Bu adacıkta, savaşta ölen askerlerinden birinin karısı da, bir çocuk doğurmak zorunda kalmıştı.Vad bör en kvinna som genomlevt en förlossning ha?
Biz ölene kadar birlikte olacağız, buna adım gibi eminim!"Та ми помремо до другого тайму ".
Kör olmasına rağmen Dalén AGA şirketini 1937 yılında ölene dek yönetti.Незважаючи на сліпоту, Дален залишався на чолі своєї компанії AGA до 1937 року.
Ölen kardeşinin küçük bebeğinin bakımını üstlendi.Лежить мертвий син твій бідний.
Ölenlerin grubu kısa bir süre sonra oraya gelir ve Rick, Hershel ile Glenn'e ateş ederler.Група людей, що були з померлими швидко знаходить їх та відкриває вогонь по Ріку, Гершелю та Глену.
Ölenlerin çoğu Filistinli askerlerdi.Бо більшість пілотів-смертників не були професійними військовими.
Ölenlerin sayısı yeni gelenlerin sayısını aşıyordu.Кількість померлих перевищує щорічно кількість народжених.
Erişim tarihi: 3 Nisan 2015. ^ "Kenya: 'Üniversite baskınında ölenlerin sayısı 147'ye çıktı'".Процитовано 1 квітня 2015 року. Kenya attack: Garissa University assault 'killed 147'.
Böylece ilk ölen kişi o olur.Через це перший вбив останнього.
1897'de annesiyle birlikte Eger'e (bugünkü Kuzey Macaristan) taşındı ve ölene kadar orada yaşadı.Гардоні переїхав в Еґер (сьогодні — північна Угорщина) в 1897 році зі своєю матір'ю і жив там до своєї смерті.
Hemen ertesi gün ölen imparatoriçenin yerine Puyi geçer.Наступного дня імператор помирає.
Burası, şehrin savunması sırasında ölenlerin gömüldüğü bir alandır.Місце поховання бійців, знайдених на рубежах оборони міста.
27 Kasım 1982'de savaşta ölen Lt.Помер 27 липня 1982 р. в Києві.
Album 1980 yılında ölen Bon Scott'un grupla yaptığı son çalışmadır.Це останній альбом групи за участю вокаліста Бона Скотта, який раптово помер у 1980 році.
Halktan da çok sayıda ölen oldu.Людей помирало дуже багато.
Edwin Klebs, 1875'te pnömoniden ölen kişilerin hava yollarında bakterileri gözlemleyen ilk kişidir.Едвін Клебс був першим, хто знайшов бактерії у дихальних шляхах померлої від пневмонії людини у 1875 році.
Bunun yerine, ölen kişinin yeni bir ülkeye yükselişini kutlamak gereklidir.Поява норм, що зумовлювались потребами життя нової країни.
1950 yılından ölene kadar bağımsız yönetmen ve yapımcılık yaptı.Опісля став незалежним продюсером аж до смерті в 1945 році.
John Allan 1830 Ekim ayında ölen eşinin ardından Louisa Patterson ile evlendi.В жовтні 1830 року Джон Аллан вдруге одружився на Луїзі Паттерсон.
Burada birbirleriyle savaşırlar ancak ölen olmaz.Він разом вбиває їх і не щадить нікого між ними.
Kanlı savaşda her iki tarafdan ölen ve yaralananlar vardı.У кровавих боях з обох сторін було багато загиблих та поранених.
Oyun bir kahramanın tüm birimleri ölene ya da kahraman kaçana kadar devam eder.Перемога досягається тоді, коли один з героїв повністю втрачає свою армію чи тікає з поля бою.
"Kızıldere'de ölen ağabeyim".Після смерті батьків вихованого індіанцями.
Ölüm, ölmüşler ve ölenlerin perspektifinden tanımlanıyor.Ви побачите мертвих; ви побачите живих, і ви побачите в дійсності вмираючих.
Ölen Türk askerlerinin cenazelerine katılım da oldukça geniş çaplı oldu.Похорони за межами Авреліанових стін також стали небезпечними.
Daha ailesi Bakırköye geçti ve ölene dek Bakırköy'de kaldı.Незадовго до смерті переїхав до села Стецьківка, там і помер.
Bir insan öldüğünde ölen sadece maddi bedeni olur.При смерті людини з інших причин тіло холоне.
Ölenlerin yaşları beş ay ile 80 yıl arasında değişse de kurbanların çoğu genç kadınlardı.Většinu obětí tvořily mladé ženy ačkoliv se věk obětí lišil od pěti měsíců do 80 let.
Hiroşima'da ölenlerin 7'de birinin Kore asıllı olduğu öngörülmektedir.Je odhadováno, že každá sedmá oběť Hirošimy byla korejského původu.
Bazen, ölen fil ile akraba olmasa bile mezarlarını ziyaret ettikleri görülür.Někteří sloni, i zcela nepříbuzní mrtvému slonu, pak nadále navštěvují jeho „hrob“.
Ölenlerin çoğu sivildi.Většina obětí byli civilisté.
Kongar bu şekilde ölen ilk dağcımızdır.Stal se tak prvním Čechem, který tuto horu zdolal.
Her ölen kişi için bir tane ağaç dikilmiştir.Kde za každého mrtvého obyvatele z 1. světové války byl vysazen jeden strom.
De Coubertin, 1937 yılında Cenevre'de ölene dek IOC'nin onursal başkanı olarak kaldı.Čestným předsedou MOV zůstal až do své smrti v roce 1937 v Ženevě.
Görevi başında ölen ilk İsrail başbakanıdır.Stal se prvním izraelským premiérem, který zemřel během svého funkčního období.
Kupa ismini 1969 yılında bir trafik kazasında ölen efsanevi Yugoslav basketbolcu Radivoj Korać'tan almıştır.Pohár byl nazván podle jugoslávského hráče Radivoje Korače, který tragicky zahynul v roce 1969.
Daha sonra ölen bazı şairlerin Chaucer'e yakın yerlere gömülmeleri ile oraya şairler köşesi denildi.Další umělci byli pohřbeni v okolí hrobu Chaucera a tak bylo toto místo pojmenováno jako Poets' Corner.
Ölen arkadaşının annesi bile ona inanmaz.Ani jeho matka mu nevěří.
Ölenlerin 73.338'i Pakistan'da 1.400 kadarı da Hindistan'da bulunmaktadır.Podle čísel zveřejněných pákistánskou vládou zahynulo v Pákistánů 73,338 Pákistánců.
Ölen olmadı.Nikdo nezemřel.
Doğrudan savaş eylemiyle ölenlerin sayısı azdır.Řešením sporů se aktivně účastní pouze malé procento členských států.
Kapital'in ikinci ve üçüncü ciltleri Marx'ın ölene kadar üzerinde çalıştığı el yazmaları olarak kaldı.Druhý a třetí díl vydává Engels až po Marxově smrti.
Ölenler arasında Kaddafi'nin evlat edindiği çocuklarından biri de vardı.Kromě jiných i syn libyjského vůdce Kaddáfího.
Bir öyküde ilk kez görünüp ölen ilk yol arkadaşı olmuştur.Poprvé ve své novodobé historii tak soudila zemřelého člověka.
Suriye Hükümeti ölenlerin sayısı hakkında resmî bir açıklama yapmamıştır.Americká vláda celkový počet zemřelých v jejím zajetí nikdy nezveřejnila.
1963 yılında, ölene kadar eserlerini sergileyecek olan Marlborough Galeri'ye girdi.Roku 1963 uzavřel smlouvu s Galerií Marlborough.
Tacitus, ölen dört yüz Romalı askere karşı yaklaşık seksen bin Britonun öldürüldüğünden bahseder.Tacitus uvádí, že na straně Britannů bylo asi 10 000 mrtvých, kdežto Římanů padlo jen 360.
Oyun bir kahramanın tüm birimleri ölene ya da kahraman kaçana kadar devam eder.Boj končí, když jsou všichni vojáci jednoho hrdiny poraženi, nebo se hrdina rozhodne utéct z boje.
Ölenlerin çoğu kadın ve kızlardı.Většina z obětí byly ženy a děti.
Burada birbirleriyle savaşırlar ancak ölen olmaz.Zajisté mají někdy jeden druhého dost, ale nejsou schopni bez sebe žít.
Mısırlılar, ölenin sonraki yaşamı için, ölü bedenin iyi korunması gerektiğini düşünüyorlardı.Za podmínku posmrtného života egypťané považovali uchování těla.
Katliamlar sonucu ölenlerin sayısı 80.000 ile 300.000 arasında gösterilmektedir. ^ "The Graphic" (İngilizce).Počet mrtvých se odhaduje na 80-100, konkrétně doloženo je 43.
Ölen kişinin ruhunun hayalet olarak yaşadığına inanılır.Také může být chápán jako duch zemřelého.
Ölenlerin ruhlarını cinlerden koruduğu düşünülür.Naopak duchům zemřelých se má Izrael vyhýbat.
(Yıkılıp talan edilen üç şehirde ölenlerin toplamı aşağı yukarı 70,000-80,000 kişi arasındadır.)V těchto třech městech prý bylo pobito mezi 70 až 80 tisíci lidí.
Genellikle ölen büyücüler Ubıra dönüşür.Nemocní ptáci většinou uhynou.
Saat 09:45 civarında depremde ölenlerin kimlikleri belirlendi.V 9:45 byl vyhlášen stav pohotovosti.
Ray Heffernan ise şarkıyı ölen oğlu için yazdığını söyler.Ray Slijngaard však do písně napsal i refrén určený nějaké zpěvačce.
Ödülünü Mayıs 2004'te ölen büyükannesi Annie Hoffman'a adadı.El a dedicat acest premiu bunicii sale Annie Hoffman, care a murit în mai 2004.
Ölüm, ölmüşler ve ölenlerin perspektifinden tanımlanıyor.Moartea este descrisă din perspectiva celor aflați pe moarte și a celor morți.