İlk Irak işgali sırasında ölen ABD askerleriyle ilgiliydi.Se liittyi amerikkalaisiin sotilaisiin jotka kuolivat ensimmäisessä Irakin sodassa.
İlk Irak işgali sırasında ölen ABD askerleriyle ilgiliydi.Ήταν Αμερικανοί στρατιώτες που πέθαναν στον πρώτο πόλεμο του Ιράκ.
İlk Irak işgali sırasında ölen ABD askerleriyle ilgiliydi.Ставаше въпрос за американски войници загинали във войната в Ирак.
İlk Irak işgali sırasında ölen ABD askerleriyle ilgiliydi.Это было американских солдат который умер в первой войны в Ираке.
İlk Irak işgali sırasında ölen ABD askerleriyle ilgiliydi.אלה היו חיילים אמריקניים .במלחמת עיראק הראשונה
İlk Irak işgali sırasında ölen ABD askerleriyle ilgiliydi.كانوا جنود (أمريكا) الذين قتلوا في الحرب الأولى على العراق
İsa, ‹‹Taşı çekin!›› dedi. Ölenin kızkardeşi Marta, ‹‹Rab, o artık kokmuştur, öleli dört gün oldu›› dedi.예수께서 가라사대 돌을 옮겨 놓으라 하시니 그 죽은 자의 누이 마르다가 가로되 주여 죽은 지가 나흘이 되었으매 벌써 냄새가 나나이다
İsa, ‹‹Taşı çekin!›› dedi. Ölenin kızkardeşi Marta, ‹‹Rab, o artık kokmuştur, öleli dört gün oldu›› dedi.Народът отговори: Бяс имаш. Кой иска да Те убие?
İsa, ‹‹Taşı çekin!›› dedi. Ölenin kızkardeşi Marta, ‹‹Rab, o artık kokmuştur, öleli dört gün oldu›› dedi.Рече Ісус: Зніміть каменя. Каже Йому сестра умершого Марта: Господи, уже смердить; чотири бо днї йому.
İsa, ‹‹Taşı çekin!›› dedi. Ölenin kızkardeşi Marta, ‹‹Rab, o artık kokmuştur, öleli dört gün oldu›› dedi.ויאמר ישוע שאו את האבן מעליה ותאמר אליו מרתא אחות המת אדני הנה כבר באש כי ארבעה ימים לו׃
İsa, ‹‹Taşı çekin!›› dedi. Ölenin kızkardeşi Marta, ‹‹Rab, o artık kokmuştur, öleli dört gün oldu›› dedi.قال يسوع ارفعوا الحجر. قالت له مرثا اخت الميت يا سيد قد انتن لان له اربعة ايام.
İsa, ‹‹Taşı çekin!›› dedi. Ölenin kızkardeşi Marta, ‹‹Rab, o artık kokmuştur, öleli dört gün oldu›› dedi.耶 穌 說 、 你 們 把 石 頭 挪 開 。 那 死 人 的 姐 姐 馬 大 對 他 說 、 主 阿 、 他 現 在 必 是 臭 了 、 因 為 他 死 了 已 經 四 天 了
İsa, ‹‹Taşı çekin!›› dedi. Ölenin kızkardeşi Marta, ‹‹Rab, o artık kokmuştur, öleli dört gün oldu›› dedi.耶穌說 、 你 們 把 石頭 挪開 。 那 死 人 的 姐姐 馬大 對 他 說 、 主阿 、 他 現 在 必是 臭 了 、 因為 他 死 了 已 經 四 天 了
Kadının doğuracağı ilk oğul, ölen kardeşin adını sürdürsün. Öyle ki, ölenin adı İsrailden silinmesin.A gdy się z nami źle obchodzili Egipczanie, trapiąc nas, i kładąc na nas niewolą ciężką,
Kadının doğuracağı ilk oğul, ölen kardeşin adını sürdürsün. Öyle ki, ölenin adı İsrailden silinmesin.그 여인의 낳은 첫 아들로 그 죽은 형제의 후사를 잇게 하여 그 이름을 이스라엘 중에서 끊어지지 않게 할 것이니라
Kadının doğuracağı ilk oğul, ölen kardeşin adını sürdürsün. Öyle ki, ölenin adı İsrailden silinmesin.и первенец, которого она родит, останется с именем брата его умершего, чтоб имя его не изгладилось в Израиле.
Kadının doğuracağı ilk oğul, ölen kardeşin adını sürdürsün. Öyle ki, ölenin adı İsrailden silinmesin.והיה הבכור אשר תלד יקום על שם אחיו המת ולא ימחה שמו מישראל׃
Kadının doğuracağı ilk oğul, ölen kardeşin adını sürdürsün. Öyle ki, ölenin adı İsrailden silinmesin.والبكر الذي تلده يقوم باسم اخيه الميت لئلا يمحى اسمه من اسرائيل
Kadının doğuracağı ilk oğul, ölen kardeşin adını sürdürsün. Öyle ki, ölenin adı İsrailden silinmesin.婦 人 生 的 長 子 必 歸 死 兄 的 名 下 、 免 得 他 的 名 在 以 色 列 中 塗 抹 了
Kadının doğuracağı ilk oğul, ölen kardeşin adını sürdürsün. Öyle ki, ölenin adı İsrailden silinmesin.婦 人生 的 長子 必歸 死 兄 的 名下 、 免得 他 的 名 在 以色列 中 塗 抹了
Kazada ölen arkadaşımı hayata geri getiremem, ama ölmüş bütün insanlar için bir şey yapabilirim.Ik kan mijn vriend Harold niet tot leven wekken, maar ik kan iets doen voor iedereen die gestorven is.
Kazada ölen arkadaşımı hayata geri getiremem, ama ölmüş bütün insanlar için bir şey yapabilirim.Jag kan inte få tillbaka min vän Harold, men jag kan göra något för alla de som dog.
Kazada ölen arkadaşımı hayata geri getiremem, ama ölmüş bütün insanlar için bir şey yapabilirim.Nem tudom Harold barátomat feltámasztani, de tudok tenni valamit minden halottért.
Kazada ölen arkadaşımı hayata geri getiremem, ama ölmüş bütün insanlar için bir şey yapabilirim.Nie mogę przywrócić Haroldowi życia, ale zrobię coś dla wszystkich, którzy tak zginęli.
Kazada ölen arkadaşımı hayata geri getiremem, ama ölmüş bütün insanlar için bir şey yapabilirim.Non posso riportare alla vita il mio amico Harold, ma posso fare qualcosa per tutte le persone che sono morte.
Kazada ölen arkadaşımı hayata geri getiremem, ama ölmüş bütün insanlar için bir şey yapabilirim.Síce nemôžem oživiť môjho priateľa Harolda, ale môžem urobiť niečo pre všetkých tých ľudí, ktorí zomreli.
Kazada ölen arkadaşımı hayata geri getiremem, ama ölmüş bütün insanlar için bir şey yapabilirim.Sice nemůžu oživit mého přítele Harolda, ale mohu udělat něco pro všechny, kteří zemřeli.
Kazada ölen arkadaşımı hayata geri getiremem, ama ölmüş bütün insanlar için bir şey yapabilirim.Vem, da ne morem vrniti Harolda k življenju, lahko pa naredim nekaj za vse ljudi, ki so umrli.
Kazada ölen arkadaşımı hayata geri getiremem, ama ölmüş bütün insanlar için bir şey yapabilirim.Конечно, я не могу вернуть к жизни моего друга Гарольда, однако я могу сделать кое-что для всех погибших.
Kazada ölen arkadaşımı hayata geri getiremem, ama ölmüş bütün insanlar için bir şey yapabilirim.亡くなったみんなのためにできることがあります 車の事故が
Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.A tých, ktorí pomreli ranou, bolo štrnásť tisíc sedemsto krome tých, ktorí zomreli pre Kóracha.
Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.Bylo pak těch, kteříž od té rány zemřeli, čtrnácte tisíců a sedm set, kromě těch, jenž zemřeli příčinou Chóre.
Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.Có mười bốn ngàn bảy trăm người chết vì tai vạ nầy, trừ ra những kẻ đã bị chết vì cớ Cô-rê.
Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.Có mười_bốn ngàn bảy_trăm người chết vì tai_vạ nầy , trừ ra những kẻ đã bị chết vì cớ Cô-rê .
Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.고라의 일로 죽은 자 외에 염병에 죽은 자가 일만 사천 칠백 명이었더라
Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.Los que murieron a causa de la mortandad fueron 14.700, además de los que murieron por causa de Coré
Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.Men de, der omkom ved Plagen, udgjorde 14.700 Mennesker foruden dem, der omkom for Koras Skyld.
Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.Ora, os que morreram da praga foram catorze mil e setecentos, além dos que morreram no caso de Corá.
Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.Patrusprezece mii şapte sute de inşi au murit de urgia aceasta, afară de ceice muriseră din pricina lui Core.
Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.Yang mati pada waktu itu ada 14.700 orang, tidak termasuk mereka yang mati dalam pemberontakan Korah
Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.И умерло от поражения четырнадцать тысяч семьсот человек, кромеумерших по делу Корееву.
Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.ויהיו המתים במגפה ארבעה עשר אלף ושבע מאות מלבד המתים על דבר קרח׃
Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.فكان الذين ماتوا بالوبأ اربعة عشر الفا وسبع مئة عدا الذين ماتوا بسبب قورح.
Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.除 了 因 可 拉 事 情 死 的 以 外 、 遭 瘟 疫 死 的 、 共 有 一 萬 四 千 七 百 人
Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.除了 因 可 拉 事情 死的 以外 、 遭 瘟疫 死的 、 共 有 一 萬 四千七百 人
Korkmamız gereken kendi etrafımızda ölene kadar dönüp durmamız.C'est ce dont on doit avoir peur, de marcher en rond, jusqu"à en mourir.
Korkmamız gereken kendi etrafımızda ölene kadar dönüp durmamız.Daar moeten we bang voor zijn -- Dat we in cirkeltjes blijven ronddraaien tot we er dood bij neervallen.
Korkmamız gereken kendi etrafımızda ölene kadar dönüp durmamız.Đó là điều chúng ta nên dè chừng -- chúng ta cứ đi vòng quanh, vòng quanh cho đến khi chúng ta chết.
Korkmamız gereken kendi etrafımızda ölene kadar dönüp durmamız.Eso es lo que tenemos que temer, que simplemente sigamos marchando en círculos hasta morir.
Korkmamız gereken kendi etrafımızda ölene kadar dönüp durmamız.Hal inilah yang harus kita khawatirkan, apakah kita hanya akan berbaris berputar-putar sampai kita mati.
Korkmamız gereken kendi etrafımızda ölene kadar dönüp durmamız.Jest to coś, czego powinniśmy się obawiać, by nie zacząć tak maszerować, aż nie umrzemy.
Korkmamız gereken kendi etrafımızda ölene kadar dönüp durmamız.그것이 우리가 두려워 해야할 빙빙 돌기만하다가 결국 죽어 버리는 일입니다.
Korkmamız gereken kendi etrafımızda ölene kadar dönüp durmamız.Questa è la cosa di cui dobbiamo temere, continuare a marciare intorno finché non moriremo.
Korkmamız gereken kendi etrafımızda ölene kadar dönüp durmamız.Нам следует опасаться ходить по кругу снова и снова, пока мы не умрём.
Korkmamız gereken kendi etrafımızda ölene kadar dönüp durmamız.Нещото, от което трябва да се страхуваме, е да не започнем и ние да ходим в кръг, докато не умрем.
Korkmamız gereken kendi etrafımızda ölene kadar dönüp durmamız.זהו הדבר שעלינו לפחד ממנו, שאנחנו נמשיך לצעוד במעגל סחור סחור עד שנמות.
Korkmamız gereken kendi etrafımızda ölene kadar dönüp durmamız.و هذا هو الشيء الذي يجب ان نخاف منه و هو أن نسير في دوامة إلى أن نموت
Korkmamız gereken kendi etrafımızda ölene kadar dönüp durmamız.蟻のように 死ぬまで行進し続けないように これを踏まえて 津波に話を戻すと
Kuzeybatı Geçidi'ni bulmaya çalışırken ölen binlerce ve binlerce insanı düşünün.Ajatelkaa niitä tuhansia ihmisiä, jotka kuolivat yrittäessään löytää luoteisväylän.
Kuzeybatı Geçidi'ni bulmaya çalışırken ölen binlerce ve binlerce insanı düşünün.Denk aan de duizenden mensen die zijn gestorven bij het zoeken naar de Noordwest passage.