Ana içeriğe geç
Sözlük

ölen ile cümle

ölen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun yerine, ölen kişinin yeni bir ülkeye yükselişini kutlamak gereklidir.المقصود بـ صلاة الغائب هي صلاة الجنازة التي تصلى على من مات ببلد آخر.
Bilindiği kadarıyla, bu türün ısırığı sonrası ölen insan yoktur.حقاً أقول لكم، لا أحد من هؤلاء الذين يخافون الموت سيُنقذون.
Ölenlerin 12'si İsrailli.مدني و12 قتيلا باليمن..
Ölene dek bu görevi sürdürmüştür.فاستمر بهذه المهمة إلى ان توفي.
Ölenlerin sayısı hakkında kaynaklar birbiriyle uyuşmazlık göstermektedir.وتشير شهادات الوفاة إلى ارتفاع عدد الوفيات المرتبطة بزوبيكلون.
Biz ölene kadar birlikte olacağız, buna adım gibi eminim!"فماذا بعد الموت ورحيلنا عن هذه الدنيا، وكيف نعمل على عدم دخول النار، وكيف نعمل على دخول الجنة.
Ve 1946'da ölene kadar unvanını muhafaza etti.وبقي يحظى بالإحترام الواجب لأميريته حتى توفي سنة 1946م.
Yazar ölene kadar annesi ile birlikte yaşamayı sürdürdü.وظل يعيش مع أمه إلى وفاته.
Birkaç yerli ölen meşenin palamutlarından fideler yeriştirdiler.ووجدت فيها أجزاء من فسيفساء أحد المعابد القديمة.
Pavlov'un evi önünde, Paris'i ele geçirmek için ölen Alman'dan daha fazla Alman öldüğünü söylerdi.تشويكوف عبر مازحا أن الألمان الذين ماتوا محاولين احتلال منزل بافلوف أكثر من الذين ماتوا لاحتلال باريس.
Bir gün önce meydana gelen grizu patlamasında ölenlerin sayısı 66'ya ulaştı.بعد ذلك بيومين ارتفع عدد الجنود الذين قتلوا في انفجار القنبلة إلى 68.
"Kızıldere'de ölen ağabeyim".سميث بأنه "شعوب أصلية في الشتات".
Bu döngü, dişi ölene kadar devam eder.يستمر هذا التقاعد حتى وفاة المنتفع.
Ölüm zamanında ölen kişinin vücut sıcaklığını arttıran hastalıklar ve ilaçlar ^الأمراض أو الأدوية التي تزيد من درجة حرارة الجسم وبالتالي رفع درجة حرارة بدء الجثة في وقت الوفاة.
25 Eylül 2001 yılında ise ölene kadar liderliğini üstlendiği Bağımsız Türkiye Partisi'ni kurdu.[1]وفي 25 سبتمبر 2001، أسس حزب تركيا المستقلة والذي قاده حتى وفاته.[1]
Ödülünü Mayıs 2004'te ölen büyükannesi Annie Hoffman'a adadı.Ele dedicou o prêmio a sua avó, Annie Hoffman, que havia falecido em maio de 2004.
Ronan O'Connor (seslendirme Jason Brooks) Ölen Kahraman.Ronan O'Connor (interpretado por Jason Brooks): O protagonista morto.
İngiliz tarihçi Martin Gilbert, ölen Yahudi sayısının minimum 5,75 milyon olduğunu belirtmiştir.O historiador britânico Martin Gilbert chegou a um "cálculo mínimo" de mais de 5,75 milhões de vítimas judias.
Anonim ayrıca, hâlâ küçük olan Zoltán'ın 907 civarında ölen babasını yerine geçtiğini belirtmektedir.Anônimo também afirma que Zaltas, ainda menor de idade, sucedeu seu pai que morreu cerca de 907.
Erişim tarihi: 20 Temmuz 2015. ^ "Suruç'ta ölenlerin sayısı 32'ye yükseldi".Consultado em 20 de julho de 2015 «Suruç'ta ölenlerin sayısı 32'ye yükseldi» (em turco).
Her ölen kişi için bir tane ağaç dikilmiştir.Cada árvore representa uma pessoa assassinada.
Mayıs 1941'de, ideolojik nedenlerle (ölen oğlunun anısına) Josef olan adını Jürgen olarak değiştirdi.Em maio de 1941, por razões ideológicas, mudaria seu nome de Josef ( o nome de Stalin ) para Jürgen.
Fakat ölenlerin ruhları eve hapsolmuştur.A alma dos mortos renasciam em sua casa.
Daha sonra, ölen annesinin konseptini kavramış olmadığını fark etti.Madonna reconheceu mais tarde que ela não tinha entendido o conceito de sua mãe morrer.
Böcklin'in stüdyosu mezarlığa çok yakındı ve daha bebekken ölen kızı Maria oraya gömülmüştü.O cemitério estava perto do estúdio de Böcklin e também era onde sua filha Maria estava enterrada.
Ölenler arasında Romek Strzałkowski isimli 13 yaşında bir çocuk da bulunmaktaydı.Ao menos 100 pessoas foram mortas na repressão, incluindo Romek Strzałkowski, um garoto de 13 anos.
Ölenlerin çoğu sivildi.A maioria dos mortos eram civis.
Bir insan öldüğünde ölen sadece maddi bedeni olur.Quando uma pessoa morre, somente o corpo físico “morre”.
Chic Cooper (Hart Denton): Betty ve Polly'nin daha önceden ölen erkek kardeşleri.Hart Denton como Chic Smith: O irmão perdido mais velho de Betty e Polly.
Bu, kolay alınmış bir karar değildi, ölenlerin çoğu hem sınıf arkadaşları hem de yakın dostlarıydı.Essa decisão não foi tomada de ânimo leve, dado que a maioria eram colegas ou amigos próximos.
İkiden fazla kadın iseler ölenin bıraktığının üçte ikisi onlarındır.Há aqueles que possuem duas gerações (bivoltinas) e podem ocorrer até três gerações por ano (trivoltinas).
Canlılar ölenlerin yerine geçecek sayıdan daha fazla yavrularlar.Ou seja, destinavam-se provavelmente mais aos vivos do que aos mortos.
James ve Maria, James'in ölen eşi Mary'i aramaktadırlar.Ela é uma doppelgänger da falecida esposa de James, Mary.
Ayrıca onlara ölen bir meleğin kendisine öğrettiği bağlayıcı bir mühür öğretir.Ela, então, entrega um anel a Probo para que ele a dê a seu senhor.
Muhyiddin o ölene kadar onunla sohbete devam etti.Bessie continuou com ele até morrer.
Ve 1946'da ölene kadar unvanını muhafaza etti.Manteve o título até à sua morte em 1946.
Ölenlerin kesin sayısı bilinmemektedir.Os números de mortos são desconhecidos.
Ayrıca görev sırasında ölen 6. ABD başkan yardımcısıdır.Ele foi o sexto vice-presidente a morrer no cargo.
Ölen olmadı.Ninguém morreu.
Bu üretim sırasında ölen Walt Disney tarafından üretilen en son film oldu.Foi o último filme a contar com o envolvimento de Walt Disney, que morreu durante a produção.
Ölen kişinin yapmak isteyip de yapamadıkları ile arkasından bıraktığı izleri konu alır.Aquele que desiste, desvia do caminho; o que não desiste, segue em frente.
Bir gün önce meydana gelen grizu patlamasında ölenlerin sayısı 66'ya ulaştı.Mas, nos tumultuados dias que se seguiram, o número de mortos chegaria a 66.
Ölen yaratık veya insanları tekrar canlandırabilirler.Revitalização dos mortos ou ressurreição.
Ölene kadar ya da istekleri kabul edilene kadar yemek yemeyi reddetti.Ele tentou se matar recusando-se a comer durante semanas.
Hiroşima'da ölenlerin 7'de birinin Kore asıllı olduğu öngörülmektedir.Talvez um em cada sete das vítimas de Hiroshima eram de ascendência coreana.
Hayatta kalabilmek için, ölen arkadaşlarının cesetlerini yemeye karar verdiler.Os sobreviventes tiveram que comer a carne de seus companheiros mortos para permanecerem vivos.
Lorch, Genry'nin kim olduğunu sorduğunda Arya ona ölen Lommy'nin Gendry olduğunu söyleyerek kandırır.Lorch exige que os sobreviventes entreguem Gendry, porém Arya diz a Lorch que Lommy era Gendry.
Aynı zamanda 1800'lü yıllarda doğmuş olduğu doğrulanan en son ölen insandır.Ele também foi o último sobrevivente nascido na década de 1840.
Burada birbirleriyle savaşırlar ancak ölen olmaz.Os dois vivem brigando, mas não conseguem se imaginar separados.
Anamdan ezizdir mene bu veten Uğrunda "Öl" dese ölen şairem...Ó nobre filho, é chegado o momento daquilo que denominam "morte"...
A Clue For Scooby-Doo (Scooby-Doo İçin Bir İpucu) Ölen bir kaptanın hayaleti...Ao sugerir uma comida para o Scooby-Doo.
27 Kasım 1982'de savaşta ölen Lt.No dia 30 de setembro de 1824, morreu em combate.
1424 yılında Venedik'e dönerek bir atölye açtı ve ölene kadar burada çalışmalarını sürdürdü.Abriu uma oficina em 1424, que administrou até sua morte.
Ölenlerden biri de çocuk idi.Uma filha morreu ainda criança.
Olayda ölen olmadı.Ninguém morreu no incidente.
Paletti o yıl Formula 1'de ölen ikinci isim oldu.A morte prematura de Paletti foi a segunda fatalidade na Fórmula 1 nesse ano.
Bazı internet kaynaklarında kazada ölenlerin sayısı 120 olarak gösterilmektedir.Durante a passagem do sistema sobre a Índia, 140 pessoas morreram.
Kaçarken ölen özgür ev cini Dobby ise Harry tarafından buradaki bahçeye gömülmüştür.Paul enterra a Sra. Huber na floresta.
Ölenlerin çoğu kadın ve kızlardı.Muitas das vítimas eram mulheres e crianças.
Ölen insan ve atlar dışında elli kişi yerde yaralı yatıyordu.Cinquenta vítimas ficaram feridas na praça junto com os mortos e os cavalos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod