعلمون، لكل امرأة تموت، هناك 20 امرأة ينجين ولكن ينتهين بإصابة.
Ölenin öcünü alacak kişi, katili öldürecektir; onunla karşılaşınca onu öldürecektir.A vérbosszuló rokon ölje meg a gyilkost; mihelyt találkozik vele, ölje meg azt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod