Hemen ertesi gün ölen imparatoriçenin yerine Puyi geçer.Másnap megtörtént a császárrá koronázás.
Burada birbirleriyle savaşırlar ancak ölen olmaz.Ha ők ketten találkozak, mindig veszekednek, de nem ölik meg egymást.
Ölen şahıs, çevre sıcaklığına bağlı olarak su kaybeder ve neticede ağırlığı azalır.Száraz levegőben vizet veszít, tehát súlya csökken.
Ölen ya da yaralanan olmadı.A százados él, meg sem sebesült.
Mezar taşlarının üzerinde ölen kişilerin ismi, nereli oldukları, doğum tarihi ve ölüm yaşları yazmaktadır.A fedő gránitlapokon az ott eltemetett személyek neve, valamint születésének és halálának dátuma olvasható.
Sonuçta bugün hala hatırlanır ölenlere ama başarısız olur.Későbbi sorsa ismeretlen, de nem hal meg.
Gerçekten ölen gerçek insanların başına gelmiş bir olaydı.Olyan hihetetlen volt, hogy azok valódi emberek voltak és az valóban megtörtént.
Genellikle ölen büyücüler Ubıra dönüşür.A nyájra támadó ragadozókat általában egy bikaember győzi le.
Ölene kadar SBKP Merkez Yürütme Kurulu ve Merkez Komitesi üyesi olarak görev aldı.Haláláig tagja maradt a Központi Bizottságnak és a Központi Végrehajtó Bizottságnak.
10 Kasım 1444) 1434 ve 1444 yıllarında ölene dek hüküm süren Polonya kralı.Lengyelország királya 1434-től, Magyarország királya 1440-től haláláig.
Çatışmada ölen öğrenciler anısına okul bahçesinde bir anıt mevcuttur.A községháza falán emléktábla, az iskola kertjében szobor őrzi emlékét.
Ölen kişinin yakınları izin verdikten sonra tıraş olunur.A tagok nevei esetleges haláluk után is megmaradnak.
Claire ölen yolcular için bir hatıra seremonisi düzenlemeye karar verir.Claire pitää muistotilaisuuden kuolleille matkustajille.
Çocuğa birkaç yıl önce ölen Moore'un annesinin adı verilmişti.Lapsi sai nimensä Mooren äidin mukaan, joka oli kuollut muutama vuosi aiemmin.
Olayda ölen yolcuların 189'u Amerikalıydı.Onnettomuudessa kuoli koneen kaikki 189 ihmistä.
Her aile hatırladığı kadar ölen geçmişi kadar ekmek gönderir.Hän keräsi jokaisen syömänsä ihmisen muistoksi kiven.
Kör olmasına rağmen Dalén AGA şirketini 1937 yılında ölene dek yönetti.Sokeutumisestaan huolimatta Dalén pysyi AGA:n johdossa aina vuoteen 1937 eli kuolemaansa asti.
Album 1980 yılında ölen Bon Scott'un grupla yaptığı son çalışmadır.Albumi on yhtyeen viimeinen, jossa laulajana toimii helmikuussa 1980 kuollut Bon Scott.
Burada birbirleriyle savaşırlar ancak ölen olmaz.Kuolleet voivat keskustella keskenään, mutteivät elävien kanssa.
Türkiye'de kuş gribinden ölenlerin sayısı 4'e çıktı.Myös Turkissa useita ihmisiä on kuollut siipikarjasta tarttuneeseen lintuinfluenssaan.
Lincoln, suikast sonucu ölen ilk ABD başkanı oldu.Kennedy oli neljäs salamurhassa surmansa saanut Yhdysvaltain presidentti.
Her sene savaşta ölenlere ait kalıntılar buluna gelmektedir.Sen luokse kerääntyy vuosittain ainuja muistamaan sodassa kuolleita.
Kai tarafından Bonnie'ye bağlanmıştır ve Bonnie ölene kadar Elena asla uyanmayacaktır.Kai linkittää Elenan elämän Bonnien elämään ja Elena herää ikuisesta unesta vain jos Bonnie kuolee.
Ölen olmadı.Kuollut ei kukaan.
Ölenlerin kimliği henüz tespit edilmedi.Mitään vainajien jäänteitä ei havaittu.
1990'da ölenlerin anısına bir anıt dikimiştir.Mäkisen muistelmateos Muistojen soittoa ilmestyi 1990.
Verus 169'da bir seferde ölene kadar sadık kaldı.Verus kuitenkin kuoli syyskuussa 169.
Ölenlerin çoğu kadın ve kızlardı.Suurin osa kuolleista oli naisia ja lapsia.
Ölen kardeşinin küçük bebeğinin bakımını üstlendi.Hän oli vastuussa pikkuveljen kuolemasta.
Burası, şehrin savunması sırasında ölenlerin gömüldüğü bir alandır.Se oli osa sodassa kaatuneiden julkisia hautajaisia.
2 Nisan 1634'te ölen Virginia Galileo ile birlikte Santa Croce Bazilikası'nda gömülüdür.Hän kuoli 2. huhtikuuta 1634, ja hänet on haudattu isänsä kanssa Basilica di Santa Croce di Firenzeen.
2006 yılında Taliban saldırıları sırasında ölen sivil insan sayısının en az 756 olduğu tahmin edilmektedir.Ilmaiskuissa sai päivän aikana surmansa ainakin 56 libanonilaissiviiliä.
Théoden, ölen çiftin çocukları Éomer ve Éowyn'i birlikte yaşamaları için Tekev'e getirdi.Théoden otti hoitoonsa heidän orvoksi jääneet lapsensa, Éomerin ja Éowynin.
Halktan da çok sayıda ölen oldu.Monia työntekijöitä kuoli niihin.
Tardu hastalığı atlatır atlatmaz ölen eşinin kız kardeşiyle evlenmiştir.Myös leskeksi jäänyt nainen saattoi joutua menemään naimisiin kuolleen miehensä veljen kanssa.
Ama, ölenlerin gerçek sayısı görünüşe göre hiçbir zaman tam olarak bilinemeyecek.Todellista lukua ei varmuudella saada koskaan tietää.
Kız hemen hemen ölen anneme benziyor.Tyttö muistuttaa erehdyttävästi kuollutta äitiäni.
Gerçekten ölen gerçek insanların başına gelmiş bir olaydı.Ήταν ένα γεγονός που έγινε σε αληθινούς ανθρώπους που πέθαναν.
Lincoln, suikast sonucu ölen ilk ABD başkanı oldu.Ο Λίνκολν έτσι έγινε ο πρώτος πρόεδρος των ΗΠΑ που δολοφονήθηκε.
Görevini ölene dek sürdürmüş, 1642'de yerini kariyeri boyunca teşvik ettiği Kardinal Mazarin'e bırakmıştır.Παρέμεινε στη θέση του μέχρι το θάνατό του το 1642, οπότε τον διαδέχθηκε ο Καρδινάλιος Μαζαρίνος.
Edwin Klebs, 1875'te pnömoniden ölen kişilerin hava yollarında bakterileri gözlemleyen ilk kişidir.Ο Edwin Klebs ήταν ο πρώτος που εντόπισε βακτήρια στους αεραγωγούς ατόμων που πέθαναν από πνευμονία το 1875.
Anafilaksiden ölen çocukların %90’ından fazlasında astım hastalığı vardır.Πάνω από το 90% των παιδιών που πεθαίνουν από αναφυλαξία πάσχουν από άσθμα.
Ancak, anafilaksi nedeniyle ölenlerin yarısında, daha önce yaygın bir (sistemik) reaksiyon görülmemiştir.Ωστόσο, οι μισοί άνθρωποι που πεθαίνουν από αναφυλαξία δεν έχουν παρουσιάσει προηγούμενη συστημική αντίδραση.
Böylece faciada ölenlerin sayısı 14'e yükseldi.Ο προσωρινός αριθμός των νεκρών αυξήθηκε στους 44.
AIDS'e bağlı hastalıktan ölen dünyaca ünlü ilk kişidir.Ήταν η πρώτη διασημότητα που απεβίωσε από ασθένεια συσχετιζόμενη με το AIDS.
"Şerif" adı, kendisi doğmadan önce ölen amcasının adına ithafen verilmiştir.Πήρε το όνομα του πατέρα του, που σκοτώθηκε σε ατύχημα προτού αυτός γεννηθεί.
Ölenler arasında şair Ralph Winston Fox ve John Cornford'da bulunuyordu.Οι ποιητές Ραλφ Γουίνστον Φοξ και Τζον Κόρνφορντ σκοτώθηκαν.
Olayda ölen yolcuların 189'u Amerikalıydı.Όλοι οι 189 επιβάτες σκοτώθηκαν.
Canlılar ölenlerin yerine geçecek sayıdan daha fazla yavrularlar.Θα ήταν σωστότερο να πεις ότι υπάρχουν μερικοί ζωντανοί που είναι πιο νεκροί από τους νεκρούς. -Πιθανόν.
Savaşta ölen toplam Sovyet askeri sayısının yaklaşık yüzde 40'ını Naziler öldürdü.Περίπου το 40% των Γάλλων ευγενών σκοτώθηκαν στη μάχη.
Verus 169'da bir seferde ölene kadar sadık kaldı.Ο Βέρος έμεινε πιστός στον Μάρκο Αυρήλιο έως τον θάνατό του, το 169.
Ölenlere saygıdan dolayı, diğer her şey gerçekleştiği gibi anlatılmıştır." denilse de bu tamamen bir kurgudur.Από σεβασμό προς τους αποθανόντες, τα υπόλοιπα γεγονότα παρουσιάζονται όπως ακριβώς συνέβησαν."
Polonya’daki ölen Yahudilerin neredeyse hepsi kamplarda öldü.Ουσιαστικά, ολόκληρος ο πληθυσμός των Εβραίων της Πολωνίας εξολοθρεύτηκε σε αυτά τα στρατόπεδα.
Ölene kadar ya da istekleri kabul edilene kadar yemek yemeyi reddetti.Κατά την απουσία της αρνήθηκε να φάει και, τελικά, πέθανε από ασιτία.
Genellikle ölen büyücüler Ubıra dönüşür.Ιερομνήμονες γίνονταν συνήθως οι διάκονοι.
Görevde ölen ilk Belçika Başbakanı seçildi.Ήταν ο πρώτος Πρόεδρος που πέθανε κατά τη διάρκεια της θητείας του.
27 Kasım 1982'de savaşta ölen Lt.Απεβίωσε την 22 Νοεμβρίου 1872 στο Αίγιο.
Halktan da çok sayıda ölen oldu.Πολλά άτομα πέθαναν.
Çocuğa birkaç yıl önce ölen Moore'un annesinin adı verilmişti.Της δόθηκε το όνομα Κερκίδα του Μπόμπι Μουρ, ο οποίος είχε πεθάνει μερικούς μήνες νωρίτερα.
Claire ölen yolcular için bir hatıra seremonisi düzenlemeye karar verir.Claire vælger at holde en mindegudstjeneste for de afdøde passagerer.