Ana içeriğe geç
Sözlük

ölen ile cümle

ölen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kasım ayında ölen esir sayısı 83 bin civarıydı.W listopadzie liczba ofiar wzrosła tam do 83 tys.
Ölen on bir genç kuşun beyinlerinde BAtı Nil virüsünün öldürücü bir ırkına rastlanmıştır.Z mózgu jedenastu martwych młodych osobników wyizolowano zjadliwy szczep wirusa gorączki Zachodniego Nilu.
Suriye Hükümeti ölenlerin sayısı hakkında resmî bir açıklama yapmamıştır.Żaden arabski rząd, oprócz Syrii, nie skomentował oficjalnie zdarzenia.
Ölen ya da yaralanan olmadı.Nikt nie zginął ani nie został ranny.
Ölen kişinin ruhunun hayalet olarak yaşadığına inanılır.Po jej śmierci nawiedza go duch zmarłej.
İkinci yaş gününden önce ölen biraz tuhaf bir çocukları oldu.Mieli jednego syna, który zmarł przed ukończeniem drugiego roku życia.
Ve ikili, Yaguchi 1985 yılında ölene kadar birlikteydiler.Obaj pozostali blisko do śmierci Menakera w 1985 roku.
Cosima ölen Wagner'in karısıdır.Cosima została drugą żoną Wagnera.
Ölenlerin çoğu kadın ve kızlardı.Większość zabitych to dzieci i kobiety.
Öyküde açıkça belirtilmese de, atın ölen Berlifitzing'in kendisi olduğu ima edilir.Choć nie jest to dokładnie napisane w tekście, pojawia się sugestia, że ów koń jest naprawdę Berlifitzingiem.
Bulvarda ayrıca I. Dünya Savaşı'nda ölenlerin anısına bir de anıt bulunmaktadır.Eberle jest także autorem pomników upamiętniających poległych w czasie pierwszej wojny światowej.
Görevde ölen ilk Belçika Başbakanı seçildi.Jedyny brytyjski premier, który zginął w zamachu.
Böylece ilk ölen kişi o olur.Ci zapewne zginęli jako pierwsi.
Von Kleist, Sovyet tutsaklığında ölen en yüksek sayılan Alman subayıydı.Von Kleist był jedynym feldmarszałkiem III Rzeszy, który zmarł w radzieckiej niewoli.
Film ölen yazara adandı.Film został zadedykowany zmarłemu operatorowi.
Nicole'ün ölen karısına çok benzemesine de fazla aldırış etmez.Wdowa nie wydaje się zbytnio przejęta śmiercią małżonka.
27 Kasım 1982'de savaşta ölen Lt.Zmarł 18 czerwca 1972 r. w Warszawie.
1989'da ölen Herbert von Karajan'ın yerine Berlin Filarmoni Orkestrası'nın müzik yönetmenliğine getirildi.W 1980 roku została zaproszona przez Herberta von Karajana do Orkiestry Filharmonii Berlińskiej.
1990'da ölenlerin anısına bir anıt dikimiştir.W 1990 roku w miejscu egzekucji postawiono pomnik.
Ardından uçak kazasında ölen Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı'nın yerine yeni bir müsteşarı atadı.Urząd prezydenta objął po śmierci brata w wypadku samolotowym.
Ölenler arasında Suriye ordusunun komutanı Albay Hüseyin El Yusuf da bulunmaktaydı.Wśród zabitych był antysyryjski generał policji Wissam al-Hassan.
1858 yılında St. Martin Kilisesi'nin önüne savaşta ölen askerilerin anısına Aspern Aslanı heykeli dikilmiştir.W roku 1858 postawiono przed kościołem Św. Marcina rzeźbę kamiennego lwa, która ma upamiętniać tę bitwę.
Yoğun zayiat nedeniyle ölen askerlerin defnedilmesi her iki taraf adına da ciddi bir soruna dönüşmüştü.Sytuacja armii atakowanej z obu skrzydeł była poważna.
1902'de ölen Twachtman'ın yerine gruba William Merritt Chase dahil edildi.Po śmierci Twachmana jego miejsce zajął William Merritt Chase.
Ölenlerin kimliği henüz tespit edilmedi.Nie ustalono tożsamości ofiar.
Ölenlerden birinin Türk, diğerinin İsveçli olduğu açıklandı.Jeden dla Szwedów, a drugi dla Słowaków.
Konstans ölen kardeşinin topraklarının kontrolünü kendi eline aldı.Dzięki temu zwycięstwu Konstans objął rządy nad wszystkimi ziemiami należącymi do jego poległego brata.
Ölen annem hakkında sıkça düşünüyorum.Często myślę o mojej zmarłej matce.
Görevdeyken ölenler:Prezydenci zmarli w trakcie pełnienia funkcji:
Ölene kadar ya da istekleri kabul edilene kadar yemek yemeyi reddetti.Han vägrade äta tills hans krav blev uppfyllda.
Ölenlerden 17'si polis memuru, 24'ü isyancı ve 61'i sivildi.Bland de döda fanns 17 poliser, 24 upprorsmakare och 61 civilister.
Şarkı, Jacques Brel parçası "Le Moribond" ("Ölen Adam") üstüne kurulmuştur.Låten är baserad på en annan sång, Le Moribond (ungefär "Den döende") av Jacques Brel.
Bu uçuş öncesi ölen ilk insandı.Det var det första flygplan som hon någonsin sett.
Gazın öldürme kapasitesi (sadece savaşta ölenlerin %3'ü, gaz yüzündendi) sınırlandı.Dödligheten med gas blev dock begränsad; endast fyra procent av dem som dog i strid dog på grund av gas.
Üzerine Allah’ın adının anılmadan kesildiği veya kendiliğinden ölen hayvanların yenilmesi yasaktır.Enligt koranen förbjuder Allah (Gud) människan att döda eller skada sig själv.
Kapital'in ikinci ve üçüncü ciltleri Marx'ın ölene kadar üzerinde çalıştığı el yazmaları olarak kaldı.Kapitalet III bygger på manuskript som Marx efterlämnade vid sin död.
Ölen üç kişi Hamas militanıydı.Två av de dödade var Hamasledare.
Aynı şekilde, ölenler de öte-âleme bu yolla göçerler.Också de döda transporteras denna väg.
Ölen mahkûmlardan biri olan Sands'in cenaze törenine 100.000 kişi katıldı.100 000 människor deltog på Sands begravning.
Ölenlerden biri de çocuk idi.Flera av de avlidna var barn.
Bu döngü, dişi ölene kadar devam eder.Sen var det bara att vänta tills bytet dog.
Bu evlilikten bir oğlu, küçük yaşta ölen bir kızı oldu.En son i äktenskapet dog ung.
Ölenlerden birinin Türk, diğerinin İsveçli olduğu açıklandı.En av hundra menade att en annan svensk var inblandad.
Açıklamaya göre ölen sivillerin 288'i çocuk, 121'i ise kadın.Bland de döda fanns 288 barn och 121 kvinnor.
Bu da ölen tanrının dirilişiyle bağlantılı bir olaydır."Så är det också med de dödas uppståndelse.
Ölen insan ve atlar dışında elli kişi yerde yaralı yatıyordu.Femtio personer låg skadade på torget bredvid döda hästar och människor.
Bu ırmak yeni ölenlerin ruhlarını oraya götürür.Dessa vapen kan uppbåda döda själar.
Ama, ölenlerin gerçek sayısı görünüşe göre hiçbir zaman tam olarak bilinemeyecek.De verkliga omständigheterna kring hans död kommer dock sannolikt aldrig bli kända.
Ölen olmadı.Ingen dödades.
John Allan 1830 Ekim ayında ölen eşinin ardından Louisa Patterson ile evlendi.I oktober 1830 gifte sig John Allan med sin andra hustru, Louisa Patterson.
Eserde, sevgilisi ölen genç bir şairin ıstıraplarını anlatılmaktadır.I staden undrar man över vem den unge älskaren i dessa kärleksdikter kan tänkas vara.
Yine de sonunda ölen, Horus ve isyanı oldu.Efter Horus död tar upproret slut.
10 Ocak 1858 tarihinde ölen heykeltıraş, Grove Street Cemetery'sinde gömülüdür.Hon begravdes den 30 januari 1859 på Svinhults kyrkogård.
Ve 1946'da ölene kadar unvanını muhafaza etti.Han satt i Lagtinget fram till sin död år 1946.
Mezar taşlarının üzerinde ölen kişilerin ismi, nereli oldukları, doğum tarihi ve ölüm yaşları yazmaktadır.På stenarna står den avlidnes hebreiska namn med datum för födelse och död.
Böylece ilk ölen kişi o olur.Han var den första medlemmen som dödades.
Jandarmanın açtığı ateş sonucu ölenler arasında yer alır.Mord på mord följer i generalernas spår.
Nazilerin öldürdüğü Sovyet askeri oranı toplam ölen Sovyet askeri sayısının yaklaşık yüzde 40'ı kadardır.En amerikansk svart kvinna tjänade i genomsnitt 40 procent av vad männen gjorde.
Ölen kişinin ruhu iḷitqusiq olarak adlandırılır.En vanlig människas ande kallades för mizemu.
Ölen veya yaralanan olmadı.Ingen dödas eller skadas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod