Ana içeriğe geç
Sözlük

ölen ile cümle

ölen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ölene kadar ya da istekleri kabul edilene kadar yemek yemeyi reddetti.El refuza să mănânce până când ori moartea ori cererile sale erau atinse.
Ronan O'Connor (seslendirme Jason Brooks) Ölen Kahraman.Ronan O'Connor (dublat de Jason Brooks): Protagonistul decedat.
Polonya’daki ölen Yahudilerin neredeyse hepsi kamplarda öldü.Practic întreaga populație evreiască a Poloniei a murit în aceste lagăre.
Carangi, AIDS'ten ölen ilk kadın ünlü olarak biliniyor.Carangi este considerată ca fiind una dintre primele femei faimoase, care au murit din cauza SIDA.
Sadece Rus ordusunda ölenlerin 200.000'i Yahudiydi.Doar in armata sovietică au murit 200.000 de soldați evrei.
Edward Fletcher, Altıncı Subay James Moody rolünde: Felakette ölen tek düşük rütbeli subay.Edward Fletcher în rolul Ofițerului James Moody: Singurul ofițer junior al vasului care a murit la scufundare.
"The Dark Side" bölümü 2006 yılında ölen Ed'in hatırasına adanmıştır.Episodul „The Dark Side” a fost dedicat în memoria lui Ed Warren care a intrat în tărâmul umbrelor în 2006.
Bunun üzerinde de ölen kişiyi temsil eden, kabaca insan biçimli heykeller dikilirdi.După moarte însă, sufletul (ba-ul) își ia zborul, având înfățișarea unei păsări cu cap de om.
Ölenlerin geri gelmesini beklerler ve geldiklerini görünce de şaşırmazlar.Ei nu vedeau oare, că acest vițel nu le vorbea și nu-i călăuzea?
Anafilaksiden ölen çocukların %90’ından fazlasında astım hastalığı vardır.Peste 90% dintre copiii în cazul cărora anafilaxia este fatală au astm.
Halktan da çok sayıda ölen oldu.A murit foarte multă lume.
Balballar ve ölene kurban edilen hayvanlar, öbür dünyada hizmete tahsis edilmiş sayılıyordu.Oamenii și animalele sacrificate ca măgarii,, erau așteptați pentru a-l servi pe faraon în viața de apoi.
Günümüzde bu savaşta ölenlerin mezarları hâlâ Maraton alanında görülebilir.Dar consecințele bătăliei de la Maraton pot fi urmărite chiar și până în zilele noastre.
2 Nisan 1634'te ölen Virginia Galileo ile birlikte Santa Croce Bazilikası'nda gömülüdür.A murit la 2 aprilie 1634 și este înmormântată împreună cu Galileo la Basilica di Santa Croce di Firenze.
Ayrıca görev sırasında ölen 6. ABD başkan yardımcısıdır.A fost al șaselea președinte american care a decedat în decursul mandatului său prezidențial.
Canlılar ölenlerin yerine geçecek sayıdan daha fazla yavrularlar.Iar morții îi vor depășii numeric pe cei vii.
Ölenlerin çoğu Filistinli askerlerdi.Majoritatea au fost uciși de soldați armeni.
Öyküde açıkça belirtilmese de, atın ölen Berlifitzing'in kendisi olduğu ima edilir.Deși neafirmat în mod explicit, se presupune că acel cal este într-adevăr Berlifitzing.
Bu uçuş öncesi ölen ilk insandı.Aceasta a fost primul deces în zbor.
Ortodoks Aşkenaz Yahudileri bugün dahi Haçlılar sebebiyle ölenler nedeniyle anma duası okurlar.Evreii ortodocși încă recită o rugăciune în memoria morților și a distrugerilor cauzate de cruciați.
1891 yılında ölen yazar, Prag'daki Vyšehrad Mezarlığı'na gömüldü.A murit în 1891 și a fost înmormântat în cimitirul Vyšehrad din Praga.
Ölenlerin kesin sayısı bilinmemektedir.Numărul morților e necunoscut.
Her aile hatırladığı kadar ölen geçmişi kadar ekmek gönderir.Cei mai multi oameni vor împărtăși religia învățată de la părinti pentru toată viata.
Ölen yaratık veya insanları tekrar canlandırabilirler.O persoană vie sau o creatură ce respiră.
Böylece ilk ölen kişi o olur.Acest novice a fost primul care a murit.
Bir gün önce meydana gelen grizu patlamasında ölenlerin sayısı 66'ya ulaştı.Numărul deceselor cauzate de gripă a ajuns la 56.
Aspar 457 yılında ölen Marcianus'un üzerinde etkili en önemli isim haline geldi.A murit în 453, lăsându-l pe Aspar cel mai dominant asupra lui Marcian.
Gandelyalı çaylaklardan ölen tek kişidir.Liviu a fost singurul care a decedat, dintre cei patru pasageri.
Ölenlerin sayısı yeni gelenlerin sayısını aşıyordu.In paranteză sunt trecuți numărul de locuitori
Olayda ölen yolcuların 189'u Amerikalıydı.Toți cei 189 de oameni aflați la bord au murit.
Köyde savaşlar sonucu ölen veya yaralananlar çıkmıştır.Tot câmpul luptei era acoperit de morți și răniți.
Justin McCarthy ise katliamda ölenlerin sayısının 35,000 olduğunu belirtir.Nimr al Khatib a estimat din auzite că 335 de persoane au murit.
Bu evlilikten, birisi dört aylıkken ölen iki çocuğu dünyaya geldi.În aprilie, Anna a născut un fiu care a trăit doar câteva minute.
Her sene savaşta ölenlere ait kalıntılar buluna gelmektedir.În fiecare an de ziua eroilor, sunt aduse omagii celor căzuți pe câmpul de luptă.
Sen ölen kişi değilsin.Nu eşti tu cel care a murit.
Ölenin anısına bir anıt dikildi.Un monument a fost ridicat în memoria persoanei decedate.
Ancak, anafilaksi nedeniyle ölenlerin yarısında, daha önce yaygın bir (sistemik) reaksiyon görülmemiştir.A halálos anafilaxiás esetek felénél azonban nem volt korábban egész testre kiterjedő (szisztémás) reakció.
Birçok görgü tanığı Saeed'in polis tarafından ölene kadar dövüldüğünü doğruladı.Több tanú is azt vallotta, hogy Szaídot halálra verték a rendőrök.
Ama Kasım 2000'de Rompe ölene kadar özel etkinliklerde bir araya gelmişlerdir.Ezután csak punk fesztiválokon játszottak 2000 novemberéig, Rompe haláláig.
Anafilaksiden ölen çocukların %90’ından fazlasında astım hastalığı vardır.Az anafilaxiában meghalt gyermekek több, mint 90%-a szenvedett asztmában.
Von Kleist, Sovyet tutsaklığında ölen en yüksek sayılan Alman subayıydı.Ő volt a legmagasabb rangú német tiszt, aki szovjet fogságban halt meg.
Edward Fletcher, Altıncı Subay James Moody rolünde: Felakette ölen tek düşük rütbeli subay.James Moody hatodik tiszt (Edward Fletcher): A tiszt életét vesztette a katasztrófában.
Böylece faciada ölenlerin sayısı 14'e yükseldi.Ezzel a halálos áldozatok száma 43-ra emelkedett.
John Allan 1830 Ekim ayında ölen eşinin ardından Louisa Patterson ile evlendi.1830 októberében John Allan feleségül vette Louisa Pattersont.
Hayatta kalabilmek için, ölen arkadaşlarının cesetlerini yemeye karar verdiler.Az életben maradottak, túlélésük érdekében halott társaik húsát ették.
Ölen Ülke'yi bulmak için Anita, Rick ve Jason gizlice yollara düşüyor.Anita, Rick és Jason titokban elindulnak a Haldokló Falu felkutatására.
Aynı zamanda 1800'lü yıllarda doğmuş olduğu doğrulanan en son ölen insandır.Ő volt az utolsó ismert személy, aki az 1800-as években született.
Ölen on bir genç kuşun beyinlerinde BAtı Nil virüsünün öldürücü bir ırkına rastlanmıştır.Tizenegy halott fiatal agyából kimutatták a nyugat-nílusi láz vírusát.
Diğer kardeş ölen bir sevdiği insanı diriltmiş.Túlélte szeretett öccsét is.
1985'te 88 yaşında ölen aktrisin naaşı yakılmıştır.Ott is temették el az 58 éves színészt.
Doğrudan savaş eylemiyle ölenlerin sayısı azdır.Ám feltehető, hogy a kevés harci tevékenység tekintetében a további áldozatok száma elenyésző.
B’T Selem’in ölen kişilerle ilgili sınıflandırmaları tepkilerle karşılaştı.Végül B’Elanna Torres segítségével egyéni létformáikat sikerül helyreállítani.
Ama, ölenlerin gerçek sayısı görünüşe göre hiçbir zaman tam olarak bilinemeyecek.Az áldozatok pontos száma valószínűleg sohasem fog kiderülni.
Ölenlerin çoğu Filistinli askerlerdi.AZ elesett katonák nagy része szerb volt.
Halktan da çok sayıda ölen oldu.Lakói közül is sokakat megöltek.
Ölene dek bu tiyatro topluluğunda yer aldı.Haláláig ennek a színháznak maradt a szerzője.
Kroc, ölene kadar şirketini yönetti.Cushing vezette tovább a társaságot, melynek haláláig elnöke volt.
1990'da ölenlerin anısına bir anıt dikimiştir.A helyszínen az 1990-es években keresztet állítottak az elhunytak emlékére.
Her ölen kişi için bir tane ağaç dikilmiştir.Minden áldozatnak egy-egy fát ültettek.
Savaşın sonunda her iki hükümdar da savaşta ölenler arasındaydı.A csata végén a két uralkodó a csatamezőn találkozott.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod